antalya escort
türkçe porno anadolu yakası escort

KAYGILARIMIZ…


Bu makale 2015-03-20 07:42:21 eklenmiş ve 3226 kez görüntülenmiştir.
Özlem AKKEL PSİKOLOG ozlemakkel.com

 

Kaygılarımız; rutin olarak yapmamız ve özellikle başarmamız gereken işlerde ihtiyacını hissettiğimiz, bizi güdüleyen, başarı için gereken duygularımızdır.

 

Kaygı; belirli düzeyde yararlı, başarmamız gereken işlerde güdüleyici rol oynarken, aşırı düzeyde engelleyici nitelikte olmaktadır. Hiç olmaması da amaç ve başarılarımıza ulaşmamızda enerji düşüklüğü ve motivasyon eksikliğine neden olabilir.

 

Hangi düzeyde yararlı olmaktan çıkıp, zararlı bir hale geliyor ya da zararlı olmaya başladığında bunu fark edebiliyor muyuz? Çevremizde sürekli endişeli halde sorular soran, iş yerinde panik havası içinde oradan oraya koşan, yaptığı işi tekrar tekrar kontrol edip tatmin olamayan, okulda parmak kaldırmaya çekinen, misafir geldiğinde saklanacak yer arayan, sınavda karın ağrısı tutan, insanlar içinde nefes alamayacak duruma gelen bizler neden bu belirtileri yaşadığımızın farkında mıyız? Bununla ilgili bir çözüm yolu aramaya gidiyor muyuz?, bu soruların cevaplandığı noktada farkındalığımızın bir üst aşamasına çıkarak sorgulamayı ilerletebiliriz. Nasılsa başkalarında da var, bu gibi belirtiler, yani normal diyebiliriz. Peki; bu can sıkıcı ve yorucu belirtilerimizin olmadığı bir yaşam daha verimli olmaz mı? Bizim için ve tabi ki çevremizdeki insanlar için de öyle…

 

Kaygılarımızdan sıyrılmak ve onları sadece işe yarayacakları zamanlarda (işlevsel bir biçimde) yeterli miktarda muhafaza etmek mümkün mü?

 

Kaygı; günlük yaşantımızın bir parçası, bir güdüleyici, olması gereken bir olgu iken, bunun bir bozukluk halini alması birçok etkenin görülmesini gerektirir. Her türlü kaygı için bir anksiyetik bozukluk demek yanlış olacağı için, anksiyete bozukluklarını genel anlamda tanımak gerekir. Anksiyete bozuklukları içerisinde birçok hastalığı içeren bir tanı grubudur. Alt sınıflarına baktığımızda yaygın anksiyete bozukluğu, akut stres bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu, panik bozukluk, sosyal fobi (sosyal anksiyete bozukluğu), özgül fobi, agorafobi, obsesif-kompulsif bozukluk, tıbbi durumlara bağlı anksiyete bozuklukları, madde kullanımının yol açtığı anksiyete bozuklukları ile karşılaşırız.

 

Yaygın anksiyete bozukluğu günlük rutinimizde, aşırı, sürekli, gerçekçi olmayan endişe hali ve kuruntulu beklenti içinde olma şeklinde tanımlanabilir. Birçok bedensel ve psikolojik belirtileri de içeren bir anksiyete bozukluğu tanısıdır. Aşırı gerginlik ve endişe durumuna konsantre olmakta güçlük, kontrolünü kaybetme korkusu, sıcak basmaları, yutkunma güçlüğü, karın-baş ağrıları, aşırı uyanıklılık hali, çarpıntı, terleme belirtileri eşlik edebilir. Sürekli endişeli bir beklenti içinde olma durumu, bu bozukluğu en iyi tanımlayan belirtidir. Kişinin günlük yaşamında olumsuz etki uyandırması, iş yaşamı ve mesleki gelişimini etkilemesi ve aile problemlerini tetiklemesi kişinin yardım alması için tetikleyici rol üstlenir. Çocukluk ve genç yetişkinlik döneminde kendini gösteren, stresli yaşam olayları yabın gelişmesi, şiddetlenmesinde önemli rol oynar. Genetik faktörler de yaygın anksiyete bozukluğunun gelişmesinde önemli bir etmendir.

 

Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla gözlenen bozukluk, genetik, biyolojik, nörolojik ve kişisel stres yaşantılarıyla ilintili olabilir.

 

Çocuklarda aile içinde yaşanan problemler, yaşıtlarıyla uyumsuzluk, sağlık problemleri, genel performansının düşmesi, okulda başarının düşmesi ile karakterizedir. Yorgunluk ve uykuya dalmakta veya sürdürmekte güçlük, nefes alma ile ilgili sorunlar, aceleci olma durumu, huzursuzluk hali, konsantrasyon güçlüğü gibi belirtilere rastlanıyorsa vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmasında yarar vardır.

 

Bu bozukluğun tedavisinde önemli olan birçok yaklaşımın bir arada sergilenerek uygulanmasıdır. Farmakoterapiye eşlik eden bir psikoterapi yöntemi ve destekleyen diğer yaklaşımlar sayesinde daha verimli bir süreç ve olumlu bir sonuç ile karşılaşılma olasılığı yüksektir. Bu problemi yaşayan bireylerde bilişsel çarpıtmalara yoğun olarak rastlanılması nedeniyle özellikle bilişsel-davranışçı yaklaşımların psikoterapi sürecine dahil edilmesi yarar sağlayacaktır. Düşünce tarzını danışanın fark etmesi ve yeniden düzenlenmesi sırasında ev için verilen ödev ve sorumluluklar terapiye bağlılığı artıracaktır.

 

Yaygın anksiyete bozukluğuna eşlik edebilecek depresyon, madde bağımlılığı, uyum problemleri gibi eşlik eden bozukluklar da terapi, sırasında göz önünde bulundurularak terapiye dahil edilmeli ve eş zamanlı sürdürülmelidir.

 

 

Benzer belirtiler sergileyen, çevresinden bu yönde eleştiriler alan ve davranış ile zihinsel süreçlerinde bu gibi şüphelere düşen her bireyin vakit kaybetmeden işin uzmanına başvurması ve gerekli terapiden, faydalanmasında yarar vardır.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA