türkçe porno anadolu yakası escort

HALEPÇE KATLİAMI VE ABD…


Bu makale 2015-03-20 07:43:47 eklenmiş ve 3586 kez görüntülenmiştir.
Celal KUZU celal_1975@hotmail.com


1970’lerin başlarında Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Basra Körfezi’ndeki yer altı kaynaklarından kaynaklanan (petrol) çıkarlarının koruyucusu olarak İran Şahı’nı görüyor ve kolluyordu. 1979 yılında Şah devrilince ve aynı zamanda Saddam’da kendini Irak’ın başkanı ilan edince, ABD Bağdat’ın iç işleriyle ilgilenmeye ve karışmaya başladı. Bu arada İran’a karşı ABD, Saddam’ın yükselişine destek verdiği çoğu kesimlerce dile getirilmiştir.

 

ABD yönetimi, Bağdat’ın İran’la savaşı kaybetmesinin ABD'nin bölgesel çıkarlarının etkilendiğini görünce, ABD 1982’de Irak’ı terörizm destekçileri” listesinden çıkardı. Milyarlarca dolarlık tarımsal kredi ve çifte kullanım olanağı bulunan mal ithali iznine kavuşturuldu. Verilen mallar arasında hem sivil, hem askeri amaçlarla kullanılabilen kimyasallar, gelişmiş iletişim donanımı ve teknolojisi de vardı.

 

1985’te ABD tarafından gönderilen heyet, Saddam’a 1,5 milyar dolar değerinde, aralarında Irak’ın nükleer ve biyolojik silah programında da kullanabileceği şarbon türevleri ve zehirli gazlar sağlanan bir anlaşma imzalandı. Saddam ABD’den kredi, teçhizat ve örtülü askeri desteğin yanı sıra Birleşmiş Milletler ve başka kurumlarda savaşta yasak silahları kullanmasından ötürü kınamalara ve ABD kongresinin yardımı kesme çabalarına karşı diplomatik destek de alıyordu.

 

Saddam Mart 1988’de Halepçe’de Kürt sivillere karşı zehirli gaz kullanarak 5 bini aşkın insanı öldürdüğünde de CIA ona istihbarat ve diğer yardımları sağlıyordu. Irak’a tüm ABD yardımı Saddam’ın ABD’nin ses çıkarmayacağı beklentisiyle Kuveyt’i istila etmesinden sonra son buldu.

 

Ayrıca silahları temin eden ve Saddam rejiminin katliamlarına, çıkarları nedeniyle ses çıkarmayan birçok ülke dışında bölge üzerindeki küresel tekel politikalarının öncüsü ve dünyanın jandarması rolündeki ABD’nin de katliamdaki rolü oldukça önemlidir.

 

ABD, körfezde ve orta doğuda emniyet sübabı olarak İran’a karşı kullandığı Irak’ın, İran’ın yanında yer alan Kürtlere karşı uyguladığı katliama sesini çıkarmadığı gibi katliamın nedenlerini ve arkasındaki güçleri aydınlatacak bilgilerin gizlenmesi konusunda da rol aldı. Bunun en önemli kanıtlarından biride, Saddam Hüseyin yargılamasında yaşananlardır. Saddam Hüseyin’in idam edilmesine yakın günlerde davayı ayrı bir mecraya taşıyacak bilgilere ulaşılmasına rağmen dava devam ettirilmeyerek, Saddam’ı alel acele idam edilmesidir. Bu bilgiler Halepçe katliamında kullanılan kimyasal silahları Saddam rejimine temin eden ve buna aracılık eden ülke ve şirketlere ilişkindi.

 

Tarihin dokunulmayan, bilinilen ama ortaya çıkarılmayan arşivlerinden konu hakkında daha ne kadar belgeler çıkacak belli değil. Ama ortaya çıkarılan belge ve bulguların ötesinde, yaşanan bu katliamın hedefinin ve arkasındaki güçlerin kimler olduğu artık daha iyi anlaşılıyor.

 

Sonuç olarak Halepçe Katliamı sonrası, çoğunluğu Halepçeli sivil sakinleri olan Kürtler, İran askerleri ve Peşmergeler ile birlikte 5 binden fazla insan yaşamını yitirdi ve 7 binden fazla insan da yaralandı.

 

Kimyasalın verdiği zarar maddi ve manevi olarak halen sürmekte… Her ne kadar bu katliamın baş sorumlularından birisi Saddam Hüseyin olsa da, bu kimyasal silahların ABD, Fransa, Almanya patentli olduğu daha sonra açığa çıkmıştır. Nitekim dünya ülkeleri uzun süre bu katliama sessiz kalmıştır. Tarih boyunca da zalimlerin sonunun Saddam gibi hüsran olduğu görülmektedir.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Antalya arkadaş
Antalya rent acar