türkçe porno anadolu yakası escort

TAKINTILARIMIZ VE ZORLAYICI DAVRANIŞLAR…


Bu makale 2015-03-27 08:31:20 eklenmiş ve 3192 kez görüntülenmiştir.
Özlem AKKEL PSİKOLOG ozlemakkel.com

 

 

Geçtiğimiz hafta yaşadığımız kaygılar ve sürecine değinmiştik. Bu yazımızda ise yine kaygı durumumuzla bağlantılı, zorlayıcı ve dürtüsel yanı da bulunan bir durumdan bahsedeceğiz. Obsesif kompulsif bozukluk. Takıntılı düşünceler ve zorlayıcı davranışlar hali diyebiliriz.

 

Peki; nedir OKB? Obsesyonların (takıntılı düşünce) ve kompulsiyonların (zorlantılı davranış) davranışlarımızı yönlendirdiği bir bozukluk olarak tanımlayabiliriz.

 

Kişi yaptığı, tekrarladığı davranışın saçma ya da işlevsiz olduğunun farkındadır fakat bununla başetmekte güçlük çekmekte ve engelleyememektedir.
Bizi zorlayan düşüncelerimizin anlamsız ve saçma olduğunu bilmemize rağmen inatçı bir şekilde tekrarlıyorsa, düşüncelerimize engel olamıyor ve kaçınma davranışları gösteriyorsak ve zorlayıcı davranışı yapmadığımızda yoğun endişe hali içerisinde oluyorsak, bu belirtiler bize OKB hakkında ipucu verebilir.

 

Obsesyonlar kişinin isteği dışında zihne hücum eder ve mantıkdışı olarak değerlendirmesine rağmen zihninden uzaklaştıramadığı fikirlerden oluşur. Sıkıntı verici fikirlerin fazlaca dürtmesiyle kompulsiyonlar oluşabilir.
Kompulsiyonlar, obsesyonların yol açtığı sıkıntıdan kurtulmak için ortaya çıkan tekrarlayıcı davranış ve zihinsel aktivitelerdir.

 

Erkek ve kadınlarda eşit ölçüde görülen bu bozukluk kültür farkı gözetmeksizin çok sayıda insanın yaşam kalitesini düşürmekte ve rahatsız etmesine rağmen kaçınma ve saklama davranışları göstererek yok sayılmaktadır. Diğer anksiyete bozuklukları, depresyon ve yeme bozuklukları da eşlik edebilir. Bazen yıllarca benzer durumlara sahip olsak da yardım almak aklımıza gelmez, ya da bunun bir hastalık olduğunun dahi farkına varmayabiliriz. Belki bu bizim kişiliğimizin bir parçası diye düşünebilir, bazen de yaşadığımız semptomun bize sağladığı avantajlardan yararlanarak varolan davranışları artırıcı bir yaşam tarzını benimseyebiliriz (aşırı titiz ev hanımı gibi). Her ne kadar farkına varmasak da, sonuç itibariyle hep huzursuz eden ve işlerimizi sürdürmemizi engelleyen bir sürece girmişizdir. Tanımaya devam edelim:

 

     En yaygın zorlayıcı düşünce ve davranış türleri:


-Temizlik (Mikrop bulaşacağı kaygısı)

-Sayma (Tekrar etmediği sayma davranışında kötü bir şey olacağı düşüncesi)
-Şüphe (Yaptığı işlerden emin olmayıp tekrar tekrar kontrol etme davranışı)
-Simetri (aşırı simetri ve düzen takıntısı yaşama hakim olur)
-Cinsel içerikli obsesyonlar (kendine veya yakınındaki birine yakıştıramayacağı cinsel obsesyonlar)
-Biriktirme (Birgün lazım olabilir düşüncesi ile işe yaramayacak şeyleri dahi biriktirip saklama)


Sıklıkla rastlanılanları yazmakla birlikte obsesif düşünceler ve kompulsüf davranışlara daha uzun listeler halinde rastlayabiliriz. Ayrıca bu yazıda geçen belirtileri okuyup ‘bende de OKB var’ diyerek endişeye düşmeyin. Çünkü yazılanların birçoğu günlük yaşamımızda çoğumuzun sergilediği davranışlardır. Dikkat edilmesi gereken bu davranışları yapma sıklığınız ve yaşantınızı-çevrenizi etkileme oranınız. Bunlara dikkat ettikten sonra hala şüphe duyuyorsanız size en yakın ruh sağlığı uzmanına danışmanızda fayda vardır.

OKB’nin oluşum nedenleri ile ilgili yapılan araştırmalarda genetik faktörler, kişilik özellikleri ve travmaların etkilerine yönelik bulgular mevcuttur.
Yapılan araştırmalar davranışçı yöntemler ve ilacın eşlik ettiği tedavilerin OKB ile başa çıkmada yardımcı olduğunu göstermektedir.

 

OKB tedavisinde genellikle kullanılan terapi yöntemi, Bilişsel Davranışçı Yöntem olsa da bireye en uygun psikoterapi yöntemi ile çalışılması en iyi sonucu almak açısından önemlidir diye düşünüyorum. Tedaviye devam ederken ailenizi de terapinin içine katmaya, onlardan destek almaya önem vermelisiniz ki, birey olarak değişirken çevreye uyum sürecinde de yanınızda olabilsinler.

Bazen içinde bulunduğumuz durumu ve davranışlarımızı dışarıdan birileri uyarmadıkça farkedemeyebiliriz. Bu yüzden daha fazla okumalı, daha farklı insanlarla konuşmalı ve içgörümüzü yükseltmek için dünyaya açmalıyız kendimizi. Bu yazı da bir farkındalık sebebi olsun bizim için..Destek ile..

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Antalya arkadaş
Antalya rent acar