türkçe porno anadolu yakası escort

BALYOZ DAVASINDA MUTLU SON


Bu makale 2015-04-06 10:06:52 eklenmiş ve 3598 kez görüntülenmiştir.
Mustafa GÜNEŞ gunes.mu@hotmail.com

 

       

Balyoz Davası”, toptan ve tek kalemde “berat”la sonuçlandı. Böylece 5 yıllık sosyal gerilim son buldu. Tüm taraflar mutlu ve hepsi huzura erdi.

 

       

       Hükümetmutlu; çünküaskeri kesimden darbe geleneğini kaldıracağım diye başlattığı seferberlik kontrolden çıkmış, generalinden astsubayına kadar yüzlerce insan darbeci diye görevinden alınmıştutuklanmıştı. Birkaç generalin yargılanması ile halledilecek bir konu çığırından çıkmış, içinden çıkılmaz bir hal almıştı.

       

          Hükümet bu kararla hem saplandığı çamurdan, hem de bütün kirli ve pis işlerini havale ettiği “Cemaat”ten dekurtulma fırsatı yakalanmış, günah keçisi olarak çöle salma imkanı elde etmiştir.

 

        Muhalefet mutlu; çünkü avukatlığını üstlendiği davalıların berat etmesiyle ne kadar haklı oldukları (!) anlaşıldı. Buradan aldıkları gazla iktidara gelme hayalleri bile kurabilirler(!).

 

        Askeri kesim mutlu; çünküüzerilerine atılan darbecilik suçundan yargı önünde temize çıktılar. Böylece ele geçiren darbe planlarının orduda değil, uzayda hazırlanıp “harekât odalarına” ışınlandığı anlaşılmış oldu.

 

Yargı kesimi mutlu; çünkü kolay gibi başlattıkları operasyon ve yargılama, yüzlerce insanın tutuklanmasıyla başlarınasarmış, kurtulmanın yollarını aramaya başlamışlardı. NihayetAnayasa Mahkemesi durumu ele alıp, toptan hallederek yargının yerle bir olan imajının toparlanmasına yardımcı olmuştur.

 

Sakın,

 

-”Yargımızda ‘adalet imajı’ var mıydı ki ?”gibi şeytani sorular sormayın.

 

        İşin aslı adaletin ve hukukun tarafı olması gereken yargımız, kuruluşundan berikendini devletin tarafı vekorumasıyla görevli bilmiş; devlet-yurttaş çelişkisinde geleneksel olarak devletin yanında yer aldığı için, karar vermekte hiç bir tereddüt geçirmezken, iş devletin değişik organları arasındaki çelişkiyegelince şaşırıp kalmış, inisiyatifini elden kaçırmıştır.

       

OYSA BAL GİBİ DARBE PLANIYDI

 

        Gerçek şu ki,5 yıldır genişletildikçe genişletilen akıl almaz yargılama karmaşasındanböyle bir sonuçtan başka sonuç beklenemezdi. EğerCemaat denen ahtapoteline geçirdiği devlet yetkisini doksan yılın kini ve öfkesiyle karıştırmayıpbirkaç üst komuta generaliyle sınırlasaydı bunun bal gibi bir darbe planı olduğu anlaşılacaktı.

 

        Aklı eren herkes bilir ki,askeri kesimde emir ve komutasız bir ranzanın yeri bile değiştirtemez. Darbe planı ciddi bir konu… Kuşkusuzdarbeler ta Osmanlı’dan İttihatçılara, oradanda Cumhuriyet’e kadargeleneksel olarak her zaman üst komuta konseyi tarafından verilen emirle yapılır. Alt kademedeki subayve astsubaylarda kendilerineverilen emri olağan bir uygulama gibi yerine getirirler.

 

        Üstelik ordunun geçmişinde darbeler rutin görevlersayıldığından,kanunsuz emir gibi algılanması da söz konusu değildi.

 

Ama öyle yapmadılar. Yüzlerce insanı içine kattılar. Er ve erbaşlara kadar tutuklamalarla binlerce sayfalık iddianame ve belge karmaşası yaratarakolayı içinden çıkılmaz hale getirip kamu vicdanında da büyük isyanlara sebep oldular.

               

GENE KCK VE KÜRTLER “ÖZEL” EVLAT

 

        Muhalefetinden tüm sivil toplum kuruluşlarına, vatandaşlara kadar birden bire herkes darbe davaları ve tutuklamalarla uğraştı. Her kafadan bir ses yükseldi. Karşıtı, yandaşı, herkes darbe davalarıyla oturup kalkarken binlerce Kürt evlerinden alınarak tutuklandı.

 

        Telaffuz edilen rakam 8 bin civarıydı. Hiçbir aktif eylemde bulunmamış, elinde veya evinde bir tek silah yakalanmamış binlerce insan “terör örgütü üyesi” veya “yardım ve yataklık” suçlamasıyla içeri alınıp haklarında 10-20-30 yıllara varan davalar açıldı.

 

        Binlercesi hüküm giydi. Davları temizde onandı, binlercesi hala içeride. Kimileri 5 yıllarını tamamladığı için tutuksuz yargılanmak için tahliye edildiyse de, haklarındaki davalar sürmekte. Büyük ihtimalle önemli kısmı hükümle sonuçlanacaktır.

 

        Bu arada mevcut ceza evleri Kürtlerle dolduğu için yeni ceza evlerinin inşaatına başlandı.

 

        300-400 yüz darbe tutuklusu için Türkiye’yi ayağa kaldırıp avukatlığa soyunan muhalefet, bu konuda tek kelime, tek beyanat vermedi.

 

        Oysa bu operasyonların da başrol oyuncusuHükümet ve ”Cemaat”ti. Burada da binlerce hukuksuzluk, keyfilik, belge üretme veya telefon kayıtlarıyla oynama vardı.

 

        Öyle ya  “Cemaat” coşmuştu bir kere ve yüz yıldır bekleyip özlemini çektiği “devlet yetkisini” eline geçirmiş, hıncını ve kinini kusup özlemini gideriyordu. Üstelik bunu herkes gördüğü halde, nasılsaKürt’türler deyip oralı olmamayı tercih ediyordu. Hatta büyük çoğunluk “bilenen nedenlerle”içten içe seviniyordu bile...

 

        Diğer yandan “Darbe Davalarında” hukuk savaşçısı kesilen Anayasa Mahkemesi, konu Kürtler olunca “görmedim, duymadım, bilmiyorum”u oynuyordu.

 

        Canları sağ olsun.

 

Kürtler yüzlerce yıldır bedelödedi. Bütün vahşetlere rağmen köklerikazınamadıysa, KCK davaları ile de ne tükenecek, neyılacak, ne de kökleri kazınacak.

 

        Bunlar da atlatılacak ve Kürtler gene bu ülkenin temel problemi olarakorada öylece var olacak ve bu ırkçı devletin başının belası olmaya devam edecektirler. Üstelik daha da güçlenmiş olarak…

 

        Ta ki ırkçılığı tarihin çöplüğüne gömünceye kadar…

 

        Bu Kürt deyimini dedem çok kullanırdı:

 

        “Ew serê ku heft seri ne êşandi, bıla dı bın axêde be”(*)

        

(*)  Yerin dibine girsin, yedi baş ağrıtmamış bir baş!

       

 

       

 

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Antalya Escort
Antalya rent acar