antalya escort
türkçe porno anadolu yakası escort

Her gün çocuklara bayram olsun diye düşünmek üzerine…


Bu makale 2015-04-24 07:39:22 eklenmiş ve 3099 kez görüntülenmiştir.
Özlem AKKEL PSİKOLOG ozlemakkel.com

 

 

Yaşam, bağlarıyla insanı mecburiyetlere, koşturmacalara, refleks karar ve hareketlere sürüklemeden önce dünya nasıldı? Sizin için nasıldı dünya.. Düşünceyi, sorguyu, analizi bırakmadan önce, çocukluğunuz sonlanmadan önce…

 

Neden çocukluk? Merakın, soruların, anlamların hızla ve çokça döndüğü dönemdir çocukluk. Üstelik seslidir sorular, açık ve nettir, örtü örtülmemiştir henüz üzerine düşüncenin. Gerçekler olduğu gibi görülür ve olduğu gibi yansıtılır. İnsanın en sağlıklı evresidir çocukluğu…

 

Bastırmanın yerini yaşatma, susmanın yerini ifade etme alır. Çünkü yaranmaz çocuk insana. Kendisi en büyüktür bu hayatta. Büyüdükçe yeni yaşamlar görür, yeni insanlar, hayatlar. Önce şaşırır, sonra kırılır, anlam veremez, susar, yine merak eder, bir daha bakar, sonra yine susar. Çocuk büyümektedir. Yeni şeyler öğrenmekte. Kitap okur. Okuduklarından hayaller oluşturur. O hayallerde gerçeği kurgular, gerçekleştirmek üzere yola koyulur. Sonra biraz daha büyür. Her yaşında akranlarıyla yollarını ayırır. Her seferinde kendi yolundan devam eder deneyimlemeye…

 

 İlerler, geriler, takılır, düşer, şaşırır, tökezler, hep öğrenmektedir, hep büyümektedir. Aile hayatı değişir, çevresindeki olanaklar değişir, kaygıları değişir, hedefi değişir, düşünür durur, kararları değişir. Çocuk öğrenmeye, çocuk gelişmeye devam eder. Sonra bir yetişkin çıkar karşısına. ‘Dur’ der. Bu böyle olmaz. Geri git. Yeniden yap. Sus konuşma, anlatma, sorma…Bir yetişkin engel koyar yollarına. Katıdır çünkü yaşamın yolları. Nefes almak güçtür. Sorumluluk almak güçtür. Yaşamak güçtür yetişkin için. Peki ya düşünmek? Sorgulamak? O da nedir? Çocuksu hayaller…

 

Ne zaman bir konu hakkında yeni bir bakışla bakmayı deneyip yeni bir söz söylediğini unutuverir ‘Olgun’ insan. Her şeyin yazılı bir kuralı vardır. Bir inanca, bir millete, bir ırka, bir kanuna göre düzenlenmiştir yaşam. Bunun dışına çıkmak gereksiz bir yorgunluktur yalnızca. Hem ondan önce birileri düşünmüştür, birileri deneyimlemiştir ne gerek vardır yeniden bakmaya. Olgun insan, yetişkin insan sadece alır kuralları ve yaşamına geçirir. Peki, nasıl olup da bu süreçte unutuverir birden düşünmeyi. Engellenerek mi sadece? Kırılarak mı, şaşırarak mı, hırpalanarak mı vazgeçer yaşamın sorgusundan? Yoksa başedememekte midir artık varoluşuyla. Çocuk kadar yüreği yok mudur artık?

 

Bir an durup farkına varmalı insan. Ne zaman bıraktım sorgumu ve vazgeçtim hayattan diye düşünmeli. Engellerini düşünmeli, sonra da hayallerini. Yaşamının neresinde kaldı bu düşler ve neden hep yarım yamalak bir geçmiş. Bir an durup düşünmeli ve bu sayede belki çocukları engellememeyi öğrenmeli. Kendi yetişkinliğini büyütmeli ve sonra da çocukların düşlerini geri verebilmeli. Önce kendi düşlerini sahiplenerek…

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
GSS Borç Sorgulama
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi