türkçe porno anadolu yakası escort

NÖRAL TERAPİ’nin BİLİMSEL AÇIKLAMASI (ETKİ MEKANİZMASI):


Bu makale 2015-05-13 07:48:39 eklenmiş ve 3328 kez görüntülenmiştir.
DR. Mehmet Ali BARS AKUPUNKTUR&MEDİKAL ESTETİK UZMANI

 

 

           Yaşam sadece madde ile sınırlanmış değil, aynı zamanda enerji ile de bağlantılıdır.

 

Bir hücre zarının normal şartlarda, dinlenme durumunda dış tarafta pozitif, iç tarafında negatif elektriksel yük vardır. Bir uyarılma söz konusu olduğunda bu tablo değişir ve hücre depolarize( + ve - iyonlar yer değiştirir) olur. Depolarize olan hücrenin – 40 ile -90 mVolt arasında olan elektriksel potansiyeli düşer. Ancak hemen ardından hücre repolarize olarak eski elektriksel potansiyeline döner.

 

            Dışarıdan gelen uyaran (fiziksel, kimyasal, sıcak, soğuk vs.) çok kuvvetli ise veya birçok uyaran aynı anda etkilerse (kümülatif stimulus) hücre yeniden repolarize olmayı başaramaz. Sürekli depolarize olmuş ve bu nedenle zayıflamış veya hastalanmış hücre de fonksiyonlarını sürdüremez. Bu durumda nöral terapi için kullanılan procain, içerdiği yaklaşık -290 mVoltluk gücü ile hücreyi hiperpolarize eder. Yapılan her enjeksiyon, hücre normal potansiyeli olan – 40 ile -90 mVoltuk depolayana kadar, hücrede bir miktar potansiyel bırakır. Böylece hastalıklı hücre sağlıklı hücreye dönüşür. Ayrıca hücrede ağrı beleği denilen bir belek var. Bu tedavi ile hasta hücreye ağrı denilen olguyu da unutturmuş oluyor. Ameliyat   kesileri   ve kanamalar sonucunda enerji kanalları tıkanıyor. Kanallarda enerji deveranı rahat olmadığı zaman çeşitli hastalıklar baş gösteriyor. Nöral terapi bu enerji akışkanlığını sağlayarak hastalıkların tedavisini sağlıyor.

 

 

            Nöral terapi; vücudumuzda çok geniş bir elektriksel ağ (network) yapısında olan vejetatif (otonom) sinir sisteminin uyarılması ve regulasyonunu sağlar. Otonom sinir sistemi ve kan damarlarının en uç uzantıları hücreler arası sıvıda sonlanmaktadır. Matriks olarak tanımlanan bu sıvıda metabolik biyokimyasal, biyofiziksel işlemler oluşur. Hastalanma ile matriksin dengesinin bozulduğu, akışkanlığının azalıp ağırlaştığı bilinmektedir.            Prof.Dr. Ricker vücudumuza dışarıdan gelen her uyarının (mekanik, termal,kimyasal, fiziksel, elektromagnetik, toksik, mikrobik vs.) öncelikle sinir sisteminde (afferent sempatik nöronlarda) frekans ve amplitüd düşüklüğü yaptığını belirtmiştir. Günümüzde zararlı uyaranın sağlıklı hücreyi hastalandırma etkisini öncelikle matriksteki sinir sonlanmaları üzerinden başlattığı bilinmektedir. Nöral terapi hastalanmanın ilk aşamasında düzelmeyi sağlar. Ayrıca koruyucu hekimlik olarak kabul edilen hastalanma oluşmadan nörovejetatif düzenleme ile hastalıktan korunmayı da sağlamaktadır.

 

            Vücudun herhangi bir yerindeki önceden geçirilmiş veya halen devam eden lokal irritasyon yani tahriş (inflamatuvar, kimyasal, fiziksel veya travmatik olabilir), patolojik bir saha (bozucu alan) haline gelebilir ve nörovejetatif sisteme sürekli olumsuz uyarı verir. Bu uyarı sistemi bozar ve vücut fonksiyonlarının bazılarında rahatsızlığa neden olabilir. Bozucu alandan tamamen farklı bir organdaki şikayetler bozucu alana yapılan nöral terapi sonrası azalır veya kaybolur (Flash fenomeni veya yıldırım etkisi). Bu bozucu alanlar sıklıkla kafa bölgesinde, özellikle de diş, bademcik ve burun-alın sinüslerinde lokalizedir. Ayrıca geçirilmiş ameliyat alanları özellikle bozucu alan olarak değerlendirilmelidir. Ülkemizde çok sık yapılan sezaryan ameliyatları sonrası sağlığı bozulan başağrıları, hipertansiyon vb. şikayetleri başlayan kadınların sayısı hiç az değildir. Yara izine yapılacak procain enjeksiyonları hastaların hayatlarını değiştirmektedir.

 

            Uygulamalar yüzeyel (cilde), segmental-derin enjeksiyon (sinir köküne) ve bozucu alan tedavisi olarak üç biçimde yapılmaktadır. Öncelikle lokal tedavi ile rahatsızlığın bulunduğu alanda cilde yapılan quadle (cilt içine az miktarda procain verilmesi) adı verilen küçük iğneler vardır. İkinci aşama olan segmental tedavide ise rahatsızlığın bulunduğu segment ve omurilik (spinal cord) ile bağlantısına uygulama yapılır. Bu bağlantıda da omurilik çevresi cilde quadle yapılmaktadır. Segment tedavisi ile spinal kord(omurilik) yolu ile periferden (uç kısımlardan)  segmentle asosiye (rahatsızlnmış) olmuş organa ulaşan (cutivisceral refleks yol), ya da organdan spinal kord (omurilik) yolu ile diğer organa ulaşan (viscerovisceral refleks yol) olumsuz uyarılar düzenlenir ve nöral terapinin iyileştirici etkisi ortaya çıkar. Üçüncü aşamada ise hastaların birçoğunda alınan hastalık öyküsü ile ortaya konulabilen bozucu alan tedavisi yer almaktadır. Hastalığın kaynağı olan bu bölgeye yapılan enjeksiyon ile şikayetlerinde ani düzelme sağlanabilmektedir (Flash Fenomeni=Anında etki).

 

           Nöralterapi ile fibromiyaljik kas romatizmaları, eklem rahatsızlıkları,bel-boyun fıtığı, şiddetli ve müzmin bazı nörotik (sinir) rahatsızlıkları, migren, küme baş ağrısı, Trigeminal nevralji  vb. rahatsızlıklar tedavi edilebilmektedir. Üç gün  ara ile veya haftada bir seans şeklinde ortalama altı seans uygulanılmaktadır.

 

                                             

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Antalya arkadaş
Antalya rent acar