antalya escort
türkçe porno anadolu yakası escort

KEKEMELİK VE AKUPUNKTUR…


Bu makale 2015-06-17 08:40:18 eklenmiş ve 3130 kez görüntülenmiştir.
DR. Mehmet Ali BARS AKUPUNKTUR&MEDİKAL ESTETİK UZMANI

 

 

 

Tam bir görüş birliği olmamasına rağmen kekemeliğe yapısal bir yatkınlık olduğu ve çevresel baskıların bu olayı açığa çıkardığı düşünülmektedir. Çocuğunuz konuşurken takılıyor, kelimeleri tekrarlıyor, uzatıyor veya duraklıyorsa, bu durumu kekemelik başlangıcı olarak tanımlayabiliriz. Konuşma bozuklukları içerisinde oldukça önemli yeri olan bu tür konuşma çocuğunuz daha küçükken farkedilir ve gerekli önlemler alınırsa kalıcı kekemeliğe dönüşmesi önlenebilir.

 

Konuşmayı yeni öğrenen çocuk, yeni bir durumla karşılaştığı zaman kısıtlı olan kelime dağarcığında kendini anlatacak kelimeler yoksa duraklayarak, tekrarlayarak konuşur. Genellikle 3-4 yaş çocuklarında tekrarlamalar ve duraklamalar dil gelişiminin tamamlanmamış olmasından kaynaklanır. Bu yaşlardaki tekrar ve duraklamalar normal ve zararsız belirtilerdir. Geçici kekemelik olarak adlandırılan bu durum, ailelerin kaygıları ile zor kullanılarak düzeltilmeye çalışılırsa, kalıcı kekemeliğe dönüşebilir.

 

Akıcı konuşamayan çocuğun ailesi bu durumdan kaygı duyuyor ve bunu çocuğa yansıtıyorsa, çocuk ailenin bu kaygılarına tepki gösterecektir. Ailesinin istediği konuşmayı başaramayan çocuk yoğun bir çabaya girişir ve kekemelikten kurtulmaya çalışır. Bu durumda çocuk gergin ve huzursuz bir kişiliğe bürünür. Kelimeleri çıkarmak için dudaklarını büzmek, gözlerini kırpmak, kafasını sallamak, yumruklarını sıkmak gibi mücadele davranışları geliştirir. Tekrarlayan bu davranışlar kalıcı nitelik kazanır ve karşımıza gerçekten kekeme bir kişi çıkar.

 

Bu tür konuşma bozukluğuna yatkın olan veya konuşması bozulmuş olan çocuklarda, uygulanacak terapide en az çocuk kadar ailenin ve yakın çevrenin tutumları da önemlidir. Akıcı konuşamayan çocuğa sahip olan ailenin, yapılan önerileri yerine getirmedeki titiz, duyarlı ve başarılı davranışları ve konuşma bozuklukları uzmanı ile işbirliği, çocuğa büyük ölçüde yardımcı olacaktır.

 

KEKEMELİĞİN OLUŞUMUNDA ANNE-BABANIN BİR ROLÜ VAR MIDIR?

 

Anne- baba aşırı titiz, düzen düşkünüdür. Çocuklarından beklentileri çok fazladır. Katı kurallar koyarlar. Çocuk anne babayı bir türlü memnun edemez.

 

BAŞKA ÇEVRESEL FAKTÖRLER VAR MI?

 

Tek çocuk olmak İki kardeş arsında yaş farkının olması evde iki dilin konuşulması…

Karanlık ve şimşek gibi korkular.

Korkutmalar (polis, iğne, sünnet gibi).

Sol elini kullanan çocukların sağ elini kullanması konusunda baskı yapılması…

 

KEKEMELİK TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR HASTALIK MIDIR?

 

Henüz kekemeliği tedavi etmenin en iyi yolu hakkında bir fikir birliğine varılamamıştır. Buna karşın kekemelere önemli derecede yardımın sağlanabileceği bir gerçektir.

 

Psikoterapi, ritim ve gevşeme metotları, ilaç tedavileri gibi birçok düzeltme tedavisidir ve kekemelikte de başarısı büyüktür. 15-20 seanslık programlarla önemli oranda başarı elde edilir.

 

Çocuklarda ve erken dönemlerde tedavi daha başarılı olur. Yöntem tedavide kullanılmaktadır. Ama en etkin olan tedavi şekli yine akupunktur'dur. Akupunktur bir denge tedavisidir.

 

KEKEMELİK PROBLEMİ YAŞAYAN ÇOCUĞUMUZA NASIL DAVRANMAMIZ GEREKİYOR?

 

Kekemeliğin erken çocukluk döneminde tedavi edilmesinin daha kolay olduğu inancı yaygındır, ancak kekemeliğin erken devrelerinde, bozukluğun değişken özelliği yüzünden bu inanışın geçerliliğini kabul etmek de güçtür. Genel olarak en sık kullanılan tedavi yolları hakkındaki belli başlı görüşler şunlardır:

-Anne babalar çocuklarını tenkit etmek, hatalarını düzeltmek, konuşma zorluklarına olumsuz davranmak yerine, mümkünse başkalarının dikkatini çocuğun üzerine çekmeden yardımcı olmaya çalışmalıdır.

-Çocuk ebeveyn ilişkisini düzeltmek için her olanak değerlendirilmelidir. Bu konuyu tedavinin çok önemli bir parçası olarak gören bazı araştırmacılara göre bu yaklaşım hem çocuk için bir oyun terapisi, hem de anne baba için bir çeşit psikoterapidir.

-Çocukların zorluk çektiği anlar belirlenmelidir. Bu anlar çocuğun özellikle heyecanlandığı, belli bir baskı altındayken, konuşmak zorunda kaldığı anlardır. Eğer anne ve babalar çocuğun işlediği bir suçu sözle belirtmek zorunda kaldığında, sinirli, gergin ve heyecanlı iken konuştuğu zamanlarda çocuklarına sakin ve anlayışlı bir şekilde yardımcı olurlarsa, kısa sürede konuşma akıcılığı sağlanabilmektedir.

-Bazı durumlarda anne ve babaların, kendi konuşma hızları ile çocuğun kapasitesinin üzerinde kelimeler kullanmaları sakınca doğurmaktadır. Bu gibi durumlarda anne ve babanın çocuğa karşı daha yavaş ve çocuğun anlayabileceği bir dilden konuşmaları gerekmektedir.

-Çocuğun kekemeliğinin şiddetini hafifletebilecek herhangi bir çevresel değişiklik, konuşmasına karşı gösterilen anormal tutumların gelişmesini önleyebilir ve böylece çocuğa büyük bir fayda sağlanmış olur.

-Kullanılan ana metod, çocuğun akıcı bir konuşmayı denemesi için her imkanı vermek, başarılı olduğunda da yeterlilik hislerini yaşamasına olanak tanımaktır.

-Akıcı konuştuğu zamanlarda çocuk mümkün olduğunca çok konuşması için cesaretlendirilmelidir. Aşırı zorluk çektiği dönemlerde de anne babalar çocukla beraber, hep beraber koro şeklinde konuşma, şarkı söyleme ve ritmik konuşma gibi çalışmalar yapmalıdırlar.

 

Ana başlıklar şeklinde özetleyecek olursak:

 

-Öncelikle baskıcı, kuralcı olmayın, çocuğunuza huzurlu bir ortam sağlayın.   

-Çocuğun akıcı olmayan konuşmasına dikkat çekmeyin ve kritik etmeyin.

-"Söylemeden önce söylemek istediğin şeyi düşün" , " Konuşmadan önce

derin nefes al " gibi uyarıları kesinlikle yapmayın.  Böyle bir

davranış gerginlik yaratır.

-Çocuğunuzun konuşma bozukluğuna gereğinden fazla üzülmeyin, şimdilik

onun konuşma şeklinin böyle olduğunu ve her şeyin normal olduğunu

kabul edin.

-Beceriksiz ve sakar olduğu için onu eleştirmeyin. El veya ayaklarda

beceriksizliğe veya sakarlığa neden olan etken her ne ise, konuşmasına da etki edecektir.

 -Çocuğun yanında 2 ayrı lisan kullanmayın, konuşmayı öğrenme

devresindeki bir çocukta, bu durum olumsuz etki yapacaktır.

-Grup içindeki oyunları beceremiyor diye kaygılanmayın, insanlarla ilişki kurabilmesi için yardımınıza ihtiyacı olduğunu unutmayın.

-Yetersiz konuşmasının üstesinden gelebilmesi için, diğer yollardan

başarı kazanması için zorlamayın.

-Daha düzgün ve akıcı konuşan kardeşleri veya yaşıtları ile asla kıyaslamayın, onları örnek vererek, onlar gibi konuşması için zorlamayın.

-Size birşey söylemeye çalışırken dikkatinizi ona verin. Çocukların

birçoğu kendisini dinleyen kişi dikkat etmediği zaman güçlük çekerler.

-Akıcı konuşan kişilerle rekabet ortamı hazırlamayın, böyle durumlarda çocuklar fazlası ile bocalar.

- Onu dinlerken asla gözünüzü dikip, bocaladığı ya da takıldığı kelimeyi sabırsızca bekler bir görünüm almayın ya da söylemek istediği kelimeyi anladığınızda siz söyleyerek onun konuşmasını kesmeyin.

-Komşularınızın ya da çevrenizdeki kişilerin, çocuğunuzun konuşmasını

kritik etmesine asla izin vermeyin.

-Ondan yapamayacağı şeyler istemeyin. İstekleriniz gücü, becerisi ve

yetenekleri ölçüsünde olsun.

-İhtiyacı olan sözcük haznesinin gelişmesinde yardımcı olun.

Açıklamalarınız ve tanımlamalarınız onun anlayacağı şekilde basit ve

açık olsun.

-Sorularını asla cevapsız bırakmayın. Baştan savma ve geçici cevaplar

vermeyin.

-Çocuğunuzun sosyal ve kişisel uyumunu en iyi şekilde sağlamaya

çalışın. Bu kekeleyen çocuğun uyumsuz olduğu anlamına gelmez. Fakat

uyum için gerekli olan iletişim eksikliği ve yetersizliği nedeni ile

yardıma ihtiyacı vardır.

-Başarı duygusunu tatmasını ve kendisine olan güvenini kazanmasını sağlayın.

-Çeşitli alanlardaki yeteneklerini keşfetmesine yardımcı olun.

-Konuşması için cesaret verin. Rahat konuşabileceği, kendisini güven

içinde hissedebileceği ortamlar hazırlayın.

-Geniş arkadaş çevresi olmasını ve sosyal faaliyetlere katılmasını sağlayın.

-Öğrenme sevgisi aşılayın. Hobileri olmasına, kitap okumasına ve koleksiyon yapmasına yardımcı olun.

-İhtiyacı olan bilgileri ona sağlayın.

-Onu sevdiğinizi hissettirin. Anne baba sevgisine ihtiyacı vardır.

-Eşiniz ile aranızdaki sorunları ona yansıtmayın.

-Başkalarının dikkatini çocuğunuz üzerinde odaklanmasını engelleyin

-Akıcı konuştuğunda mümkün olduğunca çok konuşması için cesaretlendirin.

-Aşırı zorluk çektiğinde beraber koro tarzında hep beraber konuşun, şarkı söyleyin.

-Çocuğunuzla daha yavaş ve anlaşılır bir tarzda konuşun.

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
GSS Borç Sorgulama
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi