antalya escort
türkçe porno anadolu yakası escort

550 VEKİL KAÇ VEKİL EDER!


Bu makale 2015-06-18 09:53:15 eklenmiş ve 3203 kez görüntülenmiştir.
Bekir Güneş bekirogunes065@gmail.com

 

 

Bir seçim dönemi daha tamamlandı ve 550 milletvekilli TBMM'nin yolunu tuttu. Aday adaylık sürecinden, adaylık sürecine ve milletvekilliğe uzanan oldukça hengameli bir dönemi geride bıraktık. Önceki dönemde vekil olanların profillerine  baktığımızda pek kimsenin memnun olmadığı aşikar.

 

Bu dönemde keşke filan isim tekrar vekil olsaydı diyebileceğimiz bir elin parmaklarını geçecek kadar bile isim sayamayız. Eğer ki kişiliği tam oturmamış insanlar vekil olurlarsa halkçı, demokratik ve mütevazi duruşları en fazla 3 ay sürer.

 

Daha önce hiç kimse bunları tanımıyordu, adaylık süreci ile birlikte bir anda odak noktası oldular. Kendilerine yakın medya kuruluşları bunların mutlaka bir yerlerinden tutarak pohpohladı. Meclise gittiklerinde yapacakları yüzlerce şeyi vaat ettiler. Halkın içinde dolaştılar, herkesin elini öptüler, yerel bütün özeliklerini sahnelediler.

 

Hepsi çok güzel hepsi çok hoştu. Ama bundan önceki dönemde milletvekilli olanların adaylık süreci de böyleydi. Bu söylediklerim 550 milletvekillinin yüzde 90'ı için geçerlidir. Şimdi biraz daha bölge özeline inelim. Kürdistan bölgesinde 80'den fazla vekil meclise gönderdik. Bunların 50'si HDP diğer 30'u ise diğer partilerden.

 

Bu 80 isim aday olduğunda birçoğumuz bu isimlerin birçoğunu tanımıyorduk. Ben HDP'li adayların yarıya yakınını tanıyordum. Bazılarını ise çok yakından tanıyorum. Bu adaylar seçim döneminde her gün en az yüz kişinin elini sıkıp, 50'den fazla kişiyle öpüştüler. Şimdi seçimler bitti ve çok yakından tanıdığımız isimler Ankara'nın yolunu tuttu. Hepsine başarılar diliyorum.

 

Ama şunu çok açık ve net söyleyeyim çok fazla bir beklenti içerisine girmeyin. Yeni vekillerin yeni bir yaşam inşa edeceği falan yok. Elbette ki, çok birikimli  bazı isimler var. Ancak, çoğunluğun önceki dönemden çok farkı yok, hatta bazı noktalarda önceki dönemde vekil olanlar daha iyiydi diyebilirim.

 

Durumun vahametini anlatmak için bir örnek verirsem sanırım daha anlaşılır olacaktır. Van, örneğin; önceki dönemde milletvekili olan 8 kişiden bu dönem sadece bir kişi tekrar aday gösterildi. Vanlılar çok yakından bildiği için sorayım, seçim döneminde aday olmayan bu 7 ismi Van'da gören oldu mu? Hayır göremezsiniz ve bundan sonra da göremeyeceksiniz belki yerel seçimlerde yeniden bir yerde belediye başkanı olmak isterlerse son bir yıl kala ortaya çıkarlar onun dışında Van'a bile gelmezler.

 

Bu örnek sadece Van değil diğer bütün iller için geçerlidir. Hergün size selam veren kişiler 3 ay sonra sizi tanımayacaklardır ve her seferinde ‘çok yoğunum ben sana dönerim’ deyip kıçlarını size döneceklerdir. Onun için değerli seçmenler bu seçim dönemindeki adayların size olan ilgi ve alakası sizi asla sarhoş etmesin. Hemen kendinizi cimcikleyin ve kalkın bu rüyadan, seçimler bitti.

 

4 yıl sonra size tekrar "halkımmm", "halkımmm" diyecek yeni adaylara kadar kalkın ve normal hayatınıza devam edin. Gidin çalışın, üretin, "filan vekil beni çok sevdi yanına gidersem belki bana yardımcı olur" demeyin. İşinize gücünüze bakın. Ankara'da da çalıştım çok iyi biliyorum.

 

Ankara'ya gittiğinizde seçim döneminde günde 3 defa elinizi öpen vekil muhtemelen çok yoğun olacaktır ve danışmanları sizi karşılayacaktır. Muhtemelen size bir çay ısmarlayacaktır, çok şanslıysanız meclisin yemekhanesinde size bir yemekte yedirecektir. Vekil ordaysa yüzünüze bakmamadan elinizi sıkar ve "gel bak seni Kamer Genç'le tanıştırayım" derdi ki bu dönem Kamer Genç'te yok. Artık şansınıza küsün belki Altan Tan ile bir fotoğraf çeker facebook'a atarsınız. Sonra da isminizi danışmana yazdırır  sonsuza kadar sizi armasını beklersiniz.

 

Aslında dünyanın başka hiçbir yerinde böyle bir fotoğraf göremezsiniz. Hiçbir yerde böyle bir arabesk ilişki yoktur. Siyasi partiler, tamamen parti programları çerçevesinde bir propaganda yaparlar. Seçtikleri adaylar tamamen bu parti programını hayata geçirecek isimlerden oluşur.

 

Örneğin eğer bir spor politikası hayata geçirilecekse, adayların bir kısmı bu konularda uzman kişilerden olur ve seçildiklerinde nasıl bir çalışma içerisinde yer alacaklarını da çok iyi bilirler. Bu adayların propagandası da bu oluşturacakları program çerçevesinde olur. Ya da farklı bir ekonomik politika hayata geçirilecekse yine adayların bir kısmı bu programı oluşturmak için aday gösterilir ve tek öncelikleri bu programı seçmene doğru bir şekilde anlatmaktır. Ne gidip tek tek milletin elini öperler, ne de seçildikten sonra kendilerini ziyarete gelenleri Kamer Genç ile tanıştırıp yemek ısmarlarlar. Zaten böyle bir sistemde halkta o vekillerin bir yemeğine muhtaç değildir ve oy verdikleri parti programlarını takip ederler ciddi anlamda bir denetim mekanizmasıdırlar.

 

Normal bir demokratik sistemde ne bu adaylar olur, ne de bu seçmenler. Normal sistemlerde her adayın bir liyakatı vardır. Yani her adayın mutlaka uzman olduğu bir konu vardır ve seçildiğinde partisine bu uzman olduğu konuda destek sunar.

 

Peki, şimdi herkes kendi ilindeki siyasi parti farketmez adayları bir düşünsün. Farklı kimlikleri, farklı inançları, farklı cinsiyetleri dışında kimin nasıl bir farklılığı var. Örneğin, deprem ülkesi Türkiye ve bölgede kaç tane deprem uzmanı var. Parti içi politikaları bu doğrultuda yönlendirebilsin.

 

 

Bu ve benzeri yüzlerce örnek sıralanabilir. Türkiye'de bulunan bütün siyasi partilerde parti organlarını ve programlarını şekillendirecek en fazla 30 kişiye yer verilir. Onun dışındaki diğer bütün isimler rastgele ve listeleri doldurmak için aday gösteriliyor. Böyle olunca da dönüp dolaşıp tekrar başa geliyoruz...

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA