antalya escort
türkçe porno anadolu yakası escort

SÖZÜN BİTTİĞİ YERE GELDİK


Bu makale 2015-07-27 09:07:53 eklenmiş ve 3403 kez görüntülenmiştir.
Mustafa GÜNEŞ gunes.mu@hotmail.com


 

Bildiğiniz gibi imkan buldukça haftada bir bu köşeden siyasi, sosyal tarihi ve genel konulardaki görüşlerimi yazıyorum. Ne kadar faydalı oldum bilemem. Ama en azından kendi açımdan faydalı olduğuma inandığım için yazdım.

 

Üç yıla yakındır başlatılan “Barış Süreci”yle, ülkedeki demokrat kamuoyu ve Kürt siyasi kesimi 90 yıla yakındır hiç şahidi olmadığımız bir iyimserlik içine girmişti.

 

Süreç atmosferi (yılların verdiği refleks ve sezgiyle olacak) bir türlü içime sinmediyse de; ilk zamanlar bu kuşkumu belirttiğim halde, karışı olduğum gibi izlenim vermemek için, bu fikrilerimi hep dolaylı yollardan aktarma çalıştım. Kuşkularıma rağmen iyi-kötü bir yola girilmiş, her kes gibi bir şeyler yapıldığına dair bir beklenti içine girmiştim.

 

SEÇİM HERKESİN BİLİNÇALTINI AÇIĞA ÇIKARDI

 

Ne var ki seçim ortamına girildiği andan itibaren herkesin bilinçaltı çözülmeye yani dillerinin altındakileri ufaktan ufağa ortaya dökülmeye başladı.

 

Seçim tarihi yaklaştıkça niyetler de yavaş yavaş daha açıktan ifade edilmeye, saflar belli olmaya ve giderek gerilime, saldırıya, nihayet iplerin atılmasına kadar vardı.

 

CUMHURBAŞKANI EN HIRÇIN OLANIYDI

 

Herkes bir yana, seçimin en uzlaşmaz, en agresif ve en hırçın aktörü Cumhurbaşkanı oldu.

 

Gerilimi öyle bir noktaya tırmandırdı ki, mitolojideki Sysiphos gibi kendi eliyle başlattığı “süreç”i gene kendi yıkma noktasına getirdi. Nihayet seçimi kaybedince kaybettiğini geri almak adına işi savaşa kadar vardırdı.

 

SAVAŞ, OLUNCA SÖZ BİTER

 

Savaş; sosyolog, tarihçi ve siyasi bilimcilerin üzerinde anlaştığı gibi “normal yolla sürdürülemeyen bir siyasetin zorla sürdürülmeye çalışılmasıdır.” Bu da demektir ki, savaş devreye girdiği zaman sözün hükmü kalmaz, yani söz biter.

 

Seçim sonuçlarından beri Cumhurbaşkanı’nın yönetiminde açıktan açığa bir “savaş öncesi gerilim siyaseti “ yürütülmekteydi. Bir ayı aşkın zamandır artık herkesin beklediği bir sonuçtu ve tüm mesele ne zaman başlayacağı idi. Dolayısıyla başladığında kimse için sürpriz olmadı.

 

ARTIK CANIM YAZMAK İSTEMİYOR

 

Bu köşeyi izleyenler bilir. Her yazımızda olabildiğince objektif analizler yapmaya, akılcı teklif ve tavsiyelerde bulunmaya çalışmışızdır. Girdiğimiz ortam itibariyle mantığın ve akılcılığın ertelendiğini, dolayısıyla yazmanın çok anlamlı olmadığını düşünüyoruz.

 

Onun için ortam ne zaman normale döner, savaş ne zaman durur, ne zaman gene söz devreye girer ve adına ”süreç” denilen olgu ne zaman tekrar sahneye konulur? Bilemem. Zaten başından beri çok fazla bir umut ve beklentim olmadığı için, şimdilik yorumsuz ve tahminsiz sadece izleyeceğim/izleyeceğiz.

 

Açıkçası, ülke atmosferinin girdiği akıl ve mantık tutulması geçinceye kadar yazılacak hiçbir mantıklı yorum ve tavsiyenin bir anlam ifade etmeyeceğine inandığımdan, bu ortam normale dönünceye kadar yazı yazmamak niyetindeyim.Daha doğrusu yazmak içimden gelmiyor.

 

Siyasi ve toplumsal ortamın göstereceği duruma bağlı olarak şimdilik bekleyeceğim.

 

 

Umarım normalleşme süreci çok sürmez, tekrar karşılaşırız.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA