türkçe porno anadolu yakası escort

PEKİ NE OLACAK?


Bu makale 2015-08-04 08:16:26 eklenmiş ve 3631 kez görüntülenmiştir.
Bekir Güneş bekirogunes065@gmail.com


 

Gittiğim yerlerde herkes bana aynı şeyi soruyor; peki bundan sonra ne olacak?

Bu ülke Osmanlı'nın son zamanları da dahil olmak üzere 200 yıldır nasıl bir kaosla geldiyse bundan sonra da aynı şekilde devam edecek. Bu ülkede kim ki bir "barış" olacak diyorsa ona girdiği gaflet uykusundan uyanmasını tavsiye ederim.

Bu ülkede bulunan bireylerden yüzde 90'nın zihniyeti savaş ile programlanmıştır. Halkların birbirine karşı düşmanlığı yoktur demeyin 3 saatlik bir medya yayını ile biraz ajitasyonla bu ülkede eline silah alıp komşusunu öldürmeyecek olanların sayısı yüzde 10'un bile üzerinde değildir.

Faşist sistemler, halkları her zaman ikna edebilecekleri bir şekilde programlamıştır. Yoksa sorun sadece Tayyip Erdoğan'ın diktatoryası, Bahçeli'nin faşizmi değildir. Barış da sadece birkaç kişinin olağanüstü doğru çözümlemeleri ve bütün halkları kucaklayan yapısı ile gelmez. Ortadoğu, Türkiye ve Kürdistan'da ilk önce çok ciddi bir zihniyet devrimi gerekiyor. Bu zihniyet devrimi da beynine oksijen giden sağlıklı düşünen insanlarla olur.

Halklar çok iyidir birbirileri ile hiçbir sorunları yoktur diyoruz, ama bugün bir halka topyekun savaş açan iki partiye oy veren halkın oranı yüzde 60'a yakındır. Bu savaş hali ile birlikte bugün seçime girilsin bu iki partinin oyu en az yüzde 65'a çıkacaktır. Devletin sistematik olarak cahil bıraktığı ve sürekli olarak kendisine şükreden bu kesim bir dönem Çiler'i destekledi, şimdi de Erdoğan'ı destekliyor, yarın Erdoğan ölür bu minvaldeki başka bir yönlendiriciyi destekler.

Bugün, doğmuş olduğumuz ülkedeki halkın yüzde 90'dan fazlası militanvari bir yaşam sürmektedir. Sahip olduğu ideolojinin liderlerinden duyacağı bir söz ile sokağa çıkıp kendisi gibi düşünmeyen herkesi öldürebilir. Bu dediğim bütün kesimler için geçerlidir. Kürdistan coğrafyasındaki halkın çok bilinçli olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Geçtiğimiz hafta Fenerbaçe'nin Ukranya takımı ile şampiyonlar ligi maçı vardı. Diyarbakır'daki kahvehaneler tıklım tıklım dolmuştu, insanlar maç izleyecek yer bulamıyordu. Maçın oynandığı sırada ise savaş uçakları Medya Savunma Alanları'nı bombalıyordu. Sürekli olarak uçaklar kalkıyordu ve bir kahvehanenin yanında geçerken gençlerde biri kahvehane sahibine seslenerek, "Yaw hele şuna ses ver duymuyoruz" dedi. Bu kadar saldırıların olduğu bir dönemde Diyarbakır'daki gençlerin bir kısmı bu olayları protesto etmek için sokaktayken, büyük bir kısmı ise kahvehanelerde Fenerbahçe'nin maçını büyük bir merakla izliyordu.

Zihniyet devrimini gerçekleştirmek imkansıza yakın bir durumdur ancak. Kültür devrimi ile birlikte öncelikle insanların doğayı, yaşamı, insanlığı ve olay olguları okumasını sağlamak gerekiyor. Bu şekilde insanları taklitçilikten kurtarıp kişilik sahibi olmaya teşvik edip ardından ise gerçekten sorgulayan bir yapıya kavuşturabilirsek zihinsel devrimin ilk adımını gerçekleştirebilir, kapıyı aralayabiliriz. Yoksa sistemin en ciddi apolitikleştirme ve ideolojik aygıtlarından biri olan futbol maçlarını izlerken başımızın üstünde savaş uçakları kardeşlerimizi öldürmeye devam eder.

Yoksa korkak oluruz. Ahmet Hakan gibi işten atılan arkadaşlarının ardından yerini sağlamlaştırmak için muktedirlerin istediği yönde kalemimizi satabiliriz. Zihniyet devrimi nasıl olur onu daha sonra daha detaylı bir yazı ile kaleme alırım ancak şimdilik gazetecilik kimliğim nedeniyle "yaw ne olacak bundan sonra" diyenlere bu şekilde kıssa'dan hisse kısa bir cevap vermiş olayım.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA