antalya escort
türkçe porno anadolu yakası escort

BİR MÜFTÜ DE ÇIKIP ERDOĞAN'A SORSA...


Bu makale 2015-08-21 09:00:45 eklenmiş ve 2230 kez görüntülenmiştir.
Bekir Güneş bekirogunes065@gmail.com

 

Erdoğan ve Davutoğlu, müftüleri ve imamları toplayıp, "Doğu ve Güneydoğu'daki halka İslamiyeti iyi anlatın, Cuma'dan Cuma'ya olmasın, sürekli gidin onlara gerçek İslamiyeti anlatın" diyor.
 

Şimdi, Erdoğan'ın söylemleri ne anlama geliyor? Muhtarlara nasıl ki "Hangi evde kim oturuyor, ne iş yapıyor, bütün bunları benim muhtarım bilecek ve bu bilgileri en yakın mülki amirlerle paylaşacak" diyerek onları muhbirliğe sevk ettiyse imamlara da IŞİD taktiklerini anımsatan ikna misyonu yüklüyor.

Niye özelikle bölge? Sadece Doğu ve Güneydoğu'dakilerin mi İslamiyet'e ihtiyacı var? AKP Bölge'de oy kaybetmeye başlayınca bölge halkı da münafık mı olmaya başladı? Boğazına kadar yolsuzluklara batmış, gemicikler üstüne gemicikler almış, İsviçre Bankaları'na milyarlarca para biriktirmiş bir zihniyetin "Onlara gerçek islamiyeti anlatın" demekle ne acaba neyi kastediyor? Onun için gerçek İslamiyet nedir?

Şimdi bu sorulara cevap aramaya çalışalım. Ama, her fırsatta HDP, PKK ve bölgede bulunan diğer dinamikleri İslam dışılıkla suçlayıp, gerçek islamiyeti kendilerinin yaşadığını belirtmesi üzerinden bir tez ile bu soruları cevaplayalım.

İki şahsiyeti bir parantez içine alıp cevap vereyim, Sayın (Erdoğan, Davutoğlu ve bütün gerçek İslamcılar!) Bölge halkının gerçek İslamiyeti yaşayıp yaşamadığını çok merak ediyorsanız, gelin bölgedeki Melle’ler, size anlatsın. Bölge halkı dindardır, Müslümanı da iyi müslümandır, Hristiyanı iyi Hristiyan'dır, kim hangi dine ve inanca bağlıysa dininin ve inancının gerektirdiklerini yerine getiriyor.

Bir zamanlar dokusu ile oynamış olsa da halk farkına vardı ve inancına sahip çıktı. Şimdi, dert İslamiyet'in daha iyi yaşanılmasını istemek falan değil. Dert; devletin ve AKP'nin bölgede kırılan hakimiyetini yeniden geri almasıdır. Bunun için de halkın kendilerine hiçbir inancının kalmadığını gören devlet uzunları bölge halkının saygı duyduğu imamlar ile bölgede yeniden var olmak istiyor.

Konuşmaların içinde yer alan kodlamalardan niyet çok iyi anlaşılmaktadır. Bir çıkıp, "Polisler ve adliye mensupları niye bölgede HDP'ye oy veriyor" diyor. Bir tanesi, "Bunlar zorla oy alıyorlar, bunların ikna odaları var" diyor. Biri de çıkıp İmamlar'a, Muhtarlar'a, "bakın sizin maaşınızı biz veriyoruz, sizden orada Kuran'ı, Peygamber'i anlatmanızı istemiyoruz, çıkıp gerçek İslamiyeti anlatmanızı istiyoruz. Cuma'dan Cuma'ya anlatmayın, sürekli anlatın. Bakın birileri camilere silahlar yerleştirmiş, bakın bunlar camilerde içki içiyorlar, bakın bunlar başörtülü kadınları dövüyorlar" deyip küçük devlet konumunda olan AKP'nin birer temsilcileri olmalarını istiyorlar.

O cahil imam ve müftülerden bir tanesi de çıkıp sormuyor ki; "Sayın Başbakan'ım, Sayın Cumhurbaşkanım, sizin gerçek İslamiyet dediğiniz, Diyadin'de fırında çalışan iki çocuğun vahşice katledilmesi midir?, Varto'da bir kadın gerilla öldürüldükten sonra elbiseleri çıkartılarak çıplak bir şekilde teşhir edilmesi midir? Kuran'ın neresinde yazıyor? Peygamber'in hangi sözünde var? Zergele'de savaş uçakları ile sivil insanların üzerine bombalar yağdırıp bir anneyi karnında bebeği ile öldürmek midir yoksa gerçek İslamiyet?

Sayın Cumhurbaşkanı, Roboski mi? Gezi'de öldürülen Berkinler mi? havan topu ile bedeni paramparça edilen Ceylan Önkol mu?, babası ile birlikte 12 yaşında 13 kurşunla katledilen Uğur Kaymaz mı? Bedenleri yakıldıktan sonra üzerlerinde poz vermek mi? yoksa Şengal'de, Rojava'da çocukların kafasını kesip, kadınlara tecavüz eden, gencecik insanların bedenlerini canlı bombalarla paramparça eden IŞİD'e içinde ağır silahlar dolu tırlar göndermek midir gerçek İslamiyet?"

Hadi bunlar Doğu ve Güneydoğu'da "Nur'landırmaya" çalıştığınız insanlar pek ehemmiyetleri yok sizin için… Peki sevgili müftüler bari şunları sorsaydınız?


"Sayın Cumhurbaşkanım, az önce sorduklarımı gerçek İslamiyeti bir tarafa bırakıp kendinizin ve oluşturmaya çalıştığınız devletinizin bekası için yaptınız.

Peki, siz, çocuğunuz, damadınız, damadınızın gazeteleri, televizyonları, birlikte iş tuttuğunuz, Cuma namazlarında da birlikte saf tutuğunuz insanlar nasıl oldu da 12 yılda servetlerinize bire bir trilyon kattınız, nasıl bu kadar kısa sürede bu kadar zenginleştiniz? Hani İslamiyet, "bir lokma bir hırka" diyordu. Hani, HZ. Muhammed, "yaşamınızı idame ettirecek kadar malınız dışında her şey size haramdır" diyordu.

Hani, Kuran'ın tek bir ayeti ile dalga geçmek Allah'a şirk ile eşdeğerdi? Sizin bakanınız Egemen Bağış, Kuran'ın en uzun süresi olan Bakara ile dalga geçtikten sonra niye balkondan büyük bir zafer kazanmış edası ile ellerini tutup havaya kaldırdınız? Bu kadar yolsuzluklara, hırsızlıklara, ekonomik çöküntüye, ahlaki çöküntüye neden ses çıkarmadınız? Bunlar Kuran'ın bir yerinde var da biz mi cahil kaldık göremedik?

Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Başbakanım bunların hangisi gerçek İslamiyet, bunların cevabını verin biz de gidelim onlara gerçek İslamiyeti anlatalım" diye sorular sorabilir mi orada bulunan müftü ve imamlardan biri? Hayır soramaz; çünkü ne o müftülerin, ne o imamların ne de o imam başlarının İslamiyet'le, dinle, ahlakla uzaktan yakından alakası yok.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
GSS Borç Sorgulama
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi