türkçe porno anadolu yakası escort

KİMSE KÜLTÜR-SANATI AT OLARAK GÖRMESİN!


Bu makale 2015-12-08 09:51:09 eklenmiş ve 4043 kez görüntülenmiştir.
Bekir Güneş bekirogunes065@gmail.com


Bölgede kültür-sanat deyince hepinizde; ‘hadi ya’ diye istemsiz bir refleksin çıktığını biliyorum. Evet, maalesef Kürdistan bölgesinde kültür-sanat, iki darbeleyici unsur sebebiyle bitme derecesindedir. 'Bitme derecesindedir' çünkü, eskiden 20-30 yıl öncesine kadar bile bu bölgede çok canlıydı.

Bir taraftan devletin asimilasyoncu pratiği, bir taraftan ise Kürdistan'daki ‘fastfood'cu sanatçı' kişiliklerle Kürdistan'daki bin yıllardır, her coğrafyanın ve kültürün nasiplendiği Kürt kültürü ve sanatı bitme noktasına gelmiştir.

Bir zamanlar devletin daha çok baskısı vardı. Kürtçe, sanat yapmayı bir tarafa bırakın Kürtçe konuşmak bile yasakken, çok canlı bir Kürt kültürü sanatı vardı.O dönemdeki dengbéjleri hatırlayın. Kış aylarında her akşam bir evde soba etrafında yapılan divanları hatırlayın. Düğünlerimiz müthiş bir folklor içeriyordu.

Çok sayıda Kürtçe yazan şair, edebiyatçı, yazarımız vardı. Ancak gelinen noktada çok ciddi bir kültürel öz asimilasyonla karşı karşıyayız.

Düğünlerimiz tamamen bu alanı parasal bir rant alanı olarak gören ve tıngır mıngır bir yoz kültürel alana dönerken, bütün diğer kültür alanlarımızda tamamen siyasi alanın yönetimi altına girdi.

Onlarca yılını Kürt sanatına vermiş çok değerli isimlerin bir bakıyorsunuz bir otobüsün üstüne çıkmış, eline mikrofonu almış, herhangi bir siyasi partinin il ilçe yöneticilerini anons ediyor.

Açık söyleyeyim ben bu tabloyu gördüğümde utanıyorum. Sanat asla siyasetin anonsçusu olmamalıdır. Sanat tamamen özgün olmalıdır. Hiçbir belediyenin ya da hiçbir siyasi partinin çatısı altında yer almamalıdır. Yer aldığı andan itibaren de nasıl otobüslerin üstüne çıkıp anonsçu olduklarını görebiliyoruz.

Siyasi partiler ve yerel yönetimler sanata, sanatçılara destek vermelidir, bütçe ayırmalıdır, ama asla onları yönetecek bir konuma gelmemelidir. Böyle olunca da karşılıklı bir yaranma-kullanma durumu oluşuyor. Siyasetçi, desteklediği sanatçıyı kendisine bir rant aracı olarak görürken sanatçı ise o siyasetçilere yaranmak için bütün sanatını o siyasete göre şekillendiriyor.

Bu durum kültürel ve sanatsal üretimin de yok olmasına ve fastfood bir sanatın oluşmasına neden oluyor.

Kürdistan'da sanat yok olmak üzeredir, Kürdistan'da tarihi birçok kültür yok olmak üzeredir. Sloganlar sadece siyasetçilerin kullanım alanındadır. Sanatçılar, sloganları kültürel bir misyon olarak üzerlerine yüklerlerse hem kendilerini, hem de bu coğrafyadaki kadim kültürü bitirirler.

Devletin, Kürdistan coğrafyasındaki tahakkümcü yapısı ve asimilasyoncu politikaları Kürt kültürüne ve sanatına çok ciddi darbe vuruyor. Bunun üzerine bir de biz sanatı kendimize bir at olarak görürsek, vallahi kimse kusura bakmasın ya o at bir gün çatlar ya da biz bu savaşı kaybederiz.
 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Antalya arkadaş
Antalya rent acar