antalya escort
türkçe porno anadolu yakası escort

TÜRKİYE NEREYE GİDİYOR?


Bu makale 2016-05-10 08:11:52 eklenmiş ve 1780 kez görüntülenmiştir.
Ferat MEHMETOĞLU yaziyorum@ferat.net


Sizinle paylaştığım son yazımda Başbakan Davutoğlu’na yönelik AKP içinde paralel bir Başbakanlık olduğunu dile getirmiştim. Ve netice itibariyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talebiyle AKP olağanüstü kongreye gitme kararı aldı. Üstelik Davutoğlu yeniden aday olmayacağını açıklayarak bu kararı kamuoyu ile paylaştı.

Yapılan bu açıklamadan sonraki gelişmelere bakarsanız Davutoğlu’nun istifası diyebileceğimiz bu geri adım atma hamlesi için aslında neredeyse tüm AKP olumlu bakmış görünüyor. Yani talimat Erdoğan’dan geldiği için olsa gerek kimse Davutoğlu’nun gidişine; ‘bu fiiliyatta kanun dışıdır, anayasayı çiğnemektir’ demedi. Hatta hiçbir savcı şuana kadar bu durum ‘hükümeti devirmeye yönelik bir teşebbüstür’ demedi. Sizlerin de bildiği gibi aslında anayasada cumhurbaşkanının böyle bir yetkisi yoktur.

Peki; bundan sonra bizi neler bekliyor? Sizlerin de yakından takip ettiği gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Başkanlık’ talebinde daha fazla ısrarcı olmaya başladı ve bu sorunun biran önce çözülmesi gerektiğini dile getirdi.

Kongre öncesinden farklı isimler yer alsa da Başbakanlık için aslında birçoğumuz neticeyi biliyoruz. Her kim olursa olsun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güdümünde olacağı bir kesinliktir. Yapılan açıklamaları unutmayın lütfen. Ne denildi? ‘Yeni Başbakan sönük biri olacak’ denildi. Bunun ne demek olduğu çok açık ve nettir. Aslında bütün talimatları Erdoğan verecek söz konusu Başbakan sadece gerekli mevzuatı yerine getirecek demek istediler.

Muhalefetin bu duruma bakışı nasıldı? En şaşırtıcı olanı da buydu zaten! CHP ve MHP bu durum için oldu da bitti maşallah modundaydılar. Hatta MHP bir adım öne geçip bu durumdan faydalanmak için bile Devlet Bahçeli’nin ‘AKP’yi fiilen ve hukuken destekleriz’ demişti. Bu ne demek oluyor peki? Bahçeli bir taşla 3 kuş vurmanın peşinde anlaşılan. Bir yandan yükselen faşizm duygularına destek verip AKP ile Türkçülük eksenli tabanda buluşacak, öte yandan MHP içinde kongre sürecinde öteki adaylara fark atıp iç isyanı bastırma gayretine girecek ve üçüncü olarak da önümüzdeki seçim sürecinde Hükümet ile ortak olup hem kendi tabanındaki başkaldıranlara, hem de HDP gibi siyasal zeminlere baskı kurmak. Bu durum gösteriyor ki Erdoğan da Bahçeli de elindeki kozları bilip oyunu kendi lehine çevirmek için uğraşacaklar. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Avrupa Birliğine yapmış olduğu resti de hesaba katarsak, masada eli en güçlü olan Erdoğan gibi görünüyor. Bunca kaos arasında hala rest çekebilme kabiliyetini kullanması da bunun göstergesidir.

Çünkü tüm çabalar biran önce başkanlık sisteminin Türkiye’ye entegre edilmesi ve Erdoğan’ın mutlak hakimiyet ile yeni bir Türkiye’ye gidilmesidir hedef. Yeni Türkiye derken ben yıllar önceki köşe yazı başlığıma ithafen (Mezopotamya Kehanetleri 1-2-3) bütün projenin amacı ‘TİD’ in 2023 öncesi gerçekleştirilmesidir.

TİD’in ne olduğunu 2014 yılında ‘Mezopotamya Kehanetleri 3’ adlı dizi yazımda yazmıştım, ama o yazıyı baskıya göndermemiştim. Söz konusu o yazımda 2015-2017-2019 ve 2023 yılları için öngörülerimi paylaşmıştım. Kim bilir belki de bugünlerde o yazıyı baskıya gönderir ve sizlerle paylaşırım.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA