türkçe porno anadolu yakası escort

OKUL FOBİSİ


Bu makale 2014-12-05 07:50:04 eklenmiş ve 4013 kez görüntülenmiştir.
Özlem AKKEL PSİKOLOG ozlemakkel.com

Çocuklarımız her şeyden vazgeçip hayatımızı adamışçasına üzerlerine titrediğimiz varlıklar. Onların küçük bir hayal kırıklığı bizim en büyük mutsuzluğumuz olabiliyor bazen. Bazen de bizim mutsuzluklarımız onların hayal kırıklığına dönüşüyor. Farkında olsak da olmasak da onları üzüyor ve umutsuzluğa sürükleyebiliyoruz anne ve baba olarak. Yıllarca çocuklarla çalışan biri olarak bu konuda yazılacaklar bir yazı dizisi olacaktır. Bugün çocuk yetiştirirken karşılaştığımız en büyük kararlardan birini gündeme getirmek isterim: Okul.
Okul seçiminden daha çok çocukların okul fobisinden bahsedeceğim. Bu hafta danışılan konulardan biriydi. Okula gitmek istemeyen, artık bedensel şikayetleri olan bir çocuk hakkında ki sıklıkla karşılaştığımız durumlar. O kadar ki ailede olmasa bile çevrenizde buna benzer yaşantılarla karşılaşmışsınızdır muhakkak. Çocuk okula gitmeyi reddeder, hatta okulun bulunduğu sokaktan geçmeyi de. Bazen bu reddediş okul başlamadan önce belirse de bazı durumlarda yılın tam ortasında gelişen bir olay haline gelebiliyor. Başlangıçta çok şiddetli olmayan okul reddedişleri ne yazık ki ebeveynlerin olumsuz veya yanlış tutumları sonucu başedilemeyen fobiler haline dönüşebiliyor.
Burada anne ve babanın verdiği eğitimi iyi-kötü diye kategorilere sokmak bize hiçbir şey kazandırmaz. Çocuk eğitiminde mükemmel bir tutum yoktur. Bazen hatalar da yapabiliriz. Burada önemli olan kasıtlı veya büyük yanlışlardan kaçınmak olacaktır. Okul ile başedemeyen, reddetmeye başlayan bir çocukla inatlaşmaya girmek ve onun hırçınlığına hırçınlıkla, kaygısına kaygıyla yanıt vermek var olan durumunu artırarak bizim dahi başedemeyeceğimiz bir duruma getirecektir.
Danışanımız ne diyordu çocuğuyla ilgili bir hatırlayalım. Çocuğumuz okula başlayıp iki ay devam etmesine karşılık Kasım ayında, okula gitmeden önce kaygılanmaya başlama, karın ağrısı, mide bulantısı gibi bedensel şikayetler göstermeye başlamış. Ayrıca okula gitmek zorunda olduğu hatırlatıldıkça hırçınlık, ağlama ve öfke krizleri baş göstermiş. Neyse ki, annemiz çok vakit kaybetmeden uzman yardımına başvurmuştur. Bahsettiğimiz gibi bu durumda çok kaygılanmadan, çocuğu da baskı altına almadan ve gecikmeden destek alınması önemlidir. Gecikilen durumlarda sosyal olarak yalnızlaşma, kaygı problemlerinin artması, öğrenmeye ilişkin özgüvenin azalması gibi birçok artış gösteren durumla karşı karşıya kalabiliriz. Bu sebeple bahsettiğimiz bedensel ve psikolojik belirtileri çocuğumuzda fark ettiğimiz an, son zamanlarda yaşadığı travma, aile içindeki geçimsizlik, öğretmeni ve sınıf arkadaşlarıyla ilişkisi gibi nelerden etkilenmiş olabileceklerine bir göz atacağız.
Aynı zamanda okulundaki rehber öğretmeni veya psikologtan bu konuyla ilgili yardım alabiliriz. Danışan annemizle de konuştuktan sonra sorunun çocuğun öğretmeniyle yaşadığı iletişim probleminden kaynaklandığı, giderek arkadaşları ve sınıfından kendini soyutladığını öğreniyoruz. Önce öğretmeni ile olan ilişkisinde yaşadığı çatışmaları gideriyor ve sonra çocuğun kendini ifade etme, güven eksikliği gibi iletişim ve duygu problemlerine yönelik çalışmalarla kalıcı bir iyilik hali sağlıyoruz. Tüm çocuklar mutlu olsun diye..
Sizin de sorularınızı bekliyoruz:
ozlemakkel.com

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Antalya arkadaş
Antalya rent acar