türkçe porno anadolu yakası escort

NE İSTİYORSUNUZ?


Bu makale 2016-05-31 08:13:34 eklenmiş ve 2160 kez görüntülenmiştir.
Ferat MEHMETOĞLU yaziyorum@ferat.net



Her gün göz göre göre köreliyor benliğimiz ve yitip gidiyor birliğimiz. Edirne'sinden Hakkari'sine diye başlayan cümlelerin geçmişte kaldığı ve bir daha iki şehrin aynı cümle içinde kardeşlik pekiştirmesi mümkün değil gibi.

Savaşın en kirlisi yaşanıyor Ortadoğu topraklarında ve her geçen gün bu kirlilik bizlerden yarınlara dair umutlarımızı alıp götürüyor. Öyle ki bir daha asla arınmayacak gibi! Savaş fiziksel bir olay değil kimyasal bir olaydır ve kimyasal tepkimelerin dönüşü olmaz diye öğretilir fen laboratuarlarında…

Yani yanmış yıkılmış bir evin döngüsü olabilir ama o evde yaşayan, sürgün edilen, katledilen ve zulüm altında olanların bilincindeki kimyasal değişimin döngüsü olmaz, olamaz!

Ne için? Kim için? Bu soruya cevap verebilecek kimse var mı? Silahları ellerinde tutan ve her iki cephenin totalinde halka zarar verenlerin verebileceği bir cevap yok! Olmadığı için de daha çok basıyorlar tetiğe. Bastıkça canlar düşüyor, yaşam alanları talan oluyor.

Soruyorum çünkü sormadan duramıyorum bu zalimlik karşısında! Devletin de, PKK'nin de ne istediğini bilmeden yitip giden canların sayısı servis ediliyor haber bültenlerinde ama hiçbiri veremiyor cevabını.

Ne istiyorsunuz? Çıkıp da mertçe söyleyemiyorsanız nedendir bu oyalamalarınız? Devletin de PKK'nin de hangi amaç uğruna bunca canı feda ettiğini merak ediyorum. Bu nasıl bir amaç ki canlar yitip giderken sadece sayısal rakamlarla uğraşıyorsunuz. Her iki tarafın dilinde sadece rakamlar var. O rakamlar ki yitip giden canlara ait... Niçin öldüler, neye hizmet ettiler bilinmeden…

Tarih kitaplarında bile milyonlarca insan nedensiz bahanelerle kıymadı mı birbirine? Sonrasında yıkımın olduğu yerde saltanatını sürenler de göçüp gitmedi mi? Peki o zaman nedendir bu gereksiz tekrar? Hangi dinde hangi fikirde mubah kılınmıştır bu talep, hangi makam hangi koltuk daha değerlidir insan canından?

Tüm çirkinliğiyle ve tüm barbarlığıyla bir vahşet yaşanıyor kadim topraklarda. Her gün ölüm haberleri servis ediliyor ajanslarda. Devlet bütünlükten bahsederken bölüyor, PKK halkın talebinden bahsederken halkı bölüyor. Her iki tarafın da hendekler mevzusunda suçlu olduğunu herkes biliyor. Daha düne kadar masada oturanlar bugün silahlarını biliyorlar! Ne Kürdün özlük hakları kaldı geriye ne de Kürdistan tanımı. Ortada bir savaş ve bu savaş ne için olduğunu bilmeden yitip giden canlar...

Ramazan ayının geldiği bugünlerde yine durmayacak bu şiddet ve belki de daha da artacak. Camilerde kılınan namazlarla nara atanlar devletin tüm gücüyle topa tutacak diğer taraftaki camileri, öteki tarafta olanlar ve demokratik cumhuriyetten bahsedenler bağımsız olmayan taleplerini kazacaklar yeni hendeklere. Halk ise oluk oluk akan kan ile açacak iftarını. Kimileri de para dolu kasalarına bakınca doyacak...

Son sözü kahinliğe yormayın bir duru görü sadece ama Ramazan ayının 21. gününde kalp yetmezliğinden düşüp kaldığında uzun adam ve anladığında düşmenin herkese nasip olduğunu belki de o zaman durur bu savaş ve yeni bir dönem başlar. Artık kanın akmadığı ve yaraların sarıldığı...

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Antalya arkadaş
Antalya rent acar