türkçe porno anadolu yakası escort

SANATSIZ KALAN SOKAK!


Bu makale 2016-08-29 17:18:10 eklenmiş ve 1544 kez görüntülenmiştir.
Ferat MEHMETOĞLU yaziyorum@ferat.net



Diyarbakır’da Sanat Sokağı’nı bilmeyen yoktur. Yapıldığı ilk zamanlarda büyük bir beklenti doğurmuş ve artık sanatsal faaliyetlerin merkezi olacak gibi düşünülüyordu. Ne yazık ki beklenen ve umulan olmadı hatta gittikçe ucube bir sokak haline dönüştü. Kafe ve benzeri işyerlerinin parsellediği, yeşil alanlar yok oldu, önce sonrasında da barakalara büründü güzelim sokak. Hatta bir ara öyle kötü bir görünüme büründü ki İstanbul’daki gecekondu semtlerine benzedi. Uzun bir süre böyle köhne bir şekilde devam etti.

Bunca yıldır sanatsal olarak sadece göstermelik bir iki etkinliğe mekan sahipliği yapan Sanat Sokağı halkın büyük tepkisini çekti. Bu tepkiler o kadar büyüdü ki dönemin Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir bu şikayetlerden bunaldı. Bir gün Osman Baydemir ile yaptığım programda kendisine Sanat Sokağı hakkında soru yönelttiğimde aynen şöyle dedi: “Ne olur bana Sanat Sokağı demeyin. Her ne derseniz deyin ama Sanat Sokağı demeyin!” Osman Baydemir o kadar çok bunalmıştı ki şikayetlerden “Biz sanat içinde olsun diye bir sokak yaptık ama ne yazık ki esnaflar burayı baraka ve talan edilmiş yeşil alanlarla mahvetti” demişti.

O zamandan bu zamana Sanat Sokağı ile ilgili sürekli skandallar olmaya devam ediyor. Hatırlarsınız belediye kesin karar alıp o barakaları yıkmaya karar verdiğinde çoğu esnaf o köhne barakalar için zabıtaya saldırmış ve hatta gündem olmuştu. Bir şekilde uzun bir diyalog sürecinden sonra Sanat Sokağı son halini aldı. Yeşil alanlar talan edilmesin diye Diyarbakır’da olmayan küçük tepecikler yapıldı sokağın yeşil alanlarına. Renklendirildi ve ışıklandırıldı. Aslında pek de bir fark olmadığını gezdiğinizde görürsünüz. Çünkü yine kafe ve işyerlerinin açık talanı ve işgali söz konusu. Sanat Sokağı’ndan çok kafeler sokağı olduğunu herkes dile getirir.

Peki adı sanat sokağı olan bu alan neden sanatsal faaliyetlerden uzak? Bir başından sonuna yüründüğünde neden sanatsal hiçbir etkinlik görülmez? Kafelerin fıs fıs yarışı veya dev ekranlarda maç izleyenlerin holigan sesinden başka neden sanatsal bir ses duyulmaz bu sokakta?

Sanat Sokağı’nda sanatsal bir şey yapmak isteyenlere belediyeler nasıl bir destek sunuyor? Bu konuda belirgin bir çalışma var mı? Aslında bu sorular o kadar çoğaltılabilir ki, kimi dinleseniz bir dert bir sitem duyarsınız. Sanattan bu kadar uzak olan bir sokakta sanatsal bir şeyler yapmaya çalışanlar yok mu? Elbette onlar da var. Benim en son gördüğüm İran Kürtlerinden bir heykeltraş ve ressam olan Seywan Seîdyan var. Bu sıradışı sanatçı sanatını halk ile buluşturmak için Sanat Sokağı’nı seçti. Hatta Sergilediği heykellerin sergi sloganı olarak “Kîjan kolan, kîjanhuner?” (Hangi sokak hangi sanat) diye yola çıktı. Atıl durumdaki demir parçalarından heykeller yapan Seîdyan kendini bir Diyarbakırlı olarak görüp sanatsız olan Sanat Sokağı’na göndermelerde bulundu. Seywan Seîdyan’ın demirlerden oluşan heykeller sergisini gezdikten sonra Sanat Sokağı’nın amacına bir kapı aralandığını görmüş olursunuz. Unutmayın bir toplumda sanat yoksa toplum da yoktur.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi