türkçe porno anadolu yakası escort

OSMANLI’DAN KIBRIS’A VAKIF GELENEĞİ…


Bu makale 2017-01-29 20:57:43 eklenmiş ve 1686 kez görüntülenmiştir.
Özkul HARAÇ ozkulharac@gmail.com

 

Gittiği her yere olanaklarını ve geleneklerini taşıyan Osmanlı İmparatorluğu, Kıbrıs’a da birçok gelenek ve kültür kazandırmıştır. Bunlardan bir tanesi de Vakıf Geleneği’dir. Kuzey Kıbrıs’ın kıymetli tarihçilerinden olan Tuncer Bağışkan’ın çok değerli araştırmalarından yararlanarak biraz bu konuya değinmek istiyorum.

 

Kıbrıs Osmanlılardan önce Rum, Latin, Ermeni, Maronit ve diğer etnik azınlıkların birlikte ve/veya yan yana yaşadıkları çok kültürlü bir yapıya sahip bir Hıristiyanlık merkeziydi. Fakat adanın Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmasıyla birlikte gayri Müslimlerden oluşan mevcut yapıya, İslamiyet’i benimseyen Osmanlılar da eklenmiştir. Osmanlı ile birlikte Bektaşi, Mevlevi, Nakşibendi, Kadiri, Rufai, Melami ve Halveti gibi Sufi tarikatları da adaya hizmetlerini taşıdılar. Böylece Kıbrıs Osmanlı dönemiyle birlikte çok daha farklı bir kimlik ve görünüm kazanma sürecine girilmiştir.

 

Feodal bir sisteme sahip olan Venedikliler adayı askeri ve ticari bir üs, ya da bir koloni olarak kullandıklarından, sosyal, ekonomik ve kültürel konuları pek önemsemediler. Bu sebeple Osmanlı idaresinden itibaren bu konularla ilgilenilmesi gereği ortaya çıkmıştır.

 

Osmanlı’nın hakimiyeti ile birlikte, halkın ihtiyaç ve yararını gözeten geleneksel Osmanlı vakıf geleneği de Kıbrıs’a taşındı. II. Selim’in meydana getirdiği kurumlar konusunda Nevîzade Atâi şöyle demiştir:

 

“978(1571) senesinde adanın fethi tamamlanıp idari ve ilmi makamlar laik olanlara verildi. Kılıç ile fethedilen Kıbrıs adasında yaptırılan mescitler, camiler, medreseler, kiliseler ve çeşit çeşit hayır kurumları, tarif ve tasnif edilemeyecek kadar çoktur.”

 

Dini hizmetlerin yerine getirilmesi için gereken cami, mescit ve Haremeyn gibi tesisler ile dini önemi büyük olan türbe gibi yerlerin imarı, bakımı ve onarımı için kurulan vakıfların yanında, bu gibi tesislerde görevlendirilecek imam, müezzin ve türbedar gibi kişilerin geçimini sağlamak için de vakıflar kurulmuştur.

 

Sosyal, kültürel, beledi ve eğitim hizmetlerinin sağlanması için kurulan vakıflar arasında, içilecek suyun sağlanması için yapılan kuyu, su kemeri ve çeşmeler, temizlenmek için yapılan hamamlar, ibadet için yapılan Tekke, mescit ve camiler, eğitim için oluşturulan mektep, medrese ve kütüphaneler, ticaret için yapılan çarşı ve bedestenler, konaklamak için yapılan hanlar ve daha niceleri yer almaktadır.

 

 

15 Nisan 1956’da Vakıfların Türk Toplumu’na iade edilmesi gerçekleşmiştir. Bu tarihten başlayarak düzenlenen mevzuatla Vakıflar İdaresi’ne dini ve toplumsal görevlerinin yanında mali, ticari, endüstriyel, tarımsal ve turistik girişimlerde bulunmak, işletmeler kurmak, mevcut işletme ve şirketlere ortak olmak gibi hakları kapsayan ekonomik görevler verilmiştir. Bugün henüz birçok tarihi mekan bu idari birim tarafından restore edilip, yönetilerek ziyaretçilerine tarihi canlı şekilde sunuyor. Gel sen de gör ve tarihi duvara dokunarak oku kardeşim. Vesselam.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi