türkçe porno anadolu yakası escort

ABUR CUBUR BAĞIMLILIĞI NEDİR ? (1)


Bu makale 2017-03-22 15:46:28 eklenmiş ve 1528 kez görüntülenmiştir.
Uz.Dr.ALİ AYDIN (Çocuk Nörolojisi)

 

 

Abur cubur bağımlılığı aynı uyuşturucu bağımlılığı gibi abur cubura karşı kendimizi tutamamamız ve yemekten vazgeçemememizdir. Uyuşturucu bağımlılığında olduğu gibi beyinde aynı noktaları ve sinir uçlarını uyarır. Zaman zaman “Kan şekerim düştü…” deriz ve birkaç çikolata yeriz; bu da yeme bağımlılığının yoksunluk belirtilerinden biridir.Yeme bağımlılığının irade eksikliğiyle alakası yoktur.

 

Diğer obsesif bozukluklar ve aşırı yeme hissine çok benzer ve sağlıksız beslenmeden doğabilecek sorunlarla da başetmek gerekebilir.

 

İŞLENMİŞ GIDALAR NASIL ETKİ EDER?

 

İşlenmiş, hazır gıdaları tükettiğimiz zaman beynimizde dopamin ve serotonin hormonunun salgılanması artar ve bu da beynimizdeki ödül merkezine ciddi şekilde etki eder. Bu konuda da birçok bilimsel araştırma yapılmıştır.

 

Bundan dolayı abur cubur tüketmek bize mutluluk verir.  Bu etkiyi uyandıran en önemli besinler şekerli ve unlu gıdalardır.

 

İŞLENMİŞ GIDALAR BAĞIMLILIK YAPAR

 

İşlenmiş gıdaların bağımlılık yaptığı bilimsel olarak kanıtlandı… Eğer siz de çikolata, cips, bisküvi, pizza, hamburger vs.. gibi işlenmiş gıdalara karşı aşırı yeme isteği duyuyor ve sık sık tüketiyorsanız, siz de bağımlı olabilirsiniz… 

 

 

Bilindiği gibi obezite ve yanlış beslenme kaynaklı diyabet gibi bazı rahatsızlıklar, günümüzde eskiye oranla büyük artış göstermiş olmakla beraber halen de artmaya devam etmektedir. Obeziteye karşı yapılan uyarılara rağmen neden önlenemeyen bir hızla bu hastalığın arttığını hiç düşündüğünüz oldu mu? Obeziteye neden olan bağımlılık yapabilme yeteneğine sahip olan işlenmiş gıdaların tüketilmesidir.

 

Son dönemlerde yapılan araştırmalarda işlenmiş gıdaların ve özellikle işlenmiş karbonhidratların, beyindeki "ödül-haz merkezi”ni uyararak açlık hissini güçlendirdiği keşfedilmiştir. Bu araştırmanın sonucunda yüksek glisemik indekse sahip bu işlenmiş karbonhidratların tüketiminin kesilmesi ya da en azından azaltılmasının aşırı yeme isteği duyan kişilerin iştahının azalmasına yardımcı olacağı görülmüştür.



Glisemik indeksi yüksek işlenmiş gıdaların beyin üzerindeki etkisini görebilmek için yaşları 18-35 arasında değişen bir çok gönüllü obez hastanın, çeşitli gıdalarla beslendikten 4 saat sonra manyetik rezonans görüntüleme (MRI) yöntemiyle beyin görüntülemesi yapılmıştır ve çalışmanın sonucu "AmericanJournal of ClinicalNutrition” adlı sağlık dergisinde yayınlanmıştır:



Araştırmada obez hastalar iki gruba bölünmüş ve her iki gruba da eşit kalorili yiyecekler verilmesine rağmen bir gruba işlenmiş gıdalar ve yüksek glisemik indekse sahip gıdalar verilmiştir. Diğer gruba ise işlenmemiş doğal besinler verilmiştir. Yüksek glisemik indekse sahip gıdaların verildiği grupta kan şekeri birden yükselerek yine birden düşüş göstermiş, bu nedenle açlık seviyesi artmış ve beyindeki bağımlılığa neden olduğu düşünülen beynin "nukleusakumbens” bölgesindeki "ödül-haz” merkezi aktifleşmiştir. Yüksek glisemik indekse sahip gıdalarla beslenen gruptaki kişilerin bir sonraki öğünde daha çok yemek yedikleri görülmüştür.



 

Kaliforniya Üniversitesi Endokrinoloji Bölümünde araştırmalar yapan Prof. Dr. Robert Lusting, yapılan araştırma ve konuyla ilgili şunları söylemektedir: "Beynimizde yer alan ve haz merkezi olarak da bilinen nukleusakumbens, tür olarak yaşamımızın devam etmesi için çalışır. Bu merkezin devre dışı bırakılması, hayattan alınan hazların ve dolayısıyla yaşam isteğinin de devre dışı bırakılması anlamına gelecektir. Yüksek glisemik indeksli gıdaların tüketilmesi sonucu bu haz-ödüllendirme merkezi devreye girecektir. Ancak sorun şu ki, bu haz veren gıdaların uzun süre ve tekrarlanan tüketimleri sonucu beynin bu bölgesindeki sinyaller azalacak ve aynı hazzın yaşanabilmesi için aynı yiyecekten daha fazla miktarda tüketilmesi gerekecektir. Kısacası tıpkı uyuşturucu madde ya da narkotik ilaç kullananlarda olduğu gibi alınan maddeye "tolerans” gelişecektir. Üstelik size haz veren ve sürekli tükettiğiniz yiyeceği tüketmeyi bıraktığınızda, tıpkı uyuşturucu madde bağımlılarında olduğu gibi "geri çekilme semptomları” görülecek ve o gıdaya karşı yüksek oranda iştah ve arzu meydana gelecektir. Genel olarak bağımlılıkta görülen "tolerans” ve "geri çekilme semptomları”nın meydana gelmesi , işlenmiş gıdaların ve şekerin kesinlikle bağımlılık yapıcı olarak sınıflandırılabileceğini gözler önüne sermektedir.”

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Antalya arkadaş
Antalya rent acar