türkçe porno anadolu yakası escort

KIBRIS’TA MEVLEVİLİK GELENEĞİ…


Bu makale 2017-03-26 23:47:01 eklenmiş ve 1404 kez görüntülenmiştir.
Özkul HARAÇ ozkulharac@gmail.com

 

 

Bu haftaki yazımda başkent Lefkoşa’da bulunan Mevlevi Tekkesi’nden bahsetmek istiyorum. Yazacağım tüm bilgiler adamızın önemli arkeolog ve aynı zamanda tarihçisi sayın Tuncer Bağışkan'ın araştırmalarından yararlandıklarımdır. Sohbetimize devam edecek olursak Sevgili Kardeşim;

 

Tarihi yazılı belgelerde, Arap Ahmet Paşa’ya ait arazi üzerinde bulunan Lefkoşa Arap Ahmet Paşa Mevlevihane’sinden söz edilmektedir. Bu Mevlevihane’nin yapıldığı 1593 yılı, Müstesna Vakıflar arasında yer alan Celâliye Vakıfı’nın da başlangıç tarihi sayılmaktadır.

 

Mevlevihane ile Celâliye Vakfı’nın kurulmasıyla Kıbrıs ile Konya arasında bir bağlantı sağlanmış olur. 1607 yılına doğru Arap Ahmet Paşa Tekkesi bakımsızlıktan harap olunca, Ferhad Paşa’nın gayretleriyle temelleri üzerine “Ferhat Paşa Mevlevihanesi” yapılır.  Şimdiki Mevlevihane’nin ise bu iki Mevlevihane’nin bir devamı olduğu kabul edilmektedir. Ayrıca bu tekkenin fakirlerin barınma, yemek ve giyim ihtiyaçlarını karşıladığı ve buradaki Mevlevi şeyhine ait idari binasının 31.10.1765 tarihli buyrukla oluşturulduğu kayıtlıdır.

 

Kıbrıs’ta bu şekilde birçok Mevlevi Tekkesi bulunmaktadır. Mevleviliğin, Kıbrıs’ın Osmanlı İdaresine girdiği 1571 yılından sonra Konya, Kula, Karaman ve Sivas gibi yerleşim birimlerinden göçürülenler tarafından Kıbrıs’a getirildiği tahmin edilmektedir.

 

Mevleviliğin Anadolu’daki merkezi Konya, Suriye’de Halep ve Kıbrıs’ta ise Lefkoşa Mevlevi Tekkesiydi. Tekkenin şeyhi Konya’ya bağlı olarak görev yaparken, Kıbrıs’taki Mevlevi dergâhları ile tekkelerine dayalı olarak kurulan “Celâliye Vakfı”nı da yönetmekten sorumluydu. Lefkoşa ile Konya’daki Mevlevi tekkelerinin önemi nedeniyle 1886 yılında adlarına “Kaptan Cafer Paşa Vakfı” oluşturulduğu Evkaf arşiv belgelerinde kayıtlıdır.

 

Lefkoşa Mevlevi Tekkesi’ne bağlı olarak görev yapan tekkeler arasında Mağusa Kutup Osman Tekkesi, Limasol Piri Dede Tekkesi, Baf Mehmet Bey Ebubekir Tekkesi ve Aşağı Baf Hacı Mehmet Buba Tekkesi yer almaktaydı. Bu tekke ve dergâhlarda Mesnevihan olarak görev yapanlar doğrudan doğruya Lefkoşa Mevlevi Tekkesi şeyhine bağlıydılar. Daha sonra oluşturulan Celâliye Vakıfları’nın kontrol ve denetimi, başta Konya olmak üzere, Lefkoşa Mevlevi şeyhine aitti. Bu nedenle Kıbrıs’taki Mevlevi tekkeleriyle dergâhları, topladıkları gelir ve ürünlerini Lefkoşa Mevlevi Tekkesi’ne gönderirlerdi.

 

Türkiye’deki tekkelerin 30.11.1925 tarihinde kapatılmasıyla Mevleviliğin merkezi Konya’dan Halep’e kaydırılmıştı. Bu arada Kıbrıslı Şeyh Mehmet Celâleddin Efendi’nin 22.9.1931 tarihinde vefatından sonra Tekke’nin mal varlığının içinde bulunduğu Müstesna Vakıflar (Celaliye Vakfı), Evkaf Murahhassı Mehmet Münir‘in (Sör Münir) talebiyle Evkaf İdaresine devredilirken, Tekke şeyhinin de Konya yerine Halep’ten getirilmesine karar verilir.

 

O sırada vefat eden Şeyhin eşi Rana hanım ile diş doktoru olan oğlu Mustafa Saffet Celaleddin Tanul Konya’da ikamet etmekteydi. Böylece Suriyeli şeyh Muhammed Selim Dede (Şeyh Şamlı Selim Dede) 6.12.1933 tarihinde tekkeye şeyh olarak görevlendirilir, bu görevi de ölüm tarihi olan 9.12.1953 tarihine kadar sürdürür. Selim Dede’nin vefatından sonra yerine Şeyh Hafız Şefik Efendi getirilir. Ancak ondan sonra tekkede şeyh olarak görevlendirilenlerin bir kısmı memur, bir kısmı işçi, bir kısmı ise özel meslekten gelme olduklarından dervişlik mesleğini sürdüremezler. Nihayet Evkaf’ın Türk toplumuna devredildiği 15.4.1956 tarihinden sonra Kıbrıs’taki Mevlevilik de tarihe karışmış olur.

 

1962 yılında Tekke’de başlayan restorasyon ile sergileme çalışmaları tamamlandıktan sonra 30.4.1963 tarihinde “Kıbrıs Türk Etnografya Müzesi” adıyla hizmete açılır. Açılan bu müzenin sorumluluğuna ise müzenin oluşumuna katkı sağlayan resim öğretmeni Cevdet Çağdaş getirilir. O sıralarda müzede Mevlevi giysileri, Mevlevi müzik aletleri, halılar, şerri mahkeme sicilleri, fermanlar, beratlar, Ömerge Camisi’ndeki Lala Mustafa Paşa’ya ait Kuran-ı Kerim ve Konya’dan getirilen bazı etnoğrafik malzemeler sergilenmekteydi. Ancak müzenin bir Mevlevi Müzesi olarak yeniden düzenlenmesi düşünüldüğünden, bina 2001-2002 yılları arasında elden geçirildikten sonra 17 Aralık 2002 tarihinde yeniden ziyarete açılır.

 

 

Ne demiştik Sevgili Kardeşim, tarih sadece okumakla yeterli hissi vermiyor bize. O yüzden gel Kıbrıs’a ve bu tarihi bir de duvarlardan beraber okuyalım. Vesselam.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi