Medeniyetler payitahtı Diyarbakır - 4

Bizans'a karşı Malazgirt ovasında kazanılan zafer sonrasında Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde birçok il ve ilçe de işgal edilir. Diyarbakır, kısa süreli Bizans ordularının kuşatmalarına tanık olsa da genelde Arap ve Türk kökenli emirlik ve beyliklerin savaşına tanık olur.

11:56:28 | 2019-01-28
-- Adversting 5 --

Ahmet SÜMBÜL

DİYARBAKIR - Bizans'a karşı Malazgirt ovasında kazanılan zafer sonrasında Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde birçok il ve ilçe de işgal edilir. Diyarbakır, kısa süreli Bizans ordularının kuşatmalarına tanık olsa da genelde Arap ve Türk kökenli emirlik ve beyliklerin savaşına tanık olur. 300 yıldan fazla bir süre Diyarbakır yaşanan bu savaşlarda zarar görür. Hakimiyet kuran bazı emirlik ve hanedanlıkların kentin imarı ve ekonomisi için yenilikler yapmasına rağmen, savaşlar göç ve ölüme neden olur.

Hanedanlıkların ve emirliklerin Diyarbakır üzerindeki iktidar savaşında 1143 tarihinde Nisanoğulları hakimiyetine rastlanır. 1151 tarihinde Timurtaş Diyarbakır'ı kuşatıp çevresindeki birçok yerleşim alanını tahrip etmesine rağmen kenti ele geçiremez. Ancak bir yıl sonra Nisanoğulları Timurtaş'ın hakimiyetini kabul edince bölgede Mardin Artukluların hakimiyeti güçlenir. 

Selahaddin Eyyübi'nin Diyarbakır'ı ele geçirmesi

1164 ve 67 yıllarında Kara Arslan Diyarbakır'ı iki kez kuşatır ancak alamaz. Selahaddin Eyyübi, Nureddin Muhammed ile birlikte 1182 tarihinde önce Musul'u, ardından da Diyarbakır'ı kuşatır. Diyarbakır emri Bahaeddin, kuşatmaya karşı savaşa girişir. Ancak emir Bahaeddin fazla direnemez. Kendi hayatı ve mallarının korunacağına dair bir güvence aldıktan sonra Diyarbakır'ı teslim eder.

Kütüphane ve değerli eşyalara el konulur

Kente giren Selahaddin Eyyübi, şehir kütüphanesinde bulunan yüzbinlerce ciltlik kitaplara ve aralarında halı, kilim, altın, gümüş gibi değerli ne varsa hepsine el konulur. Halifeye mektup gönderen Selahaddin, Diyarbakır'ın düştüğünü yazar ve ardından şehri Artuklu emri Nureddin'e teslim eder. Kentte Artuklular dönemi başlar.

Diyarbakır'da Artuklu dönemi

Selahattin Eyyubi'nin yardımıyla Nisanoğullarının iktidarına son vererek şehre sahip olan Artukluların Hasankeyf kolu hükümdarı Nureddin'in kısa hükümdarlığı esnasında şehir parlak günler yaşar. Nureddin, Şiraz halıları ile boy ölçüşebilecek kalitede üretim yapan bir halı atölyesi kurar.

Bu tarihlerde Diyarbakır, Ahlat, El-Cezire ve Suriye'de Türkmenler ile Kürtler arasında on yıl süren savaşlar yaşanır. Savaş bazen İç Anadolu bölgesine de yayılır.

Surlar onarılıp tahkim edilir

Selahaddin Eyyubi'nin 1193'de ölümü ile Mardin Artuklularından Alp-Kuş Silvan'ı ele geçirir. II. Sökmen'in 1203 yılında ölmesi ile yerine Nasır ed-Din Mahmud, Diyarbakır meliki tayin edilir. Bu dönemde tahrip edilen surlar onarılır ve tahkim edilir.

1209 da Melik Adil ile Diyarbakır meliki Nasır ed-Din'in Harput ve Nusaybin'i istila etmeleri üzerine Halep Eyyubi hükümdarı Melik Zahir Gazi ile Selçuklu Sultanı I.Gıyaseddin Keyhüsrev'in karşı saldırıya geçmeleri üzerine Halifenin araya girmesiyle barış yapılır. Bundan sonra Selçuklular Eyyubi ve Artukluları himayeleri altına alırlar. 1223 tarihinde Diyarbakır meliki Nasır ed-Din Mahmud ölünce yerine geçen oğlu Mesud, Melik Eşref'in tabiiyetini kabul eder. 

Diyarbakır meliki Selçuklulara tabi olur

Melik Eşref Şam Eyyubi hükümdarı Melik ül-Muazzam İsa ile birlikte, Selçuklular üzerine yürür. Alaeddin Keykubad kuşattığı şehirleri ele geçirip Eyyubileri de mağlup edince Diyarbakır meliki Mesud, Selçuklu Sultanına tabi olur.

Diyarbakır meliki Mesud, daha sonra Celalettin Harzem Şah'tan yardım isteyerek onu Diyarbakır'a çağırır. Diyarbakır'a gelen Harzem Şah, 1231 tarihinde Dicle Köprüsü yakınlarında Moğolların saldırısına uğrayarak öldürülür. Ancak, melik Mesud, Eyyübi sultanı melik Kamil'in 1232 tarihinde Diyarbakır'ı kuşatması üzerine kenti teslim etmek zorunda kalır. Bu tarihten sonra bölgede hakimiyet mücadelesine girişen Eyyübiler ile Anadolu Selçukluları arasında savaşlar başlar.

Eyyübiler dönemi

Diyarbakır'ı 1 Ekim 1232 tarihinde teslim alan Eyyübi sultanı melik Kamil, ilk olarak şehrin dışındaki surları yıktırarak bu taşları içteki surların güçlendirilmesinde kullanır. Kentin stratejik konumunun farkında olan Eyyübi sultanı, güvenlik ve tahkimatı ön planda tutar.

1235 yılında Vezir Muineddin Pervane komutasındaki Selçuklu ordusu Diyarbakır'ı kuşatır. Ancak surların sağlamlığı, şehrin iyi savunulması ve kış mevsimi olması dolayısıyla Selçuklu ordusu çekilmek zorunda kalır.

Kent Anadolu Selçukluları’na teslim edilir

Ancak 1240 tarihinde Selçuklu ordusu kenti kuşatmaya gelince, Melik Turanşah kentin savunmasını yardımcılarına bırakarak Hasankeyf'e çekilir.

Diyarbakır'da bulunan Kürt aşiret reisi Fahreddin dörtyüz bin akçe karşılığında Selçuklu askerlerini surlar üzerine çıkarınca, şehrin kadısı ve diğer ileri gelenleri, Selçuklu komutanIarıile görüşmek üzere anlaşırlar. Yapılan görüşmelerden sonra, Diyarbakır halkının eski haklarına dokunulmaması, Dicle kenarında yer alan tarla ve bağların divani vergi ve avarız mükellefiyetinden muaf tutulması, kendilerine ikta, mülk ve hillat verilmesi şartıyla şehir SelçukluIara teslim edilir.

Anadolu Selçuklu dönemi

Diyarbakır şehrini şartlı olarak alan II.Gıyaseddin Keyhüsrev bu şartları yerine getirdiği gibi, şehir halkına ihsan olarak Bab'ül-ma, Bab'ül-tell ve Rum kapısından alınan ticaret vergilerini kaldırır.Şehrin tesliminden sonra, etrafındaki bazı kale ve kasabalar da SelçukluIara teslim oldular. Böylece şehir Selçuklular devrinde Konya'ya bağlanan Diyarbakır eyaletinin merkezi olur. Harzemliler, 1241 tarihinde Diyarbakır'ı almak istese de yapılan savaşta yenilirler.

1257'de Moğolların Anadolu'ya yaptıkları seferlerde Sultan II.İzzeddin Keykavus'un mağlubiyeti üzerine 

Keykavus ile IV. Kılıç Arlan arasında taht kavgası sürer. Hülagu Han, 1259 tarihinde Selçuklu topraklarını ikisi arasında bölüştürür ve kendisine bağlar.

 

İlhanlılar dönemi

Kendilerine tabi olan Anadolu Selçuklularının sınırlarına önceleri saygılı davranan Moğollar, 1277 tarihinde Diyarbakır bölgesine vali tayin etmeye başlarlar. Bu tarihten itibaren Diyarbakır'da fiilen Moğol dönemi başlar.

1296 yılında Diyarbakır eyalet valisi Kuin Tatar adlı bir Moğol'dur. 1297'de Eyyubilerin yanında kalan Selçuklu emirlerinden Cacaoğlu Alaeddin kumandasındaki Arap ve Türkmenler ani bir baskınla Diyarbakır şehrini alarak çok sayıda kişiyi öldürüp Meryem Ana Kilisesi'ni yağma ederek yakıp yıkarlar. Şehirde çıkarılan yangınlar bir ay süreyle devam eder. Diyarbakır'da İlhanlı tabiiyetinde Mardin Artukluları yönetimi başlar. (Sürecek)

-- Adversting 6 --

 




ETİKET :   Medeniyetler payitahtı Diyarbakır

Tümü