‘Müzakere masasında olmak bizi bağlamaz’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ey AB, şunu bilin, Türkiye sizin bugüne kadar tanıdığınız ülkelerden bir ülke değil. Şu anda sizinle müzakere masasında olan bir ülke, bu müzakere masasında olmak bizi bağlamaz. Bu müzakereler bir anda bitebilir. 4 milyon mülteciyi ülkesinde ağırlayan bir Türkiye’ye takındığınız tavrı iyi bilin. Bu kadar DEAŞ’lıyı şu anda cezaevlerinde bulunduran ve aynı şekilde Suriye tarafından bulunanları kontrol altında tutan Türkiye’ye karşı takındığınız tavrı gözden geçirin. Bu kapılar açılır, bu DEAŞ’lılar da size gönderilmeye başlandı, gönderilir" dedi.

ABD Başkanı Trump’ın daveti üzerine Washington’a giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kritik ziyaret öncesi Ankara Esenboğa Havalimanı’nda açıklamalarda bulundu.

Rusya ile yapılan dördüncü devriye sonrasında sahadaki durumun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu an itibariyle terör örgütlerinin bölgeden çekildiğini söylemek mümkün değil. Hala terör örgütleri burada. En son dün Kamışlı’da sivillere yönelik cereyan eden terör eylemleri ortada. Mümbiç’ten çekildiğini söylememiz mümkün değil, terör örgütleri Mümbiç’te de var. Kısmen Telabyat’ta da bunlara rastlıyoruz, Tel Rıfat’da da var. Ne Rusya, ne Amerika bu terör örgütleri verdikleri saatlerde ve günlerde temizleyebilmiş değil. Bunları Sayın Trump ile konuşacağız, döndükten sonra Sayın Putin ile bir telefon görüşmesi ile bu gelişmeleri değerlendirme imkanı bulacağız. İdlib’de de aynı şekilde benzer sıkıntılar yaşanmaya devam ediyor” diye konuştu.

“Biz bunları takmayız”

AB Dış İlişkiler Konseyi’nin Türkiye’nin sondaj faaliyetlerine yönelik aldığı kararın sorulması üzerine Erdoğan, “Dışişleri Bakanlığı gayet güzel açıklamalarını yaptı. Bir şeyi AB unutuyor. Avrupa Birliği’nde görev yapanların birçoğu siyasette hala çok yeni. Bunların birçoğu da maalesef bu yeniliğin verdiği bir cehaletle bunlara yaklaşıyor. Her şeyden önce biz Kıbrıs’ta bir garantör ülkeyiz. Yunanistan ve İngiltere de garantör ülke. Bizim garantör ülke olarak burada haklarımız var. Bütün bu sularda, münhasır ekonomik bölge denilen yerlerde de bizim bazı haklarımız var. Bunlar uluslararası hukuktan kaynaklanan haklar. Fakat uluslararası hukukun herhangi bir hak vermediği ülkeler buralarda gelip kendilerine göre çalışmalar yapma hakkını elde ediyorlar ki, bunların bir kısmı AB üyesi ülkeler ama Türkiye’ye gelince ‘Türkiye buralara giremez, yaptırım uygulayacağız’ diyorlar. Zaten siz bize 1959’dan beri yaptırım uyguluyorsunuz, ‘aldık alacağız’ diye sürekli Türkiye’yi oyaladınız. Hangi ülkeler geldi geçti, onları AB üyesi yaptınız ama Türkiye’ye karşı hiçbir zaman verdiğiniz sözleri tutmadınız. Bunlara karşı köşeli ifade kullandığınız zaman kötü oldunuz. Ey AB, şunu bilin, Türkiye sizin bugüne kadar tanıdığınız ülkelerden bir ülke değil. Şu anda sizinle müzakere masasında olan bir ülke, bu müzakere masasında olmak bizi bağlamaz. Bunu da bilmenizi istiyoruz. Bu müzakereler bir anda bitebilir. Şu anda 4 milyon mülteciyi ülkesinde ağırlayan bir Türkiye’ye takındığınız tavrı iyi bilin. Bu kadar DEAŞ’lıyı şu anda cezaevlerinde bulunduran ve aynı şekilde Suriye tarafından bulunanları kontrol altında tutan Türkiye’ye karşı takındığınız tavrı gözden geçirin. Daha önce söyledim, bunları siz hafife alıyor olabilirsiniz, bu kapılar açılır, bu DEAŞ’lılar da size gönderilmeye başlandı, gönderilir. Ondan sonra siz başınızın çaresine bakın. Türkiye’ye Kıbrıs’taki gelişmelerle ilgili gözdağı vermeye kalkmayın, biz bunları takmayız, yolumuza devam ederiz” dedi. (İHA)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol