Ramazan ayından şiddet neden bu kadar artar bir türlü anlamıyorum. Oysa Ramazan ayı hoşgörünün, sevginin, yardımlaşma ve dayanışmanın en dorukta olmazı gereken bir ay değimlidir? Öyleyse bu şiddet, bu öfke, bu tahammülsüzlük neden? Neden yaşadığım şehirde, her gün onlarca şiddet haberini sayfalarımıza taşımak zorunda kalıyoruz ki…

Elbette bu sorunun onlarca cevabı vardır, ama bu şiddeti uygulayanlar, dinimizi tam anlamıyla yaşamış olsalardı, belki de şiddet olayları en az düzeyde olurdu. Aslında bu sorunun cevaplarından birini, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki George Washington Üniversitesi’ndeki iki akademisyenin her yıl gerçekleştirdiği ‘İslam Ülkeleri Ne Kadar İslami’ başlıklı araştırması veriyor. Bu iki akademisyenin araştırmasına göre, İslamilik Endeksi sıralamasının ilk 40’nda hiçbir bir Müslüman ülke bulunmuyor. Listenin zirvesinde geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Yeni Zelanda yer alırken, ülkemiz maalesef 95’nci sırada bulunuyor.

Bu araştırma da ortaya koyuyor ki, İslam Dini gelişmiş toplumlar da anlayarak, bilinerek uygulanıyor ve İslam Dini, en güzel şekilde yaşanıyor. Geri kalmış toplumlarda ise bunun tam tersini görüyoruz. Bu durum, dinimize büyük zarar verdiği için gelişmesine, yayılmasına da engel teşkil ediyor.

Bakın Ramazan ayında hiç olmadığı kadar şiddet haberi yazdık-çizdik. Bunlardan kadın cinayetleri, tüm ülke kamuoyunda geniş yankı buldu. Bu cinayetlerin ilki; bir doktorun, avukat olun ve boşanma aşamasındaki eşini hem de çocuklarının gözün önünde, 14 kurşunla hunharca katletmesi, bir diğeri ise, bir kadın polisin, yine polis olan meslektaşı tarafından hiç acımadan öldürülmesiydi.

Diyarbakır bu iki cinayetle sarsılırken, bayram arifesinde bir kadın cinayeti haberi daha geldi. Bu kez Diyarbakır’ın Bismil İlçesi yakınlarındaki Üçyol mevkinde eşiyle tartışan bir kişi, olaya müdahale etmek isteyen bir kamyoncuya, ‘karımla tartışmama kimse karışamaz’ diyerek, gönderdikten sonra, 3 çocuğunun yanında 20 yıllık eşini defalarca bıçaklayarak, öldürüp cesedini de yol kenarına attı.

Elimde İstatistik bilgi yok, ama gözlemlerime göre, Ramazan’da normalin üzerinde asayiş olayı meydana geliyor. Bu bilim insanları tarafından enine boyuna araştırılmalı. Çünkü neredeyse her gün şehirde, ilçede, köyde çoğu da ceviz kabuğunu dolduramayacak küçük nedenlerden dolayı onlarca kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı. Halbuki dinimizi anlayarak öğrensek, gereklerini bilinçli bir şekilde yerine getirirsek, şiddetin azalacağına inanıyorum. Dolayısıyla İslam Dinini bilinçli insanlar anlatmalı, öğretmeli...

AMAN DİKKAT!

En büyük sorunlarımızdan biri de trafik terörüdür. Geçen yıl, Türkiye genelinde meydana gelen 428 bin 74 trafik kazasında, 3 bin 373 kişi yaşamını yitirdi, 310 bin 109 kişi de yaralandı. Bu kazalarda, en büyük kayıplar bayram tatillerinde oluyor. Şimdi 9 günlük Ramazan Bayramı tatili var ve en büyük sorunlarımızdan biri yine trafik kazaları.

Tatilin ilk günündeki bilanço bile korkmamıza, ürkmemize yetiyor. Tatilin ilk gününün 12 saatlik süresi içinde meydana gelen 29 trafik kazasında, 12 kişi yaşamını yitirdi, 83 kişi yaralandı.

Aman dikkat! Sevdiklerinize geç ama sağlam ulaşın. Dinimizin öngördüğü şekilde sabırlı olun, öfkenizi kontrol edin, trafik kurallarına uyun. Güzel düşüncelerle çıktığınız yola, güzel düşüncelerle devam edin ve hiç kimseyi üzmeyin. Tüm okurlarıma güzel bayramlar dilerim.

Sevgiyle kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.