Son seçimlerden güçlü çıkmak için yapılan arayışlar sonucu, Türk siyasi literatürüne bir kavram daha girdi: Örtülü Müttefik veya Örtülü Bileşen…

‘Örtülü bileşen’ veya ‘örtülü müttefik’ gibi kavramlar Mart 2019 seçimlerinin arifesinde HDP özelinde sıkça tartışılan kavramlar olarak dikkat çekmektedir. Peki ama neden örtülü bileşen, neden HDP’nin desteklediği Millet İttifakını oluşturan partiler HDP’nin desteğinin üzerini örtüyorlar? En önemlisi neden HDP üzerinin sıkça örtülmek istendiği duruma razı olmaktadır? Bu gibi manidar soruları daha da çoğaltmak mümkündür.

Cumhur İttifakını oluşturan siyasal partilerin yetkilileri ve sözcüleri seçimlere az kala Millet İttifakını oluşturan partilerini ‘terör uzantılı’ dedikleri HDP üzerinden sıkıştırma kurgusuyla propagandalarını her gün daha da yoğunlaştırmaktadır. Daha açık bir ifadeyle AK Parti ve MHP liderleri başta olmak üzere bu taraftaki bütün kurmaylar terörle mücadele kapsamında ortaya konulan emek ve fedakarlık üzerinden CHP ve İYİ Parti’yi köşeye sıkıştırmak, onları ‘terör uzantılı HDP’ ile iş birliği yaptığı ile suçlayarak, Türk halkına anlatmak ve bunun neticesinde bu partilerinin tabanını oluşturan milliyetçi oylarını kendilerine doğru çekmeyi hesaplıyorlar.

Peki CHP ve İYİ Parti liderleri ve kurmayları iktidar cephesinin bu propagandasına karşı nasıl bir strateji izliyor? Deyim yerindeyse ne ret, ne de kabul ediyorlar. HDP’nin tabanının oylarına talibiz, ama HDP ile bir ittifak söz konusu değildir, demektedirler. İşte ‘Örtülü’ kavramı onların bu tutumlarından doğmaktadır ki, HDP de İstanbul, Ankara ve İzmir’de büyükşehir adayı çıkarmayacağını açıklayarak ‘örtülü’ bileşen olmayı kabul etmiş görünmektedir.

HDP’NİN BU SEÇİMDE STRATEJİSİ ACAYİP!..

CHP ve İYİ partileri örtülülük konusunda ortaya koymaya çalıştıkları tutumu, milliyetçi oylarını kaybetmeme adına, anlamak mümkündür. Peki ama HDP ‘Kardeşim ben Millet İttifakında yer alıyorum’ açık açık dese ne kaybedecek? HDP bu konuda neden kaygı taşımaktadır?

Halbuki siyasette her zaman net olmak ve bu anlamda politik duruş sergilemek hedefe gidilen yolda kazandırır. Demokrasi şeffaf bir sistem değil midir zaten? HDP gibi kendisini demokrasinin abidesi olarak değerlendiren bir partiye ‘örtülü’ bir strateji ortaya koyma ve buna göre davranma yakışır mı?

HDP’nin tuhaf tutumu ile ilgili olarak Gaziantep ve Şanlıurfa’da izleyeceği seçim yöntemi. Gaziantep’te DSP adayı Celal Doğan’ı destekleyecek. Celal Doğan niçin HDP’de aday olmadı da Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye yakalanarak getirilmesinde en büyük role sahip DSP’de aday oldu? İşte Antep’te HDP’li Kürtler bu partiye destek olmak için manipüle edilecek. Keza Şanlıurfa’da HDP aday çıkarmıyor, ama bağımsız adayı destekleme kararı aldı. Tuhaflıklar zincirine kim bilir daha kaç tane halka ekli?

Bize göre aslında üzeri örtülmek istenen Kürt halk değerleridir. HDP eliyle batıdaki Kürt oyları CHP ve İYİ partiye gidecek. Ne kadar gidecek bilmiyoruz ancak siyaset tarihinde bu seçimde sadece doğudaki Kürt illerinden gelecek oylar HDP’nin hanesine yazılacak. İzlenen bu yöntemle bilerek veya bilmeyerek HDP, Kürt siyasi potansiyelinin eritilmesinde bir aktör olarak tarih sayfalarına geçecek, tabi buna ön ayak olan perde arkası güçler ve Kürt Aydıncıkları! olarak kendilerini tanıtanlar da.

Biliyorum ve tahmin de ediyorum, burada amaç demokrasinin ileri bir seviyeye taşımak ve Erdoğan zorbalığını yıkmak! O halde sormak lazım, seksen vekile sahipken neden demokrasi mücadelesi verilmedi, neden bu siyasi güç Erdoğan ile pazarlıkta değerlendirilmedi? Neden Kürt siyasi potansiyeli CHP ve İYİ Parti ile örtülü pazarlıklarda kullanılmak istenmektedir?

Bu seçimde her zaman olduğu gibi, halkın kendisine hizmet edeceği aday veya adaylara teveccüh göstereceği açıktır. Siyasi partilerin ideolojik odaklı yaklaşımları çökmüştür ve halk artık buna prim vermez. Hizmet ve huzur odaklı politik zihniyet ülkenin ve halkın geleceğinin garantisi olarak sandıklarda karşılık bulacaktır. Bu seçimde halka hizmet etmemiş veya etmekte zorlanmış adaylar da, hizmet edemeyecek adaylar da kaybedecek. Yine hizmet etmiş adaylar da hizmet edebilecek kapasiteye sahip adayların da kazanacağı bir seçim olacaktır, 31 Mart 2019 seçimi.

Saygıyla…

 

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol