SELAM OLSUN ÖZLEYENE de mi DEMEYECEĞİZ…

17:23:39 | 2018-12-02
Recep YILMAZ
Recep YILMAZ       Gazeteci- Yazar recepyilmaz46@gmail.com

Merhaba sevgili okuyucularım.

Sizden bir süreliğine izin istemiştim. Biliyorum uzadı. Ama elimde olmayan nedenlerle oldu. Her kesin çok basit dediği “katarakt” ameliyatı oldum. Ama benim için hiç de basit olmadı. Hala bile ışıklara bakınca gözümde yansımalar oluyor. Tabi bu da ameliyattan sonra peydahlandı. Biraz daha bekleyip tekrar kontrole gideceğim.

Sakınan göze çöp batarmış. Benim ki de aynen öyle oldu sanırım. Güya Avrupa’da üç kişiden biri olan Türkiye’ye hep ilkleri getiren bir doktora kendimi teslim ettim. Ama henüz istenen sonucu alamadım. Bir süre daha beklemem istendi.

Bakalım.

Sonra tekrar yazarım.

                                                   &

 

Gerçekten sizi ve yazmayı çok özledim.

Rahmetli annemin dediği gibi “Şükür kavuşturana”  Yine her zamanki köşemde ve her zamanki günümde, pazartesileri sizlerle birlikte olacağım.

Yine o inanç turizminin başkenti, yine o turizm şehri, yine o tarihi ve kadim kenti, Amed’i, Diyarbekir’i birlikte yad edeceğiz. Sorunlarını dile getireceğiz. Eksiklerini anlatacak, bu konuda önerilerimizi yazıya dökeceğiz.

Yetkililer küsse de, kızsa da, darılsa da; ürkmeden, bıkmadan Diyarbekir’imiz için kalemimizi esirgemeyecek yazacağız, yazacağız.

 Örneğin; Türkiye’nin en geniş arazisine sahip Üniversitelerden biri olan ve birçok yeniliği ilimize ve bölgemize getiren Dicle Üniversitemizin yetkililerinin çok daha güzel projelerle üniversitemizi güzelleştirmeyi ve güçlendirmeyi isteyeceğiz.

‪Örneğin; Hastaların ve hasta yakınlarının kullanmakta olduğu D.Ü. Araştırma Hastanesi otoparkı genişletilmeli, gerekirse çok katlı otopark inşa edilmelidir. Ancak düzenleme gerekse de çok katlı otopark yapılmalı,

Örneğin; Şu anda uygulanan "ücretsiz otopark" uygulaması devam etmelidir, diyeceğim.

Örneğin; Mevcut araştırma hastanesinin fiziki şartları ihtiyaca cevap vermiyor, buna sessiz kalmayacağız.

                                                    &

Travel Turkey’in partner ili Diyarbakır seçildi.

Örneğin; Diyarbekir’deki ey turizm şirketleri, sivil toplum örgütleri, ey yalnızca bir unvan elde etmek için kurulmuş kıvır-zıvır örgütler… Bu haberin yaygınlaşması ilgili yerlere ulaşması için ne yaptınız demeyecek miyiz? Kızılsa da küsülse de Diyarbekirim adına o yalnızca ucuz rantlar elde etmek peşinde olanları eleştirmeyecek miyiz?

Kurdukları derneklerde yalnızca saz çalıp oynayarak ve bu arada çevrede ses kirliliği yaratanlara, ne yapmaya çalışıyorsunuz diye sormayacak mıyız?

Güneşinizden geçtik Diyarbekirimiz için gölge etmeyin demeyecek miyiz?

                                                         &

Diyarbakırlıların damak tadına uymayan, bu nedenle de ticari karşılığı olmayan lezzetlerden biri tantuni, diğeri kokoreçtir. Ankara’daki Tanıtım Günleri’nde kokoreç vb. lezzetlere yer verilmesi, gastronomi şehri olmasını arzu ettiğimiz Diyarbakır adına büyük bir talihsizliktir… Diye yazmayacak mıyız?

                                                       &,

Şu anda kimin söylediğini anımsamıyorum ancak konuyla ilgili olduğu için sizlere aktarmak istiyorum;  “Soruyorum; din bir, kitap bir, Allah bir, bu kadar tarikat, neden var söyler misiniz?”

Şimdi ben de soruyorum; Amaç Diyarbekir’n kalkınması, gelişmesi, tanınması ise bunca dernek, sanırım iki bine yakın, bir kaçı hariç bunca STK ve benzeri örgüt ne diye var Diyarbekirde?

Haksız mıyım?

                                                     &

Şimdi de sıra haftanın öğüdünde.

Kirveme öğütler;

Kirvem; Ömer Hayyam’a kulak ver,

 “Niceleri geldi, neler istediler

Sonunda dünyayı bırakıp gittiler.

Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?

O gidenler de hep senin gibiydiler.”

                                                    &

Ve şimdi de haftanın şiiri,

 DİYARBEKİR

Ve o kadar çok uzaktasın ki,

Ne senin elin varıyor elimi tutmaya,

Ne benim kolum varıyor, belini sarmaya

Aslında o kadar da çok yakındasın ki

Elin elimde,

Kolum belinde…    RECEP YILMAZ

                                 &

 

Güzel Günler dileğiyle,

Dostça kalın… 

“Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.”

“SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.”

“Sur İlçesinin adı “ESKİ DİYARBEKİR” olsun.”

 “ŞEHRİN STADI, ŞEHRİN ÖZGÜRLÜK MEYDANI OLSUN.”

Daha da önemlisi;

YAKIP YIKILAN BÖLGELERDE EVLER, ASLINA UYGU VE DİYARBEKİR EVLERİNE YAKIŞIR BİR BİÇİMDE YAPILSIN.    

 

 

 

 

 

-- Adversting 6 --

 




ETİKET :  

Tümü