Bitkilerin tedavi amacıyla kullanımı insanlık tarihi kadar eskidir. Eski uygarlıkların tıbbi bitkiler hakkındaki bilgilerini, kalan kitabeler ve arkeolojik materyallerden öğreniyoruz.

Bitkilerin tedavi amacı olarak kullanılması tarihte özellikle Sümer, Akad ve Asurlar döneminde gelişmiştir. Mısırlılar da bitkisel tedavilerinde önemli başarılar elde etmiş ve bunlar papirüslere kaydedilerek günümüze kadar ulaşmıştır.

Tıbbın babası sayılan Hipokrates (M.Ö. 460-377), döneminde kullanılan 400 tür tıbbi bitkiden ayrıntılı olarak bahsetmiştir.

Roma ve Bizans dönemi: Birinci yüzyılda, Dioskorides’in yazdığı “Müdâvî ilaçlar” kitabında 600’den fazla tıbbi bitki hakkında etraflı bilgi bulunmaktadır. Ünlü tıp bilgini İbn-i Sina (980-1037) "Şifa" ve "Kanun fit-Tıb" adlı eserlerinde 900'den fazla tıbbi bitki, hayvani ve inorganik kök ilaçlarının tedavisine yer vermiştir.

19. yüzyılda tıbbi bitkiler üzerinde önemli ölçüde inceleme yapılmıştır. Bu dönemde ilaç sanayi de gelişmiştir. 1806’da afyondan saf morfin alkaloiti elde edilmiş ve morfinin uyuşturucu etkisi keşfedilmiştir. Bu sonuç bitkilerde aktif madde araştırmalarını teşvik etmiş, kısa zamanda striknin, veratrin ve kinin alkaloitleri, 19. yüzyılın ortalarında ise bitkilerden diğer aktif maddeler izole edilmiştir.

19. yüzyılın sonları 20. yüzyılın başlarında, vitaminler ve antibiyotiklerin keşfi bilimde yeni sayfalar açmıştır. Bitkilerin tedavi etkileri hakkında araştırmalar halen devam etmektedir.

Bitkisel ilaçların geçmişi eski çağlara dayanmasına karşılık, günümüzde yüzlerce, binlerce yıl öncesinde olduğu şekilde kullanılması düşünülemez.

Bilimsel araştırmalar sonucu bitkisel ürünün içeriği, olası riskleri, etki şekli, etkin kullanım için gerekli ideal koşullara yönelik ortaya konulan bilimsel tüm bulgular değerlendirmeye alınmalıdır. Tedavi amacıyla kullanılacak olan bitkisel ilaç, ister ham bitki materyali halinde, isterse tablet, kapsül, şurup gibi farmasötik ilaç şekline dönüştürülmüş olsun, istenen tedavi cevabının sağlanabilmesi için bazı önemli hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir.

Ham bitki materyalinin bileşimi çeşitli etkenlere göre değişiklik gösterebilmektedir:

• Coğrafik koşullar: Yağış miktarı, güneş ışığının süresi, güneşin geliş açısı.

• Tarımsal koşullar: Toprak özellikleri, mineral içeriği, asitlik değeri, yapısı, su tutma özelliği vb.

• Yetiştiği arazinin deniz seviyesinden yüksekliği.

• Sulama sıklığı, gübreleme, ilaçlama, budama.

• Toplama dönemi: Çiçeksiz bitki, çiçekli bitki, meyveli ya da tohumlu iken.

• Kurutma şekli: Açık havada, güneş altında, kurutma fırınlarında vb.

• Saklama koşulları ve süresi, ortamın nem ve ısı koşulları.

Bitki özütü haline getirilme aşaması

• İşleminin etkili bileşenleri çözebilecek uygun çözücüyle yeteri sayıda tekrar ile elde edilip edilmediği.

• Çözücünün uygun koşullarda uzaklaştırılıp uzaklaştırılmadığı.

• İçeriğinin analiz ile standartize edilip edilmediği.

İlaç şekline dönüştürülme aşaması

• Kurutulmuş bitki kısmından mı, yoksa özütünden mi hazırlandığı.

• Ürün içerisinde etkili bileşenlerinin yeterli oranlarda bulunup bulunmadığı.

• Ürünün raf ömrü boyunca etkinliğini koruyup koruyamayacağı, gibi etkenler göz önünde bulundurulmalıdır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol