Diyarbakır uzun yıllar Halep yolu üzerinde önemli bir durak yeri olmuştur. Tebriz’den yola çıkan kervanlar Muradiye, Bitlis, Diyarbakır ve Birecik’ten geçerek Halep’e ulaşmaktaydı. Ancak 17. yüzyıldan itibaren İzmir büyük bir ticaret merkezi haline gelmiş ve Halep’in önemli konumu değişmeye başlamıştır. Bu durum Diyarbakır’ın kervan yollarının uzağında kalmasına neden olmuştur.

Diyarbakır’ın çoğunlukla yönetim merkezi olarak kullanılması, hanedanların ya da ikinci derecedeki mensuplarının burada oturması kente önemli bir ekonomik avantaj sağlamıştır. Akkoyunlu döneminde 70 yıl idare merkezi olarak kullanılan Diyarbakır’da ekonomik gelişme süreci hız kazanmıştır.

Osmanlı döneminde büyük bir eyaletin idare merkezi olarak seçilen Diyarbakır, İran sınırına yakın olması sebebiyle aynı zamanda stratejik ve askeri bir öneme sahiptir. Kent, 16 ve 17. yüzyıllarda Doğu’ya yapılan seferlerde ordunun kışlama yeri ve hareket üssü olarak kullanılmıştır.

16. yüzyılda, Diyarbakır, nüfus sayısı olarak Bursa ve Kayseri’den sonra Anadolu’nun üçüncü büyük şehri konumundadır. Nüfustaki bu büyüme kentte ekonominin de canlanmasına neden olmuştur. Bu dönemde ticaretin, tarım ve hayvancılık ve sanayiye oranla ekonomide daha fazla yer kapladığı ve gerek hacim, gerek çeşit olarak artarak zenginleştiği gözlenmektedir. Bununla birlikte halkın büyük bölümü tarım ve hayvancılığın yanı sıra çeşitli ham maddelerin işlenmesine dayalı endüstri kolları ile uğraşmaktadır.

Kentte buna bağlı olarak darphane, kirişhane, macunhane, boyahane, tabakhane, başhane, şemihane gibi önemli tesislerin bulunduğu ve özellikle pamuk üretiminin yoğun olduğu görülmektedir. Ticareti canlı tutanlar ise şehirden transit geçen kervanlar ile tüccar olan belli bir halk kesimidir.

Diyarbakır, sadece ana ticaret yollarının güzergahları üzerinden geçen kervanların uğradığı bir şehir değil, aynı zamanda doğudan gelen ve Van’ın güneyinden Osmanlı topraklarına giren bütün kervanların gümrük vergilerini ödemek zorunda oldukları bir gümrük merkeziydi.

Uluslararası transit ticaretin yanı sıra, bölgeler arası ve bölge içinde yapılan ticaretin de önemi büyüktür. Diyarbakır kale kapılarından geçerek şehre satılmak için getirilen mallar ve bunlardan alınan kapı vergileri denilen gelirlerin de ekonomiye etkileri söz konusudur.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol