Diyarbakır, yerli ve yabancı turistlerin gözde kenti haline geldi. Otellerin doluluk oranı yüzde 100’lere ulaştığı şehrimizde, 2019 yılı hedefi ise 3 milyona yakın turist ağırlamaktır.

Kadim şehrimiz turizmde ivme yaptı, yapmaya da devam etmektedir. Şehrimiz eskiye oranla daha fazla yerli ve yabancı turist çekmeye başladı. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan güzel şehrimiz, tarihi Surları, İçkale Müze Kompleksi, Ulu Cami, Peygamber Makamları, türbeler ve kiliseleriyle turizmde şaha kalktı. Bu çok güzel ve insanı heyecanlandıran bir gelişme. Bu iyi haberin yanında birde kötü haber var. Nedir bu peki; kimi kesimler bunu fırsatçılığa döndürmüş durumdadır. Diyarbakır’da bulunan başta havaalanı, hastanelerin kantinleri, kafeler, sinemalar, kültür merkezleri başta olmak üzere, Diyarbakır’ın genelinde “esnaf”ın uyguladığı keyfine göre bir fiyat tarifesi halkı bezdirmiş durumda.

Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Nisan-Mayıs ayı içerisinde Diyarbakır’ın genelinde astırdığı billboardlarda “ALIŞVERİŞİNİ YEREL ESNAFTAN YAP- ESNAFINA SAHİP ÇIK”  dedi. Bu ilk başlarda anlaşılır bir şey idi, ama zamanla bunun bazı çevrelerce çok istismar edildiği gözle görülmeye başlandı. Herkes bir şeyleri bahane ederek, bazı şeyleri de kendine göre kullanarak halkın iyi niyetini suistimal ediyor.

Tabii ki de halkımız alışverişini yerelden yapsın buna kimsenin bir şey dediği yok, bunun desteklenmesi de gerekmektedir,  ama iş halkı kandırmaya gelince kusura bakmasın kimse, bu halk sizin ‘sağacağınız bir halk’ değildir.

YEREL ESNAF YAŞATILMALI!

Yerel esnafımız memleketimizin temel taşının, harcıdır, betonudur ve huzurun sigortasıdır. Yerel esnafımız yaşamalı ki memleket güzelleşsin, gelişsin, daha çok ilgi görsün ve Diyarbakır halkı alışverişini yerel esnaftan yapmalı. Yerel esnafımızın ayakta durabilmesi ve geçimini sürdürebilmesi için destek olmak zorundayız. Buna diyecek bir sözümüz de olamaz zaten, ama bunu da suistimal etmek doğru değil.

KİRA BAHANE, HALKI KANDIRMAK ŞAHANE!

Vatandaşların büyük tepkisine sebep olan havaalanı kantini, hastanelerin kantini, şehrin tarihi yerlerinde bulunan “esnaf”ın vatandaşlara uyguladığı fahiş fiyatlar ve bazı yerlerde ise kişiye göre fiyat belirleme halkı canından bezdirmiş.

Kurumların ihale usulü verdiği kafe, restaurant işletmeleri yürüten işverenler kiraları bahane ederek, alışveriş için gelen insanların cebeni yakmaktadır. Böylesi yerlere gelen yurttaşlar büfe, kantin, kahvaltı yerleri, lokantalar ve çay ocağı gibi yerleri işletenler tarafından mağdur edilmektedir.

Bakanlığın yönetmelik ile öngörülen ‘kurumun huzuru, güvenliği, gizliliği, temizliği’ gibi kriterlerden ziyade, daha çok kârlılık ve yüksek getirinin ağır kazandığını böylesi işletmelerin kendisi keyfine göre fiyat tarifesi uygulamaktadır.

Örneğin; bir küçük su 0,5 L fiyatı her yerde farklı 5 TL, 3 TL, 2 TL, 1,50 kuruş. Çay desen 3 liradan başlayıp 5 liraya kadar çıkıyor. Bir kutu cola 6 ile 7 lira arasında değişiyor. Tarihi mekanlarda ise, bir kahve ve bir küçük su için 15 TL alınmaktadır. Vatandaşların bunlara tepki göstermesi üzerine bu gibi iş yerlerin çalışanları “biz bilmem kaç bin lira kira ödüyoruz, nasıl bu kira çıkacak” diye cevap vermektedir.

YETKİLİ KURUMLAR GEREKENİ YAPMALI

Bu işle kim ilgili ise, hangi kurum bu işlere bakıyorsa, bu şehrin yöneticilerine seslenerek bunun takibinin mutlaka yapılmasının gerektiğinin altını çiziyoruz. Şehre gelen insanların ve Diyarbakır’ın imajının zedelendiğini belirtmek istiyoruz. Bu gibi yerlerden alışveriş yapmak, yemek yemek isteyen vatandaşların mağdur olmaması için kime ne görev düşüyorsa bir an önce yapmalı, fiyatları araştırıp, fahiş bedelle satışa izin verilmemesi gerekiyor.

Bu gibi yerlerin fiyatları ise deyim yerindeyse ateş pahası. Fiyatlarının yüksekliği bir yana bir de bazı yerler de sağlıksız koşullar içeriyor. Denetimin olmamasından yakınan halk ise yetkililerin vurdumduymazlığına da veryansın ediyor. Artık birilerinin bu sesleri duysun ve bir an önce bu olaylara çözüm bulsun.

Bu gibi yerlerde vatandaş resmen kazıklanıyor. Bu fiyatlar çok yüksek. İnsanlar zaten kıt kanaat geçiniyor. Birde uçağa binecek, hasta olmuş, hastaneye gelmiş. Diyarbakır’ı görmeye gelmiş, yerli insanı var, yabancısı var,  ailesiyle çarşıya çıkmış, çocuğu en basitinden bir su istemiş, insanların içerisinde işsiz olanı var, asgari ücretle geçineni var. Çok yazık. Bu gibi yerlere veya mekanlara gidiliyor. Bunları kim denetliyor? Bu nasıl denetlemedir. Bu millete yazıktır, günahtır, yapmayın böyle… BİRAZ VİCDAN!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol