ÜRETEN BEYİNLERİ ÇÜRÜMEYE TERK ETMEYELİM

04:20:54 | 2019-02-11
Recep YILMAZ
Recep YILMAZ       Gazeteci- Yazar recepyilmaz46@gmail.com

 

Artık söylemekten yoruldum billahi,

Bir devlet vergi ile büyümez kardeşim;

Hele kuru dualarımızla hiç büyümez, birader,

Hemen hemen her şeyden, pardon nefes aldığımız havadan gayrı her şeyden vergi almakla ekonomi kalkınmaz, pahalılıktan kurtulmaz ülke kardeşim.

Ya nasıl mı büyür;

Üretim ile büyür dostum,

İcraat ile büyür,

Sanayi ile büyür,

Teknoloji ile büyür,

Tarım ile büyür,

Eğitim ile büyür ey millet, eğitim ile büyür.

Bir ülkenin gelişme sürecinde şüphesiz ki eğitim en büyük önemi taşımaktadır.

Bir ülkenin kalkınması için gerekli olan şeylerin başında ilk anda eğitim demek geliyor insanın aklına. Eğitim, günümüzde çok önemli standartların yüksek tutulmasına, çok daha bilinçli, hesaplı bir şekilde yapılandırmaların sağlanmasına,  atılan adımların kararlı olmasına neden olur.

Bir ülkenin kalkınması için öncelikle geliştirilmesi gereken sistem? Eğitim, Hukuk, Siyaset ve Tıp/Sağlık sistemidir.

Siz bunları hiçlemişseniz, göz ardı etmişseniz, bütün enerjinizi iktidarda kalmaya, bir sonraki seçimi kazanmaya odaklamışsanız ve bütün bu başarısızlıklarınızı ört-bas etmek için basını susturmuşsanız, satın almışsanız kalkınmadan söz etmeye hakkınız olmaz.

Üretmekle büyür ülke vallahi üretmekle büyür.

Üretmekle güçlenir. Ürettiğini satarak paran değer kazanır. Paran değer kazandıkça yükselirsin, büyürsün, söz sahibi ülke olursun.

Ama tasan üretmek değil, nitelikli insan yetiştirmek değil, halkını sevmek ve korumak değilse vallahi bir yere varamazsın.

Hele hele üreten beyinleri çürümeye mahkum etmişsen, farkına varmadan aslında sen kendini bitirmeye mahkum etmişsin, bu böyle biline.

Hukuk sisteminin gelişmesi insanların devlete güvenmesini sağlayacak olan unsurdur. Üretime geçerek ürettiklerinin karşılığını almak ülke ekonomisine en büyük desteği verir.

Ama hukuk benim dersen, hukuk beni övmek, hukuk beni göklere çıkarmak dersen ve en büyük benim ben sizin babanızım ben ne dersem o olur derseniz siz kendi ailenizi bile yönetemez duruma düşersiniz günü geldiğinde.

                           &

Soğanı, samanı, danayı… İthal etmekle,

Marketlere fırça atmakla… Br yere varılmaz.

Hele hele düşüneni içeri atmakla, basını susturmakla hiç ama hiçbir şey halledilmez.

Ağır aksak da olsa çalışan fabrikayı kapatmakla, gelir elde edebilmek için ülkenin değerlerini elden çıkarmakla bir yere varılmaz. Satıştan elde edilen paralarla geçici ve kısa dönemli refah sağlanarak bir ömür tüketilmez. Kalıcı ve uzun ömürlü bir refah sağlamak mümkün olmaz. Asla olmaz.

                                     &

Haftanın öğüdü,

Kirveme öğütler;

Kirvem; “Niceleri geldi, neler istediler

Sonunda dünyayı bırakıp gittiler.

Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?

O gidenler de hep senin gibiydiler.”

Ömer Hayyam

                                     &

Güzel bir hafta dileğiyle,

Dostça kalın…

Anzele; büyük bir Balıklıgöl haline getirilip, turizme kazandırılsın…  

“Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.”

“SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.”

“Sur İlçesinin adı “ESKİ DİYARBEKİR” olsun.”

 “ŞEHRİN STADI, ŞEHRİN ÖZGÜRLÜK MEYDANI OLSUN.”

Daha da önemlisi;

YAKILIP YIKILAN BÖLGELERDE EVLER, ASLINA UYGU VE DİYARBEKİR EVLERİNE YAKIŞIR BİR BİÇİMDE YAPILSIN.   

-- Adversting 6 --

 




ETİKET :  

Tümü