Irak Kürdistan Bölgesi’nde faaliyet gösteren insan kaçakçılarının geçen yılın yaz aylarında 300’den fazla kişiyi İngiltere’ye ulaştırma vaadiyle Libya’ya götürdüğü, bu kişilerin Libya’da bir milis grubu tarafından rehin alındığı, milislerin rehinelerin ailelerinden 5 bin dolar fidye istediği ve aski halde rehinelerin böbreklerini alacakları tehdidinde bulunduğu ortaya çıktı.
BBC’nin kapsamlı araştırmasıyla bu olay ayrıntılandırrıldı. BBC ekibi geçen yılın Ağustos ayında Federe Kürdistan Bölgesi’nin Ranya kentinde yaptığı araştırmada, bazı ailelerle görüştü ve bölgedeki insan kaçakçılığına dair çarpıcı sonuçlara ulaştı.
BBC’nin edindiği bilgiye göre, geçen yaz İngiltere’ye götürülmek üzere yola koyulan 300’den fazla göçmen kaçırıldı, işkence gördü ve zorla organlarının alınmasıyla tehdit edildi.
Tamamı Irak Kürdistan Bölgesi’nden olan gençler, Libya’da bir milis grubu tarafından esir alındı. Milisler, ailelerinden her birinin 5.000 dolar fidye talep etti ve ödeme yapılmazsa rehinelerin böbreklerinin alınacağı tehdidinde bulundu.
BBC ekibi daha sonra serbest bırakılan bazı rehinelerle görüştü ve zorla rehin alma operasyonlarının gerçekleştiğini gösteren fotoğraflara ulaştı.
Eski tutsaklar işkence izlerini gösterdi ve yaklaşık 180 kişinin bir hücreyi paylaştığı, çok sıkışık koşullarda tutulduklarını söyledi. En az bir rehinenin öldüğü biliniyor ve kaç kişinin hala esir olduğu belirsiz.
AKTİF KAÇAKÇILIK AĞLARI
Milis güçlerinin göçmenleri Libya üzerinden Akdeniz kıyısına götürmesi gerekiyordu. Ancak göçmenlerin yolculuğunu organize eden Federe Kürdistan Bölgesi vatandaşı insan kaçakçısı Noah Aaron ile ödeme konusunda bir anlaşmazlık çıkmıştı. Aaron şu anda Fransa’da ayrı ayrı işlediği kara para aklama ve kaçakçılık suçlarından dolayı 10 yıl hapis cezasını çekiyor.
Rehien olayına ilişkin ayrıntılar ise, BBC’nin geçen ay tutuklanan bir başka kaçakcı Kardo Jaf ile ilgili araştırması sırasında ortaya çıktı.
İki kaçakçının geçmişte birlikte çalıştığına inanılıyor. Her ikisi de Kürdistan Bölgesi’nin Ranya kentinde ve İngiliz düşünce kuruluşu Chatham House’un raporuna göre bu bölge “aktif kaçakçılık ağlarıyla dolu.”
Şubat ayında, BBC’nin bir araştırma ekibi Ranya’da Kardo Jaf hakkında araştırma yaparken, bir adam oğlunun Libya’da rehine alınanlardan biri olduğunu söyledi.
Adam Aaron’ın kaçakçılık çetesinin, Kuzey Afrika üzerinden Akdeniz’i geçerek Avrupa’ya ulaşmayı içeren İngiltere’ye yolculuğu organize etmek için ailesinden binlerce dolar aldığını aktardı.
LİBYA: KAÇAKÇILARIN ROTASI – FİDYE: PARA VEYA BÖBREK
Libya’nın büyük bir kısmı rakip milislerin kontrolünde ve kaçakçılık şebekeleri onların işbirliğine dayanıyor.
2025 yazında, Kürdistan Bölgesi’nden Libya’ya uçakla gelen göçmen grupları art arda korunaklı bir yerleşkeye götürülerek hapsedildi.
Milisler daha sonra her rehine için 5.000 dolar talep etti ve Aaron’ın önceki bir anlaşma için bu parayı ödemediğini iddia etti. Aileler, paranın hızlı bir şekilde teslim edilmemesi durumunda ödemenin “böbrekle” alınacağı konusunda uyarıldı.
Libyalılar ayrıca rehinelerin fotoğraflarını ve videolarını da gönderdi; bunların çoğu şiddet içerikliydi. Birinde, genç bir adama böbreğinin alınması için doktora götürüldüğü söylenirken filme alınmıştı.
Ranya’da BBC’ye konuşan rehinelerden birinin babası fidyeyi ödediğini söyledi. Oğlu, Irak hükümeti tarafından organize edilen bir uçakla Ocak ayında evlerine geri gönderilen 110 rehine arasındaydı. Ancak, oğlunun esaret altındayken gönderdiğini söylediği bir fotoğraf gösterdi; fotoğrafta, zorla organ alınmasından kaynaklandığından şüphelendikleri açık bir yara izi vardı.
Bir süre sonra, benzer telefon fotoğrafları gösteren düzinelerce kişi daha ortaya çıktı. BBC bunları İngiltere’deki bir uzmana gösterdi ve uzman, izlerin böbrek ameliyatı sırasında yapılan kesiklerle tutarlı göründüğünü söyledi.
Bu arada rehinelerin çoğu serbest bırakıldı. Bazı aileler fidye bedelini hemen ödedi, ancak Kürt yetkililer diğer rehinelerin iç organlarıyla ödeme yapmış olabileceğinden şüpheleniyor.
Kürdistan Bölgesel Hükümeti İçişleri Bakanlığı’nda üst düzey bir yetkili olan Hemn Merany’ye göre, risklere rağmen Kürdistan’dan Avrupa’ya yasadışı göçmen akışı durmadı.