Bir yanda;

Ya bizdensin ya da teröristsin diyen zihniyet;

Bir yanda da;

‘Hiçbir koşulda HDP ile olmam, diyen zihniyet ve bu zihniyette olanlarla kol kola girenler. Bu zihniyettekilerle bir yere varılmaz…

Bu zihniyettekilerle ülkeye huzur gelmez.

Bu zihniyettekilerle ülkeye barış gelmez.

Hiç kimse dinleyenleri sağır, seyredenleri kör sanmasın.

Şu iyi bilinmeli ki arkasında ağzınızı, burnunuzu eğip büktüğünüz, dinlemeye tahammül bile edemediğiniz kişi sizi görmüyor ama o görmese de gönlü onda olanlar sizi görüyor.

Bu kafada olanlarla, insanın konuşma hürriyetine bile saygı duymayanlarla; bu topluma siz huzuru getiremezsiniz.

Bu kafayla ülke yönetilemez.

Ayrıca; yalnızca güçlendirilmiş parlamenter sistem vaadi, seçim kazanmaya yetmez.

Önce insan olmak,

Önce insanı sevmek,

Ötekileştirmemek…

Önce bu inkârcı anlayıştan arınıp, tahammül etmeyi bilmek gerek.

Bu toplum altmışların, seksenlerin hatta iki binlerin toplumu değil.

Aklınızı başınıza toplayın.

&

Gelelim hadım bırakan aşı meselesi

Günaydın Türkiye,

Günaydın sevgili okuyucularım.

Bugünkü yazıma bir arkadaşımın oğlunun düğününe katılmak için gittiğim Diyarbekir’de Bağlar semtinde bir kıraathanede dayımın oğlunu beklerken bitişik masada hararetli hararetli tartışan gençlere istemeyerek de olsa kulak verdim.

Delikanlının biri ben aşı olmam. Aşı erkeği hadım ediyormuş, diyor.

Yanındaki arkadaşı da; ulan oğlum bırak bu namussuzların uydurduğu palavraları. Aslı astarı yok. O zaman bende diyorum ki sırf senin gibi aptallar tükensin, aşı olmasınlar ölsünler diye böyle palavraları uyduruyorlar.

Olurmu hiç öyle bir şey?

Uyanın oğlum uyanın.

Dünya aşı oluyor, hadım olmuyor da siz aşı olunca mı hadım olacaksınız, diyerek mantıklı bir yaklaşımla arkadaşını azarlarcasına uyarıyordu.

Dahası var ya, ben günceli can evinden vuran konuşmanın bu bölümü siz okuyucularıma aktarmak istedim.

Sohbet daha uzundu. Geri kalanını sonraki yazılarımda sizlere aktarmaya çalışacağım.

&

         Söz konusu Diyarbekirise …

Diyarbekir Valisi ve Büyükşehir Belediyesibaşkan vekili Münir Karaloğlu’nun hoş bir daveti. Bu davete can u gönülden katıldığım için aynen sayfama alıyorum.

Davet şöyle;

"Su altı bilinmezin kabulüdür."

Tüm bilinmezliklere rağmen çıktık su altı yolculuğumuza.

Burası başka bir evren, başka bir dünya...

Bu dünyaya misafir olmak isteyen herkesi,

Dalış turizmini canlandırmaya;

Eğil'e davet ediyorum.”

Tarih turizmi

İnanç turizmi ve şimdi de sualtı turizm.

Yaşasın Diyarbekir…

Eşe dosta duyuralım.

Hep birlikte katılalım.

Söz konusu Diyarbekir ise akan sular durur.

&

 Bir bakalım kimler ne demiş.

İktidarda kalmak değil, itibarda kalmak önemlidir. İsmet İnönü

KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır: Bütün reformları yapacak bir siyasi güç hedefleniyorsa o zaman Kürtlerin de sol fikriyatın temsilcilerinin de bu ittifakın içinde olmasından başka bir yol yoktur.

Sadece kitap okumak yetmez insana. Bazen meydan okumalı; kendine, hayata, dünyaya...”

Lev Tolstoy

&

         Kulağa hoş gelen sözler

Aşılmasına imkân olmayan hiçbir duvar yoktur.

Anton Çehov

&

Bir söz de benden

Çöpten ekmek toplayanları, pazarlarda gün sonunda çürümüş meyve ve sebzeleri seçerek alanları düşünmek bile istemiyorum.

Taze ekmek yerken utanıyorum.

&

YAŞAMAN LAZIM;

MASKE TAK,

MESAFEYE ÖZEN GÖSTER,

KENDİNİ ve ÇEVRENİ TEMİZ TUT.

AŞI OL KARDEŞİM

AŞI OL!

&

Türkiye Ne Zaman düzelir?

Yeryüzünde en değerli varlık insandır.

Yönetenlerimiz, yönetilenlerimiz buna canı gönülden inandığı zaman Türkiye düzelir.

&

Ulu Camiye;

Engelli insanların da girebilmesi için

Rampa yapılmalı...

&

Şimdi de sıra haftanın öğüdünde

         Kirveme öğütler

Bak kirvem, bunu hiç aklından çıkarma;

Saygı herkese, sevgi layık olana.

&

Gelelim “Dilimde tüy bitinceye kadar” yazacakları        

Geleceğimizi çalmayın.

Anzele, büyük bir balıklı göl haline getirilip, turizme kazandırılsın.

Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi MÜZEYE dönüştürülsün.

Sur içi DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ haline getirilsin.

Şehrin eski adlarından biri, SUR İÇİNE VERİLSİN.

Eski stadyumun yeri ŞEHRİN, ÖZGÜRLÜK MEYDANI olsun.

Daha da önemlisi,

Sur içinde, yakılıp yıkılan bölgelerde evler, aslına uygun ve Diyarbekir evlerine yakışır bir biçimde yapılsın.

İyi bir hafta geçirmeniz dileğiyle. 

Dostça kalın.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol