Son yıllarda en tartışmalı kurumların başında gelen Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), işsizlik rakamlarını açıkladı. Açıklanan rakamlar, dün olduğu gibi, bugün de tatmin edici bulunmasa da, yine de ülkemiz için işsizliğin çok büyük boyutlarda olduğu gözden kaçmadı. Hele hele genç işsiz sayısı gerçekten tehlikeli boyutlarda…

TÜİK’e göre, ülke genelinde, 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2019 yılı Eylül döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre 817 bin kişi artarak, 4 milyon 566 bin kişi oldu. Yani işsizlik oranı 2,4 puanlık artış ile yüzde 13,8 seviyesinde gerçekleşti.

Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 2,9 puanlık artış ile yüzde 16,4 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 4,5 puanlık artış ile yüzde 26,1 olurken,15-64 yaş grubunda ise, bu oran 2,4 puanlık artış ile yüzde 14,1 oldu. 

Oysa DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Temmuz ayı verileri bile TÜİK’le uzaktan yakına örtüşmüyor. DİSK-AR göre; ümitsiz işsizler, iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar, zamana bağlı eksik istihdam ve mevsimlik çalışanlar da hesaplamaya dahil edildiğinde, Türkiye’de gerçek (geniş tanımlı) işsiz sayısının 7 milyon 364 bini bulduğu belirtilerek, işsizliğin düzenli yükselişi en çok gençleri ve genç kadınları etkilediğine vurgu yapılıyor.

Maalesef gerek TÜİK’e göre, gerekse sendikalara göre, genç işsiz sayısının sürekli olarak yükselişte olduğunu görüyoruz. Bugün üniversite mezunu işsiz sayısı 1 milyon sınırına dayandı. Ülkesinde iş bulma umudunu yitiren gençlerin büyük bölümü başka ülkelere gitmenin yolunu arıyor.

Evet;  Avrupalıların gıpta ile baktığı genç bir nüfusa sahibiz, ama bu nüfusu değerlendiremiyoruz. Gençlerdeki işsiz sayısının boyutu gerçekten tehlikeli boyutlara ulaştı. İşsizliğin bu kadar artmasının en temel nedeni, üretim alanlarının azalmasından kaynaklanıyor. Eğer ki, üretim alanlarını çeşitlendirip genişletmediğimiz takdirde işsizliğin önüne geçmemiz mümkün olmayacaktır.

Özellikle iktidara gelen siyasilerin mutlaka başarıyı sahiplendiği gibi, başarısızlığını da sahiplenip, buna göre çözüm üretmelidir. Yoksa ülkede sosyal yardıma muhtaç kişi sayısı sürekli olarak artar ve hiçbir iktidar işsizliğin sürekli arttığı bir ülkede koltukta kalmayı başaramaz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol