banner9

Belirsiz bir ağır sisin havası içerisinde bir bekleyiş var. Gittikçe karanlık zamanlar daha bir yaklaşıyor. Büyüyen Kronoavirüs tehlikesi ne paşa, ne kul, ne zengin, ne de fakir diyor. Sanki herkes eşitlenmiş. Korkular aynı, kaygılar aynı, bekleyişler aynı…

Sanki izlediğimiz bilim kurgu filmlerin aynısı içerisindeyiz. Hayatlar normalken, bir anda ortaya çıkan salgın her şeyi altüst etti. Ve öyle bir zaman geldi ki, ölümler çoğaldı, musibetler büyüdü, açlık derdi arttı, cenazelerde cemaatle namaz kılınmıyor, kimse evinden ayrılamıyor.

Kimi annesini, kimi babasını, kimi kardeşini, kimi çocuğunu, kimi eşini kaybediyor. Dehşet verici görüntüler izliyoruz. İnsanların hayatlarına derin izler bırakan bu salgın, belirsiz bir geleceği eşeledi herkese…

Aslında ölüm her an ensemizde olan bir gerçeklikti. Her kes bir gün mutlaka öleceğini bilerek yaşıyordu. Ve günlük rutinliğin içerisinde kaybolup dururken, ölüm hiç bu kadar ciddi düşünülmüyordu. Şimdi ise her an ölme korkusuyla yaşanıyor. Bu yüzden her şey boş ve anlamsızlaşıyor artık.

Can korkusu sarmış her beşeri, her beşer sislerin ardından gelecek aydınlık günleri beklerken, tıpkı Lut, Nuh ve Semud kavmi, Sodom, Gomora ve İrem kentlerinin başına gelenlerin aynısı tüm toplumların başına geldiğine şahitlik ediyor. Onlar bir kerede helak edilmişti, bizler ise parça parça helak ediliyoruz sanki.

İnsanlığın aklına korku saran virüs bize bekle ve gör diyor. Bizde sadece bekliyor…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol