Gerçekten çember daralıyor. Koronavirüs ortaya çıktığı günden bu yana 1 milyonun üzerinde insanı öldürdü, 33 milyonun üzerinde insanı hasta etti, 22 milyonun üzerinde insan ise tedavi görerek hastalığı yendi. Koronavirüs bununla da kalmadı başta ülke ekonomileri olmak üzere yaşamın her alanında kendisini en ağır şekilde hissettirdi ve hissettirmeye de devam ediyor.

Türkiye’de Koronavirüs’ten en çok etkilenen şehirlerin başında Diyarbakır geliyor. Günlük vakalar, ölüm oranları ve yatan hasta sayısı her zaman tartışma konusu oldu. Resmi kurumların açıkladığı rakamlara karşı, sahada görev yapan bazı meslek örgütlerinin temsilcileri açıklanan rakamların gerçeği yansıtmadığını ve tedbir alınmaz ise çok zorlu bir kışın bizi beklediğini söyleye geldiler.

Kış gelip kapıya dayandı. Tüm uzmanlar Koronavirüs’ün kış ile birlikte tırmanışa geçeceğini ve diğer hastalıklarla birleşmesi halinde vaka artışının ve buna paralel olarak ölüm oranlarının daha da artacağını söylediler, söylüyorlar.

Peki, biz ülke olarak ya da Diyarbakır olarak buna hazır mıyız? Pek sanmıyorum.  Bunu da Diyarbakır Sivil Toplum Pandemi Koordinasyonu’nun klibindeki “Günlük yaşamda hissettiğimiz ‘daralan çember’ neredeyse her evde hastalık ya da yakınlarımızın kaybına dönüşmüş durumdadır. Kış aylarında zor günler bizi bekliyor” cümlesinden anlıyoruz.

Evet, aralarında Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası, Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği, Tabip Odası, Eczacılar Odası, Diş Hekimleri Odası,  DİSK Diyarbakır Temsilciliği, Ortadoğu Sanayici ve Girişimci İş İnsanları Derneği gibi 22 meslek ve sivil toplum örgütünün bulunduğu Diyarbakır Sivil Toplum Pandemi Koordinasyonu kışa girerken bir klip hazırladı. Söz konusu kuruluş yöneticilerinin oynadığı klipte çok önemli mesajlar veriliyor.

‘Endişeliyiz’ diye başlayan ve ‘Hepimiz için çember daralıyor’ diye devam eden klipte Koordinasyon Yöneticileri hem kamu idaresine, hem de Diyarbakır halkına sunduğu önerilere ilişkin yol haritası sunuyor.

Son bir haftadan bu yana yavaş yavaş havaların soğumaya başladığını hissetmeye başladık. Yaz boyunca düğünlerden, eğlencelerden, tatillerden, insanların toplu olarak bulunduğu mekanlardan vazgeçmedik. Yani mesafe kurallarına uymak bir yana daha da yakınlaştık. Maskemizi bir türlü kurallara göre takmadık. O maskeleri de rast gele sağa sola attık. Sokakları maske çöplüğüne çevirdik. En basitinden hijyen kurallarına dahi uymadık.

Sonuç olarak bedelini hep beraber en ağır bir şekilde ödedik. Daha ağır bedeller ödememek için Diyarbakır Sivil Toplum Pandemi Koordinasyonu’nun uyarılarını dikkate alalım ve azami özen gösterelim. Yoksa klipte söylendiği gibi ‘Hepimiz için çember daralıyor.’

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol