Öncelikle nedir bu D vitamini?

D vitamini, fosforla birlikte kalsiyumun emiliminde ve kemiklerde depolanmasında görev alır. Aynı zamanda kandaki kalsiyum ve dolaylı olarak da fosfor düzeyini de kontrol eder. Yani kemiklerimizin yapıtaşı kalsiyum ve beyin işlevlerinin etkili elemanı fosforun metabolizmasında çok etkili bir vitamin..

D vitamini eksikliği her iki cinsiyeti ve tüm yaş gruplarını bedenen de ruhen de baştan aşağı etkiliyor. Yetersizliği en başta kemik ve diş sağlığını sekteye uğratıyor. Kilo verememe alerjik hastalıklar depresyon vb tüm bunlara zemin hazırlıyor.

D vitamini eksikliği çocuklarda raşitizm yani kemiklerin doğru gelişememesi ve yetişkinlerde osteoporoz yani kemik erimesi en yaygın bilenen ciddi iki problem.

D vitamini kemik sağlığının yanı sıra kas işlevleri ve denge için de gereklidir. Kemikleri güçlendirmek ve kandaki D vitamini düzeyini normal aralıklarda tutmak, özellikle yaşlılarda görülen, düşme kaynaklı kemik kırıklarını yüzde 20-30 oranında azaltabilmektedir

D vitamini yetersiz olan yetişkinlerde şeker hastalığına daha sık rastlanıyor.(tip 2 diyabet)

Kalp damar hastalıkları da D vitamini yetersizliği ile ilintili.

Beyin damar hastalıkları, özellikle felçler de D vitamini eksikliği ile ilintili.

Bu eksiklik beynin bellek fonksiyonunu da etkiliyor. Ruhu depresyona bile sokabiliyor. Aynen omega-3 eksikliği gibi D vitamini eksikliği de zihinsel yetenekleri sekteye uğratıyor.
 

Bağışıklık sistemimiz D vitamini stoğumuzla doğrudan ilişkili.

Özellikle kış aylarında yaygınlaşan viral enfeksiyonlardan (nezlelerden, griplerden) korunmada D vitamini son derece önemli bir destekleyici.
 

Maalesef D vitamini ile kanser gelişimi arasında da bir ilişki var, kalınbağırsak prostat ve meme kanserlerinden muzdarip çoğu hastanın D vitamini düzeylerinin düşük olduğu saptanmış.
Vücudumuzda güneş ışınlarının desteği ile üretilebilen bu vitamin tam bir bağışıklık askeri ve vücudumuz D vitamini ihtiyacımızın yüzde 95 kendisi üretebiliyor.

Ama D vitamini K vitamini olmadan beklediğimiz yararı sağlamayabilir

İşin özü bağışıklığımızı güçlü tutmak, sağlığımızı korumak adına D ve K vitaminlerinin ikisine de ihtiyaç var. İkisini de düzenli ve istikrarlı olarak elde etmek durumundayız.

Yani şimdi D vitamini K vitamini olmadan işe yaramaz mı?
Üzerinde çok düşünmeye gerek yok her ikisine de ihtiyacımız var her iki vitamin de yağda çözünen ve vücut tarafında gerekli şartlar sağlandıktan sonra üretilebilen maddeler.
Aralarında harika bir partnerlik ilişkisi var. Bu sebeple hem D, hem de K vitaminini elde etmemiz gerekir. D vitamini cildimize gelen güneş ışınları sayesinde üretilir ve K vitamini de yeşil yapraklı sebzeler tükettiğimizde kalınbağırsağımızda üretilir. Yani hem güneşe çıkmalı, hem de yeşil yapraklı sebzeler tüketmeliyiz. Bu sayede her iki vitamini de sentezlemiş ve bahsi geçen sağlık sorunlarından kendimizi korumuş oluruz. Tabii dikkat edilmesi gereken başka bir husus da yazının devamında..

Vitamin D durumumuzu saptamanın en iyi yolu serumda 25 (OH) vitamin D ölçümüdür. Serum D vitamini düzeyinin 150 üzerinde olması vitamin intoksikasyonu yani zehirlenmesi olarak nitelendirilir. Kanda kalsiyum seviyelerinin ciddi şekilde yükselmesine sebep olmaktadır. Bu yükseklik netice olarak yaygın vücut ağrısı, aşırı halsizlik, kabızlık, bulantı kusma, bilinç dengesizlikleri, idrarda kalsiyum atılımının artması, böbrek taşı, böbrek yetmezliği, kalpte ritim bozuklukları gelişebilir.

Her besinde her vitaminde olduğu gibi bunda da dengeli ve optimal şekilde kullanım çok ama çok önemli.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol