Daha önce Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Batman, Siirt ve Şırnak illerine Türkiye Elektrik Kurumu, yani TEK hizmet veriyordu. 2013 yılında ise TEK özelleştirilerek, bu 6 kente Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi, yani DEDAŞ hizmet vermeye başladı. Başladı başlamasına ama o günden bu güne tartışmalar bir türlü bitmedi.

DEDAŞ, sürekli olarak daha kaliteli hizmet ve kesintisiz enerji parolasıyla görev yaptıklarını söylese de, bu güne kadar ne tam anlamıyla kaliteli bir hizmet sunabildi, ne de kesintisiz enerji sağlayabildi. Hele hele bunu yaptığını iddia ettiği, 2 milyar 622 milyon liralık yatırıma rağmen gerçekleştirememesi, ayrı bir soru işareti.

DEDAŞ’la ilgili en önemli ve can alıcı sorun ise, sürekli olarak bölgede kaçak elektrik kullanımının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu öne sürmesi ve bunun yaparken de, bölge halkını rencide edici bir üslup kullanması. DEDAŞ,  bölgede kaçak elektrik kullanımının yüzde 87’lerden, yüzde 55’lere kadar geriletildiğini söylüyor. DEDAŞ’ın, kaçak elektrik kullanımında bölgenin birinci sırada yer aldığını söylem, birçok kaynağa göre durumun böyle olmadığını ortaya koyuyor. Örneğin; Marmara Bölgesi’nde kaçak kayıp oranı daha yüksek…

DEDAŞ’la ilgili tartışmalara son olarak çiftçilere yönelik uygulamaları damga vurdu. DEDAŞ’ın, çiftçi destekleme primlerine icra uyguladığı, yada sert bir söylemle ‘bu son uyarımızdır’ demesi, kamuoyunda bardağı taşıran son damla oldu. Nitekim Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu, yani DTSO, kamuoyuna  yaptığı yazılı açıklama ile tabiri caiz ise DEDAŞ’ı yerden yere vurdu.

DTSO Yönetimi açıklamasında, DEDAŞ’ın hizmet verdikleri 6 kentte kayıp-kaçak oranının yüzde 86 olduğunu iddia ettiğini, bu iddianın bölge halkının tümünü töhmet altında bıraktığın belirtti. DEDAŞ’ın kayıp-kaçak oranını yüksek göstererek kendi beceriksizliğinin bedelini bölge halkına kestiğini öne süren  DTSO Yönetim Kurulu, “DEDAŞ basına yansıtmış olduğu bu rakamın gerçekçi bir rakam olmadığını bilmektedir. Kendi beceriksizliğini örtmenin ötesinde kayıp-kaçak oranını yüksek göstererek hem vatandaştan kayıp-kaçak bedeli tahsil etmekte, hem de devletten haksız yere kayıp-kaçak bedeli almanın zeminini oluşturmaya çalışmaktadır” ifadelerini kullandı.

Kayıp ve kaçakları önlemek, kesintisiz ve ucuz enerji temini amacıyla TEDAŞ’ın özelleştirildiğini hatırlatan DTSO Yönetim Kurulu açıklamasında ‘Özelleştirme öncesi EPDK tarafından her bölge için kayıp ve kaçak hedefleri belirlenmiştir. DEDAŞ bölgesi için 2010 yılı hedefi yüzde 36,27, 2013 yılı hedefi ise 42,06 olarak belirlenmişti.

DEDAŞ 28 Haziran 2013 tarihinde TEDAŞ’tan bölgeyi devraldığında bölgedeki kayıp-kaçak oranı yüzde 73 idi. DEDAŞ 2015 yılında bu oranı yüzde 45’e düşürüleceğini ifade etmişti. Ancak, bu süreçte hiçbir önleyici ve iyileştirici tedbir almadan, bölgede kayıp-kaçak oranının yüzde 86 gibi çok yüksek bir seviyede gerçekleştiğini ileri sürmek kabul edilebilir bir durum değil. DEDAŞ bu yaklaşımı ile kendi istismarını ve beceriksizliğini örtmenin kaygısı ile hareket etmekte, bir yandan bölge halkını karalarken, öte yandan hileli bir beyanla devletten kayıp-kaçak bedeli tahsil etmeyi hedeflemektedir.

DEDAŞ basına yansıtmış olduğu bu rakamın gerçekçi bir rakam olmadığını bilmektedir. Kendi beceriksizliğini örtmenin ötesinde kayıp-kaçak oranını yüksek göstererek hem vatandaştan kayıp-kaçak bedeli tahsil etmekte, hem de devletten haksız yere kayıp-kaçak bedeli almanın zeminini oluşturmaya çalışmaktadır. Ayrıca kimi abonelere de tüketimlerinin üzerinde faturalama yapmaktadır’ diyerek, DEDAŞ’a kötü patladı ve bu burada kalacak gibi görünmüyor.

Umarım ki, DEDAŞ bundan sonra polemiklerle değil vaat ettiği gibi kaliteli hizmet ve kesintisiz enerji vererek gündeme gelir. Bizlerde DEDAŞ’ın hizmetlerini alkışlarız.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol