Demirtaş: Mesele bakanlık, makam, mevki falan değil...

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi’nden avukatları aracılığıyla gazeteci Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtladı. Demirtaş, “HDP’li bakan” tartışmasından ittifaklara, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun olası cumhurbaşkanlığı adaylığından, HDP’nin seçimlerdeki tutumunun ne olacağı gibi konularda görüşlerini açıkladı.

'GÜRSEL BEY OLMASI GEREKENİ DİLE GETİRDİ'

CHP milletvekili Gürsel Tekin’in başlattığı “HDP’li bakan“ tartışmasını değerlendiren Demirtaş, "Ben bu tartışmanın seçimlerden önce, şimdiden yapılmasını yararlı görüyorum. Herkesin ve her kesimin eteğindeki taşları dökmesini sağladığı için iyi oldu" diyerek şöyle devam etti:

"Bunun dışında, bakanlık tartışması çok da gerekli bir tartışma değil diye düşünüyorum. Konuyu ilk dile getiren Gürsel Bey’in art niyetli olmadığını, aksine normal olanı, olması gerekeni vicdanlı bir şekilde dile getirdiğini düşünüyorum. Asıl problemli açıklamalar, HDP’ye bakanlık konusunda feveran edenler cephesinden yapılan açıklamalardır. Kullandıkları dil siyaseten etik dışı, incitici ve dışlayıcıdır. Üç beş milliyetçi oyu kapabilmek için girdikleri yarış, bu kişilerin tam da özlerini yansıttı, hakikatlerini daha görünür kıldı.

'MESELE BAKANLIK, MAKAM, MEVKİ DEĞİL...'

Mesele elbette ki bakanlık, makam, mevki falan değil. Asıl mesele milyonlarca Kürt’e reva görülen aşağılama tutumudur. O tutumu gösterenler için utanç verici bir durum.

Biz sadece iktidarın değişmesini değil, sistemin değişmesini; hırsızın değişmesini değil, hırsızlığın bitmesini istiyoruz."

AKŞENER'E YANIT: ÜLKENİN GELECEĞİ HAKKINDA SÖZÜ VE GÜZEL HAYALLERİ OLAN SİYASETÇİLER BÖYLE KONUŞAMAZLAR

Demirtaş, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “Bizim olduğumuz masada HDP olmaz, HDP’li masada biz olmayız“ sözleri hakkında ise şunları söyledi:

"Bir gelecek, değişim, kucaklaşma vizyonu taşımayan bir yaklaşım olarak değerlendiriyorum. Herkesle oturup memleketin her sorununu konuşma cesaretini ve becerisini göstermek, büyük siyasetçi olmayı gerektirir. Ülkenin geleceği hakkında sözü ve güzel hayalleri olan siyasetçiler böyle konuşamazlar, konuşmamalılar. Risk almadan, tabanı ve toplumsal psikolojiyi değiştirmeden ciddi sorunlara çözüm bulunamaz.

Tabii ki bugünün konjonktürel gerilim ve fay hatları hesap edildiğinde, bir de seçimin kapıya dayandığı gözetildiğinde siyasetçilerin oy kaygısıyla hareket etmeleri anlaşılır olsa da stratejik açıdan hatalıdır. Çünkü Türkiye seçimden sonra, büyük sorumluluk sahibi siyasetçilere ihtiyaç duyacak. Sadece bugünü değil, yarınları da düşünerek konuşmakta yarar var."

'BENİM VEYA BİZİM ORTAK ADAY KONUSUNDA İSİM SÖYLEMEMİZ DOĞRU OLMAZ'

Demirtaş'ın "Son dönemde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun muhalefetin ortak adayı olma ihtimaline karşı yükselen itirazları nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna yanıtı ise şöyle oldu:

"Altılı masanın ortak bir adayı olur mu, olursa kim olur, buna elbette kendileri karar vereceklerdir. Ancak söz konusu adayın altılı masayı da aşacak şekilde, geniş kesimlerin adayı olması isteniyorsa HDP de dahil diğer tüm kesimlerle adaylık öncesi açık, şeffaf bir müzakere yürütülmesi gerektiğini HDP defalarca belirtti. Benim veya bizim, ortak aday konusunda isim söylememiz doğru olmaz.

'KEMAL BEY'E HAKSIZLIK YAPILIYOR'

Bu vesileyle bir şey söylemek isterim, Kemal Bey üzerinden veya inancı üzerinden yapılan ayrıştırıcı tartışmaları hem çok yanlış hem de kendisine haksızlık olarak değerlendiriyorum. Kaldı ki bence Sayın Kılıçdaroğlu, ülkenin neredeyse tüm temel ve tartışmalı sorunlarına ilişkin görüşlerini açıklamış durumda ve farklı toplumsal kesimlerde önemli bir desteğe sahip olduğu görünüyor. Böylesine kamplaşmış toplumlarda, her konuya ilişkin çözüm önerisi sunmak ve bunlar etrafında toplumu birleştirmek hiç de kolay bir iş değildir.

Ülkenin sorunları hakkında henüz tek kelime etmemiş kişilerin suskunluklarının bazı anketlerde bir parça yüksek çıkması kimseyi yanıltmasın. Ülkenin son derece önemli sorunları hakkında konuşmaya başladıklarında, ki aday olurlarsa konuşmaları gerekecek, bazı anketlerde görülen bu destek sürer mi, emin değilim."

'HDP'Yİ KİLİT DEĞİL, KİLİDİ AÇACAK ANAHTAR OLARAK GÖRÜYORUM'

Demirtaş, HDP'ye atfedilen "kilit parti" sözlerini ise şöyle yorumladı:

"Aslında kilit olmayan parti yok neredeyse. Bu seçimde en küçük desteğe sahip partiler bile önemli rol oynayacaktır. HDP’nin özelliği ise tabanının bilinçli, örgütlü ve birlikte hareket edebilme kapasitesi ile yüzde 15’lik belirleyici potansiyelidir.

Ben HDP’yi kilit değil, kilidi açacak anahtar olarak görüyorum. Kilitlenmiş siyasete çözümü HDP getirecektir. Yoksulluğun, işsizliğin, adaletsizliğin ve zulmün sona ermesinde HDP anahtar rolünü en doğru şekilde yerine getirecektir. Buna yürekten inanıyorum.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol