https://bs.serving-sys.com/Serving/adServer.bs?cn=display&c=19&pli=1077887043&gdpr=${GDPR}&gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_68}&adid=1086907057&ord=[timestamp]

‘Yaşlılık hastalık olarak görülüyor’

Emekliler Dayanışma Sendikası ve İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, "Yaşlı hakları tanınsın ve hayata geçirilsin" diyerek bir basın açıklaması düzenledi.

18-24 Mart Uluslararası Yaşlılar Haftası nedeniyle yapılan açıklamada ayrıca yaşlılara yönelik ayrımcılığın önlenmesi istendi.

"Her 100 kişiden 10'u 65 yaş üstü"

Açıklama özetle şöyle:

"Kabul edilmek istenmese de, hızla yaşlanan bir toplumuz. Bugün nüfusun her 100 kişisinden 10'u 65 yaş üzerinde ve 24 milyon hanenin 6 milyonunda en az bir yaşlı birey var. Dünyada da nüfus hızla yaşlanmakta ve yaşlıların haklarının korunması ve toplumsal yaşama etkin katılımlarının sağlanması bakımından çözüm arayışları devam etmektedir. 1990 yılında 'yaşlıların toplumdaki ve aile içerisindeki konumlarını korumak ve güçlendirmek amacıyla' 18-24 Mart tarihleri arası "Uluslararası Yaşlılar Haftası" olarak ilan edildi.

"Ancak geçen kırk yılda, yaşlı haklarından söz edilmesine rağmen bu hakları hayata geçirmeye yarar yeterli adımlar atılmadı. Nitekim; giderek büyüyen sorunların zorlaması ile 2020 yılı Eylül ayında yapılan BM toplantısında özel bir rapor sunularak 'Yaşlı ayrımcılığının insan haklarını tehdit eder boyuta ulaştığı ve acil önlemlerin alınması gerektiği' vurgulandı.

Pandemi döneminde yaş ayrımcılığı

"Pandemi sürecindeki resmi politik tutum ve uygulamalar da yaşlanmaya karşı fobi ya da nefret ve korku anlamına gelen gerontofobinin yaygınlaşmasını, yaşa bağlı kişisel bozulma ve ölüm korkusunu, yaş ayrımcılığını (ageism) ve yaşlılıkta insan haklarının göz ardı edilmesini beslemiştir. Pandemi yaş değil, küresel bir halk sağlığı sorunu olmasına rağmen, yaşlıları korumak bahanesi ile bu bilimsel gerçekler göz ardı edilmiştir. Huzur ve bakım evlerinde halen ayrımcı uygulamaların devam ettiği bildirilmektedir.

"Toplumsal yaşlanmanın yarattığı sorunların başında yaşlılıkta bakıma ihtiyaç duyma gelmektedir. 'Günlük yaşamlarında zorunlu olan aktiviteleri yapabilme olanağından yoksun olmak' biçiminde açıklanan 'yaşlılıkta bakıma ihtiyaç duyma' tanımı, bizde dikkate alınmamakta yaşlılık hastalık olarak görülmektedir.

"Yaşlı hakları tanınsın"

"Gerontoloji bilimi dikkate alınmalı, yaşlanmanın toplumsal bir olgu, yaşlılığın da sosyal bir olgu olduğu kabul edilmelidir.

Merkezi ve Yerel Yönetimlerde yaşlılarla ilgili birimler oluşturulmalı, çalışmalar bu alanda eğitim görmüş elemanlarla yürütülmelidir.

"Sosyal Sigorta sistemi yerine, 'sosyal yardım' ve 'sosyal hizmet sistemi'nin ikame edilmesiyle emeklilerin, yaşlıların yaşamı yerel idareler ve yardım kurumları nezaretinde vahşi piyasa koşullarına terk edilmiş bulunmaktadır. Merkezi ve Yerel İdareler yaşlıların, emeklilerin sorunlarının geçici, günü kurtarma, idare etme yaklaşımı ile çözülemeyeceğini görmeli, yoksulluğu yönetmekten vazgeçmeliler.

"Devleti yönetenleri yaşlı haklarını tanımaya ve hayata geçirmeye, demokratik kitle örgütlerini, sendikaları, meslek örgütlerini, vakıfları, siyasi partileri ve toplumun bütün kesimlerini yaşlıların yok sayılmasına ve yaş ayrımcılığına karşı çıkmaya, sorunlarının çözümü için duyarlı davranmaya davet ediyoruz."

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol