https://bs.serving-sys.com/Serving/adServer.bs?cn=display&c=19&pli=1077887043&gdpr=${GDPR}&gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_68}&adid=1086907057&ord=[timestamp]

Amed Emek ve Demokrasi Platformu: HES’ler ve kum ocakları ölüm saçıyor!

Haber/Fuat BULUT

Tarihi On Gözlü Köprü üzerinde açıklama yapan Amed Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, üzerinde “HES’ler ve kum ocakları ölüm saçıyor, dur de” yazılı pankart açtı.

Yapılan açıklamada, ülkede sermaye ve kar hırsının ilk hedefinin doğa ve doğal kaynaklar olduğuna dikkat çekilerek, “Her ne kadar Hidroelektrik Santralleri (HES) yenilenebilir enerji kaynağı olarak lanse edilse de, inşa edildiği akarsu-nehir vadisinde bulunan yerleşim yerlerinin zorunlu göçüne, Hasankeyf, Halfeti ve Geliye Goderni gibi tarihi ve kültürel varlıkların sular altında kalmasına; tarım alanları, meralar, ormanlar, o bölgeyi kendine yuva yapan bütün canlı türlerinin sular altında kalarak nesillerinin tükenmesi düşünüldüğünde HES’lerin ekolojik dengeyi bozan sosyo-kültürel kırım yaratan projeler olduğu açığa çıkmaktadır” denildi.

Tarih boyunca Diyarbakır’a can veren Dicle Nehri üzerinde yapılan Ilısu Barajı’nın tarihi Hasankeyf’i sular altına gömdüğüne dikkat çekilen açıklamada, şöyle dnildi:

“Kral Kızı ve Dicle Barajları ile kum ocaklarının yarattığı tahribat sonucu birçok bitki ve hayvan türünün yok olmasının yanında her yıl onlarca çocuk ve gencimize mezar olmaktadır. En son geçtiğimiz pazar günü Sur ilçemizde bulunan Vali Aydın Arslan Fen Lisesi öğrencisi üç gencimiz serinlemek için girdiği Dicle nehrinde suların aniden yükselmesi sonucu yaşamlarını yitirdiler. Aynı gün Cizre’de Dicle Nehrin’de balık tutan iki genç aynı sebepten dolayı dönüş yolunu kaybederek kum ocaklarının geride bıraktığı ölüm çukuruna düşerek can vermiştir.

Önceki yıllarda da benzer şekilde baraj kapaklarının açılması veya baraj kapaklarının kopması sonucu defalarca yurttaşlarımız nehrin ortasında kalarak can pazarı yaşamıştır. Hatırlanacağı gibi 2018 yılında Dicle Barajı kapağının kopması sonucu 4 metre kadar yükselen sularda mahsur kalan 12 yurttaşımız helikopter ile kurtarılmıştır. Ayrıca her yıl onlarca yurttaşımız baraj kapaklarının aniden açılmasıyla ya ölüm tehlikesi yaşıyor, ya da yaşamını yitiriyor. Yakın zaman da yaşadığımız her iki olayda da baraj kapakları önlem alınmadan açılınca çok kısa sürede yükselen suları fark edemeyen çocukların kum ocağı çukurlarına dolan suların da etkisi ile kıyıya ulaşmayıp yaşamlarını yitirdiğini bilmenizi isteriz.

Buradan yetkililere sesleniyoruz. Bu ölümlere ne zaman dur diyeceksiniz? Her yıl onlarca çocuk ve yurttaşın ölümünü böyle izleyecek misiniz? Bir haftada beş evladımızın hayatını kaybetmesinde ihmali bulunanlardan hesap soracak mısınız? Bu baraj kapakları hep böyle habersiz mi açılacak? Burada suya girmek tehlikeli ve yasaktır tabelasından başka bir önleminiz olacak mı? Bu soruların cevaplarını yetkililerin kamuoyuna vermesini bekliyoruz.

Ayrıca ekolojik, doğal ve kültürel değerleri korumak adına dünyada eşi benzeri olmayan Geliye Goderni vadisini su altında bırakacak başta Silvan Barajı olmak üzere devam eden tüm HES projeleri durdurulmalıdır. Dicle nehrini besleyen Sarım çayı üzerinde proje aşamasında olan HES’ler den derhal vazgeçilerek doğal denge korunmalıdır. Yakın zamanda yaşadığımız trajik olayların tekrar yaşanmaması için havaların iyice ısınması sonucu çocuklarımızın sağlıklı koşullarda yüzebilmeleri için imkânlar yaratılmalıdır. Özellikle yaz aylarında baraj kapaklarının gündüz saatleri yerine gece saatlerinde açılmalı, Dicle Nehri üzerinde bulunan kum ocaklarının ruhsatlarının iptal edilmesini ve açık bırakılan kum çukurlarının kapatılmasını istiyoruz.”

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol