Karanlıkta okul yolculuğu tedirgin ediyor

Türkiye’de 26 Mart 2016 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla kış ve yaz saati uygulamalarına son verildi. “Gün ışığından daha fazla yararlanmak ve enerjide tasarruf sağlamak” gerekçeleriyle uygulamaya son verilmesi hem öğrencileri hem de velileri mağdur etti. Öğrenciler, koronavirüs (Kovid-19) salgını tedbirleri kapsamında bir süre ara verilen yüz yüze eğitimin başlaması sonrası her sabah güneş doğmadan okulların yolunu tutmaya başladı. Öğrencilerin özellikle kış aylarında karanlıkta yolculuk yapması velileri telaşlandırıyor. Diyarbakır'da da Eylül ayında yüz yüze eğitime geçilmesiyle benzer sorunlar ortaya çıktı. Veliler, başlarına bir şey gelir korkusuyla her gün toplu taşıma araçları ve okullara kadar çocuklarına eşlik ediyor.

SABAH AKŞAM KARANLIK

Sur ilçesine bağlı Ferit Köşk ve Dicle mahallelerinde oturan veliler, ekonomik nedenlerden kaynaklı çocuklarını okul servisi yerine toplu taşıma araçlarıyla okula bırakıyor. Saat 06.00 ila 07.00 arasında tek otobüs geçmesi nedeniyle 100'e yakın çocuk ve veli birlikte yolculuk yapmak zorunda kalıyor. Sabah durum buyken, öğlen okula giden öğrenciler de benzer sorunlar yaşıyor. "Öğlenci" olan öğrenciler, akşam saatlerinde eğitime ara verilmesi sonrası velileriyle birlikte karanlıkta evin yolunu tutuyor. Sabah saatlerinde otobüste yaşanan yoğunluk akşam saatlerinde de yaşanıyor.  

AİLELER ENDİŞELİ

Ferit Köşk Mahallesi’nde yaşayan Bahar Barat adlı veli, çocuklarını otobüs durağına kadar götürmek için her sabah saat 06.00’da kalkmak zorunda kaldığını belirtti. Barat, "Bütün çocuklar üst üste yolculuk yapıyor. Yerleri soğuk ve ayakta gidiyorlar. Bu rezilliktir. Resmen işkence çekiyoruz” dedi. Barat, servis tutacak durumlarının olmadığını ve 2 yıldır benzer sorunlar yaşadıklarını ifade etti.

Aynı sorunla karşı karşıya olan bir diğer anne Ümriye Bozkurt, sabah kahvaltısından sonra zar zor otobüse yetişebildiklerini kaydetti. Evde çalışan kimsenin olmaması nedeniyle çocuklarına servis tutamadığını aktaran Bozkurt, "Ayrıca karanlıkta okula göndermek zorunda kalıyoruz. Günü zor atlatıyoruz. Dün geldik kimse yoktu, korkarak eve gittik. Sabah kalkıyoruz kimse yok, çocuklar da korkuyor” dedi.

20’YE YAKIN OKUL NAKİL EDİLDİ

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Diyarbakır 1 Nolu Şubesi Eşbaşkanı Emine Akşahin ise, Eylül ayında okulların açılması sonrası "eğitim krizi" yaşadıklarını ifade etti. Okullar açıldıktan sonra 20 civarında okulda eğitim gören öğrencilerin farklı okullara nakil edildiğini anımsatan Akşahin, "Kentte neredeyse tüm okullar birbirine nakil olmuş durumda. Fiziki alt yapıları güçlendirme kapsamında okullar boşaltılmış ve başka okullara nakil edilmiş. Bu duruma tepki gösterdik. Durumla ilgili Milli Eğitim Müdürüyle görüştük. Müdürlük bize, sürecin geçici olduğunu, aynı okullarda aynı kampüslerde eğitime devam sürecinin en fazla 3 ay olacağı konusunda bilgilendirme yaptı" diye kaydetti.

BULAŞ RİSKİ

Birçok okulda tadilatın halen sürdüğüne dikkati çeken Akşahin, dönem ortasında okullar arası geçiş yapılmasının öğrencileri psikolojik olarak kötü etkileyeceğini vurguladı. Akşahin, “Bunun doğru olmadığını defalarca kez aktardık. Ancak bize sunulan gerekçeler gerçekten kabul edilebilecek gerekçeler değildi. ‘Pandemi sürecinde önlem alınması gerekiyor’ derken tam tersi sınıf ve okul mevcutları arttırılıyor. Okullar bulaş riskinin en yoğun olduğu alanlara dönüştürülmüş vaziyette. Şimdi bu süreçte kendi bulundukları adresten çok daha farklı ve uzak yerlere gitmek zorunda kalan öğrenciler oldu” şeklinde konuştu.

TALEPLER

Derinleşen ekonomik krizle birlikte ailelerin okul servisi paralarını ödeyemeyecek hale geldiğini kaydeden Akşahin, "Onların bu mağduriyet yaşamasında gerçekten de bu kararların etkili olduğunu düşünüyoruz. Mutlaka bu çalışmaların bir an önce son bulmasını ve öğrencilerin kendi adreslerine yakın olan okullarda eğitim ve öğretime devam etmelerini istiyoruz" dedi.

Akşahin, öğrencilerin karanlıkta okula gitmelerinin de sorunlu olduğuna işaret ederek, şu talepleri sıraladı:

"Öğrenciler mutlaka kendi adreslerine yakın noktalarda okullara gönderilmeli. Kendi istekleri dışında başka okullara nakil edilmemeleri lazımdır. Sınıf mevcutları düşürülmeli. Eğitimin kaliteli olması açısından kadrolu öğretmen alımı yapılmalı. Taşımalı sisteme son verilmeli. Okulların ihtiyacı ve kapasitesine göre yardımcı hizmetli, güvenlik ve sağlık personelleri alınmalı.” (M.A)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol