Korkutan kuraklık haritası

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, sıcaklık ve yağış raporlarının ardından meteorolojik kuraklık ölçümlerinin yapıldığı haritaları da yayımladı.

Standart Yağış Modeli’ne göre yapılan ve Nisan-Haziran dönemini kapsayan haritada Türkiye’nin neredeyse yarısı, en büyük kuraklık seviyesi olan olağanüstü kuraklık kategorisinde yer aldı.

Ülkenin doğusuna ek olarak güneybatıda da benzer bir tablo görüldü.

Standart Yağış Modeli, belirlenen zaman dilimi içinde yağışın ortalamadan olan farkının standart sapmaya bölünmesi ile elde ediliyor.

MGM Normalin Yüzdeki Endeksi’ni kullanarak başka bir kuraklık haritası daha yayınladı.

Sadece Haziran ayını kapsayan haritada da benzer bir tablo ortaya çıktı.

Ülkenin doğusu ve güneyinde Haziran ayında düşen yağışın normal yağışın yüzde 55’inden daha az olduğu görülüyor.

Türkiye’nin olağanüstü şiddetli kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya olunduğunu belirten Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Doktor Erol Kesici, “Birçok bilim insanı değerlendirmesinde, son yüzyıl içerisinde, özellikle geçen yıldan itibaren hava sıcaklıklarının giderek artması, yağışların çok kararsızlığının, bugüne kadar görülmediği belirtiyor. Bu artık acil durum ve mutlak suretle önlemler alınması gerekiyor" dedi.

Kararsız yağışlarla göller ve yer altında suyun depo edilememesi nedenleriyle su birikmediğini ve ülkenin hidrolojik kuraklığa sürüklediğini kaydeden Kesici, hidrolojik kuraklığın da meteorolojik kuraklığı artırdığını söyledi. Su ve nem olmazsa yağışın da olmayacağını kaydeden Kesici, "Bilhassa tatlı su kaynaklarımızın aşırı kirlenmesi de çok önemli bir etken" dedi.

Damla sulama çağrısı

Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığını vurgulayan Kesici, şu uyarılarda bulundu:

“Su kıtlığı yaşamaktayız. Su havzaları yanlış kullanılmaktadır ve bu konuda maalesef gerekli önlemler hala alınmamıştır. Doğal dengesi bozulan su kaynakları sosyal, ekonomik birçok soruna neden olacaktır. Ülkemizde uygun olmayan yerlere bilim dışı çok sayıda gölet yapılması da bir nedendir.

Bugün ülkemizde kullanılan suyun yüzde 75'in üstündeki kısmı tarımda ve vahşi teknikler kullanılmaktadır ve bunun sadece yüzde 1-2'si damla sulama yöntemlerinden oluşuyor. Acilen tüm tarım alanlarında damla sulama sistemlerinin hayata geçirilmesi ve vahşi tarımsal sulamadan vazgeçilmesi gerekiyor.

“Şu andan itibaren birçok yerde içme suyu bile kısıtlamalı verilmeye başlandı. Tarımda da uygulanmaya başlandı. Önümüzdeki süreçte su kesintisi olaylarını çok daha sık yaşayacağız.” (DHA)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol