https://bs.serving-sys.com/Serving/adServer.bs?cn=display&c=19&pli=1077887043&gdpr=${GDPR}&gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_68}&adid=1086907057&ord=[timestamp]

Çeyrek asırdır tek başına 'Harik' yapıyor

Bitlisli Haydar Yılmaz, çeyrek asırdır kentin yöresel değerlerinden olan Harik ayakkabısını yaşatmaya çalışıyor.

Devlet sanatçısı unvanına da sahip olan yöresel ayakkabı ustası Haydar Yılmaz, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve Kültür ve Turizm İl Müdürlüğünün destekleriyle Harik sanatını yaşatıyor. Özellikle halk oyunları ekiplerinin kullandığı Harik ayakkabısını çok sık olmamakla beraber romatizma rahatsızlığı olan kişilere de özel siparişle yaptığını ifade eden Yılmaz, iki ana ham maddeden yapılan Harik ayakkabısının toplamda 12 aşamadan geçerek tamamlandığını kaydetti.

El işçiliği ile yapılan bir çift Harik ayakkabısının yaklaşık 4-5 gün içinde tamamlandığını belirten Haydar Yılmaz, “Harik, yöre halkının 600 yıl boyunca kullandığı bir ayakkabı çeşididir. Şu an günümüzde halk oyunları ekipleri tarafından kullanılıyor ve romatizma hastalığı olanlara da özel siparişle yapıyoruz. Mesleğe Kültür ve Turizm İl Müdürlüğünde açılan bir kursla başladım. 25 yıldır, yani çeyrek asırdır bu mesleği yaşatmaya çalışıyorum. Harik tamamıyla doğal bir ayakkabıdır. İki ana ham maddesi var, bunlar kendir ve keçi kılı. Bu ham maddelerden oluşan ayakkabı tamamıyla el işçiliği ile 4-5 günde yalnızca bir çift yapabiliyorum. Harik’in pazar ve üretimi zorlu olduğu için maalesef ki yaşatılması konusunda da ciddi sıkıntılar var. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve Kültür ve Turizm Müdürlüğüne bağlı olarak kurslar açıyoruz. 15 kursiyerden 8-9 kişiye bu mesleği öğretiyoruz. Fakat pazar sıkıntısından ve malzemenin bulunamamasından dolayı ayrıca üretim aşamasının da zorluğundan ötürü kursiyerler devam edemiyorlar. Bu da bizim için çırak yetiştirmede sıkıntı oluyor” dedi.

Yılmaz, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve Kültür ve Turizm Müdürlüğünün destekleri sayesinde bu zamana kadar bu mesleği getirdiğini ifade ederek, “25 yıldır bu işin içindeyim. 24 yılımı usta eğitici olarak geçirdim. Yıllardır açtığım bütün kurslarda ben bu sıkıntıyı yaşadım. Bundan dolayı da meslekte her zaman son usta olarak kaldım. Çünkü benden başka yapan yok. Şu anda Kültür ve Turizm Müdürlüğü sağ olsunlar bana yer imkânı sağlamışlar, ben burada tek başıma bu mesleği yaşatmaya çalışıyorum. Amacım mesleği yaşatmaktır. Çünkü ben bıraktığım zaman bitecek. Bu aşamada genç nesillere aktarabilmek için gayret gösteriyorum. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün kurs desteği benim için çok önemli. Çünkü kurs ve yer desteği olmamış olsaydı bu mesleği sürdürmemin imkanı yoktu. Yani mesleği bırakmak zorunda kalacaktım. Eğer ki ben halen bu mesleği icra edebiliyorsam onların bu destekleri sayesindedir. Onlara da desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. 25 yıldır bu mesleği yaşatmaya ve tanıtmaya çalıştım, ömrüm yettiğince de devam etmeye ve genç nesillere aktarmaya çalışacağım” diye konuştu. (İHA)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol