Hz. Süleyman Camisi, günümüzde de geçmişten gelen önemini korumakta ve ziyaret yeri olma özelliğini devam ettirmektedir. Bu özelliği sebebiyle yapıya sürekli onarım ve eklemeler yapılmıştır.  Yapının mimarı belli değildir. Ancak Diyarbakır’daki Nisanoğlu dönemi yapılarında adı geçen Hibetullah el-Gürgani’nin bu yapıda da çalışmış olabileceği ileri sürülmektedir.   

Osmanlı döneminde Diyarbakır Valisi Silahdar Murtaza Paşa tarafından M.1658’de tamir ettirildiğini belirten vakfiyede yapıya bir çeşme ve bir tuvaletin eklendiği belirtilmektedir.

 Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 1991-1992 yıllarında gerçekleştirdiği onarım çalışmaları sırasında yerleştirilen tanıtım levhasında, yapının1875 yılında Vali Ahmet Tevfik Paşa tarafından dekore ettirildiği belirtilmektedir.

Eğimli bir arazi üzerindeki yapı, farklı dönemlere ait yapılarla bir topluluk haline gelmiştir. Batısında bir namazgâh, bir çeşme ve Sahabeler Türbesi bulunmaktadır. Kuzeyinde de bir türbe ve bir çeşmeye yer verilmiştir. 

Bütün bu yapılar tarafından ortak olarak kullanılan avluya batıdan bir kapı ile girilmektedir. Bu girişin doğusundaki cami kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen bir alanı kaplamaktadır. Kuzeyindeki son cemaat yerinden geçilen harim mihraba paralel üç sahından oluşmaktadır. Sahınlar payeler üzerine oturan sivri kemerlerle oluşturulmuştur. Kuzeyde mahfil bulunmaktadır. Yapının kuzeydoğusunda kare gövdeli minare yükselmektedir. 

Cami içten beşik tonoz, dıştan düz damla örtülmüştür. Yapıda düzgün kesme taş malzeme kullanılmıştır. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol