Melik Ahmet Mahallesi Kara Cami Sokak’ta bulunmaktadır. Safa Camii inşa tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte Akkoyunlu dönemine tarihlendirilen bir yapıdır. Şah İsmail’in dedesi Şeyh İbrahim Safi’nin oğlu Şeyh Cüneyt’in isteği üzerine Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan tarafından 15. yüzyılın ortalarında yaptırıldığı belirtilmektedir. Şeyhe duyulan saygıdan dolayı Cami’üs Safî adını aldığına inanılmaktadır. Bu isim sonraki dönemlerde Cami’üs Safa haline gelmiştir.

Yapı, giriş kapısı üzerindeki kitabeye göre, 1513 yılında Diyarbakırlı Abdurrahman oğlu Hacı Hüseyin tarafından tamir ettirilmiştir. Kitabede mimar ve mühendis adı olarak Üstad Ahmed’ül Amidî adı geçmektedir.

Cami 1992–1993 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır. Doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen bir alanı kaplayan yapının kuzey cephesi boyunca beş kubbeli son cemaat yeri revakı uzanmaktadır. İç mekân ortada 4’ü bağımsız 8 ayak üzerine bir kubbe ile kapatılmıştır. Bu kubbe, doğu ve batıda kemerlerle genişletilmiştir. Yan mekânlar köşelerde kubbe, ortada beşik tonozla kapatılmıştır. Orta kubbe dışta yükseltilmiş kasnak üzerine kiremit külahla kaplanmıştır. Kuzeydoğuda yapıdan bağımsız minaresi yükselmektedir.

Safa Camii süslemelerinde taş, mermer ve çini malzeme kullanılmıştır. Taş dış mimaride, cepheler, pencereler ve minarede karşımıza çıkmaktadır. Kalker üzerine uygulanan süslemeler oyma ve kafes tekniği ile oluşturulmuştur. İç mekânda süslenen alanlardan mihrap taş, minber ise mermerden yapılmıştır. Duvarları belli bir seviyeye kadar kaplayan çiniler renkli sır ve sır altı teknikleriyle oluşturulmuştur. Çini dış mimaride sadece minare kaidesinde yer almaktadır.

Yapının dış mimarisinde süsleme cepheler ve minarede kullanılmıştır. Cepheler bazalt ve kalker taşı ile almaşık sistemde oluşturulmuştur. Bir sıra bazalt, bir sıra kalker olacak şekilde örülen iki renkli duvarlar cephelere hareketli bir görüntü kazandırmaktadır.

Kuzey cephe boyunca uzanan son cemaat yeri revakı kare ayaklar üzerine oturan sivri kemerlerle dışa açılmaktadır. Ön yüzdeki sivri kemerler beyaz kalkerden bir oluk silme ile çevrilerek vurgulanmıştır. Kemer köşeliklerine birer madalyon yerleştirilmiştir. Kalker ile oluşturulan madalyonlar farklı biçimsel özellikler taşımaktadır. Cephenin dış kenarlarına yerleştirilen iki madalyon karedir. Köşeleri üstüne oturtulan madalyonlar küçük kareciklerin kaydırmalı dizilişi sonucu oluşan ikili diş sırası ile çevrelenmiştir. Yüzeye makılî hatla “Muhammed” kelimesi işlenmiştir. Ortadaki “mim”den gelişen harflerin meydana getirdiği dört kelime yüzeyi doldurmaktadır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol