banner9

Diyarbakır'daki yapı sanatlarına başka bir örnek ise pek görülmeyen Silvan'daki Ulu Cami'dir.

İlk yapım tarihi kesin olarak bilinmeyen yapı hakkındaki ilk bilgileri Arap seyyahların notlarında görülmekte. İbni Şeddat, Silvan’da 1031 tarihli bir camiden söz etmektedir. 1046’da bölgeden geçen İranlı Seyyah Nasır-ı Hüsrev de avlulu bir camiden bahsetmektedir. İbnü’l-Azrak ise caminin 1152’de yıkık halde gördüğü kubbesinin 1157’de onarıldığını ifade etmektedir.

Bugün yapının kubbe eteğinde yer alan kitabeden, yapının Artuklu Sultanı Necmettin Alpi tarafından yeniden yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Kıble duvarındaki doğu mihrap ise, 1227 tarihinde Eyyubi onarımına işaret etmektedir. Bu nedenle yapının inşa tarihi konusunda kesin bilgiler öne sürmek mümkün değilse de, genel olarak yapıyı Artuklu Emiri Necmettin Alpi dönemine (1152-1176) tarihlendirmek mümkündür.

Yapı; 1911-1913 yıllarında köklü bir onarım geçirmiştir. Mardinli Süryani ustalar tarafından gerçekleştirilen çalışmalar özellikle cephe süslemeleri üzerinde uygulanmıştır.

1964 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen onarımlar sırasında da yapının özgün tarihi verilerinin tümüyle ortadan kaldırıldığı ifade edilmektedir.

Yapıdaki süslemeler sarı kalker üzerine oyma tekniği kullanılarak oluşturulmuştur. Yapının dış mimarisinde süsleme kuzey ve güney cephede kullanılmıştır.

Süslemelerin bir bölümü orijinal yapım dönemlerine ait iken, büyük bir bölümü 1911-1913 yıllarında gerçekleştirilen restorasyonlar sırasında Mardinli taş ustaları tarafından yapılmıştır.

Özellikle cephelere günümüzde etkili bir görünüm kazandıran taç kapılar son döneme ait süslemeleri barındırması açısından dikkat çekmektedir. 1911-1913 yıllarında yapılan onarımlarda yapının ne tür değişiklikler geçirdiğini tespit etmek mümkün iken, 1990 yılında gerçekleştirilen çalışmalarda bu izlerin yok edildiği belirtilmektedir.

Cephelerde uygulanan süsleme programlarının orijinal durumları hakkında kesin bilgiler elde etmek mümkün değildir. Ancak bugün cephelerde asimetrik bir süsleme düzeni söz konusudur.

Kuzey cephede iki giriş ve bunların arasında farklı düzenlemelere sahip pencere ve nişler yer almaktadır. Cephenin yanlarda üst kesimindeki kemer dizileri orijinal süslemelerin en dikkat çekenleri arasındadır.

Kuzey cephedeki doğu giriş taç kapı tarzında düzenlenmiştir. Asıl yüzeyden çıkıntı teşkil eden dörtgen prizmal taç kapı kütlesinin ön yüzeyi plastik etkisi güçlü taş süslemelere sahiptir.

Son dönem restorasyonları sırasında gerçekleştirilen süslemeler kalker üzerine oyma tekniği ile oluşturulmuştur. Diğer giriş basit özelliklere sahiptir. Dikdörtgen kapı beş dilimli kemerle sonlanan yüzeysel dikdörtgen niş içinde yer almaktadır. Kapı açıklığının üst köşeleri dalgalı konsollarla yumuşatılmıştır. Kapının üst kesiminde yan yana dikdörtgen sırası bulunmaktadır. Bu sıranın üstünde “S” kıvrımlı geçmeli taşlara yer verilmiştir. En üstte yivli oval püsküllerden meydana gelen sarkıt dizisi bulunmaktadır. Beş dilimli kemer alınlığına yerleştirilen yuvarlak kemerli pencere açıklığı sade bir düzenleme göstermektedir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol