banner9

Son yıllarda Kızıltepe’de ulaşım sorunu can kaybı ve maddi hasarların yanı sıra insan psikolojisini bozar noktaya gelmiştir. Öyle bir sorun haline gelmiştir ki ulaşım sıkıntıları, en otoriter psikolog ve psikiyatrilerinin ruhsal dengesini sarsıtacak bir noktaya gelmiştir. Peki, bu sorun nasıl hallolacak? İlgililer ya da konuyla ilgili yetkililer ne düşünüyorlar?

Hemen söyleyelim Kızıltepe’de yaşayan ilgili ve yetkililerin tamamı ulaşım sorunundan muzdarip durumda.  Ama çözüm konusunda bir arpa boyu yol alınmadığı kesin ve bunu yaşayanlar olarak sıkıntıların daha yıllarca süreceği kanaatini taşımaktayız.

Türkiye’de olduğu gibi ilimiz Mardin ve ilçemiz Kızıltepe’de ulaşım sorunlarının sonuçlarından biri ve en önemlisi can kayıplarıdır. Can kaybı konusunda en çok Kızıltepe’nin bedel ödediği bilinmektedir. Çünkü Kızıltepe’den dünyanın en kalabalık yollarından biri olarak kabul edilen İpek Yolu geçmektedir. Burada yaşanan trafik yoğunluğu ve beraberinde yaşanan kazalar, her yıl onlarca Kızıltepelinin canına mal olmaktadır ne yazık ki!

Kızıltepe’de trafik kazaları sonucu ölen insan sayısının bir istatistiği var mıdır acaba? Şoförler Cemiyeti ve Trafik Şube Müdürlüğünün tuttuğu elinde bir rakam var mıdır acaba?

Trafik kazalarının en çok yaşandığı yer Urfa Caddesi’nin ve İpek Yolu’nun kesiştiği kavşaktır. Bu kavşağa yan yollar ve kırsal alandan gelen bazı grupları da bitişmektedir. Hal böyle olunca Dedeman Kavşağı olarak da adlandırılan bu nokta, tabiri caizse Çarşamba Pazarına dönmektedir. Biliyorum Kızıltepeliler bu deyime itiraz edeceklerdir; zira onlara göre burası bir Can Pazarıdır. Haklılar bizce de, çünkü bu gibi noktalarda meydana gelen kazalarda, hemen hemen her aileden biri yaşamını yitirmiştir. Bu arada hemen ekleyelim, Kızıltepe Emniyet Müdürlüğü kavşağı da Can Pazarına örnek oluşturacak başka bir noktadır.

Meydana gelen trafik kazalarında ikinci önemli kayıp ise maddi hasarlardır. Kazalar sonucu ve ulaşım sorunu nedenli ortaya çıkan maddi hasarlar ilçe ekonomisine büyük zararlar vermektedir. Bunun neticesinde binlerce Kızıltepeli aile mağdur olmakta, çeşitli alanlarda yük taşıyarak geçimini sağlayan aileler adeta ekmek teknelerinden yoksun kalmaktadır.

Basit gibi gelebilir ama söylemekte fayda vardır: Her gün yola önce girme amacıyla birbirlerinin önüne geçen araç sürücüleri kavga ve ağız dalaşı yapmaktadır. Sıradan bir hal almış bu gibi vukuatların sayısı yapılamaz bile.

Çevreyolu Hikayesi…

Bu sorunların üstesinden gelebilmek için Kızıltepeliler son yıllarda bazı arayışlara girdi. Bunlardan biri de Çevreyolu idi. Oluşan bir çevreyolu yoğun olan trafiği şehrin içinden çıkaracak, böylece trafik yoğunluğu düşecekti. Bu durum zaman zaman siyasetçilerin de gündemine girdi; ancak hali hazırda somut olarak bir adım atılmış değil. Çevreyolu Hikayesi, Yılan Hikayesine dönmüş durumda, Kızıltepelilere göre…

Anayollarda durum böyle iken son iki yıldır, şehir merkezindeki caddeler ve mahallelerdeki sokaklar ‘yenilenecek’ gayesiyle kazıldı. Kızıltepelileri umutlandıran bir durum oldu bu; ama çok geçmeden elektrik hatlarının gömülmesi gündeme geldi. Ana caddeler, mahallerde ara sokakların tamamı DEDAŞ ekipleri tarafından kazılmaya başlandı.

Evet, hatlar yer altına gömülüyor ama üstü başı olduğu gibi bırakılıyor. Yollarda ve ara sokaklarda oluşan çukurlar araçlarda çeşitli hasarlar meydana getiriyor. En basitinden lastiklerin parçalanması, araba karterlerinin patlaması milyarlarca liraya mal oluyor. Bir hiç yüzünden soluğu sanayide alan Kızıltepelilerin siniri bozuluyor. Ellerinde bir yaptırım gücü olmayan vatandaşlar, özür dilerim, küfür savuruyor, beddua ediyor!

Ulaşım sorunu bu şekilde devam ederse birbirimize ulaşabilme umudumuz giderek yok olacaktır. İlçemizde kendi elimizle meydana getirdiğimiz bu şaheser! Ulaşım sorunu ne yazık ki eğitim ve sağlık alanlarında da yan sorunlar oluşturmaktadır. Zamanında hastanelere ulaşamıyoruz, zamanında çocuklarımız derslere giremez durumda.  Hal böyle olunca konuyla ilgili STK’larımız ve devlet yetkilileri bir koordinasyon grubu oluşturmalı diye düşünüyorum. Herkes sus-pus olmuş durumda. Bu vaziyet hepimize zarar verdiği gibi yakışmıyor da!

En kısa zamanda sorumluluk duyan Sivil Toplum Kuruluşları yasalar çerçevesinde tek ses, tek güç olma amacıyla bir araya gelmeli ve ilçemizin değerli kaymakamı Sayın Hüseyin Çam ile bir araya gelerek ortak bir yol haritasının oluşmasında çaba ortaya koymalıdır.

Ne diyorsunuz ulaşım sorunlarının bize dayattığı bir aciliyet yok mudur?

Saygıyla…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol