https://bs.serving-sys.com/Serving/adServer.bs?cn=display&c=19&pli=1077887043&gdpr=${GDPR}&gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_68}&adid=1086907057&ord=[timestamp]

İskandinav Ülkeleri olarak bilinen Finlandya, İsveç, Norveç ve Danimarka dünyada “özgürlük” sınırının en geniş olduğu coğrafya olarak hatıralardadır. Askeri ve siyasi egemenliğin göreceli olarak zayıf olduğu İskandinav coğrafyası, Rusya’nın 24 Şubat’ta Ukrayna’ya başlattığı askeri savaş, Doğu Avrupa ve Kuzeybatı Avrupa ülkelerinin kendilerini tehdit altında görmelerine yol açtı. Bu kapsamda Batı Avrupa ülkelerinin ve ABD’nin de “Rusya’nın Askeri tehdit” olduğu algısını derinleştirerek İskandinav ilkelerinin bir “güvenlik” çatı örgütü olan NATO’nun koruması altına girmelerini teşvik etti, onların bu yönde attıkları adımı desteklediğini açıkladı.

Bu kapsamda İskandinav ülkelerinden İsveç ve Finlandiya NATO’ya girmek için gerekli prosedürü başlattı. Buna karşı bir hamle  de Türkiye’den geldi. İskandinav ülkelerinin terör örgütlerine verdikleri destek nedeniyle yıllardır Türkiye’nin bu ülkelerin izlediği politikaların karşısında olduğu bilinmektedir. Türkiye bu anlamda bu ülkelere resmi girişimlerde bulunmuş ancak her defasında adı geçen ülkeler buna karşı görmezlikten gelen bir siyaset izlemişlerdir.

Şimdi Koz Türkiye’nin Elinde

Türkiye 1952’den bu yana NATO üyesi. Bir savunma paktı olarak kurulan NATO’nun her üyenin bir veto hakkı vardır. Daha açık bir ifadeyle bu pakta girmek isteyen bir ülkenin üyelik kabulü için her üyenin onay vermesi, reddetmesi halinde başvuran ülkenin üyeliği kabul edilmez.

Şimdi, yıllardır ve hala Türkiye’yi duymayan hatta duymak istemeyen İskandinav ülkelerinin NATO’ya üyelik başvurularına karşı Türkiye’nin onay vermeyeceği anlaşılmaktadır. Türkiye tepkisini ilk defa Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun resmi olmayan bir açıklamasıyla ortaya koydu. Ardından en yetkili ağız, yani Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin tepkisini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İskandinav ülkeleri “Terör örgütlerinin misafirhanesi” şeklinde yorumladı. Bu çerçevede Türkiye, Kandil Operasyonlarında ele geçirilen İsveç menşeli silahların resimlerini kamuoyu ile paylaştı, bu resimleri dosya halinde ilgili ülkelere gönderdi. Hatta PKK ve FETÖ mensubu 33 kişinin iadesini istedi.

İskandinav Ülkeleri Türkiye’yi “İkna” Etme Derdine Düştü.

Türkiye’nin terör örgütlerine mensup 33 kişinin iade talebini İsveç ve Finlandiya görmezlikten geldi. Türkiye daha sesli ve daha yetkili ağızlardan tepkisini ortaya koymayı yoğunlaştırınca adı geçen ülkelerin başbakanları Türkiye ile telefon girişimlerini sıklaştırdı; diplomasi kanalları açmaya başladılar. Süreçle ilgili “olumlu” diyalog ve Türkiye’nin kendileri için “önemi”den söz etmeye başladılar. Klasik Türkiye yaklaşımları ve politik söylemi yoğunluk kazandı.

Bütün bunlara karşı Türkiye her şeyin farkında ve bilincinde olan bir politika izlemektedir. Başka bir anlatımla Türkiye’nin bu sefer kandırılamayacağı yönünde bir algı hakim iç kamuoyunda. Ancak ABD, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliklerini “kuvvetle” desteklemekte ve bu anlamda Türkiye’ye karşı özel bir tutum ortaya koyup koymayacağı henüz belli değil.

Öte yandan bugün Finlandiya Meclis Başkanı bir açıklama yaparak Türkiye’nin iadelerini istediği kişilerin “masum insanlar” olduğunu niteledi. Devamında, parlamento başkanı MattiVanhanen,"Türkiye, hukukun üstünlüğüyle ilgili konularda siyasi olarak tavrımızı değiştirmeyeceğimizi anlamalıdır. Masum insanlar başka bir ülkeye iade edilmez, özellikle de gerekçe gösterilmeden hapse atılma veya mahkum edilme riski varsa. Silah ihracatı gibi en pratik konularda ise Türkiye'nin tam olarak ne beklediğini öğrenmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Türkiye ise bunlara “masum insanlar” denmesine karşı çıkıyor. Türkiye’nin savunduğu tez “sivilleri, asker ve polisleri şehit edenler teröristtir. Bunlar suçludur ve İskandinav ülkelerini bir özgürlük alanı olarak kullanmaları doğru değildir. Hali hazırda bu coğrafyayı kullanarak terör örgütleri faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu faaliyetlere göz yuman ülkeler NATO çatısı altına alınırsa, bu pakt bir güvenlik paktı olmaktan çıkacaktır.”

PKK Üyesinin İsveç’e Tepkisi

Türkiye ile İsveç hükümeti arasında konuyla ilgili süren olumlu görüşmelere İsveç’te belli bir siyasal ağırlığa sahip olan PKK çevrelerini harekete geçirdi.Türkiye'nin güvenlik endişelerini karşılamak için ellerinden geleni yapacaklarını açıklayan İsveç Başbakanı MagdalenaAndersson içeriden destek kaybetti. İsveç Parlamentosu'nda vekil olan İran asıllı terör örgütü PKK üyesi olduğu iddia edilen AminehKakabahev hükümetten desteğini çekti. Basına açıklama yapan Kakabahev, kendilerine verilen sözlerine tutulmadığını ifade ederek İsveç'teki gidişattan mutlu olmadığını söyledi. Kakabahev, "Eğer anlaşmaya uymazlarsa ben de önemli oylamalarda desteğimi çekeceğim" dedi.

Manzaraya bakılırsa kartların artık açıkça oynanmaya başlandığı görülmektedir. Siyasi gözlemcilere göre Türkiye, savunduğu tez nedeniyle tarifi bir fırsat yakalamış durumda. Ya Türkiye uluslararası diplomatik ve siyasi baskılara boyun eğip İskandinav ülkelerinin NATO üyeliği başvurusunu kabullenmek zorunda kalacak; ya da onların NATO üyeliğine bir Türkî Tokat atacak ve onları izledikleri yanlış politikayı terk etmeye zorlayacak.

Saygıyla…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol