Rıfat Mertoğlu
Rıfat Mertoğlu
Yazarın Makaleleri
SENDEN SONRA…
Senden sonra güneş kaç defa doğdu, kaç defa yitip gitti ufuklarda bilmiyorum… Gün günü kovaladı, göz açıp kapayıncaya kadar hızla geçti seneler. Sonra silindi gülüşünün sıcaklığı solarak. Zaman eskitti dünyayı, aklar düştü saçlarıma....
YAZAR…
     Yazma çoğu insan için vazgeçilmez bir tutkudur. Yazmadan duramaz, nefes alamaz, dünyası kararır, nefes alıp vermesi zorlaşır. Kimi şiir yazar, kimi öykü, kimi roman, anı, deneme… Vilken 'Bir insan yazamadan yaşayamazsa,...
KURBAĞA AVCISI…
Yazın ilk günlerinde Adana'daydım… Her zamanki gibi nem insanı bunaltan boyutlarda… Gömleğim ıslanan atletime yapışıyor, sıksan bir ton su çıkar. Kiremithane'de bir evde misafirim… Gece yarısına doğru tam uyuyacağım sırada...
ZEUS’UN SEVDALI YURDU: İDA DAĞI…
Altınoluk, Balıkesir İli sınırları içinde, Antandros Antik Kenti kalıntıları üzerine kurulmuş, doğal güzellikleriyle, denizi, yeşilliği, dağları ve temiz havasıyla insanı büyüleyen bir sahil kenti… Belediye tarafından düzenlenen...
GİTTİN...
YAŞADIĞIM kenti nedense hiç sevmedin... Ürkek ve sıkılgan bir misafir gibi gelip gittin bu kente. Oysa yürüdüğüm sahiller¬de yürümeni, ıslandığım yağmurlarda ıslanmanı, uzun uzun baktığım mavilikleri görmeni ne çok isterdim. Ne çok...
HATIRLA BENİ...
Hatırla beni.... Kar üstünde titreyen, kanadı kırık bir serçe aklına geldiğinde hatırla... ama uçmak için yine de çırpınan, yaralı haliyle. Soğuk, bıçak ağzı gibi keskin bir havada. Sisli bir tan vakti, hani kurtların sevdiği dumanlı...
BU GECE PENCERENİ AÇIK BIRAK...   
                                  'Bu gece pencereni açık bırak, Çok uzaklardan mavi...
ÇOCUK GELİNLER: İNSANLIĞIN KANAYAN YARASI…
        Çocuk gelinler, çocuk yaşta kendilerine kadınlık rolü giydirilmiş, yasal evlilik yaşına henüz gelmemiş kız çocuklarını ifade etmektedir. Çocuk yaşta yapılan evlilikler, dünyanın farklı coğrafyalarında sıkça...
“AH FELEK”
     Uzun zamandır görmediğim gazeteci dostum Şükrü Dolaş ile Siverek'te dumanla dolmuş bir kahvede oturmuş hasret gideriyoruz, koyu demli çaylarımızı içerek. Bu kahveye daha çok yaşlılar geliyor. Sabahın erken saatinden...
RUHUMUN YANGININDA…
Ruhumun yangınında tükeniyor umutlar, kederle soluyor karanfil yüzü yaşamın gülüm. Ne kadar karamsar dağ varsa üstüme devriliyor. Kan kaybediyor sevincim, acının çığlığıyla kıvranıyor, titriyor yüreğim. Ben ne haldeyim bilsen… Bilemezsin....
SUDA ERBANE…
Bu gece çok özledim seni… Ay suya değdiğinde özledim. Yel estiğinde, yıldız parladığında. Tille'de bir höyüğün başına oturmuş Fırat'a bakıyorum. Kırmızıya dönüyor nehir. Yer, gök, dağlar, ağaçlar gelincik tarlası...
O ESKİ ŞARKI…
O eski şarkı çalıyor sahildeki balıkçı kahvesinde, sen yine hüzünle dalıp gidiyorsun…      Yine yalnızsın, kederli bir başına...      Herkesten, her şeyden kaçıyorsun, cehennem yalnızlığı bu,...
FIRAT SIRTLARINDA BİR KARTAL YUVASI YILMAZ GÜNEY’İN BABA YURDU: DESMAN
     'Yılmaz Güney'in köyü aha şu dağların ardındadır,” dedi sürücümüz, parmağıyla gösterdiği yöne baktım, meşe ağaçlarıyla kaplı dağlar ileride nehirle birleşiyor. Fırat az ötede kanyonların arasından...
ŞEHİR İHANET EDİYOR…
Şehir ihanet ediyor, gizlerimi paylaştığım şehir. Başımı omuzlarına yasladığım eski sevgililer gibi ruhsuz… Acımasız cellatlar bakıyor bulvarlardan. Kanlı yüzleriyle şehir eşkıyaları sokak başlarını tutmuş. Yalnız ve suskun kalabalıklar...
KAVAL SESİNDEKİ HASRET GİBİSİN
Şiir ve şair, boğazına kadar karanlığa batmış dünyanın aydınlığıdır. Bataklığa sürüklenen ruhların kanatlanmasını, mavi göğe yükselmesini, özgürlüğüne kavuşmasını sağlar şiir. Lal olmuş dillerin, yeni bir yol bulmasıdır....
ÖLÜM VE AŞK ÜZERİNEDİR…                 
                           Varoluşla birlikte ölüm korkusunu soğuk bir hançer gibi hep ensesinde hissetti insanoğlu. Tarihimizle...
AĞIR ACILAR KOLEKSİYONU…
'ah roşna! as bakışlarını yüreğimin kirişine zihnimde at koşturuyor gözlerin sen ki gülüşüyle yeryüzünü aydınlatanım soluğuyla barış çiçeğine yaşam sunan sevdiğim.”      Uzun zamandır kitaplığımda...
BİR ZAMANLAR MEKTUP VARDI…
Bir zamanlar mektup vardı… Dostun sıcaklığını uzaklara götüren, özlemleri gurbetten getiren sıcak satırlar. Katlanmış kâğıtların arasına karanfil konurdu.  Boncuk gibi düzenli yazılırdı el yazısıyla mektuplar… Duygular paylaşılırdı....
YALNIZLIK BULSUN SENİ
Ömür geçip gitti, kayıp yılların ardına düşersen bulamazsın. Yitirdiğin aşklar, zamanın büyülü sarmalında silindi, bitti. Geceden yarım kalan uykularını al, git. Yollar engebeli, yollar taşlı topraklı, düş, kalk ama git. Yağmur yağsın,...
AŞK GÜLÜŞÜNDE SAKLIDIR…
Kanayan bir yüreğin halinden anlayamazsın sen... Bilemezsin onun acılarını, kudurgan sancılarını.  Kaç kez uçurumlardan dönmüştür bilemezsin, kaç kez bileklerinde intihar izleriyle uyanmıştır. Yaralı bir yürek, sürgün bir yazara...
İÇİNDEKİ ÇOCUĞA SIKICA SARIL…
İçindeki çocuğa sıkıca sarıl... Onunla çıkacaksın yaşamın uzun, ışıklı yolculuğuna. Kendinden kaçıyorsun, karanlıklara saklanıyorsun, kuytu mahzenlere siniyor soluğun. Bir aptal gibi 'öteki”yi oynuyorsun. Çevrenin beklentilerine...
FARE
Bir Hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı endişe içinde yasayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde, bu kez de köpekten korkmaya başlar. Büyücü...
YÜREĞİMİZDEKİ MELODİYİ DUYANLAR… 
Yaşamın yorgunluğundan bezip, her şeye boş verdiğiniz anlar oldu mu hiç? Hani, 'Satayım dünyanın gelmişini geçmişini!” dediğiniz anlar. Umutlarınızın tükendiği, içinizin karardığı, kendinizi ölüme yakın hissettiğiniz anlar…...
YASAKTIR BU AŞKTAN ÇIKMAK…
Aşk, insanlık tarihinin başlangıcından bu yana varlığını sürdürmüş, bana göre kutsal bir duygudur. Ruhun devinimidir, yenilenmesi, kaos yaşamasıdır. Şiir bu duygunun sözle dışa vurumudur ve o da en az aşk kadar eskidir. Yazıdan önce...