<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>| Güneydoğu Ekspres – Diyarbakır Haber</title>
    <link>https://www.guneydoguekspres.com</link>
    <description>Diyarbakır son dakika haberleri ve güncel gelişmeler anında Guneydoguekspres.com'da! Diyarbakır haber, hava durumu, namaz vakitleri, Amed ve Amedspor ile ilgili daha fazlası için tıklayın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.guneydoguekspres.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Guneydoguekspres.com | Tüm hakları saklıdır. Diyarbakır'ın güvenilir haber kaynağı.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 11:45:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazarlar Kürt şiirleri için ne dedi?]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/yazarlar-kurt-siirleri-icin-ne-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/yazarlar-kurt-siirleri-icin-ne-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de yapılan "Helbesta Bindestan" konulu söyleşide konuşan yazar Lal Laleş, genç şairlerin Cegerxwîn gibi kendilerine özeleştirel yaklaşmadığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Ağrı Kültür Federasyonu Derneği ile Bizot Dergisi, İzmir'de "Helbesta Bindestan (Ezilenlerin Şiiri)" söyleşisi düzenledi. Federasyonun binasında yapılan söyleşide, yazarlar Lal Laleş, Fewzî Ciwan ve Mekî Ekin konuştu.</p>

<p><strong>'ŞİİR HEM KOLEKTİF HEM DE ŞAHİTTİR'</strong></p>

<p>Mekî Ekin, şiirin hem "kolektif" hem de "şahit" olduğunu belirtti. Ekin, "Neden şahit? Çünkü o süreçte o zihniyette ki toplumsal olayların şahidi, insanların içsel sorunlarının şahidi oluyor. Bir bakımdan da ses oluyor. Bir çığlıktır. çağırıştır. İnsan kendi içinde ontolojisinde bir kavga içerisinde iken ya da kendi yaşadığı toplumda insanlarla bir mücadele içerisinde iken şiir de öyle çıkıyor ortaya. Ezilenlerin şiirlerine baktığımızda hem kadınlar hem gençler hem de işçi emekçiler için şiir hepsinin sesi durumunda" dedi.</p>

<p>Kürtlerin hem kültür hem sanat hem de dil gibi kolektif haklarından mahrum kaldığını belirten Ekin, "Şiirlerimiz özellikle bu saydıklarım üzerinde duruyor. Pablo Neruda, Amerika kolonyalizminin üzerinde durmuş, bu yönde yazıyor ve ismi böyle bilinen biri dünyada. Afrika'da Vale Soyinka, Afrika üzerindeki kolonyalizm üzerine yazıyor şiirlerini. Bizim de örneklerimiz var. Ehmedê Xanî; elbette o da duruyor bu durumlar üzerinde ama şimdiki kadar ağır değildi baskılar o zaman. Sonra Cegerxwîn'in 'Kîne Em" şiiri çıktı ve Kürtlerin yaşadığı zorluklar üzerine yazdı. Şiiri bu anlamda şahit oldu, tanık oldu" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'GENÇ ŞAİRLER ÖZELEŞTİREL YAKLAŞMIYOR'</strong></p>

<p>Yazar Lal Laleş, Kürt şiirinin kendini ezilmekten kurtarmak için çaba verdiğini söyledi. Laleş, "Eğer biz bir Kürt edebiyat duvarı inşa etmek istiyorsak, ilk taşı bırakan Ehmedê Xanî'den başlamamız lazım. Ama şunu da unutmamak gerekir ki Kürt şiirin ruhunu temsil eden asıl kişi Melayê Cizîrî'dir. Melayê Cizîrî, hem vatan hem dil hem de Kürt şiirinin ruhunu temsil ediyor. Ama orada ideoloji ve ulus fikri yok. Her ne kadar Kürdistan sözü Melayê Cizîrî'nin divanlarında geçse de ulus fikrini yaratan Ehmedê Xanî'dir. Ondan dolayı bana en iyi şair kimdir diye sorarsanız şüphesiz Melayê Cizîrî derim. Ama ezilmişlikten ve sömürüden kurtarma fikrini ilk geliştiren kim diye sorarsanız o zaman da Ehmedê Xanî derim" diye konuştu.</p>

<p>Toplumun sınıflardan oluştuğunu söyleyen Laleş, "Ezilenlerin şairleri konusunda bana göre en iyi temsiliyeti gösteren kişi Cegerxwîn'dir. Cegerxwîn önemli bir şeyi yapıyor; birincisi nereye saldıracağını biliyor. 1930'da birinci divanını yazıyor ve bakıyor estetik olmadığını düşünüp yayınlamama kararı alıyor. Yaşamında 10 tane divan yayınlamış ama birinci divanı olan Xoşxan'ı yayınlamıyor. Çünkü kendince onu yarım kalmış sayıyor. Bugün Kürt şiirine baktığımızda genç şairlerimiz onun kadar bile kendilerine özeleştirel yaklaşmıyorlar. Yaklaşanlar da çok az. Neden bunları söylüyorum çünkü günümüzde yeni genç şairlerimiz bir divan bitirirse, mesafe koyar divanla arasındaki ilişkisine. Çünkü divanın içinde kalıyor, dışına çıkamıyor. O yüzden Cegerxwîn çok güzel bir şeye dikkat çekiyor" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'YAZMAK ZORLUKLARLA DOLU BİR AN'</strong></p>

<p>Fewzî Ciwan ise, şair ve yazarların toplumun bir gücü olduğunu kaydetti. Ciwan, "Eğer halkın bir mücadele ve direniş içinde ise, şairi de yazarı da bir mücadele ve direniş içinde olur. Yani biz ezilen bir halkın sözcüleri değiliz, biz de ezileniz ama toplumun öncüleriyiz. Bununla birlikte Cegerxwîn, Osman Sebrî, Rênas Jiyan gibi birçok isim mücadelenin içinde oldular. Biz mağdur ve mücadele etmek zorunda olan bir halkız. Arnavutlar gibi Lazlar gibi Çerkesler gibi Türk olmayı kabul etseydik mağdur kalmazdık. Ama biz tarih, kültür, kimlik ve dilimizin takipçisi olduğumuz için hep mücadele etmek zorunda kaldık. Umutlarımız çok büyük, eskisi gibi değiliz. Dilimiz yasaklandı, kültürümüz ve kimliğimiz yasaklandı. Bu şartlarda kendi edebiyatını nasıl geliştirebilir ki bir halk? Edebiyatımız ve siyasi statümüz birlikte yol yürüyor. Her toplum kendi gerçekliği gibidir. Mesela Kürt toplumunu Avrupalılar ve Türkler ya da Ruslar gibi düşünemeyiz. Kendi içinde bir gerçekliği olan bir toplum bu toplum. Mesela bizim içimizde burjuva yok, Kürt halkı proleterdir. Ondan ötürü ezilmişliğimiz sınıfsal değil, ulusaldır. Edebiyatımızda işçiler ve emekçiler üzerine çok fazla yazı yok mesela. Eserler daha çok siyasi konuları ve iç çatışmayı ele alan konular. Sonuçlarını dengbêjlerde görebiliriz. Kürt edebiyatına baktığımızda gerçekliğini hiçbir zaman unutmamamız lazım. Yani yazmak Kürt yazarlar ve şairler için bir konfor alanı değil. Acılar ve zorluklarla dolu bir alan" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/yazarlar-kurt-siirleri-icin-ne-dedi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/helbesta-bindestan-soylesi.jpg" type="image/jpeg" length="64619"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kürt edebiyatı Suzan Samancı ile dünya vitrininde]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/kurt-edebiyati-suzan-samanci-ile-dunya-vitrininde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/kurt-edebiyati-suzan-samanci-ile-dunya-vitrininde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çağdaş Kürt edebiyatının güçlü kalemlerinden Suzan Samancı, İtalyan edebiyat ajansı Eulama ile dünya vitrinindeki yerini alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İtalya’nın en köklü edebiyat ajanslarından biri olan Eulama, çağdaş Kürt edebiyatının tanınan kalemlerinden Suzan Samancı’nın uluslararası temsilciliğini üstlendiğini duyurdu.</p>

<p>1962 yılında kurulan ve merkezi Roma’da bulunan Eulama, dünyanın dört bir yanındaki yazarların edebi haklarını, film ve sesli kitap lisanslarını yöneten, Avrupa ile Latin Amerika yayıncılık dünyası arasında köprü kuran prestijli bir kurum olarak tanınıyor.</p>

<p>Ajans, yayınladığı duyuruyla Suzan Samancı’nın eserlerini uluslararası yayıncılarla buluşturmaya hazırlandıklarını ilan etti.</p>

<p><strong>ÇAĞDAŞ KÜRT EDEBİYATININ ÖZGÜN SESİ: SUZAN SAMANCI</strong></p>

<p>Eulama tarafından yapılan açıklamada, Suzan Samancı’nın çağdaş Kürt edebiyatındaki yeri şu sözlerle vurgulandı: "Suzan Samancı, çağdaş Kürt edebiyatının en belirgin ve özgün seslerinden biridir. Yaklaşık on iki roman ve çok sayıda kısa öyküden oluşan geniş bir edebi külliyatın yazarıdır. Eserlerinin birçoğu farklı dillere çevrilmiş olup, bu durum onun yazılarının uluslararası düzeyde gördüğü takdirin bir yansımasıdır."</p>

<p><strong>SÜRGÜN, BELLEK VE KİMLİK…</strong></p>

<p>Ajans, Samancı’nın özellikle Koca Karınlı Kent adlı eserine dikkat çekerek, yazarın edebi tarzını şu ifadelerle tanımladı: "Yazarın poetik ve politik bilince sahip anlatımı; sürgün, bellek, şiddet ve kimlik gibi temaları derinlemesine işlemektedir. Samancı’nın eserleri edebi eleştiri dünyasında geniş yer bulmakta ve günümüzün politik ve sömürgecilik sonrası (post-kolonyal) edebiyat tartışmalarında her geçen gün daha fazla yer edinmektedir."</p>

<p><strong>KÜRT EDEBİYATI EVRENSEL TEMALARLA DÜNYA OKUYUCUSUYLA BULUŞUYOR</strong></p>

<p>Harald Kahnemann-Oppenheimer ve Karin von Prellwitz tarafından Buenos Aires’te temelleri atılan Eulama, ismini "European Latin American Agency"nin kısaltmasından alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1964’ten bu yana faaliyetlerini Roma’dan yürüten ajans, edebi hakların müzakeresinden ortak yapım anlaşmalarına kadar geniş bir yelpazede hizmet veriyor.</p>

<p>Eulama’nın Suzan Samancı’yı portföyüne dahil etmesi, Kürt edebiyatının evrensel temalarla dünya okuyucusuna ulaşması adına stratejik bir adım olarak görülüyor.</p>

<p>Ajans, önümüzdeki aylarda Samancı’nın eserlerini dünya genelindeki büyük yayınevlerine sunmayı planlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/kurt-edebiyati-suzan-samanci-ile-dunya-vitrininde</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 18:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/suzan-samanci.jpg" type="image/jpeg" length="50273"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanatçı Güneştekin'in "Sessizlik" sergisi, İtalya'da]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/sanatci-gunestekinin-sessizlik-sergisi-italyada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/sanatci-gunestekinin-sessizlik-sergisi-italyada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürt Sanatçı Ahmet Güneştekin'in "Sessizlik" sergisi, Yıldız Holding sponsorluğunda İtalya'da 6 Mayıs'ta sanatseverlerle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıldız Holdingten yapılan açıklamaya göre, Güneştekin Vakfının Venedik'te Campo Santa Giustina'daki tarihi Palazzo Gradenigo'da hayata geçirdiği merkezin açılışı, Sergio Risaliti küratörlüğünde hazırlanan "Sessizlik" sergisiyle gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çağdaş sanat için uluslararası bir üretim ve buluşma platformu olarak faaliyet gösterecek Palazzo Gradenigo'da, Ahmet Güneştekin’in yapının iç ve dış mekanlarına özgü bir yerleştirme olarak tasarladığı sergi, 11 büyük ölçekli bronz heykel ve 11 karışık teknik çalışmayı bir araya getiriyor.</p>

<p><strong>"VENEDİK'TEKİ BU GİRİŞİMİ KÜLTÜREL BİR KÖPRÜ OLARAK GÖRÜYORUM"</strong></p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Venedik'te gerçekleşen serginin ön izlemesinde, şunları kaydetti: "Ahmet Güneştekin son yıllarda gerçekleştirdiği büyük ölçekli sergiler ve kültürel projelerle uluslararası çağdaş sanat dünyasında güçlü bir yer edinmiş sanatçılarımızdan biri. Onun sanatında dikkat çeken şey, Anadolu'nun çok katmanlı kültürel hafızasını çağdaş sanatın evrensel diliyle buluşturabilmesi olmuştur. Biz Yıldız Holding olarak kültür ve sanatın toplumlar için taşıdığı değere inanıyoruz. Ahmet Güneştekin'in hem Türkiye'de hem de uluslararası alanda gerçekleştirdiği projelere destek vermekten memnuniyet duyuyoruz. Türkiye'den çıkan sanatçıların uluslararası platformlarda daha görünür olması gerektiğine inanıyor ve bu yöndeki desteklerin devam etmesini arzu ediyoruz. Venedik'teki bu girişimi yalnızca bir sergi olarak değil, aynı zamanda kültürel bir köprü olarak görüyorum, geçmişle bugünü, yerelle evrenseli ve hafızayla geleceği birbirine bağlayan güçlü bir köprü."</p>

<p><strong>"AHMET GÜNEŞTEKİN, SANATIN EVRENSEL DİLİNİ USTALIKLA KULLANIYOR"</strong></p>

<p>Yıldız Holdingin Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü de sergiyle ilgili, "Eserlerinde hafıza, kültürel miras ve insanlığın ortak değerlerini ele alan Ahmet Güneştekin, sanatın evrensel dilini ustalıkla kullanıyor. Gerçekleştirdiği çalışmalarla Türkiye'nin uluslararası sanat sahnelerinde görünürlüğüne değerli katkılar sunan sanatçının yeni sergisi 'Sessizlik'in uluslararası sanat dünyasında güçlü bir iz bırakacağına inanıyor, bu vesileyle sanatımızın küresel ölçekte görünürlüğüne katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gradenigo ailesi için 16. yüzyılda inşa edilmiş bir yapı olan ve Venedik lagününün kıymetli sarayları arasında yer alan Palazzo Gradenigo, 2024 yılında Ahmet Güneştekin tarafından satın alındı. Binanın restorasyonunu ise birçok önemli yapıda yürüttüğü projelerle tanınan mimar Alberto Torsello üstleniyor.</p>

<p>"Sessizlik" sergisi, restorasyonu tamamlanan yapının zemin ve birinci katlarda 1 Kasım'a kadar gezilebilecek.</p>

<p>Projenin yıl sonunda tamamlanmasıyla birlikte yapı, beş kata yayılan 2 bin metrekarelik alanıyla Güneştekin Vakfının Venedik'teki merkezine ev sahipliği yapacak ve çağdaş sanat için uluslararası bir üretim ve buluşma platformu olarak faaliyet gösterecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RUDAW</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/sanatci-gunestekinin-sessizlik-sergisi-italyada</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 21:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/gunestekin-ahmet-sessizlik.jpg" type="image/jpeg" length="78841"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da Caz ve Kürt Kültürü Aynı Sergide]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-caz-ve-kurt-kulturu-ayni-sergide</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-caz-ve-kurt-kulturu-ayni-sergide" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da açılan “Echoes of Jazz” sergisi, caz kültürü ile Kürt kültürü arasındaki benzerlikleri sanat aracılığıyla görünür kılıyor. Kolektif üretimle hazırlanan sergi bir hafta boyunca ücretsiz ziyaret edilebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haber / Veli Baltaci- Mehmet Rumet Soylu</p>

<p><strong>İKİ KÜLTÜR, ORTAK HAFIZA</strong></p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyarbakır’da Caz ve Kürt Kültürü Aynı Sergide <a href="https://t.co/4QuZO2rSS7" rel="nofollow">https://t.co/4QuZO2rSS7</a> <a href="https://t.co/PFUKhaGj1j" rel="nofollow">pic.twitter.com/PFUKhaGj1j</a></p>
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) <a href="https://twitter.com/ekspreshaber_/status/2045871792997167438?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">April 19, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Diyarbakır’da sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren “Echoes of Jazz” sergisi kapılarını açtı. Proje, Afro-Amerikan caz kültürü ile Kürt kültürü arasındaki tarihsel ve kültürel paralelliklere odaklanıyor.</p>

<p><img alt="Diyarbakir Sergi-1" height="563" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/diyarbakir-sergi-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Kölelik ve baskı deneyimlerinden doğan caz müziği ile asimilasyon süreçlerinden geçen Kürt kültürü arasında; sözlü gelenek, ritim ve üretim biçimleri açısından dikkat çekici benzerlikler sergide sanat aracılığıyla ele alınıyor.</p>

<p><img alt="Diyarbakir Buluz Sergi Sur" height="500" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/diyarbakir-buluz-sergi-sur.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>“WORK SONG”DAN HASAT TÜRKÜLERİNE</strong></p>

<p>Serginin çıkış noktalarından biri, caz müziğinde önemli bir yere sahip olan “work song” geleneği oldu. Tarlada, hasatta ve emek süreçlerinde ortaya çıkan ritmik söyleyişlerin Kürt kültüründeki karşılığı, projeye ilham verdi.</p>

<p><img alt="Diyarbakir Bluz" height="563" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/diyarbakir-bluz.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Projede yer alan sanatçılardan Evin Çiftsüren, bu ortaklığa dikkat çekerek şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Caz kültüründeki ‘work song’ kavramından yola çıktım. Bizde de hasat zamanı, çalışırken söylenen türküler var. Bu iki kültürün üretim sırasında ortaya çıkardığı ritimler birbirine çok benziyor. Ben de bu benzerliği fotoğraflar ve ritim üzerinden bir araya getirdim.”</p>

<p><img alt="Buluz Sergi Diyarbakir" height="563" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/buluz-sergi-diyarbakir.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Çiftsüren, bu sözlü geleneğin yalnızca kırsalda değil şehirde de farklı biçimlerde yaşamaya devam ettiğini vurguladı.</p>

<p><strong>SANATIN FARKLI DİSİPLİNLERİ BİR ARADA</strong></p>

<p>Yaklaşık 10’dan fazla sanatçının yer aldığı sergide; fotoğraf, performans, dans, video art ve plastik sanatlar gibi farklı alanlarda üretimler bulunuyor.</p>

<p><img alt="Sergi Diyarbakir" height="563" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/sergi-diyarbakir.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Projede bazı sanatçılar beden ve kültür ilişkisine odaklanırken, bazıları halay ve dansı performansla birleştiriyor. Mitoloji ve sözlü anlatılardan beslenen çalışmalar da serginin önemli parçaları arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>TİCARİ DEĞİL, KOLEKTİF BİR ÜRETİM</strong></p>

<p>Sergi organizatörleri, etkinliğin herhangi bir ticari amaç taşımadığını belirtiyor. Amaçlarının satış yapmak değil, ortak bir kültürel hafızayı görünür kılmak ve herkesin erişebileceği bir sanat alanı oluşturmak olduğu ifade ediliyor.</p>

<p><img alt="Jazz Diyarbakir" height="723" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/jazz-diyarbakir.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>DİTAV’DA BİR HAFTA BOYUNCA ÜCRETSİZ</strong></p>

<p>“Echoes of Jazz” sergisi, DİTAV (Diyarbakır Tanıtma, Kültür ve Yardımlaşma Vakfı)’nda bir hafta boyunca açık olacak. Sergi, her gün 10.00 ile 17.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Veli Baltaci- Mehmet Rumet Soylu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-caz-ve-kurt-kulturu-ayni-sergide</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/diyarbakir-sergi-buluz.jpg" type="image/jpeg" length="39458"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tara Mamedova 17 Nisan’da Diyarbakır’da sahne alacak]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/tara-mamedova-17-nisanda-diyarbakirda-sahne-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/tara-mamedova-17-nisanda-diyarbakirda-sahne-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürt müziğinin güçlü sesi Tara Mamedova, 17 Nisan’da Diyarbakır’da sahne alacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kürt müziğinin güçlü sesi Tara Mamedova, dinleyicileriyle yeniden buluşmaya hazırlanıyor. Kendine özgü yorumu, derinlikli vokali ve sahnedeki etkileyici performanıyla geniş bir dinleyici kitlesine hitap eden sanatçı, Nisan ayında gerçekleştireceği konserlerle müzikseverlere unutulmaz anlar yaşatacak.</p>

<p>17 Nisan’da Diyarbakır’da sahne alacak olan Mamedova, 18 Nisan’da ise Batman’da dinleyicileriyle buluşacak. Diyarbakır ve Batman gibi güçlü kültürel hafızaya sahip iki şehirde gerçekleşecek bu konserler sanatçı ile dinleyicileri arasında güçlü bir bağın yeniden kurulacağı, müziğin birleştirici gücünün hissedileceği geceler olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Tara Mamedova, bu konserlerde hem sevilen eserlerini hem de müzikal yolculuğunun farklı dönemlerinden seçilmiş parçaları dinleyicilere sunacak. Kürt müziğinin geleneksel dokusunu modern tınılarla harmanlayan sanatçı, sahnede kurduğu atmosferle izleyiciyi duygusal ve estetik bir yolculuğa davet ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçı müzikseverleri, 17 Nisan’da Diyarbakır’da ve 18 Nisan’da Batman’da gerçekleşecek konserlerde, güçlü bir sesin ve derin bir müzikal anlatının izinde unutulmaz bir deneyime davet ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/tara-mamedova-17-nisanda-diyarbakirda-sahne-alacak</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 19:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/tara-mamedova-1.jpg" type="image/jpeg" length="24815"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5’inci Uluslararası Mülteci Film Festivali 5 gün sürecek]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/5inci-uluslararasi-multeci-film-festivali-5-gun-surecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/5inci-uluslararasi-multeci-film-festivali-5-gun-surecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halkların Köprüsü Derneği'nin düzenlediği ve bu yıl 5'incisi gerçekleştirilecek Uluslararası Mülteci Film Festivali başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halkların Köprüsü Derneği'nin organize ettiği Uluslararası Mülteci Film Festivali, Fransız Kültür Merkezi'nde başladı. Bu yıl 5'incisi düzenlenen festival, 14-18 Nisan tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Sinevizyon ve açılış konuşmasıyla başlayan festivalde çeşitli filmler, belgeseller, panel ve yönetmenlerin katılacağı söyleşiler olacak. Zorunlu yerinden edinme, göç, sınır ihlalleri gibi temaları işleyerek mülteci yaşamlarını ve hikayelerini görünür kılınacak festival farkındalık oluşturmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>'AKDENİZ BİR DENİZ DEĞİL, TOPLU MEZAR'</strong></p>

<p>Festivalin açılış konuşmasını Halkların Köprüsü Derneği Kurucu Başkanı Cem Terzi yaptı. Alan bebeğin ismi Kürtçe olduğu için değistirilerek medyada Aylan diye yansıtıldığına dikkat çeken Terzi, "Alan bebeğin Kobanêli olduğunu sonradan öğrendik" dedi. Ciddi bir Afgan göçünün Avrupa'ya doğru başladığının altını çizen Terzi, "Çünkü Afganistan, 40 yıldır savaş içinde olan bir ülke. Dünyanın geri kalmışlık açısından sondan ikinci ülkesi ve yaşam koşullarının çok zor olduğu bir ülke ve bu göç devam ediyor. Denizde her batan botun bir siyasi karar sebebi olduğunu söyleyebiliriz. Bu insanlar kapatılan sınırlar, geri itmeler, geri gönderme anlaşmaları, insan hayatını pazarlık nesnesine çeviren devlet politikaları tarafından öldürüldüler. Akdeniz bir deniz değil artık, bir toplu mezar" diye konuştu.</p>

<p>Türkiye ile Avrupa Birliği arasında geri gönderme anlaşmasının 10'uncu yılına ulaştığını kaydeden Terzi, bu anlaşmanın bugün bir tuzak, bir hapsetme rejimi olduğunu anladıklarını söyledi. Türkiye'nin milyonlarca sığınmacının tutulduğu açık hava hapishanesine dönüştüğünü vurgulayan Terzi, "Bu ülkede bu insanlar korunmuyor. Burada insanlar tutuluyor. Seyahat etmelerine, buradan gitmelerine izin verilmiyor. Avrupa Birliği ile imzaladığımız göç anlaşması böyle bir anlaşma. Türkiye'de ucuz iş gücü olarak kullanılıyorlar. Sigortasız emek olarak kullanılıyorlar ve kayıtsız hayatlar olarak yaşıyorlar" dedi.</p>

<p><strong>'KRİZ DERİNLEŞTİKÇE SAVAŞ EĞİLİMİ ARTIYOR'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu problemlerin yanı sıra sığınmacıların hedef gösterildiğini belirten Terzi, "İşimizi aldılar, ülkemizi işgal ettiler, İzmir'imizi bozdular diye. Kapılarına tel örgü çekenler, sınırlara duvarlar örenler var. Türkiye de hem Suriye sınırına hem Irak sınırına çok büyük uzun ve elektronik tehditli duvarlar ördü, örüyor. Bugün yaşadığımız çağ finansallaşmış kapitalizmin yeni bir kriz çağında. Maalesef bu çağda savaş bir sapma değil, yeni düzenin kendisi olarak karşımıza çıkıyor. Kriz derinleştikçe savaş eğilimi artıyor. Devletler çökertiliyor, toplumlar parçalanıyor, halklar yerinden ediliyor. Yemen'de, Gazze'de, Suriye'de olan budur. İran'da da yapılmak istenen budur. Ve sonra dönüp soruyorlar; bu göçmenler, bu insanlar nereden geldi? Niye geliyorlar? Bu sorunun kendisi bile ahlaksız bir sorudur" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Daha sonra Olivier Meys tarafından yönetilen "Jahia'nın Yazı" adlı film gösterimi gerçekleşti. Açılış, Halkların Korosu'nun verdiği dinletiyle devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/5inci-uluslararasi-multeci-film-festivali-5-gun-surecek</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 21:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/uluslararas-film-festivali.jpg" type="image/jpeg" length="45637"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şiirle konuşmak, şiir üzerine konuşmak: “Üryan” üzerine]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/siirle-konusmak-siir-uzerine-konusmak-uryan-uzerine</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/siirle-konusmak-siir-uzerine-konusmak-uryan-uzerine" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazar Emine Madak, eğitimci, yazar Metin Aydın’ın “Üryan” kitabına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitimci, yazar Metin Aydın’ın “Üryan” kitabı üzerine değerlendirmelerde bulunan yazar Emine Madak, “İnsanın en özel hallerinden biridir aslına bakarsanız şiir yazma ve üretme hali. Duymadan, görmeden, yanmadan, yaşamadan var olmaz şiir. Şiiri anlayabilmek ve konuşabilmek için şiiri bilmek gerekir” diyor.</p>

<p><img alt="Uryan Metin Aydin" height="516" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/uryan-metin-aydin.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>HİSLERİMİZ İLE HAYAT ARASINDA BİR ARACI: ÜRYAN</strong></p>

<p>Yazar Emine Madak’ın “Üryan üzerine” yazısı şöyle:</p>

<p>“Şiir bir duygu aktarım işidir. Duygularını, hislerini kısacası içini kelimelere dökme halidir. İnsanın en özel hallerinden biridir aslına bakarsanız şiir yazma ve üretme hali. Duymadan, görmeden, yanmadan, yaşamadan var olmaz şiir. Şiiri anlayabilmek ve konuşabilmek için şiiri bilmek gerekir.</p>

<p>Evet, bugün şiir üzerine konuşuyoruz, bir şiir kitabı üzerine. Yazar -Şair Metin Aydın’ın şiir kitabı “ÜRYAN” üzerine…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sevgili Metin AYDIN, bu şiir kitabında hem insani duygularımıza hem de özel duygularımıza (aşk) hitap ediyor. Yaşadığı, gördüğü, hissettiği bütün duygu durumlarını bize hem dramatik hem de duygusal sayılabilecek bir üslupla aktarıyor. Kendi içinden, kendi içimize hitap ediyor adeta yazdıklarıyla. Gündelik hayatta yaşanan insani dramları şiirsel bir anlatımla sunuyor bizlere.</p>

<p>Sitemlerini, haykırışlarını, temennilerini ve yeri geliyor sevgiliye olan aşkını… Bunu yaparken de yeri geliyor bizi heyecanlandırıyor yeri geliyor sitem ettiriyor yeri geliyor ince bir sızı yer ettiriyor içimizde.</p>

<p>Üryan... Olduğu gibi... Dolaysız... Herhangi bir aracıya gerek olmaksızın.. Hayat gibi...</p>

<p>İnsani dramları, var oluşu, yok oluşu, olmayı, olmamayı şiir ile konuşuyor bizimle Metin AYDIN.</p>

<p>Aşkı, sevgiyi, aşka yenilmeyi ve aşkın karşında dik durmayı da anlatıyor bizlere dizeleriyle... Şair kelimelerini ve cümlelerini oldukça cömert, cesurca ve dimdik bir şekilde kullanıyor . Kitap boyunca ‘’buradayım burada ‘’diyor aslında... Bir aracı oluyor bize kelimeleri, cümleleri ve dizeleri ile... Hislerimiz ile hayat arasında bir aracı...</p>

<p>Üryan hem toplumsal hem de kişisel duygulara ve durumlara hitap etmesi bakımından oldukça etkileyici ve gerçek bir kitap...</p>

<p>Feriştah’a , Şefaat’ e, Günbegün’e Kar Yağsın Kar’ a ve diğerlerine sevgi ve saygı ile...”</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/siirle-konusmak-siir-uzerine-konusmak-uryan-uzerine</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/emine-madak.jpg" type="image/jpeg" length="16559"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yılmaz Güney’in 89’uncu yaş gününde Siverek’te anma]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/yilmaz-guneyin-89uncu-yas-gununde-siverekte-anma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/yilmaz-guneyin-89uncu-yas-gununde-siverekte-anma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siverek Kültür Bilim ve Sanat Derneği, Yılmaz Güney’in 89’uncu yaş gününde anma programı düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Siverek Kültür Bilim ve Sanat Derneği tarafından İstanbul Fatih'te bulunan Ali Emiri Kültür Merkezi'nde, Yılmaz Güney'in 89'uncu doğum günü vesilesiyle anma düzenlendi. Yapılan anmaya oyuncu Halil Ergün, Ali Sürmeli, Menderes Samancılar, Gazeteci Nebil Özgentürk, yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve DEM Parti İl Eşbaşkanı Çınar Altan’ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.</p>

<p>Programda Yılmaz Güney’in filmlerinin, filmlerinin ne şartlarda çekimini yaptığını, yaşamını yitirdiği ana dek yaşadıklarını, hayatını anlatan bir sinevizyon gösterimi yapıldı. Ardından söz alan kişiler Yılmaz Güney ile yaşadıkları anıları anlattı.</p>

<p>Anma, Koma Çîya şarkılarıyla sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/yilmaz-guneyin-89uncu-yas-gununde-siverekte-anma</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/yilmaz-guneyin-89-uncu-dogum-gunu.jpg" type="image/jpeg" length="89211"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde Kürt Ulusal Tiyatrosu kuruldu]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/27-mart-dunya-tiyatro-gununde-kurt-ulusal-tiyatrosu-kuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/27-mart-dunya-tiyatro-gununde-kurt-ulusal-tiyatrosu-kuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürt Dünyası Federasyonu, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla Kürt Ulusal Tiyatrosu’nun kuruluşunu ilan ederek tiyatro ile ulusal ve insani bilincin yükseltileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kürt Dünyası Federasyonu, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla Kürt Ulusal Tiyatrosu’nun kuruluşunu ilan etti. Yapılan açıklamada, federasyona bağlı olarak kurulan Kürt Ulusal Tiyatrosu’nun, tiyatronun ulusal uygarlığın temel unsurlarından biri olması nedeniyle Kürt halkının kültürel ve medeni gelişimine katkı sunacak önemli bir kanal olacağı vurgulandı. Açıklamada, Kürt Ulusal Tiyatrosu’nun çağdaş Kürt kimliğinin bir aynası olacağı, aydınlanma ve hümanizm için bir platform görevi üstleneceği belirtildi. Açıklamada, tiyatronun, toplumun ve Kürt halkının dili haline gelmeyi, aynı zamanda olumlu bir Kürt kişiliğinin inşasında rol oynamayı hedeflediği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kürt Ulusal Tiyatrosu’nun, yetenekli sanatçılar ve yeni teknikler aracılığıyla bu hedeflere ulaşmayı amaçladığı kaydedilen açıklamada, gerçekçi mesaj, güçlü estetik ve yeniliği bir araya getiren nitelikli bir sanat anlayışının benimseneceği belirtildi. Açıklamanın sonunda, tiyatronun eleştirel düşünceyi teşvik eden, ulusal ve insani bilinci yükselten bir platform olacağı ifade edilerek hem Kürtçe hem de yabancı metinlerin, Kürt toplumunun sorun ve kaygılarına odaklanarak ele alınacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/27-mart-dunya-tiyatro-gununde-kurt-ulusal-tiyatrosu-kuruldu</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/03/kurt-ulusal-tiyatrosu-kurulus.jpeg" type="image/jpeg" length="59701"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazeteci Erbay, Wêjegeh Amed’de Lal Laleş’in konuğu olacak]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/gazeteci-erbay-wejegeh-amedde-lal-lalesin-konugu-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/gazeteci-erbay-wejegeh-amedde-lal-lalesin-konugu-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Vecdi Erbay, Dipnot Yayınları’ndan çıkan "Sol Elin Hatırası" kitabı üzerine 29 Mart’ta Wêjegeh Amed’de Lal Laleş’in konuğu olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci, yazar ve şair Vecdi Erbay, Lal Laleş moderatörlüğünde 29 Mart saat 15.00’te Wêjegeh Amed’de okurlarla bir araya gelecek. Etkinlik, yazarın yeni kitabı üzerine Diyarbakır’da yapılacak ilk söyleşi olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyarbakır’dan, sokağın sesine de yer açarak, yaptığı haberler ve yazılarıyla tanınan Vecdi Erbay, uzun bir aradan sonra yeniden edebiyat okurlarıyla buluştu.</p>

<p>Dipnot Yayınları’ndan çıkan "Sol Elin Hatırası" derin toplumsal acıların geri dönüşsüz izler bıraktığı sessiz hayatların peşinden gidiyor.</p>

<p><img alt="Vecdi Erbay Diyarbakir" height="935" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/03/vecdi-erbay-diyarbakir.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Erbay, yokluğun kol gezdiği bir atmosferde sade ve samimi bir dille, öyküler ve karakterleri arasında dinamik ilişkiler kuruyor. Bu yönüyle metin, fail-kurban-kahraman sıkıştırmalarından kaçan bir karşı-masal hissiyle okurun belleğinde iz bırakıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/gazeteci-erbay-wejegeh-amedde-lal-lalesin-konugu-olacak</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 21:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/03/vecdi-erbay-sol-elin-hatirasi.jpeg" type="image/jpeg" length="31530"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mikail Aslan’ın yeni albümü: Masumo Pak]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/mikail-aslanin-yeni-albumu-masumo-pak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/mikail-aslanin-yeni-albumu-masumo-pak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürt sanatçı Mikail Aslan yeni albümü Masumo Pak ile dinleyicileriyle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mikail Aslan’ın 11. stüdyo albümü “Masumo Pak”tan ilk parça “Kamî rê / Kime”, dijital platformlarda dinleyiciyle buluştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Parçanın sözleri Usênê Qeremanî (Mehmet Çetin) imzası taşıyor, müziği ise Aslan ile Olcay Bozkurt’a ait.</p>

<p>Klibin çekimleri Dersim’de, Lertîg bölgesi ile Seyit Rıza'nın köyü Axdat ve çevresinde gerçekleştirildi. Seyit Rıza ile anılan bu coğrafya, klibin görsel dünyasında belirleyici bir arka plan sunuyor.</p>

<p>Eserde rüzgâr, bulut, taş, kuru ağaç ve kenger gibi doğa imgeleri öne çıkıyor. Bu imgeler üzerinden kurulan anlatı, yalnızlık ve yurtsuzluk duygusunu taşıyor;</p>

<p>Albümün tamamına dair detaylar henüz sınırlı. Ancak yayımlanan ilk parça, “Masumo Pak”ın genel olarak daha sade ve duygusal yoğunluğu yüksek bir çizgide ilerleyeceğine işaret ediyor.</p>

<p>Yönetmenliğini Veysel Kılınç’ın üstlendiği klip, kış koşullarında çekildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/mikail-aslanin-yeni-albumu-masumo-pak</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 20:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/03/mikail-aslan-masumo-pak.jpg" type="image/jpeg" length="69614"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'da Kürtçe blues dinletisi]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/ankarada-kurtce-blues-dinletisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/ankarada-kurtce-blues-dinletisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anatolia Kültür ve Sanat Merkezi Ercan Bingöl müzik dinletisi düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Anatolia Kültür ve Sanat Merkezi'nin düzenlediği müzik dinletisinde Kürtçe blues sanatçısı Ercan Bingöl sahne aldı. Etkinliğe birçok kişi katıldı. Açılış konuşmasını yapan Nesil Çiftçi her çarşamba çeşitli etkinlikler yapılacağını belirterek çeşitli kurs ve etkinlikler düzenlendiğini belirtti. Finalde Newroz'a özel şarkılar söyleyen Bingöl'ün ardından tekrar söz alan Nesil Çiftçi dinleyenlerin Newroz Bayramı'nı kutladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/ankarada-kurtce-blues-dinletisi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 23:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/03/anatolia-kultur-merkezi-ercan-bingol.jpg" type="image/jpeg" length="87203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlin’de Kürt Kadın Kültür Günleri]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/berlinde-kurt-kadin-kultur-gunleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/berlinde-kurt-kadin-kultur-gunleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berlin’de üçüncüsü düzenlenen Kürt Kadın Kültür Günleri, kadın sanatçıların eserlerinin yer aldığı sanat sergisiyle başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya’nın başkenti Berlin’de bu yıl üçüncüsü düzenlenen Kürt Kadın Kültür Günleri, büyük bir coşkuyla başladı. Açılış, Kürdistan’ın dört bir yanından kadın sanatçıların eserlerinin yer aldığı sanat sergisiyle yapıldı. Sergi, iki gün boyunca ziyaretçilere açık olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açılışa geleneksel kıyafetleriyle katılan kadın örgütlerinin açtığı sergilerde Kürt kadınlarının mücadelesinin farklı yönlerini sergiliyor. Açılış gecesi, Rojavalı sanatçı Sumaya Mihemed’in gönderdiği selamlama videosuyla başladı. Organizasyon yetkilileri, Kürt halkının hem fiziksel hem kültürel saldırılara maruz kaldığı bir dönemde kültür ve sanatın önemine dikkat çekti. Shno Goli, İran halkının ve özellikle Rojhilat halkının direnişine vurgu yaparken; Nure Alkış, 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın yıl dönümünün önemini hatırlattı. Almanya Federal Meclisi milletvekili ve Sol Parti üyesi Stella Merendino ise konuşmasında patriarkaya karşı mücadelenin uluslararası boyutta düşünülmesi gerektiğini belirtti ve Berlin’de yaşayan Kürt kadınlarının rolünü vurguladı.</p>

<p>Açılışın ardından Hêlan Jawish’in müzik dinletisi eşliğinde sanat sergisi gezildi. Etkinlikler hafta boyunca devam edecek; Cumartesi ve Pazar günleri atölyeler, 4 Mart’ta “Govenda Kurdî” halk oyunları, 6 Mart’ta geleneksel Kürt vokal gecesi ve 7 Mart’ta film gösterimleri yapılacak. Etkinlikler 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne odaklanacak şekilde sonlanacak.</p>

<p>Tüm etkinlik programı ve detaylar Kürt Kadın Barış Ofisi – Cênî e.V.’nin web sitesinden takip edilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/berlinde-kurt-kadin-kultur-gunleri</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 23:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/02/berlinde-kurt-kadin-kultur-gunleri.jpeg" type="image/jpeg" length="85520"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batman ve Urfa'daki tiyatro gösterimine yoğun ilgi]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/batman-ve-urfadaki-tiyatro-gosterimine-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/batman-ve-urfadaki-tiyatro-gosterimine-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman ve Urfa’da 21 Şubat Dünya Anadili Günü dolayısıyla sergilenen tiyatro oyununa yoğun ilgi gösterildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Anadili Günü dolayısıyla sergilenen tiyatro oyununda renkli görüntüler ortaya çıkarken çocuklar doyasıya eğlendi.</p>

<p>Batman Barosu’nda, 21 Şubat Dünya Anadili Günü dolayısıyla tiyatro oyunu sergilendi. Emek ve Demokrasi Platformu’nun öncülüğünde Tahir Elçi Konferans Salonunda sergilenen tiyatroyu çok sayıda kişi izledi.</p>

<p>Sahne öncesi konuşan sanatçı ve eğitimci Yakup Selimoğlu, “Bugün burada Dünya Anadili Günü’nü kutlamak için toplandık. 21 Şubat günü bütün dünyada anadilin ve sanatın önemi ortaya çıksın diye hatırlanan bir gündür. Anadil, insanın kimliğidir. Kendi dilimizle düşünüyoruz, kültürümüzü ve sanatımızı kendi dilimizle yaşıyoruz” dedi.</p>

<p>Ardından Koma Divan Akademi oyuncuları sahne aldı. Birbirinden güzel oyunlarla izleyicileri ve çocukları kahkahaya boğan Koma Divan Akademi, izleyicilerden tam not aldı.</p>

<p><strong>URFA</strong></p>

<p>Urfa Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde, 21 Şubat Dünya Anadili Günü kapsamında tiyatro gösterimi düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Urfa Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, Şalko Bêkes’in kaleme aldığı ve Arsen Poladov Tiyatrosu oyuncuları tarafından sahnelenen Rastî adlı oyun oynandı. Gösterime çok sayıda kişi katıldı. Gösterimde, anadilin korunması ve yaşatılmasının kültürel varlığın sürdürülmesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/batman-ve-urfadaki-tiyatro-gosterimine-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/02/batman-urfa.jpg" type="image/jpeg" length="31961"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[33 yılda bir oluyor: Dört inanç, aynı gün oruçta]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/33-yilda-bir-oluyor-dort-inanc-ayni-gun-oructa</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/33-yilda-bir-oluyor-dort-inanc-ayni-gun-oructa" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her 33 yılda bir görülen nadir bir olay gerçekleşti. Bugün Müslümanların Ramazan orucu, Ezidîlerin Hıdır İlyas’ı, Hıristiyanların Büyük Oruç’u ve Alevilerin Hızır ayı oruçları aynı döneme denk geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her 33 yılda bir nadir görülen küresel bir çakışma sonucu, bugün aynı anda Müslümanlar, Ezidîler, Hıristiyanlar ve Aleviler oruç tutuyor. Sabah ezanıyla birlikte Müslümanlar Ramazan ayının ilk gün orucuna başladı. Ramazan orucu bir ay sürecek ve üç günlük Ramazan Bayramı ile sona erecek.</p>

<p><strong>HIDIR İLYAS ORUCU</strong></p>

<p>Bu yıl Ezidî Kürtlerin orucu da aynı döneme denk geldi. Bugün (Çarşamba), Hıdır İlyas Orucu’nun üçüncü ve son günü. Ezidîler Pazartesi günü oruca başlamıştı. Oruç süresince tan yerinin ağarmasından gün batımına kadar yeme ve içmeden uzak duruyorlar.</p>

<p>Perşembe günü ise Hıdır İlyas Bayramı kutlanacak.</p>

<p><strong>HRİSTİYANLAR HAYVANSAL ÜRÜNLER YEMİYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hristiyanlar da bugün, 16 Şubat’ta başlayan Büyük Oruç döneminde bulunuyor. Hristiyanlar gece saat 00.00’dan öğlen 12.00’ye kadar hiçbir şey yiyip içmiyor. Öğlen 12.00’dan gece 00.00’ya kadar ise et ve hayvansal ürün tüketmemek şartıyla yemek yiyebiliyorlar.</p>

<p>Bu dönem, Diriliş Bayramı’na hazırlık amacıyla tutuluyor. Oruç süresi uzun olsa da pazar günleri kutsal kabul edildiği için ayrı bir önem taşıyor.</p>

<p><strong>ALEVİLERİN HIZIR AYI ORUÇLARI</strong></p>

<p>Alevilerin Hızır ayı oruçları da Şubat ayında tutuluyor. Hızır ayı oruçları bölgesel olarak farklılık gösterse de birçok bölgede üç gün süren oruç boyunca lokmalar dağıtılıyor.</p>

<p>Hızır günlerinde pirler talipleriyle buluşuyor ve cem erkanları kuruluyor. Bu ay aynı zamanda zorlu kış günlerinin geride kalmasının simgesi olarak kabul ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/33-yilda-bir-oluyor-dort-inanc-ayni-gun-oructa</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/02/dort-inanc-oruc.png" type="image/jpeg" length="84126"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Düzgün Baba’da Hızır Cem’i]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/duzgun-babada-hizir-cemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/duzgun-babada-hizir-cemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzgün Baba Cem Evi’nde Hızır Cem’i yürütülerek, inkara ve asimilasyona karşı birlik vurgusu yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hızır Ayı dolayısıyla Düzgün Bava Cem Evi’nde Hızır Cem’i yürütüldü. Cem’e Demokratik Bölgeler Partisi(DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Yağışa karşın bir araya gelen kitle cem erkanına katıldı.</p>

<p>Düzgün Baba’ya gelenler Cem öncesi çerax uyandırdı. Burada konuşan Düzgün Bava Cem Evi Başkan yardımcısı Musa Demirtaş, Düzgün Baba’nın mekânında sistemin ret, inkâr ve asimilasyon kuşatmasına karşı toplu bir ikrar vermek için bir araya geldiklerini söyledi. Alevilere yönelik inkar politikalarına işaret eden Demirtaş, “Devlet aklı bu topraklarda Aleviliği hiçbir zaman eşit bir inanç olarak tanımadı. Bizi ya yok saydı ya da asimile etmeye çalıştı. Dersim’den Maraş’a, Çorum’dan Sivas’a uzanan acı hafızamız hâlâ diridir. Bu acı tesadüf değildir; sistematik bir inkâr politikasının sonucudur. Bu yol fermanlara rağmen yürüdü. Bu yol sürgünlere rağmen ayakta kaldı. Bu yol darağaçlarına rağmen ikrarından dönmedi. Bizim tarihimiz teslimiyetin değil, direnişin tarihidir” dedi.</p>

<p><strong>‘BU YOL HAKİKATİN IŞIĞINDA YÜRÜR’</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüzyıllardır süren baskı ve inkar politikalarının bugünde devam ettiğini dile getiren Demirtaş, iktidarın kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, Aleviliği inanç olarak değil, folklorik bir unsur olarak tanımladığını dile getirdi. “İnancımızı kamusal alandan silip kültürel bir vitrine hapsetmek istiyorlar” diyen Demirtaş, şöyle devam etti: “Devlet imkânlarıyla kurulan bu yapı bir hak teslimi değil, bir asimilasyon merkezidir. Hızır’ı devlet sofrasına indirgemek, hakikati iktidarın gölgesine hapsetmektir. Bu akıl Aleviliği özünden koparmayı; ocak sistemini dağıtmayı; pir–talip ilişkisini bürokratik bir hiyerarşiye bağlamayı hedeflemektedir. Reya Haq yolu siyasi iktidarın lütfuyla doğmadı. Bu yol, devlet imkânlarına ve güce yaslanarak değil, hakikate yaslanarak ayakta kalır. Bu yol iktidarın gölgesinde değil, hakikatin ışığında yürür. Hızır Paşa sofraları kuruyorlar. Yol düşkünlerini o sofralara oturtuyorlar. Rızalık meydanı olmayan yerde lokma hak olmaz. Rızalık yoksa Hakk yoktur.”</p>

<p>Alevilerin devlet imkânlarıyla kuşatılmak istendiğini ifade eden Demirtaş, “Düzgün Bava bu halkın kırmızı çizgisidir. Düzgün Bava Cemevi’ni de Tunceli Cemevi gibi iktidarın arka bahçesine çevirmek istiyorlar. Buna izin vermeyeceğiz. Bu baskılara karşı hep birlikte mücadele edeceğiz ve sonuna kadar direneceğiz” şeklinde konuştu.</p>

<p>Burada yapılan konuşmaların ardından çeraxlar uyandırılıp Gulbenglerin verilmesinin ardından Cem tutuldu. Cem’i Kureyşan Ocağı’ndan Pir Kazım Açıktepe, Engin Seyitali Dedeoğlu, Derviş Cemal Ocağı’ndan ana Fıraz Yalvaç, yürüttü.</p>

<p>Cem, lokmaların pay edilmesiyle sona erdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/duzgun-babada-hizir-cemi</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Feb 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/02/duzgun-baba-hizir-cemi.jpg" type="image/jpeg" length="14668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Kürt sineması’ panelinde Yılmaz Güney vurgusu]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/kurt-sinemasi-panelinde-yilmaz-guney-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/kurt-sinemasi-panelinde-yilmaz-guney-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van’da düzenlenen Kürt Sineması panelinde devrimci sanatçı Yılmaz Güney’in Kürt sinemasına katkılarına vurgu yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van’da düzenlenen panelde konuşan akademisyen Sebahattin Şen, “Siyaset ve sanat birbirinden ayrı değildir” diyerek Kürt sinemasının dil ve kimlik mücadelesindeki rolüne dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Van Barosu Kürtçe Dil Komisyonu, 21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla baronun Tahir Elçi Konferans Salonu’nda panel düzenledi.</p>

<p>Gerçekleştirilen panele Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nden akademisyen Sebahattin Şen panelist olarak katıldı.</p>

<p>Panele Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Van Milletvekili Mahmut Dündar, yerine kayyım atanan Van Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Abdullah Zeydan ve çok sayıda kişi katıldı.</p>

<p>Kürt sinemasının yakın zamanda ortaya çıktığını ve geliştiğini belirten Şen, "Yılmaz Güney film çektiği dönemde Kürt sineması yoktu ve ondan da söz edilmiyordu. Kürt sineması yenidir ve yaklaşık 30 yıldır yapılmaktadır. Kürt sinemasının kendine özgü özellikleri vardır. 90’lı yıllardan sonra Kürt sinemasından söz edilmeye başlandı; o dönemde gündeme geldi ve yavaş yavaş alan oluştu. Hem pratik hem de teorik olarak gelişti. Özgürlük hareketi büyüdüğünde ve kendi yönetimini oluşturduğunda, Kürt halkının elinde Kürt sineması ortaya çıktı. Kürt sinemasının özelliklerinden biri de Kürt halkının durumuyla bağlantılı olmasıdır. Kürt halkı nasıl dağılmışsa, Kürt sineması da dağılmıştır. Kürtlerin bulunduğu her yerde film ve belgesel yapılmaktadır. Festivaller de Kürt sinemasının gelişiminde önemli bir yer tutar” dedi.</p>

<p>‘<strong>SİNEMA SÖZ VE AKIL MÜCADELESİDİR’</strong></p>

<p>Kürt sinemasının oluşumunun başlı başına bir tepki olduğunu söyleyen Şen, "Sinema aracılığıyla Kürtler, ‘ben varım’ diyebildi ve bu anti-kolonyal bir duruştur. Bizim sömürgeleştirilmiş durumumuzda yönetmenler ortaya çıktı. Türkleşme vardı, Kürtlük de vardı. Yönetmenler bu kolonyal bağlam içinde şekillendi. Dil de Kürt sinemasında temel ve esas bir rol oynar. Fransız bir düşünür, ‘Siyaset ve sanat birbirinden ayrı değildir, aynıdır’ der. ‘Kelimeleri olmayan siyaset yapamaz’ der. Kürt siyaseti de sineması da söz ve akıl mücadelesidir" diye belirtti.</p>

<p>Panel soru ve cevap bölümüyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/kurt-sinemasi-panelinde-yilmaz-guney-vurgusu</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 19:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/02/kurt-sinema-paneli.jpg" type="image/jpeg" length="54215"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mikail Aslan: Kürtçenin tüm lehçe ve ağızlarını bilirsek bakışımız tamamlanmış olur]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/mikail-aslan-kurtcenin-tum-lehce-ve-agizlarini-bilirsek-bakisimiz-tamamlanmis-olur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/mikail-aslan-kurtcenin-tum-lehce-ve-agizlarini-bilirsek-bakisimiz-tamamlanmis-olur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Mikal Aslan, Kürtçenin tüm lehçe ve ağızlarına hakimiyetin sanatsal üretime katkılarına vurgu yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dersimli sanatçı Mikal Aslan; “Kürtçenin tüm lehçe ve ağızlarını bilirsek bakışımız tamamlanmış olur. Dilimizde kaç lehçe varsa hepsini öğrenmek, sanatımızın, dilimizin zenginleşmesi ve tamamlanması anlamına geliyor” dedi.</p>

<p>Dersimli sanatçı Mikal Aslan, <strong>Rudaw TV’de Hevidar Zana</strong>’nın konuğu oldu.</p>

<p>Programda sanat yolculuğunu ve dil çalışmalarını anlatan Aslan, canlı yayında “Çemo Vano” klamını da seslendirdi.</p>

<p><strong>“KÜRDİSTAN BÖLGESİ’NDE OLMAK BENİM İÇİN BÜYÜK MUTLULUK”</strong></p>

<p>Kürdistan Bölgesi’ne ikinci kez geldiğini belirten Mikal Aslan, burada bulunmanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını söyledi:</p>

<p>“Her şeyden önce burada olmaktan çok mutluyum. Beni davet ettiğiniz için teşekkür ederim. Kürdistan Bölgesi’nde olmaktan dolayı mutluyum. Kürdistan’a ikinci gelişim. Buraya geldiğim zaman kendimi çok daha özgür ve serbest hissediyorum. Çünkü burada yaşadığımız özgürlüğü maalesef diğer yerlerde yaşayamıyoruz.”</p>

<p>Sanatçı Aslan, Kürdistan Bölgesi’ne yapılan ziyaretinde yaşadığı duygunun bir başka olduğunu belirterek, “İnsan burada ne kadar özgür ve serbest olduğunu daha iyi hissediyor. İyi ki Kürdistan Bölgesi var, iyi ki Rûdaw var, iyi ki siz varsınız” şeklinde duygularını dile getirdi.</p>

<p>Kürdistan Bölgesi’ne gelindiğinde diğer yerlerde yaşanan baskıları daha net fark edildiğini belirterek, “Burada olduğunuz zaman diğer yerlerdeki olumsuzlukları ve bunların üzerimizdeki etkilerini daha iyi fark edebiliyorsunuz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyaretlerinde karşılaştığı yaklaşımın kendisinde güçlü bir duygu yarattığını söyleyen Aslan, “Ben Güney Kürdistan’a geldiğim zaman asker veya kontrol noktasında polis bana ‘kardeşim’ diye hitap ediyor. Halbuki biz asker ve polisten her zaman kötü muamele gördük. Bu çok güzel bir duygu. İnsan özgürlüğün ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi anlıyor.”</p>

<p><strong>“ZAZAKİ’NİN TÜM AĞIZLARINI KENDİ DİLİM OLARAK GÖRÜYORUM”</strong></p>

<p>Mikal Aslan, sanatına ilişkin yaptığı değerlendirmede de sadece Dersim Zazacasıyla sınırlı kalmadığını, Bingöl, Diyarbakır ve farklı bölgelerin Zazaki ağızlarıyla da eserler seslendirdiğini söyledi. Bunun bilinçli bir tercih olduğunu vurgulayan Dersimli sanatçı Kürtçenin tüm lehçe ve ağızlarının öğrenilmesinin dili bütünlüklü kavramak açısından önemli olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>“TÜM LEHÇELERİ ÖĞRENMEK BİR ZENGİNLİKTİR”</strong></p>

<p>Aslan bu konuda şunu söyledi:</p>

<p>“Hangi lehçe olursa olsun hepsini kendi dilim ve lehçem olarak görüyorum, sahipleniyorum. Hepsi bizimdir. Tüm Zazaki ağızlarını bilmek elbette bana büyük bir avantaj sağladı. Örneğin Dersim’de artık kaybolmaya yüz tutmuş bir sözü Bingöl’de ya da Diyarbakır’da bulabiliyorsunuz.”</p>

<p>Tüm lehçeleri bilmenin de önemine vurgu yapan sanatçı, “Kürtçenin tüm lehçe ve ağızlarını bilirsek bakışımız tamamlanmış olur. Dilimizde kaç lehçe varsa hepsini öğrenmek, sanatımızın, dilimizin zenginleşmesi ve tamamlanması anlamına geliyor. Dolayısıyla tüm lehçeleri öğrenmeyi önemsiyorum.”</p>

<p>Zazaca müziğe başladığında farklı ağızları da öğrenmeyi hedeflediğini belirten Aslan, “Yaklaşık 30 yıl önce Zazaca müziğe başladığımda Bingöl Zazacasını ve diğer bölgelerdeki Zacayı öğreneceğim demiştim. Nitekim öyle de oldu“ dedi.</p>

<p>Bölgeler arası Zazaki ağızlar arasındaki şive farkının Kurmancikinden daha büyük olduğuna dikkat çeken Aslan “Diğer lehçelerde şiveler arası fark daha az. Örneğin Dersim’de Kurmanci konuşan biri Diyarbakır’dakini daha iyi anlayabiliyor. Ancak, Dersim’de Zazaca konuşan biri Bingöl Zazacasını daha zor anlayabiliyor. Bunun tabi bu duruma yol açana tarihsel bazı nedenler var” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RUDAW</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/mikail-aslan-kurtcenin-tum-lehce-ve-agizlarini-bilirsek-bakisimiz-tamamlanmis-olur</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 19:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/02/mikail-aslan-hevidar-zana.jpg" type="image/jpeg" length="48273"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EVLİYA ÇELEBİN'NİN HAYRAN KALDIĞI İŞTE O KENT]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/evliya-celebinnin-hayran-kaldigi-iste-o-kent</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/evliya-celebinnin-hayran-kaldigi-iste-o-kent" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 bin 500 yıllık tarihi ve 33 medeniyete yaptığı ev sahipliğiyle tarih sayfalarının en göbek sayfalarında yer alan Diyarbakır, aynı zamanda dünyanın da en eski şehirleri arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÖZEL HABER - Fuat BULUT</p>

<p>İçinde barındırdığı tarihi yapılarla bir açık hava müzesini andıran günümüzün metropol kenti, bir zamanlar ünlü gezginlerin de uğrak yeriydi. Bu gezginlerden biri de 10 ciltlik Seyahatnamesi ile ünlü Evliya Çelebi.&nbsp;<br />
1654 yılında Diyarbakır’a adım atan Evliya Çelebi, kenti şöyle anlatıyor;</p>

<h3>YUNUS PEYGAMBERİN MAKAMI: FİS KAYA</h3>

<p>"Diyarbekir Kalesi, Dicle kenarında asumana ser çekmiş ‘Kız Kayası’ denilen bir yalçın kaya üzerindedir. Kara taştan yapılmış olduğu için buraya ‘Kara Amid’ derler. Bu kaleyi bir ‘Kız Melike’ yaptırdığı için Diyari Bikr demişler. Kalenin bulunduğu kayanın üstü geniş bir lalezardır. Kayanın içinde ve kalenin altında mağaralar vardır. Bu mağaralardan biri olan Fis Kayası Mağarası, Yunus Peygamber’in makamıdır.&nbsp;<br />
Musul halkının isyanına kızarak kentin harap olması için dua ettikten sonra Dicle kıyılarına gelen Yunus Peygamber, burada 7 yıl oturmuştur. Bu sırada Amalak kızlarından, yıldız kadar güzel ve temiz bir kadın bu yörenin hükümdarı imiş. Kadın hükümdar ve kentin ahalisi, peygamberin mucize göstermesine gerek görmeden, itirazsız imana gelmelerinden hoşnut olan Yunus Nebi, iliniz, eviniz mamur olsun. Sizler daima mutlu olun ve refah içinde yaşayın. Cümle evladınız necib ve reşid olsunlar, diye dua etmiş. Sonra da hükümdara kentin etrafını siyah taşlarla çevirmesini söylemiş.</p>

<h3>“KUYUM İŞÇİLİĞİ EMSALSİZDİR”</h3>

<p>Diyarbekir çarşılarında, evvela Hasan Paşa Pazarı, Sipahi Pazarı, Attarlar Pazarı, Kuyumcular Pazarı, Demirciler Pazarı, Çilingirler Pazarı, Kavaflar, Palancılar, Kazazlar, Bezzazlar, elhasıl 66 sanat erbabının dükkânları mevcuttur. Amma Bezzazlar Pazarı ile Sipahi pazarı gayetle mamurdur. Sanayinden, kılıcı, gaddaresi, baltası, taberi, hançeri, bıçağı, mızrağı, külüngü, kırmızı bezi, sahtiyanı, papuçları, meshleri, çizmeleri meşhurdur. Kazancılar ile demirciler çekicini ve hallaçlar dahi tokmağını fenni müzik üzere segah ve hüseyni makamlarında vururlar. Kendileri de hem işler, hem nağmeler okurlar. Bunu işiden ehli maarif hayran olur. Kuyumcuları da gümüş işçiliğinde emsalsizdir.</p>

<p><img alt="EVLİYA ÇELEBİN'NİN HAYRAN KALDIĞI İŞTE O KENT3" class="img-fluid detail-photo" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/evliya-celebinnin-hayran-kaldigi-iste-o-kent3.jpg" style="width: 100%" /></p>

<h3>“ŞAİRLER KENTİDİR”</h3>

<p>Bu Diyarbekir`de nice yüz fasih ve beliğ şairler vardır ki, her biri Fuzuli ve Ruhi misalidir. Halkının kibarı samur, zerdova kürk giyerler. Kadınların cümlesi beyaz çarşaf, ayaklarına çizme giyerler. Pak ve pakize, eshabi namus kadınlardır. Diyarbekir ahalisinin Müslümanları Türkmen, Kürd, Arap ve Acem`dir. Hıristiyanları Ermenidir. Cümlesi gayet garibdost, şuh, şakrak nedimi can insanlardır. Havası latif olduğundan ve hamravat suyu içdiklerinden ehalisinin yüzlerinin rengi hamret üzeredir. Ekseriya orta boylu fakat kuvvetli, müşekkel adamlardır. 70-80 yaşına gelirler, hala işleri ile meşguldürler."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="EVLİYA ÇELEBİN'NİN HAYRAN KALDIĞI İŞTE O KENT2" class="img-fluid detail-photo" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/evliya-celebinnin-hayran-kaldigi-iste-o-kent2.jpg" style="width: 100%" /></p>

<h3>“KAVUN VE KARPUZU PEK MEŞHURDUR”</h3>

<p>Rum ve Acem`de nazırı olmayan bağ ve bostanları ŞAT (Dicle) kenarındadır. Halkının hemen hepsinin bir bağ ve bostanı vardır. Bostanlara kavun, karpuz, çeşitli sebzeler, çiçekler ekerler.<br />
Diyarbekir`in kavun ve karpuzu pek meşhurdur. Her biri 40-50 okka (1282 gram) gelir ve diyar diyar hediye olarak gönderilir. Kavunları sulu ve hoş kokuludur. Nice kimseler bu kavundan, tarçın, karanfil ve pirinç ile zerde yaparlar ki, Rum diyarında Atina balından bile böyle zerde yapılamaz. Fesleğeni de iri ve uzun olur ki, halk bunu kulübelerine direk ve kazık yaparlar. Bu fesleğenler yakıldığında mis gibi kokarlar. Diyarbekir ahalisi, bahar mevsiminin sonunda ŞAT`ın taşkınlığı geçip saf suyu aynı karar üzre akmağa başladığı vakit bostanlarına gider ve 7 ay gece ve gündüz burada kalırlar."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>User 20</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyarbakır Haberleri, Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/evliya-celebinnin-hayran-kaldigi-iste-o-kent</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Dec 2023 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/evliya-celebinnin-hayran-kaldigi-iste-o-kent.jpg" type="image/jpeg" length="80430"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir zamanlar 5 yıldızlı ilçeydi]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/bir-zamanlar-5-yildizli-ilceydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/bir-zamanlar-5-yildizli-ilceydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakır kenti, bir zamanlar tenis kortu, 5 hamamı, 3 sineması, yüzme havuzları ve 30 bin nüfusuyla bölgenin ekonomisine katkı sağlıyordu. Şimdi ise hayalet ilçeye döndü. Zamanla, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÖZEL HABER - Faruk BALIKÇI<br />
Elazığ-Diyarbakır karayolu üzerinde bakır yatakları üzerinde kurulu Maden İlçesi, &nbsp;1936 yılında Türkiye’nin ilk ağır sanayisi olan Etibank Bakır Fabrikası işletmeye açılarak, sadece Maden’e değil, bölgeye önemli istihdam imkânı yarattı.&nbsp;<br />
4 bin işçinin çalıştığı fabrikada bakırla birlikte sosyal ve kültürel faaliyetlerin yoğun yaşandığı ilçe, Doğu ve Güneydoğu’da ilk ve tek tenis kortunun bulunduğu unvanını aldı. 5 hamamın, 3 sinemanın, havuzlu villaların bulunduğu ilçede, bakır işletmesinin 1996 yılında Özer Çiller'in de ortağı olduğu Beroner firmasına satılarak özelleştirmeden sonra ilçede kötü gidişin başlangıcı oldu.&nbsp;</p>

<p><img alt="Bir zamanlar 5 yıldızlı ilçeydi2" class="img-fluid detail-photo" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/bir-zamanlar-5-yildizli-ilceydi2.jpg" style="width: 100%" / width="800" height="600"></p>

<h3>NÜFUSU YÜZDE 70 AZALDI</h3>

<p><br />
90’lı yıllarda Maden Bakır işletmesinin özelleştirilmesi ve iki ünitesinin kapatılmasıyla bakırla hayat bulan ilçede işçi sayısı 4 binden 100’e düştü. Fabrika borusu sustu. İlçede büyük bir göç yaşanırken, 30 bin olan nüfus 5 bin 300’e düştü. Bir zamanlar çocukların sokakta koşturduğu Maden artık, emeklilerin ve ekonomik nedenlerden dolayı göç edemeyenlerin yaşadığı, kapalı kepenkleriyle boşaltılan ve viraneye dönen evleriyle adeta hayalet bir kasabaya dönüştü.&nbsp;<br />
Bir zamanlar ekonomik istihdamı ve sosyal yaşamı nedeniyle göç alan ilçe, giderek göç verdi, nüfusu yüzde 70 azaldı. Tüm bunlar yaşanırken bu kez heyelan riski nedeniyle 510 konut ve işyeri boşaltılınca tamamıyla hayalet bir kente dönüştü. İlçenin taşınacağı gündeme gelirken, belirsizlik sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ESNAFLAR NEDİYOR?</h3>

<p><br />
Daha önce market işleten ancak şu anda bir kahvehanede çay dağıtan esnaf, “Maden ilçesi öldü. Bir zamanlar kalabalık nedeniyle yolda bile rahat yürüyemezdik. Şimdi ise dükkanlar, mahaller, evler bom boş. Eskiden işyerleri gece 12’ye kadar açıktı. Burada kalan memurlarda yatıya kalmıyorlar ya Elazığ, ya da Diyarbakır’a gidiyorlar” dedi.<br />
Bir lokanta sahibi ise eskiden 50-60 kilo et tüketilirken, şimdi ise 5-6 kg. et tüketildiğini anlatıyor. Kasap ise günde 50-60 hayvan kestiğini, şimdi ise bir gövde et satmakta zorlandığını ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>User 53</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyarbakır Haberleri, Güncel, Kültür - Sanat, Elazığ</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/bir-zamanlar-5-yildizli-ilceydi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Dec 2023 21:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/bir-zamanlar-5-yildizli-ilceydi.jpg" type="image/jpeg" length="36397"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
