<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>| Güneydoğu Ekspres – Diyarbakır Haber</title>
    <link>https://www.guneydoguekspres.com</link>
    <description>Diyarbakır son dakika haberleri ve güncel gelişmeler anında Guneydoguekspres.com'da! Diyarbakır haber, hava durumu, namaz vakitleri, Amed ve Amedspor ile ilgili daha fazlası için tıklayın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.guneydoguekspres.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Guneydoguekspres.com | Tüm hakları saklıdır. Diyarbakır'ın güvenilir haber kaynağı.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2026 05:33:07 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Mardin’de kültür sanat söyleşisi: 28 Haziran’da Kebikeç Sahaf'ta]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/mardinde-kultur-sanat-soylesisi-28-haziranda-kebikec-sahafta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/mardinde-kultur-sanat-soylesisi-28-haziranda-kebikec-sahafta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin’de Sanat Eleştirmeni ve Küratör M. Wenda Koyuncu ile Yazar Metin Aydın'ın katılımıyla düzenlenecek söyleşide, kültür sanat üretimlerinin  toplumsal hafızaya etkileri ve geleceği kurmada oynadığı  dinamik rol değerlendirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>"Kültür ve Sanat Cereyanları Bağlamında Mardin" başlıklı söyleşi, 28 Haziran Pazar günü Mardin Kebikeç Sahaf'ta gerçekleştirilecek.</p>

<p>Sanat Eleştirmeni ve Küratör M. Wenda Koyuncu ile Yazar Metin Aydın'ın katılımıyla düzenlenecek söyleşide, kültür yalnızca geçmişten devralınan ve korunması gereken bir miras olarak değil; bugünü anlamlandıran, toplumsal hafızayı şekillendiren, yeni düşünce biçimleri üreten ve geleceği kuran dinamik bir güç olarak ele alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söyleşide, Mardin'in çok katmanlı kültürel yapısı ekseninde sanatın toplumsal bellekteki rolü, kültürel cereyanların bölgenin düşünsel hayatına etkileri, coğrafya, kimlik ve hafıza arasındaki ilişkiler ile güncel kültür politikaları üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunulacak.</p>

<p>Bu kapsamda sanatın toplumsal dönüşümdeki rolü, kültür politikalarının yerel üretim üzerindeki etkileri, coğrafya ve kimlik ilişkisi, kültürel mirasın korunması ve sanatın kamusal alandaki işlevi üzerine tartışmalar yürütülecek.</p>

<p><strong>“GEÇMİŞE AİT NOSTALJİ DEĞİL, GELECEĞİ KURABİLECEK TOPLUMSAL BİR İMKÂN”</strong></p>

<p>Söyleşiye dair yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Çünkü sanat, yalnızca galerilerde ya da müzelerde var olmaz. Sokakta, dilde, bellekte, gündelik yaşamın içinde ve bazen de sessiz bırakılmış hikâyelerde yaşamaya devam eder. Mardin'in kültürel hafızası da tam olarak bu noktada önem kazanmaktadır. Bu hafıza, geçmişe ait bir nostalji değil; geleceği kurabilecek toplumsal bir imkândır.</p>

<p>Bugün kültür ve sanat alanında yürütülen her tartışma, aynı zamanda demokratik yaşamın, ifade özgürlüğünün ve kültürel hakların tartışılması anlamına gelmektedir. Bu nedenle Mardin üzerine düşünmek; yalnızca bir kent üzerine değil, birlikte yaşamın, çoğulculuğun ve ortak hafızanın imkânları üzerine düşünmektir.</p>

<p>Bu etkinlik, kültür ve sanatı merkezden çevreye doğru değil; coğrafyanın kendi sesini, kendi sözünü ve kendi estetik dilini üretebildiği bir alan olarak değerlendirmektedir. Mardin'in kültürel birikiminin görünür kılınması, yalnızca kentin meselesi değil; aynı zamanda evrensel kültürel çeşitliliğin korunmasına yönelik bir sorumluluktur.</p>

<p>Kültürün metalaştırıldığı, hafızanın silikleştirildiği ve sanatın giderek piyasa ilişkileri içinde tanımlandığı bir çağda; Mardin'in çoğul hafızasına, kültürel direncine ve yaratıcı potansiyeline kulak vermek her zamankinden daha büyük bir önem taşımaktadır.</p>

<p>Mardin, yalnızca taşın, mimarinin ve tarihin kenti değildir. Mardin, aynı zamanda hafızanın, direncin, çokdilliliğin ve kültürel karşılaşmaların coğrafyasıdır. Bu kentte kültür ve sanat, yalnızca estetik bir üretim alanı değil; aynı zamanda kimliklerin, aidiyetlerin, toplumsal hafızanın ve siyasal mücadelelerin görünür olduğu bir düşünce zemini olarak varlık göstermektedir.</p>

<p>Bugün kültür ve sanat üzerine konuşmak, yalnızca sanat eserlerinden söz etmek değildir. Kültürün nasıl şekillendiğini, hangi seslerin görünür kılındığını, hangilerinin ise sessizliğe mahkûm edildiğini tartışmaktır. Çünkü her kültürel üretim aynı zamanda bir hafıza politikasıdır. Her sanat eseri, içinde üretildiği coğrafyanın izlerini, çatışmalarını, özlemlerini ve geleceğe dair tahayyüllerini taşır.</p>

<p>Mardin, yüzyıllar boyunca halkların, dillerin ve inançların yan yana yaşadığı bir kültürel kavşak olmuştur. Ancak bu zenginlik, yalnızca korunması gereken folklorik bir miras değildir. Aynı zamanda günümüzün kültürel ve siyasal tartışmalarında yeniden düşünülmesi gereken canlı bir deneyimdir. Kültürel çeşitliliğin giderek tek tipleştirici politikalarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde, Mardin'in çokkatmanlı yapısı bizlere birlikte yaşamanın, çoğulculuğun ve kültürel üretimin olanaklarını hatırlatmaktadır.”</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/mardinde-kultur-sanat-soylesisi-28-haziranda-kebikec-sahafta</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 21:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/06/soylesi-metin-aydin.jpg" type="image/jpeg" length="47529"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[FIREZZ: Çağdaş Kürt sanatı için bağımsız bir platform]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/firezz-cagdas-kurt-sanati-icin-bagimsiz-bir-platform</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/firezz-cagdas-kurt-sanati-icin-bagimsiz-bir-platform" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adını Kürtçedeki firêz (ayrık otu) kavramından alan FIREZZ, Türkçe, Kürtçe ve İngilizce yayın yapan üç dilli bağımsız bir sanat platformu olarak yayına başladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çağdaş Kürt sanatı, dünya genelinde giderek artan bir üretim yoğunluğuna sahip olmasına karşın, bu üretimleri düzenli biçimde belgeleyen, eleştirel tartışmaya açan ve farklı coğrafyalardaki pratikler arasında süreklilik sağlayan yayın mecraları hâlen sınırlı sayıdadır. FIREZZ EditorialCollectivEbru Ojen, Yonca Karakaş, Fatih Tan, Ahmed Kutlu ve Mahsum Çiçek bu alana katkıda bulunmak ve çağdaş Kürt sanatına ilişkin araştırma, eleştiri ve tartışmalar için bağımsız bir platform oluşturmak amacıyla bir araya gelmiştir.</p>

<p>Sanatçılar hakkında kataloglar, sergi metinleri ve çevrimiçi içerikler mevcut olsa da, bunları ortak bir bağlam içinde bir araya getiren platformların sayısı son derece sınırlı. Kürt sanatına ilişkin bilgi üretiminin büyük ölçüde sergiler, kurumlar ve dönemsel projeler tarafından belirlendiği bu tabloda, bir sanatçının görünürlüğü çoğunlukla katıldığı etkinliğin sınırları içinde kalıyor.</p>

<p>Sorun yalnızca kurumsal bir eksiklikten kaynaklanmıyor. Başta Türkiye, Irak, İran ve Suriye olmak üzere; Avrupa'nın birçok ülkesinde, Amerika ve Kanada'nın farklı kentlerinde, hatta Uzakdoğu'nun belirli ülkelerinde çalışan Kürt sanatçılar arasında düzenli ve sürdürülebilir bir dolaşım ağı bulunmuyor.Bunun sonucunda Kürt çağdaş sanatına ilişkin entelektüel üretimlerin, eleştirel yazıların ve araştırmaların dolaşımını sağlayacak güçlü bir düşünsel ağ ile geçmiş ve güncel üretimleri kayıt altına alacak kapsamlı bir arşiv altyapısı da yeterince gelişmiş değil. Bu durum, sanatçıların birbirlerinin üretimlerinden haberdar olmasını, ortak projeler geliştirmesini ve kalıcı iş birlikleri kurmasını zorlaştırırken; diğer yandan Kürt sanatının tarihsel sürekliliğinin ortaya konulmasını ve eleştirel bir bilgi birikiminin oluşmasını da engelliyor. Coğrafi dağınıklık, siyasal sınırlar ve kurumsal altyapı eksiklikleri, Kürt çağdaş sanatının uluslararası ölçekte görünürlüğünü artırabilecek kolektif bir sanatsal, entelektüel ve arşivsel ekosistemin oluşmasını da güçleştiriyor. Bu nedenle bağımsız platformlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuluyor.</p>

<p>Bu bakımdan, çağdaş Kürt sanatının tarihinin henüz yeterince yazılmadığını vurgulayan kolektife göre, birçok sanatçıya, sanat inisiyatifine ve sergiye ilişkin bilgi ve belgeler kişisel arşivlerde, eski kataloglarda veya erişimi sınırlı kaynaklarda dağınık halde bulunuyor. Bu parçalanmış hafıza, yeni kuşakların kendi sanatsal geçmişleriyle ilişki kurmasını zayıflatırken, çağdaş Kürt sanatının tarihsel gelişiminin ve güncel üretimlerinin bütünlüklü bir perspektifle değerlendirilmesinin önünde de önemli bir engel oluşturuyor.</p>

<p>Kolektif ayrıca, Kürt sanatına ilişkin tartışmaların çoğunlukla temsil ve kimlik meseleleri etrafında yoğunlaştığına dikkat çekiyor. Buna karşın estetik, biçim, performans, ses, dijital kültür, küratöryel pratikler ve sanat teorisi gibi alanların yeterince görünürlük kazanamadığını vurguluyor. Bu durum, Kürt sanatını yalnızca kültürel veya siyasal temsil ekseninde değerlendiren daraltıcı yaklaşımları güçlendirirken, sanatın biçimsel, kavramsal ve deneysel boyutlarına ilişkin tartışmaların gelişmesini de kısıtlıyor.</p>

<p>FIREZZ tam da bu ihtiyaçlardan doğuyor. Platform; çağdaş Kürt sanatını belgelemeyi, dağınık arşivleri görünür kılmayı, sanatçılar, araştırmacılar ve sanat profesyonelleri arasında yeni bağlantılar kurmayı ve eleştirel tartışmalara alan açmayı amaçlıyor. Kolektifin en temel motivasyonu ise henüz tam anlamıyla kurumsallaşmamış bir sanat kamusunun oluşumuna katkıda bulunmak. Bu nedenle FIREZZ, yalnızca “Kürt sanatını tanıtmak” gibi genel bir hedefle değil; çağdaş Kürt sanatının üretim, dolaşım, tartışma ve arşivlenme koşullarını güçlendirecek bir altyapının inşasına katkı sunma iddiasıyla hareket ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/firezz-cagdas-kurt-sanati-icin-bagimsiz-bir-platform</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/06/firez.PNG" type="image/jpeg" length="33308"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Matematik öğretmeni Güler, Netflix'e açtığı 2 milyonluk davayı kazandı]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/matematik-ogretmeni-guler-netflixe-actigi-2-milyonluk-davayi-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/matematik-ogretmeni-guler-netflixe-actigi-2-milyonluk-davayi-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Matematik öğretmeni Mustafa Güler'in, dijital yayın platformu Netflix'e karşı açtığı tazminat davası sonuçlandı. Mahkeme, Güler'in görüntülerinin izinsiz kullanıldığı gerekçesiyle Netflix'in toplam 1 milyon 950 bin lira tazminat ödemesine hükmetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Netflix, telif hakkı sebebiyle matematik öğretmeni Mustafa Güler'e 1 milyon 950 bin lira tazminat ödeyecek. Uzun süredir devam eden davada mahkeme, Mustafa Güler'in kişilik hakları ile görüntü kullanımına ilişkin haklarının ihlal edildiğine karar verdi. Mahkeme, alınan karar kapsamında Netflix'in, Güler'e maddi ve manevi zararlarının karşılığı olarak neredeyse 2 milyon liraya yakın tazminat ödemesine karar verdiğini açıkladı.</p>

<p>Kararın ardından İhlas Haber Ajansı'na (İHA) özel açıklamalarda bulunan Güler, hukuk mücadelesinin haklı şekilde sonuçlanmasından memnuniyet duyduğunu belirterek, kişilerin görüntü ve eserlerinin izinsiz kullanılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Ayrıca davanın uzun yıllar boyu devam etmesi de göz önünde bulundurularak tazminat miktarının faiziyle birlikte 4 milyon liraya kadar yaklaşabileceği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Benim içeriklerimden bir tanesini bir dizinin reklam tanıtımında oynatıyorlar"</strong></p>

<p>Netflix'in kendi içeriğini izinsiz bir şekilde kullandığını bir öğrencisinin dikkatiyle fark ettiğini ifade eden Güler, "Benim içeriklerimden bir tanesini alıyorlar, kırpıyorlar ve bir dizinin reklam tanıtımında oynatıyorlar. Bir öğrencim gördü ve bana linkini attı. ‘Hocam Netflix sizi paylaşmış' dedi. Ben de ‘böyle bir şey imkansız' dedim. Çünkü ‘dünyada telife en çok önem veren firma biziz' diye iddiaları var. Bir baktım ki gerçekten de benim videoyu kullanmışlar. İçeriğini bilmediğim, belki de içeriğini bilsem kesinlikle izin vermeyeceğim bir dizinin reklam tanıtımında beni kullanmaları hiç de hoşuma gitmedi. Direkt avukatımı aradım. Hemen hukuki sürecimizi başlattık" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Netflix, bir içerik üreticisinin içeriğini alıp reklam tanıtımında oynatamaz"</strong></p>

<p>Haklı olduğu davasından asla vazgeçmediğini ve sonunda kazandığını belirten Güler, "Ben davanın bu şekilde sonuçlanacağını zaten biliyordum. Kararlıydım. Hiçbir zamanda davamdan vazgeçmedim. Umarım bu emsal tüm içerik üreticilerine güzel bir örnek olur. Çünkü emek verenlerin haklarını savunmak adına güzel bir karar oldu. Mutluyum ve gururluyum. Netflix tarafı bana hiçbir şey söylemedi. Ben bir özür beklerdim. Hiçbir tepkileri olmadı. Zaten biz Türkiye'de ilk başta muhatap bulamadık. Diğer sosyal medya kurumlarının büroları var. Aldığım meblağ yaklaşık 1 milyon 950 bin lira. Bir de faiz ile birlikte herhalde 4 milyon lirayı geçecek diye tahmin ediyorum. Bizim hedefimiz para değildi. Bizim hedefimiz haklı olduğumuz davaydı. Netflix olsun ya da başka bir firma olsun, bir içerik üreticisinin içeriğini alıp reklam tanıtımında oynatamaz. Benim davam sadece buydu ve haklı davamı da kazandık" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Bilirkişi heyeti ihlal ve tazminata ilişkin tespitlerde bulundu"</strong></p>

<p>Davada sonuçlanan kararının telif konusunda mağdur olan herkese örnek olmasını dileyen Mustafa Güler'in avukatı Ömer Uğur Yanar ise, "Hocamız bize ulaştığında, sosyal medyada paylaştığı bir ders videosu ile ilgili bir ihlalin olduğunu bildirdi. Hocamızla hemen notere giderek bir tespit yaptırdık. Açmış olduğumuz davada da 5 kişiden oluşan bir bilirkişi heyeti oluşturuldu. Bu bilirkişi heyeti ihlal ve tazminata ilişkin tespitlerde bulundu. En nihayetinde son duruşma oldu. Mahkeme maddi-manevi tazminat ve faizi ile birlikte davalı firmanın yaklaşık 4 milyon 138 bin lira ödemesine hükmetti. Umuyoruz ki bu karar başta hocamız olmak üzere telif konusunda sıkıntı yaşayan herkese emsal niteliği taşır" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/matematik-ogretmeni-guler-netflixe-actigi-2-milyonluk-davayi-kazandi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/06/matematik.jpg" type="image/jpeg" length="91815"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbekirli Cemilpaşazadelerin Kürt Milliyetçiliğindeki rolü anlatıldı]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbekirli-cemilpasazadelerin-kurt-milliyetciligindeki-rolu-anlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/diyarbekirli-cemilpasazadelerin-kurt-milliyetciligindeki-rolu-anlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürt tarihinin önemli araştırmacılarından Malmîsanij’in yeni kitabı ‘Diyarbekirli Cemilpaşazadeler ve Kürt Milliyetçiliği’ yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÖZEL HABER / Mehmet Rumet SOYLU</strong></p>

<p>Eser, Osmanlı’dan Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan süreçte Cemilpaşazade ailesinin Kürt milli hareketindeki yerini, sürgün ve baskılarla şekillenen hikâyesini belgeler ve görseller eşliğinde ortaya koyuyor.</p>

<p>Diyarbekir’in köklü ve etkili ailelerinden Cemilpaşazadelerin tarihi, Malmîsanij’in kaleme aldığı ‘Diyarbekirli Cemilpaşazadeler ve Kürt Milliyetçiliği’ adlı yeni kitapla gün yüzüne çıkıyor. Adını, Osmanlı paşası Cemil Paşa’dan alan Cemilpaşazadeler, uzun yıllar boyunca bölgenin ekonomik ve siyasi yaşamında önemli bir konumda yer aldı.</p>

<p><img alt="" height="2048" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/06/cemil-pasazade.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1288" /></p>

<p>Kitapta, özellikle 20. yüzyılın başlarında İstanbul ve Avrupa’da eğitim gören aile mensuplarının Kürt kimliği ve ulusal hareketle kurdukları ilişkiler ayrıntılı biçimde inceleniyor. Başta Ekrem Bey ve Kadri Bey olmak üzere bazı aile üyelerinin 1912-1925 yıllarında, Kürt örgütlerinde aktif görev alarak ulusal hak taleplerini savunmaları ve bu nedenle önce İttihat ve Terakki yönetimiyle, ardından Kemalist iktidarla karşı karşıya gelmeleri ele alınıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Malmîsanij, 1925 Kürt Ayaklanması sonrasında yalnızca siyasi faaliyetlerde bulunan aile bireylerinin değil, Kürtlükle ilgili herhangi bir çalışması olmayan diğer aile mensuplarının da hapis ve sürgün cezalarına maruz kaldığını aktarıyor.</p>

<p><img alt="" height="2048" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/06/cemilpasa-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1060" /></p>

<p><br />
Yazar, Cemil Paşa’dan başlayarak farklı ülkelere yayılan aile fertlerinin soy ağacını çıkarırken, Kürt milli hareketindeki rollerini de biyografiler, secereler ve zengin görsel materyaller eşliğinde okura sunuyor.</p>

<p><br />
“Diyarbekirli Cemilpaşazadeler ve Kürt Milliyetçiliği”, 504 sayfa hacmiyle, hem Kürt siyasi tarihi hem de Diyarbekir’in toplumsal tarihi açısından önemli bir kaynak niteliği taşıyor.</p>

<p>Kitap Bilgileri:<br />
Malmîsanij<br />
Diyarbekirli Cemilpaşazadeler ve Kürt Milliyetçiliği<br />
ISBN: 978-975-8637-79-9<br />
13,5 x 21,5 cm<br />
504 sayfa</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mehmet Rumet SOYLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyarbakır Haberleri, Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbekirli-cemilpasazadelerin-kurt-milliyetciligindeki-rolu-anlatildi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/06/cemil-pasa-2.jpg" type="image/jpeg" length="39252"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mikail Aslan Diyarbakır’da konser verecek]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/mikail-aslan-diyarbakirda-konser-verecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/mikail-aslan-diyarbakirda-konser-verecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Mikail Aslan yarın akşam Dağkapı Meydanı’nda konser verecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanatçı Mikail Aslan yarın akşam Diyarbakır’da konser verecek. Sur Belediyesi ve Sanatça Organizasyon öncülüğünde organize edilen ücretsiz konser, Dağkapı Meydanı’nda düzenlenecek. Konser saat 20.00’de başlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konsere dair sanal medya hesabından paylaşımda bulunan Sur Belediyesi, “Herkesi bekliyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/mikail-aslan-diyarbakirda-konser-verecek</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/mikail-aslan-konser-verecek.jpg" type="image/jpeg" length="31112"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Bîra Rû’ adlı sergi Diyarbakır’da açıldı]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/bira-ru-adli-sergi-diyarbakirda-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/bira-ru-adli-sergi-diyarbakirda-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Sakar Sleman’ın ‘Bîra Rû’ sergisi, Diyarbakır’da açıldı. Avesta Culture’de sanatseverlerle buluşan sergi, yoğun ilgi gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HABER/Güneş OCAĞA- Mehmet Rumet SOYLU</strong></p>

<p>Sakar Sleman’ın ‘Bîra Rû/Yüzün Hafızası’ adlı sergisi, Diyarbakır’ın tarihi Suriçi’nde yer alan Avesta Culture’de sanatseverlerin ziyaretine açıldı.</p>

<p><img alt="Diyarbakir Sergi 4" height="750" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/diyarbakir-sergi-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>ZİYARETÇİLERİN BEĞENİSİNE SUNULDU</strong></p>

<p>Gerçekleştirilen serginin açılışına çok sayıda davetli katıldı. Yüz, kimlik ve hafıza temalarını odağına alan sergi, bireysel ve toplumsal belleğe dair çalışmalarla izleyicilerin beğenisine sunuldu.</p>

<p><img alt="Diyarbakir Sergi 3-1" height="685" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/diyarbakir-sergi-3-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>“DİYARBAKIR HALKINI ÇOK SEVİYORUM”</strong></p>

<p>Serginin açılışında konuşan sanatçı Sakar Sleman, Diyarbakır’da ilk kez sergi açtığını belirterek, “Bu çalışma benim için sadece bir sanat işi değil. Diyarbakır halkını çok seviyorum. Avesta’ya ve özellikle Abdullah Keskin’e teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p><img alt="Diyarbakir Sergi 2" height="500" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/diyarbakir-sergi-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SERGİ 17 TEMMUZ’A KADAR AÇIK OLACAK</strong></p>

<p>Serginin 17 Temmuz’a kadar Avesta Culture’de ziyaretçilere açık olacak.</p>

<p><img alt="Diyarbakir Sergi-3" height="500" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/diyarbakir-sergi-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güneş OCAĞA- Mehmet Rumet SOYLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/bira-ru-adli-sergi-diyarbakirda-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 22:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/sergi-diyarbakir-2026.jpg" type="image/jpeg" length="48957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deq: Anadolu’nun tenlere kazınmış kadim motifleri]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/deq-anadolunun-tenlere-kazinmis-kadim-motifleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/deq-anadolunun-tenlere-kazinmis-kadim-motifleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardinli sanatçı İbrahim Ayhan, Deq sergisiyle sanatseverlerle buluşuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanatçı İbrahim Ayhan, nakış tekniğiyle, kendine zemin olarak seçtiği beze, yaşadığı coğrafyada şahitlik ettiği DEK kültürünü ‘’beden-bellek’’ ikilisini içkinleştirerek tamamladığı bir sergiyle 16 Mayıs-21 Haziran tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor.</p>

<p><img alt="Dek Sanat" height="600" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/dek-sanat.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Mardinli sanatçı İbrahim Ayhan daha önce açtığı ‘’Belleğimde Bir Yer’’ ve ‘’Bedenimde Bir Yer’’ ile ‘’beden-bellek” sergilenin ardından 4. Sergisi ile sanatseverlerle buluşuyor. 16 Mayıs-21 Haziran tarihleri arasında Mardin merkezde 1. Cadde de Alman Karargâhında sergilenecek eserler halka açık olacak.</p>

<p><strong>“ANADOLU’NUN TENLERE KAZINMIŞ KADİM MOTİFLERİ”</strong></p>

<p>Yaptığı sıra dışı eserlerle dikkat çeken sanatçı İbrahim Ayhan, kendisi ve eserleri şöyle tanımlıyor; "Bedeni salt fiziksel bir form olmaktan çıkarıp, Deq aracılığıyla kültürel hafızanın ve toplumsal deneyimin canlı bir taşıyıcısı olarak yeniden tanımlıyor. Sanatçı, Güneydoğu Anadolu’nun tenlere kazınmış kadim motiflerini yalnızca folklorik bir miras olarak bırakmıyor; bu izleri çağdaş sanatın dinamikleriyle buluşturarak güçlü bir görsel dile dönüştürüyorum."</p>

<p><img alt="Ibrahim Mardin Dek" height="600" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/ibrahim-mardin-dek.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>“KADIN BEDENİNE KAZINAN KADİM BİR GÖRSEL DİL”</strong></p>

<p>Sessizliğe gömülmüş hikâyeleri ve kolektif aidiyetin görünmez bağlarını gün yüzüne çıkaran bu üretim, izleyiciyi çok katmanlı bir hafıza okumasına davet ediyor. Sergi, beden ile bellek arasındaki o kırılgan ama dirençli bağı merkezine alarak, deriye işlenen geçmişin izlerinden derinlikli ve sarsıcı bir hatırlama alanı inşa ediyor.</p>

<p>Beden, bu sergide yalnızca biyolojik bir varlık olarak değil; iktidar, kültür ve hafıza tarafından sürekli yeniden yazılan bir yüzey olarak ele alınır. Üzerine işlenen her iz, görünür olan ile bastırılan; söylenen ile susturulan arasındaki gerilimi taşır. Bu nedenle beden, hem bir temsil alanı hem de bir mücadele zemini olarak okunur.</p>

<p>Sergi, bedeni bireysel sınırlarının ötesine taşıyarak kolektif bir arşiv olarak düşünmeye davet eder.</p>

<p>Deri, bu arşivin en kırılgan ama aynı zamanda en dirençli katmanıdır; iç ile dış, koruma ile geçirgenlik arasında bir eşik oluşturur. Tam da bu eşikte konumlanan deq pratiği, Güneydoğu Anadolu’da kadın bedenine kazınan kadim bir görsel dil olarak öne çıkar.</p>

<p><img alt="Mardin Sergi Dek" height="600" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/mardin-sergi-dek.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>“GÜZELLİK, BEREKET, KORUNMA VE AİDİYET…”</strong></p>

<p>Gaz lambası isi, anne sütü ve hayvan ödüyle hazırlanan boyanın iğne aracılığıyla deri altına işlenmesiyle oluşan deq izleri, yalnızca estetik bir süsleme değil; acı, sabır ve zamanın iç içe geçtiği bir dönüşüm sürecidir. İyileşme süreciyle birlikte bu izler, hafızanın bedende yer edinme biçimlerine paralel bir katmanlaşma üretir.</p>

<p>Deq motifleri; güzellik, bereket, korunma ve aidiyet gibi anlamlar taşırken, aynı zamanda toplumsal kodların ve inanç sistemlerinin taşıyıcısıdır. Bu izler, bireysel beden ile kolektif yapı arasındaki geçirgenliği görünür kılar; bedenin her zaman başkalarının bakışı ve hafızasıyla kurulduğunu açığa çıkarır.</p>

<p>İbrahim Ayhan’ın pratiği, bu tarihsel ve kültürel katmanlarla çağdaş sanat arasında bir temas yüzeyi oluşturur. Sanatçı, Mardin’in çok katmanlı coğrafyasından beslenerek bedene kazınmış hafızayı güncel bir görsel dile taşır. Monokrom deq desenlerini yoğun renk alanlarıyla bir araya getiren üretimi, bu kadim işaretleri sabitlemek yerine onları yeni bağlamlara açar.</p>

<p>Bu yaklaşım, bir temsilden çok bir hatırlama ve yeniden konumlandırma pratiği olarak okunabilir. Deq, burada folklorik bir öğe olmaktan çıkar; güncel estetik ve politik kesişimler de yeniden anlam kazanan canlı bir dile dönüşür.</p>

<p><img alt="Dek Sergisi Ibrahim" height="600" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/dek-sergisi-ibrahim.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>“BEDENİ BİR HAFIZA MEKÂNI, ARŞİV VE DİRENİŞ ALANI OLARAK YENİDEN DÜŞÜNMEYE ÇAĞIRIR”</strong></p>

<p>Sergide yer alan işler, görünmeyeni görünür kılarken, sessizlikle kuşatılmış bir hafızayı da açığa çıkarır. Yaşlı kadın bedenlerinde varlığını sürdüren izler, bu bağlamda yalnızca bireysel değil; kolektif bir geçmişin taşıyıcısıdır.</p>

<p>“Bedenimde Bir Yer”, bedeni bir yüzey olmanın ötesine taşıyarak onu bir hafıza mekânı, bir arşiv ve bir direniş alanı olarak yeniden düşünmeye çağırır. Sergi, izleyiciyi şu soruyla baş başa bırakır: Beden, üzerine yazılanları ne ölçüde taşır—ve ne zaman onları geri yazar?</p>

<p>Günümüz sanatının çok katmanlı yapısında estetik ile kavramsal anlatım giderek birbirine yaklaşırken, nakış ve DEQ gibi köklü pratikler bu kesişim alanında yeniden görünürlük kazanır. Bu ifade biçimleri, yalnızca geçmişe ait teknikler olarak değil; zamana yayılan, dönüşen ve yeni bağlamlarda yeniden anlamlanan görsel diller olarak ele alınmalıdır.</p>

<p><img alt="Dek Sanati" height="564" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/dek-sanati.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>“GELENEKSEL İLE ÇAĞDAŞ ARASINDA YENİ BİR DENGE”</strong></p>

<p>İnsanlığın en eski anlatı biçimlerinden biri olan nakış, iğne ve ipliğin ritmik hareketiyle kumaş üzerinde bir hafıza yüzeyi kurar. Bu yüzeyde beliren motifler, çoğu zaman sözle ifade edilemeyen deneyimlerin ve duyguların taşıyıcısına dönüşür. Sessiz ama ısrarcı bir dil olarak nakış, bedene değil; bedene temas eden yüzeylere yazılır.</p>

<p>DEQ sanatı ise bedeni doğrudan bir yüzey olarak ele alır. Deri üzerine işlenen geometrik ve soyut semboller aracılığıyla bireysel olan ile kolektif olan arasında bir geçiş alanı açar. Bu izler, yalnızca görsel işaretler değil; ruhsal deneyimlerin, inanç sistemlerinin ve toplumsal belleğin bedende kalıcılaşmış hâlleridir. Bu yönüyle DEQ, bedenin taşıdığı ama aynı zamanda bedeni aşan bir hafıza biçimi olarak okunabilir.</p>

<p>Nakış ile DEQ arasındaki karşılaşma, iki farklı yüzey—kumaş ve deri—üzerinden gelişen iki ayrı hafıza pratiğini bir araya getirir. Biri bedene temas eden, diğeri bedenin kendisine kazınan bu iki dil, ortak bir estetik ve duygusal zeminde buluşur. DEQ’ın soyut ve geometrik yapısı, nakışın emek yoğun ve katmanlı yüzeyiyle kesiştiğinde, geleneksel ile çağdaş arasında yeni bir denge alanı açılır.</p>

<p><strong>“İZLEYİCİYİ KÖKLERİYLE, AİT OLDUĞU KÜLTÜREL BAĞLAMLARLA YENİDEN DÜŞÜNMEYE DAVET”</strong></p>

<p>İbrahim Ayhan’ın pratiği tam da bu kesişimde konumlanır. Sanatçı, Mardin’in çok katmanlı ve çok kültürlü yapısından beslenerek bu iki kadim dili bir araya getirir. DEQ’ın içe dönük, ağıt yüklü ve zamansal derinlik taşıyan dünyasını; nakışın somut, dokunsal yüzeyiyle ilişkilendirir. Bu ilişki, yalnızca teknik bir birleşim değil; farklı hafıza biçimlerinin birbirine temas ettiği bir alan olarak belirir.</p>

<p>Ayhan’ın eserlerinde motifler sabit anlamlar taşıyan işaretler olmaktan çıkar; dolaşıma giren, dönüşen ve yeni bağlamlarda yeniden okunan görsel unsurlara dönüşür. Bu yaklaşım, geçmiş ile şimdi arasında doğrusal bir ilişki kurmak yerine, katmanlı ve çoğul bir zaman algısı önerir. Böylece eserler, izleyiciyi yalnızca geçmişe bakmaya değil; geçmiş ile bugünün iç içe geçtiği bir düşünme alanına davet eder.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçının kurduğu görsel dil, geleneksel ile modern arasında bir karşıtlık üretmek yerine bu ikiliği askıya alır ve yeni bir ilişkisellik önerir. Nakışın anlatısal gücü ile DEQ’ın soyut ve duygusal yoğunluğu aynı yüzeyde buluştuğunda, hem kişisel hem de kolektif hafızaya dair çok katmanlı bir okuma imkânı doğar.</p>

<p>İbrahim Ayhan’ın işleri bu anlamda yalnızca estetik bir deneyim değil; aynı zamanda bir hatırlama ve yeniden konumlandırma pratiğidir. Sanatçı, kurduğu bu görsel ve kavramsal alan aracılığıyla izleyiciyi kendi kökleriyle, hafıza katmanlarıyla ve ait olduğu kültürel bağlamlarla yeniden düşünmeye davet eder.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/deq-anadolunun-tenlere-kazinmis-kadim-motifleri</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/dek-mardin-sergi.jpg" type="image/jpeg" length="73935"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Koma Amed Mardin’de konser verecek]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/koma-amed-mardinde-konser-verecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/koma-amed-mardinde-konser-verecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Koma Amed, 30 Mayıs’ta Mardin merkez Artuklu ilçesinde konser verecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Koma Amed, 30 Mayıs’ta Mardin merkez Artuklu ilçesinde konser verecek. 1988'de Ankara'da kurulan ardından ise 1997'de dönemin siyasi baskıları nedeniyle yurt dışına çıkmak zorunda kalan Kürtçe müzik grubu Koma Amed, yıllar sonra ilk kez Mardin’de konser verecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Artuklu Belediyesi tarafından Bahar Şenlikleri kapsamında Artuklu Fuar Alanı’nda Sanatça Organizasyon ortaklığı ile düzenlenen konser, ücretsiz olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/koma-amed-mardinde-konser-verecek</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/mardin-koma-amed-konser.jpg" type="image/jpeg" length="48683"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Baskı/Altında” sergisi sanatseverlerle buluştu]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/baskialtinda-sergisi-sanatseverlerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/baskialtinda-sergisi-sanatseverlerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Esengül Bozdağ Alan’ın üretimlerinden oluşan ve küratörlüğünü Şerif Yaşar’ın üstlendiği “Baskı / Altında” sergisi, bireyin toplumsal, kültürel ve psikolojik baskılar altında nasıl biçimlendiğini odağına alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sergi, çağdaş sanatın kavramsal dili aracılığıyla görünmeyen yükleri görünür hale getirirken, izleyiciyi de bu deneyimin doğrudan bir parçası olmaya davet ediyor.</p>

<p><img alt="Baski Altinda Sergisi Mardin" height="600" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/baski-altinda-sergisi-mardin.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Felsefi altyapısını Michel Foucault, Gilles Deleuze ve Jean Baudrillard gibi düşünürlerin kavramlarından alan sergide; parçalanmış beden imgeleri, tekrar eden izler ve daralan yüzeyler dikkat çekiyor. Eserler, bireyin yalnızca baskıya maruz kalan bir varlık olmadığını; aynı zamanda bu baskı mekanizmaları içinde yeniden şekillenen bir özneye dönüştüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p><img alt="Baski Altinda 2" height="600" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/baski-altinda-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Esengül Bozdağ Alan’ın sanatsal yaklaşımı, baskıyı yalnızca dışarıdan dayatılan bir kuvvet olarak değil; bireyin gündelik yaşamında taşıdığı görünmez bir ağırlık olarak ele alıyor. Sanatçı, katmanlı yüzeyler, parçalanmış beden formları ve tekrar eden izler aracılığıyla, toplumsal normların bireyin hafızasında ve bedeninde bıraktığı izleri görünür kılmaya çalışıyor. Çalışmalar, kırılganlık ile direnç arasında gidip gelen bir varoluş halini izleyiciye hissettirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Katmanlı görsel dil ve mekânsal yerleştirmeler aracılığıyla izleyiciyi güvenli bir gözlem alanından çıkaran sergi, deneyimin merkezine taşıyor. Böylece ziyaretçi yalnızca izleyen değil, aynı zamanda bu baskı atmosferinin içinde konumlanan bir tanığa dönüşüyor.</p>

<p>Serginin sonunda yöneltilen soru ise çalışmanın temel meselesini özetliyor:</p>

<p>“Taşıdığın şey gerçekten sana mı ait — yoksa sana ait olduğu öğretilmiş bir yük mü?”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/baskialtinda-sergisi-sanatseverlerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 22:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/baski-altinda-sergisi.jpg" type="image/jpeg" length="30151"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van'da 'Bazde Bavo Bazde' gösterimi]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/vanda-bazde-bavo-bazde-gosterimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/vanda-bazde-bavo-bazde-gosterimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van'ın İpekyolu Belediyesi tarafından düzenlenen kültür sanat etkinliği kapsamında Van’da "Bazde Bavo Bazde" adlı tiyatro oyun gösterimi yoğun ilgi gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van'ın İpekyolu Belediyesi tarafından “Bazde Bavo Bazde” adlı tiyatro oyununun gösterimi düzenlendi. Şano Van’da düzenlenen etkinliğe kentte bulunan siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı. Salonun dolduğu gösterim yoğun ilgi gördü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tiyatro gösterimi alkışlarla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/vanda-bazde-bavo-bazde-gosterimi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/van-oyun-gosterimi.jpg" type="image/jpeg" length="34947"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“JOUSKA: Zihnin Sessiz Diyalogları” Mardin’de sanatseverlerle buluştu]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/jouska-zihnin-sessiz-diyaloglari-mardinde-sanatseverlerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/jouska-zihnin-sessiz-diyaloglari-mardinde-sanatseverlerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Jouska: Zihnin Sessiz Diyalogları” sergisi, bireysel hafıza ile kolektif belleğin kesişiminde şekillenen kırılma anlarını fotoğraf aracılığıyla görünür kılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngilizce kökenli “jouska” kavramından ilham alan sergi, zihinde yankılanan içsel diyalogları, sessiz yüzleşmeleri ve çağımızın kırılgan ruh hâllerini sanatsal bir anlatıya dönüştürüyor.</p>

<p><img alt="Mardin 3" height="720" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/mardin-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>13 sanatçının üretimlerinden oluşan sergi; umut, dönüşüm, direnç ve hatırlama kavramlarını çağdaş fotoğraf estetiği üzerinden ele alırken, izleyiciyi kendi iç yolculuğuna davet ediyor. Fotoğrafın yalnızca bir belge değil; iyileştiren, taşıyan ve yeniden kuran bir hafıza alanı olduğuna vurgu yapılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Mardin-67" height="720" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/mardin-67.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Serginin organizasyonu, Kadın Fotoğrafçılar ve Film Yönetmenleri Derneği tarafından gerçekleştirildi. Dernek, kadın sanatçıların görünürlüğünü artıran ve çağdaş görsel anlatılara alan açan çalışmalarıyla dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="Mardin 5" height="720" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/mardin-5.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>“Jouska: Zihnin Sessiz Diyalogları”, sanatın dönüştürücü gücünü Mardin’in tarihi atmosferiyle buluşturarak izleyicilere güçlü ve çok katmanlı bir deneyim sunuyor.</p>

<p><img alt="Mardin 6" height="720" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/mardin-6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ali Abbas YILMAZ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/jouska-zihnin-sessiz-diyaloglari-mardinde-sanatseverlerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/mardin-2.jpg" type="image/jpeg" length="34957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdal Arslan’dan Mardin’de ikinci kişisel sergi: Kalan boşluk]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/erdal-arslandan-mardinde-ikinci-kisisel-sergi-kalan-bosluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/erdal-arslandan-mardinde-ikinci-kisisel-sergi-kalan-bosluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Erdal Arslan, ikinci kişisel sergisi olan “Kalan boşluk” ile Mardin’de 21 Haziran’a kadar izleyicilerini bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mardin doğumlu sanatçı Erdal Arslan, Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü’nden bölüm birincisi olarak mezun olduktan sonra katıldığı çok sayıda sergi ve yarışmayla adını duyurdu. Hâlen görsel sanatlar öğretmeni olarak görev yapan sanatçı, çalışmalarını Cadde160 Galeri bünyesinde ve Mardin’deki kişisel atölyesinde sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arslan’ın yeni sergisi “Kalan Boşluk”, insanın Neolitik dönemden bu yana doğayla kurduğu tahakküm ilişkisini ve bunun yarattığı düşünsel yitimi odağına alıyor. Sanatçının tuvallerinde girdaplara kapılmış kütleler, savrulan mimari kalıntılar ve çözülmeye yüz tutmuş yapılar, insan eliyle kurulan düzenin doğa karşısındaki kırılganlığını gözler önüne seriyor.</p>

<p>Sergi, yalnızca fiziksel bir yıkımı değil; insanın doğayla kurduğu estetik ve tinsel bağın kopuşunu da görünür kılıyor. Arslan, bu çözülüşün içinden doğanın kendi özgün düzenini yeniden hatırlatırken, izleyiciyi modern dünyanın “ilerleme” yanılsamasından sıyrılarak doğanın asli akışına dönmeye davet ediyor. “Kalan Boşluk”, bir enkazın değil, yeniden hatırlamanın ve yüzleşmenin sergisi olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Erdal Arslan’ın sergisi 14 Mayıs - 21 haziran tarihleri arasında izleyici ile buluşuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/erdal-arslandan-mardinde-ikinci-kisisel-sergi-kalan-bosluk</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 20:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/erdal-arslan-sergi.jpg" type="image/jpeg" length="22088"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mardin Meyman Sanatevi’nde “Eşik” grup sergisi]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/mardin-meyman-sanatevinde-esik-grup-sergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/mardin-meyman-sanatevinde-esik-grup-sergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin Meyman Sanatevi’nde, 14 Mayıs – 7 Haziran 2026 tarihleri arasındaki sergide Galeri / Miz’den birçok sanatçı üretimleriyle sanatseverlerle buluşuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galeri / Miz, 14 Mayıs – 7 Haziran 2026 tarihleri arasında Ayşe Topçuoğulları, Ayşe Ebru Eryılmaz, Belmin Pilevneli, Cemil Güç, Doğukan Çiğdem, Gül Ilgaz, Kaan Tanhan, Işıl Esen, Metin Kalkızoğlu, Orhan Gazi Keskin ve Tuba Önder’in üretimlerini bir araya getiren “Eşik” başlıklı grup sergisiyle galeri mekânını Mardin Meyman Sanatevi’ne taşıyor.</p>

<p><img alt="Esik Sergi" height="500" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/esik-sergi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Sergi Mezopotamya'yı coğrafya olmaktan çok, üst üste binmiş zamanların, anlatıların ve bilgi rejimlerinin çakıştığı katmanlı bir yüzey olarak ele alıyor. Mitler, ikonlar ve sanatsal izler aracılığıyla kurulan kadimlik söylemi, yalnızca bir birikimi değil; aynı zamanda kayıp, kopuş ve müdahale edilmiş tarihsel anlatıları da örten bir temsili araştırıyor. Simgesel olarak görünür olan ile temsil edilemeyenin ürettiği yoğunluğa odaklanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Esik Sergi Mardin 2" height="600" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/esik-sergi-mardin-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>HANGİ ÇALIŞMALAR VAR?</strong></p>

<p>Sanatçıların mekâna özgü ürettiği çalışmalarında; Ayşe Ebru Eryılmaz, farklı zamanlara ve bilgi rejimlerine ait izleri üst üste bindirerek doğrusal olmayan bir okuma öneriyor. Ayşe Topçuoğulları, hafızada bedenden bedene taşınan ve zamanı geldiğinde bir nar gibi açılarak çoğalan saklı bilgiyi araştırıyor. Belmin Pilevneli, miti sabit bir anlatı olmaktan çıkararak güncel bir bilgi biçimi olarak yeniden kuruyor. Cemil Güç Mezopotamya Ovası’nın serapla denize dönüştüğü hayali bir düzlemde, ruhumuzla görebildiğimiz bir var oluşun izini sürüyor. Doğukan Çiğdem, mitlerin ideolojik aygıtlar içinde dönüşümünü ve kolektif hafızanın yeniden yazımını ele alıyor. Gül Ilgaz, özgürlük kavramını sezgisel bir düzlemde ele alarak tüm coğrafyalarda ortak bir sorunsal olarak yeniden sorguluyor. Işıl Esen, beden, mit ve sembol arasındaki geçirgenliği araştırıyor. Kaan Tanhan, geçmişin bilgisini güncel teknolojilerle birleştirerek yeni bir geçit aralıyor, Metin Kalkızoğlu, yeraltı ve yerüstü arasındaki eşiği ve görünür tarihin altında saklı hafızayı araştırıyor. Tuba Önder, Mezopotamya mirasını toprağın derinliklerindeki kök hareketiyle birleştirerek saklı kalmış bilgiyi yüzeye taşıyan dinamik bir köprü kuruyor, Orhan Gazi Keskin ise otorite, bilgi ve güç arasındaki yapısal ilişkileri mermerin sabrıyla bir forma dönüştürüyor.</p>

<p><strong>NOTLAR: </strong></p>

<p>Adres: Şar, 228.Sok No.6, 47100 Artuklu/Mardin</p>

<p>Detaylı bilgi ve söyleşi talepleri için: Bahar Güneş: 0530 264 93 90</p>

<p>Ziyaret Saatleri: Salı- Cumartesi 11.00 - 19.00</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/mardin-meyman-sanatevinde-esik-grup-sergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 21:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/esik-sergisi-mardin.jpg" type="image/jpeg" length="42642"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[12'nci Cizre Kültür-Sanat ve Dil Festivali başladı]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/12nci-cizre-kultur-sanat-ve-dil-festivali-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/12nci-cizre-kultur-sanat-ve-dil-festivali-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12'ncisi düzenlenen ve 3 gün sürecek Cizre Kültür-Sanat ve Dil Festivali kulav yapma oyunu ve panel ile başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şırnak’ın Cizre ilçesinde Cizre Belediyesi ile Birca Belek Dil ve Kültür Derneği tarafından düzenlenen, 3 gün sürecek 12'nci Cizre Kültür-Sanat ve Dil Festivali başladı.</p>

<p>Tarihi Birca Belek Kalesi’nin yer aldığı Rezê Mîra alanında yapılan festivale demokratik kitle örgütü, siyasi pati temsilcilerinin yanı sıra yüzlerce kişi katıldı.</p>

<p>Şırnak’ta bulunan dil dernekleri öncülüğünde 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı için yapılan yürüyüş ve basın açıklaması ile startı verilen festival kapsamında kulaç (keçe) yapma oyunu sergilendi.</p>

<p><strong>PANEL DÜZENLENDİ </strong></p>

<p>Festival kapsamında “Dil, edebiyat ve toplum psikolojisi” başlıklarında panel düzenlendi. Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Şırnak Şube üyesi avukat Cihad İnanç’ın moderatör olduğu panelde, Cûdî Dil ve Kültür Derneği yöneticisi Evin Kulja ile yazar Faysel Özdemir konuya dair aktarımlardan bulundular. Özdemir, dilin her şeyin annesi olduğunu belirterek "Dil olmadan edebiyat, sanat, psikoloji olamaz. Dil yoksa biz de olmayız. Edebiyat toplum üzerinde büyük bir rol oynar" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Panel soru-cevap bölümü ile son buldu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/12nci-cizre-kultur-sanat-ve-dil-festivali-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 18:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/cizre-dil-kltr-sanat-festivali.jpg" type="image/jpeg" length="48105"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[4 bin yıldan daha eski: Mezopotamya kil tabletleri çözüldü]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/4-bin-yildan-daha-eski-mezopotamya-kil-tabletleri-cozuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/4-bin-yildan-daha-eski-mezopotamya-kil-tabletleri-cozuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danimarka’daki yıllarca depolarda kalan binlerce Mezopotamya kil tableti yeniden çözümlenmeye başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kopenhag Üniversitesi öncülüğünde yürütülen “Hidden Treasures” (Gizli Hazineler) projesi kapsamında, Danimarka Ulusal Müzesi’nde yıllardır saklanan binlerce çivi yazılı Mezopotamya tableti dijital ortama aktarılarak yeniden okunmaya başlandı. Günümüz Irak ve Suriye topraklarından gelen ve bazıları 4 bin yıldan daha eski olan tabletler, dünyanın bilinen en eski yazı sistemlerinden biri olan çivi yazısıyla hazırlanmıştı. Araştırmacılar, bu metinlerin yalnızca idari kayıtlar değil, aynı zamanda büyü, ritüel ve günlük yaşama dair önemli bilgiler içerdiğini belirtiyor.</p>

<p>En dikkat çekici keşiflerden biri, eski Suriye kenti Hama’dan gelen yaklaşık 3 bin yıllık tabletler oldu. Uzmanlara göre bu tabletler, bir tapınak kütüphanesinde saklanıyordu ve dönemin dini ritüellerini anlatıyordu. Tabletlerden birinde, büyü ve kötü ruhlara karşı düzenlenen bir gece ayini ayrıntılı biçimde anlatılıyor. Metne göre bir şeytan kovucu, gece boyunca dualar ve büyü formülleri okurken, balmumu ve kil figürleri yakılarak tehditlerin uzaklaştırılması amaçlanıyordu. Araştırmacılar, ritüelin özellikle Asur kralını siyasi tehditlerden korumayı hedeflemiş olabileceğini düşünüyor.</p>

<p><strong>GILGAMIŞ’A DAİR İZLER</strong></p>

<p>Bazı tabletlerde ise tarih ile mitolojiyi iç içe geçiren bilgiler yer alıyor. Krallar listesi içeren bir tablette, Mezopotamya destanlarının efsanevi kahramanı Gılgamış’ın adına da rastlandı. Araştırmacılar, bu kaydın Gılgamış’ın tamamen efsanevi bir karakter olmayabileceğine dair yeni ipuçları sunduğunu ifade ediyor.</p>

<p><strong>GÜNLÜK YAŞAM İZLERİ </strong></p>

<p>Tabletler yalnızca dini ritüelleri değil, sıradan yaşamı da gözler önüne seriyor. Yerel yöneticiler ile Asur kralları arasındaki yazışmalar, personel listeleri, mal envanterleri ve ticari kayıtlar da arşivlerde yer alıyor.</p>

<p>Araştırmacıları en çok şaşırtan bulgulardan biri ise bir “bira makbuzu” oldu. Uzmanlar, bunun tarihin en eski alışveriş kayıtlarından biri olabileceğini belirtiyor. Böylece, insanlığın binlerce yıl önce bile günlük tüketim ve ticaret kayıtları tuttuğu ortaya çıkmış oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/4-bin-yildan-daha-eski-mezopotamya-kil-tabletleri-cozuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 21:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/mezopotamya-tablet-cozuldu.jpeg" type="image/jpeg" length="78901"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da Toplumsal Barış ve Özgürlük Sergisi]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-toplumsal-baris-ve-ozgurluk-sergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-toplumsal-baris-ve-ozgurluk-sergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu kapsamında açılan sergide, 32 sanatçının eserleri toplumsal hafıza, barış, özgürlük, doğa ve kimlik temaları etrafında bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eşbaşkanlar Serra Bucak ve Doğan Hatun’un da katıldığı açılışta, sanatın toplumsal barışın inşasında üstlendiği role dikkat çekildi.</p>

<p><img alt="Diyarbakir Sergi Toplumsal" height="500" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/diyarbakir-sergi-toplumsal.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu kapsamında “Toplumsal Barış ve Özgürlük Sergisi” gerçekleştirildi. Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’ndeki serginin açılışına Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun’un yanı sıra DBB Meclisi Eşsözcüsü Demet Ceylan, Genel Sekreter Yardımcısı Muhabbet Erdoğmuş, Hewlêr Valisi Omid Xoşnav, Duhok Valisi Ali Tatar, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, görevinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar ile akademisyenler ve sanatçılar katıldı.</p>

<p><strong>SERGİ TOPLUMSAL HAFIZAYA KATKI SUNUYOR</strong></p>

<p>32 sanatçının eserlerinin yer aldığı serginin koordinatörleri Neşe Toprak ve Ercan Altuntaş da açılışta yaptıkları konuşmada, sergide kadın bedeni, coğrafya, doğa, dil ve toplumsal hafıza temalarının işlendiğini belirtti. Koordinatörler, kültür, barış ve savaş ekseninde hazırlanan çalışmaların sanat aracılığıyla toplumsal hafızaya katkı sunmayı amaçladığını ifade etti.</p>

<p><strong>SERGİDE ‘BARIŞIK TAŞLAR ÜZERİNE’ ENSTALASYONU</strong></p>

<p>Eşbaşkanlar, açılışta ilk olarak sanatçı Funda Coşkun’un “Barışık Taşlar Üzerine” adlı enstalasyonunu gezdi. Eserde taş metaforu üzerinden toplumsal barış, aidiyet ve özgürlük kavramları ele alınırken, maskelerle kapatılan taşlar bireylerin kimliklerinin sınırlandırılmasını simgeliyor. Çalışma, farklılıkların bir arada yaşayabildiği ortak bir yaşam alanına dikkat çekiyor.</p>

<p>Eşbaşkanlar, daha sonra sergiyi gezerek sanatçılarla sohbet etti.</p>

<p>Sergi, 15 Mayıs’a kadar açık kalacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-toplumsal-baris-ve-ozgurluk-sergisi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/diyarbakir-sergi-2.jpg" type="image/jpeg" length="52315"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[29.Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 2-7 Haziran’da]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/29ucan-supurge-uluslararasi-kadin-filmleri-festivali-2-7-haziranda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/29ucan-supurge-uluslararasi-kadin-filmleri-festivali-2-7-haziranda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 2-7 Haziran’da Ankara’da gerçekleşecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, 2-7 Haziran tarihleri arasında Ankara Kült Kavaklıdere Sineması ve Etismesgut Belediyesi 100. Yıl Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. Festival, “Bellek ve Direniş” temasıyla 23 ülkeden 47 farklı film ile izleyici karşısına çıkacak. Festivalde ayrıca söyleşiler de düzenlenecek. Festival kapsamında sinemaya emek veren kadın yönetmenlere ödül verilecek.</p>

<p>Festivalin açılış töreni 2 Haziran akşamı Ankara Devlet Opera ve Balesi Sahnesi'nde, Şenay Gürler ve Yetkin Dikinciler'in sunumuyla gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Festivale ilişkin basın toplantısında konuşan Uçan Süpürge Vakfı Başkanı Ayşe Ürün Güner, “Bu yılın Bilge Olgaç Başarı Ödülleri, Brezilyalı yönetmen Lucia Murat’a, yapımcı Dilde Mahall’ye ve oyuncu Melisa Sözen’e verilecek. Uçan Süpürge Genç Cadı Ödülü’nün sahibi ise Ece Bağcı oldu” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/29ucan-supurge-uluslararasi-kadin-filmleri-festivali-2-7-haziranda</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/ucan-supurge-festivali.jpg" type="image/jpeg" length="47260"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazarlar Kürt şiirleri için ne dedi?]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/yazarlar-kurt-siirleri-icin-ne-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/yazarlar-kurt-siirleri-icin-ne-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de yapılan "Helbesta Bindestan" konulu söyleşide konuşan yazar Lal Laleş, genç şairlerin Cegerxwîn gibi kendilerine özeleştirel yaklaşmadığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Ağrı Kültür Federasyonu Derneği ile Bizot Dergisi, İzmir'de "Helbesta Bindestan (Ezilenlerin Şiiri)" söyleşisi düzenledi. Federasyonun binasında yapılan söyleşide, yazarlar Lal Laleş, Fewzî Ciwan ve Mekî Ekin konuştu.</p>

<p><strong>'ŞİİR HEM KOLEKTİF HEM DE ŞAHİTTİR'</strong></p>

<p>Mekî Ekin, şiirin hem "kolektif" hem de "şahit" olduğunu belirtti. Ekin, "Neden şahit? Çünkü o süreçte o zihniyette ki toplumsal olayların şahidi, insanların içsel sorunlarının şahidi oluyor. Bir bakımdan da ses oluyor. Bir çığlıktır. çağırıştır. İnsan kendi içinde ontolojisinde bir kavga içerisinde iken ya da kendi yaşadığı toplumda insanlarla bir mücadele içerisinde iken şiir de öyle çıkıyor ortaya. Ezilenlerin şiirlerine baktığımızda hem kadınlar hem gençler hem de işçi emekçiler için şiir hepsinin sesi durumunda" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kürtlerin hem kültür hem sanat hem de dil gibi kolektif haklarından mahrum kaldığını belirten Ekin, "Şiirlerimiz özellikle bu saydıklarım üzerinde duruyor. Pablo Neruda, Amerika kolonyalizminin üzerinde durmuş, bu yönde yazıyor ve ismi böyle bilinen biri dünyada. Afrika'da Vale Soyinka, Afrika üzerindeki kolonyalizm üzerine yazıyor şiirlerini. Bizim de örneklerimiz var. Ehmedê Xanî; elbette o da duruyor bu durumlar üzerinde ama şimdiki kadar ağır değildi baskılar o zaman. Sonra Cegerxwîn'in 'Kîne Em" şiiri çıktı ve Kürtlerin yaşadığı zorluklar üzerine yazdı. Şiiri bu anlamda şahit oldu, tanık oldu" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'GENÇ ŞAİRLER ÖZELEŞTİREL YAKLAŞMIYOR'</strong></p>

<p>Yazar Lal Laleş, Kürt şiirinin kendini ezilmekten kurtarmak için çaba verdiğini söyledi. Laleş, "Eğer biz bir Kürt edebiyat duvarı inşa etmek istiyorsak, ilk taşı bırakan Ehmedê Xanî'den başlamamız lazım. Ama şunu da unutmamak gerekir ki Kürt şiirin ruhunu temsil eden asıl kişi Melayê Cizîrî'dir. Melayê Cizîrî, hem vatan hem dil hem de Kürt şiirinin ruhunu temsil ediyor. Ama orada ideoloji ve ulus fikri yok. Her ne kadar Kürdistan sözü Melayê Cizîrî'nin divanlarında geçse de ulus fikrini yaratan Ehmedê Xanî'dir. Ondan dolayı bana en iyi şair kimdir diye sorarsanız şüphesiz Melayê Cizîrî derim. Ama ezilmişlikten ve sömürüden kurtarma fikrini ilk geliştiren kim diye sorarsanız o zaman da Ehmedê Xanî derim" diye konuştu.</p>

<p>Toplumun sınıflardan oluştuğunu söyleyen Laleş, "Ezilenlerin şairleri konusunda bana göre en iyi temsiliyeti gösteren kişi Cegerxwîn'dir. Cegerxwîn önemli bir şeyi yapıyor; birincisi nereye saldıracağını biliyor. 1930'da birinci divanını yazıyor ve bakıyor estetik olmadığını düşünüp yayınlamama kararı alıyor. Yaşamında 10 tane divan yayınlamış ama birinci divanı olan Xoşxan'ı yayınlamıyor. Çünkü kendince onu yarım kalmış sayıyor. Bugün Kürt şiirine baktığımızda genç şairlerimiz onun kadar bile kendilerine özeleştirel yaklaşmıyorlar. Yaklaşanlar da çok az. Neden bunları söylüyorum çünkü günümüzde yeni genç şairlerimiz bir divan bitirirse, mesafe koyar divanla arasındaki ilişkisine. Çünkü divanın içinde kalıyor, dışına çıkamıyor. O yüzden Cegerxwîn çok güzel bir şeye dikkat çekiyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'YAZMAK ZORLUKLARLA DOLU BİR AN'</strong></p>

<p>Fewzî Ciwan ise, şair ve yazarların toplumun bir gücü olduğunu kaydetti. Ciwan, "Eğer halkın bir mücadele ve direniş içinde ise, şairi de yazarı da bir mücadele ve direniş içinde olur. Yani biz ezilen bir halkın sözcüleri değiliz, biz de ezileniz ama toplumun öncüleriyiz. Bununla birlikte Cegerxwîn, Osman Sebrî, Rênas Jiyan gibi birçok isim mücadelenin içinde oldular. Biz mağdur ve mücadele etmek zorunda olan bir halkız. Arnavutlar gibi Lazlar gibi Çerkesler gibi Türk olmayı kabul etseydik mağdur kalmazdık. Ama biz tarih, kültür, kimlik ve dilimizin takipçisi olduğumuz için hep mücadele etmek zorunda kaldık. Umutlarımız çok büyük, eskisi gibi değiliz. Dilimiz yasaklandı, kültürümüz ve kimliğimiz yasaklandı. Bu şartlarda kendi edebiyatını nasıl geliştirebilir ki bir halk? Edebiyatımız ve siyasi statümüz birlikte yol yürüyor. Her toplum kendi gerçekliği gibidir. Mesela Kürt toplumunu Avrupalılar ve Türkler ya da Ruslar gibi düşünemeyiz. Kendi içinde bir gerçekliği olan bir toplum bu toplum. Mesela bizim içimizde burjuva yok, Kürt halkı proleterdir. Ondan ötürü ezilmişliğimiz sınıfsal değil, ulusaldır. Edebiyatımızda işçiler ve emekçiler üzerine çok fazla yazı yok mesela. Eserler daha çok siyasi konuları ve iç çatışmayı ele alan konular. Sonuçlarını dengbêjlerde görebiliriz. Kürt edebiyatına baktığımızda gerçekliğini hiçbir zaman unutmamamız lazım. Yani yazmak Kürt yazarlar ve şairler için bir konfor alanı değil. Acılar ve zorluklarla dolu bir alan" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/yazarlar-kurt-siirleri-icin-ne-dedi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/helbesta-bindestan-soylesi.jpg" type="image/jpeg" length="56084"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kürt edebiyatı Suzan Samancı ile dünya vitrininde]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/kurt-edebiyati-suzan-samanci-ile-dunya-vitrininde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/kurt-edebiyati-suzan-samanci-ile-dunya-vitrininde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çağdaş Kürt edebiyatının güçlü kalemlerinden Suzan Samancı, İtalyan edebiyat ajansı Eulama ile dünya vitrinindeki yerini alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İtalya’nın en köklü edebiyat ajanslarından biri olan Eulama, çağdaş Kürt edebiyatının tanınan kalemlerinden Suzan Samancı’nın uluslararası temsilciliğini üstlendiğini duyurdu.</p>

<p>1962 yılında kurulan ve merkezi Roma’da bulunan Eulama, dünyanın dört bir yanındaki yazarların edebi haklarını, film ve sesli kitap lisanslarını yöneten, Avrupa ile Latin Amerika yayıncılık dünyası arasında köprü kuran prestijli bir kurum olarak tanınıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ajans, yayınladığı duyuruyla Suzan Samancı’nın eserlerini uluslararası yayıncılarla buluşturmaya hazırlandıklarını ilan etti.</p>

<p><strong>ÇAĞDAŞ KÜRT EDEBİYATININ ÖZGÜN SESİ: SUZAN SAMANCI</strong></p>

<p>Eulama tarafından yapılan açıklamada, Suzan Samancı’nın çağdaş Kürt edebiyatındaki yeri şu sözlerle vurgulandı: "Suzan Samancı, çağdaş Kürt edebiyatının en belirgin ve özgün seslerinden biridir. Yaklaşık on iki roman ve çok sayıda kısa öyküden oluşan geniş bir edebi külliyatın yazarıdır. Eserlerinin birçoğu farklı dillere çevrilmiş olup, bu durum onun yazılarının uluslararası düzeyde gördüğü takdirin bir yansımasıdır."</p>

<p><strong>SÜRGÜN, BELLEK VE KİMLİK…</strong></p>

<p>Ajans, Samancı’nın özellikle Koca Karınlı Kent adlı eserine dikkat çekerek, yazarın edebi tarzını şu ifadelerle tanımladı: "Yazarın poetik ve politik bilince sahip anlatımı; sürgün, bellek, şiddet ve kimlik gibi temaları derinlemesine işlemektedir. Samancı’nın eserleri edebi eleştiri dünyasında geniş yer bulmakta ve günümüzün politik ve sömürgecilik sonrası (post-kolonyal) edebiyat tartışmalarında her geçen gün daha fazla yer edinmektedir."</p>

<p><strong>KÜRT EDEBİYATI EVRENSEL TEMALARLA DÜNYA OKUYUCUSUYLA BULUŞUYOR</strong></p>

<p>Harald Kahnemann-Oppenheimer ve Karin von Prellwitz tarafından Buenos Aires’te temelleri atılan Eulama, ismini "European Latin American Agency"nin kısaltmasından alıyor.</p>

<p>1964’ten bu yana faaliyetlerini Roma’dan yürüten ajans, edebi hakların müzakeresinden ortak yapım anlaşmalarına kadar geniş bir yelpazede hizmet veriyor.</p>

<p>Eulama’nın Suzan Samancı’yı portföyüne dahil etmesi, Kürt edebiyatının evrensel temalarla dünya okuyucusuna ulaşması adına stratejik bir adım olarak görülüyor.</p>

<p>Ajans, önümüzdeki aylarda Samancı’nın eserlerini dünya genelindeki büyük yayınevlerine sunmayı planlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/kurt-edebiyati-suzan-samanci-ile-dunya-vitrininde</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 18:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/suzan-samanci.jpg" type="image/jpeg" length="66671"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanatçı Güneştekin'in "Sessizlik" sergisi, İtalya'da]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/sanatci-gunestekinin-sessizlik-sergisi-italyada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/sanatci-gunestekinin-sessizlik-sergisi-italyada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürt Sanatçı Ahmet Güneştekin'in "Sessizlik" sergisi, Yıldız Holding sponsorluğunda İtalya'da 6 Mayıs'ta sanatseverlerle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıldız Holdingten yapılan açıklamaya göre, Güneştekin Vakfının Venedik'te Campo Santa Giustina'daki tarihi Palazzo Gradenigo'da hayata geçirdiği merkezin açılışı, Sergio Risaliti küratörlüğünde hazırlanan "Sessizlik" sergisiyle gerçekleştirilecek.</p>

<p>Çağdaş sanat için uluslararası bir üretim ve buluşma platformu olarak faaliyet gösterecek Palazzo Gradenigo'da, Ahmet Güneştekin’in yapının iç ve dış mekanlarına özgü bir yerleştirme olarak tasarladığı sergi, 11 büyük ölçekli bronz heykel ve 11 karışık teknik çalışmayı bir araya getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"VENEDİK'TEKİ BU GİRİŞİMİ KÜLTÜREL BİR KÖPRÜ OLARAK GÖRÜYORUM"</strong></p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Venedik'te gerçekleşen serginin ön izlemesinde, şunları kaydetti: "Ahmet Güneştekin son yıllarda gerçekleştirdiği büyük ölçekli sergiler ve kültürel projelerle uluslararası çağdaş sanat dünyasında güçlü bir yer edinmiş sanatçılarımızdan biri. Onun sanatında dikkat çeken şey, Anadolu'nun çok katmanlı kültürel hafızasını çağdaş sanatın evrensel diliyle buluşturabilmesi olmuştur. Biz Yıldız Holding olarak kültür ve sanatın toplumlar için taşıdığı değere inanıyoruz. Ahmet Güneştekin'in hem Türkiye'de hem de uluslararası alanda gerçekleştirdiği projelere destek vermekten memnuniyet duyuyoruz. Türkiye'den çıkan sanatçıların uluslararası platformlarda daha görünür olması gerektiğine inanıyor ve bu yöndeki desteklerin devam etmesini arzu ediyoruz. Venedik'teki bu girişimi yalnızca bir sergi olarak değil, aynı zamanda kültürel bir köprü olarak görüyorum, geçmişle bugünü, yerelle evrenseli ve hafızayla geleceği birbirine bağlayan güçlü bir köprü."</p>

<p><strong>"AHMET GÜNEŞTEKİN, SANATIN EVRENSEL DİLİNİ USTALIKLA KULLANIYOR"</strong></p>

<p>Yıldız Holdingin Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü de sergiyle ilgili, "Eserlerinde hafıza, kültürel miras ve insanlığın ortak değerlerini ele alan Ahmet Güneştekin, sanatın evrensel dilini ustalıkla kullanıyor. Gerçekleştirdiği çalışmalarla Türkiye'nin uluslararası sanat sahnelerinde görünürlüğüne değerli katkılar sunan sanatçının yeni sergisi 'Sessizlik'in uluslararası sanat dünyasında güçlü bir iz bırakacağına inanıyor, bu vesileyle sanatımızın küresel ölçekte görünürlüğüne katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gradenigo ailesi için 16. yüzyılda inşa edilmiş bir yapı olan ve Venedik lagününün kıymetli sarayları arasında yer alan Palazzo Gradenigo, 2024 yılında Ahmet Güneştekin tarafından satın alındı. Binanın restorasyonunu ise birçok önemli yapıda yürüttüğü projelerle tanınan mimar Alberto Torsello üstleniyor.</p>

<p>"Sessizlik" sergisi, restorasyonu tamamlanan yapının zemin ve birinci katlarda 1 Kasım'a kadar gezilebilecek.</p>

<p>Projenin yıl sonunda tamamlanmasıyla birlikte yapı, beş kata yayılan 2 bin metrekarelik alanıyla Güneştekin Vakfının Venedik'teki merkezine ev sahipliği yapacak ve çağdaş sanat için uluslararası bir üretim ve buluşma platformu olarak faaliyet gösterecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RUDAW</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/sanatci-gunestekinin-sessizlik-sergisi-italyada</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 21:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/gunestekin-ahmet-sessizlik.jpg" type="image/jpeg" length="30344"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
