<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>| Güneydoğu Ekspres – Diyarbakır Haber</title>
    <link>https://www.guneydoguekspres.com</link>
    <description>Diyarbakır son dakika haberleri ve güncel gelişmeler anında Guneydoguekspres.com'da! Diyarbakır haber, hava durumu, namaz vakitleri, Amed ve Amedspor ile ilgili daha fazlası için tıklayın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.guneydoguekspres.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Guneydoguekspres.com | Tüm hakları saklıdır. Diyarbakır'ın güvenilir haber kaynağı.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 16 Aug 2026 16:03:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya'da Ceza rüzgarı]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/malatyada-ceza-ruzgari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/malatyada-ceza-ruzgari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Malatya Kültür Yolu Festivali, altıncı gününde Türk rap müziğinin sevilen isimlerinden Ceza'yı ağırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>100. Yıl Kent Parkı'nda sahne alan sanatçı, güçlü sahne performansı ve yüksek temposuyla festival akşamına farklı bir atmosfer kazandırdı.</p>

<p>Ceza, konser boyunca "Denizci", "Sonu Yok", "Ne De Zor" ve "Sus Pus" başta olmak üzere sevilen şarkılarını seslendirdi. Alanı dolduran müzikseverler, sanatçının şarkılarının sözlerine hep bir ağızdan eşlik ederken, konser boyunca ritim ve alkışlarla performansa ortak oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>100.Yıl Kent Parkı'nı dolduran binlerce müziksever, Ceza'nın performansıyla festivalin altıncı gününde unutulmaz bir konser akşamı yaşadı. Malatya Kültür Yolu Festivali'nin konser sahnesi, birbirinden özel sanatçıların performanslarıyla müzik dolu akşamlar sunmaya devam ediyor. Konserlerin yanı sıra sergiler, söyleşiler, geleneksel sanat atölyeleri, çocuk etkinlikleri ve lezzet duraklarından oluşan zengin festival rotası Malatya'nın dört bir yanında ziyaretçileri ağırlamayı sürdürüyor.</p>

<p>Başkan Sadıkoğlu, işyerine kavuşamayan esnafın sesi oldu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/malatyada-ceza-ruzgari</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/08/ceza-3.jpg" type="image/jpeg" length="27609"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da açık hava film gösterileri başlıyor]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-acik-hava-film-gosterileri-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-acik-hava-film-gosterileri-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açık hava film gösterimleri bugün Sümerpark Amfi Tiyatrosu’nda başlıyor. Etkinlikte 19 Eylül’e kadar 12 film izleyiciyle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan SineBîr Sinema Birimi, 14 Ağustos-19 Eylül tarihleri arasında Sümerpark Amfi Tiyatrosu’nda ücretsiz açık hava film gösterimleri düzenleyecek.</p>

<p>Yenişehir ilçesindeki Sümerpark Amfi Tiyatrosu’nda gerçekleştirilecek etkinlik kapsamında yetişkinler için 6 film, çocuklar için ise 6 animasyon olmak üzere toplam 12 yapım izleyiciyle buluşacak.</p>

<p><img alt="" height="333" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/08/acik-hava.PNG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="592" /></p>

<p>Gösterimler cuma günleri yetişkinlere, cumartesi günleri ise çocuklara yönelik olarak saat 20.00’de yapılacak. Program, bugün “Valahî” filminin gösterimiyle başlayacak.</p>

<p>Eylül ayında da devam edecek etkinlik, 19 Eylül’de “Orman Çetesi: Dünya Turu” animasyonunun gösterimiyle sona erecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüm film gösterimleri ücretsiz olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyarbakır Haberleri, Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-acik-hava-film-gosterileri-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/08/acik-hava-filmleri.jpeg" type="image/jpeg" length="28363"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van’da Rojda konseri]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/vanda-rojda-konseri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/vanda-rojda-konseri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rojda konserinde konuşan Edremit Belediye Eşbaşkanı Cemil Komi, kültür ve sanatın toplumla buluşmasının önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van’da Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetiminde olan Edremit Belediyesi, Edremit Kent Meydanında Rojda konseri düzenledi. Düzenlenen konsere DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar’ın, kente bulunan siyasi ve sivil toplum örgütlerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.</p>

<p>Konserde konuşan Edremit Belediye Eşbaşkanı Cemil Komi, kültür ve sanatın toplumla buluşmasının önemine dikkati çekti. Komi, “Halkçı belediyecilik anlayışımızla kültür ve sanatın halkımızla buluşturmaya devam ediyoruz. Bu anlamlı gecenin barışa, kardeşliğe ve özgür bir geleceğe vesile olmasını diliyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlik, Rojda’nın seslendirdiği şarkılarla son buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/vanda-rojda-konseri</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 22:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/08/rojda-konser.jpeg" type="image/jpeg" length="61412"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[11 yıl sonra Türkiye'ye gelen sanatçı gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/11-yil-sonra-turkiyeye-gelen-sanatci-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/11-yil-sonra-turkiyeye-gelen-sanatci-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa’da yaşayan ve 11 yıl sonra Türkiye’ye gelen sanatçı Nuarin Çukurova Havaalanı’nda gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>11 yıldır Avrupa’da yaşayan ve dün Türkiye’ye gelen Nuarin’in Çukurova Havaalanında gözaltına alındığı öğrenildi. Dünden bu yana gözaltında tutulan Nuarin’in dosyasında gizlilik kararı olduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/11-yil-sonra-turkiyeye-gelen-sanatci-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/08/sanatci.jpeg" type="image/jpeg" length="67212"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Brüksel’de Aram Tîgran anması]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/brukselde-aram-tigran-anmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/brukselde-aram-tigran-anmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Aram Tîgran'ın anmasında konuşan Hozan Şemdîn, “Bir gün topraklarımızı özgürleştirdiğimizde, mezarını onun istediği toprağa ve özlemiyle yaşadığı topraklara taşıyacağız" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TEV-ÇAND Avrupa, Aram Tîgran’ı yaşamını yitirilişinin 17’nci yılında Belçika’nın başkenti Brüksel’de bulunan mezarı başında andı.</p>

<p>Anmaya, Koma Berxwedan ve birçok yanı sıra çok sayıda seveni katıldı. Saygı duruşuyla başlayan anma töreninde bir konuşma yapan sanatçı Hozan Şemdîn, Aram Tîgran'ın müzik yaşamı ve kişiliğini örneklerle anlattı. Şemdîn konuşmasında, Aram Tîgran'ın bir Ermeni olmasına rağmen Kürtçeyi ve Kürt sanatını çok büyük bir sevgi ve aşkla sahiplendiğini, Kürt sanatında ve kültüründe çok büyük emekleri olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>‘BİR GÜN TAŞIYACAĞIZ’ </strong></p>

<p>Tîgran'ın eserleri sayesinde Kürtçeyi birçok yere taşıdığını ve iki halk arasında çok önemli bir köprü kurduğunu vurgulayan Şemdîn, "Biz her yıl olduğu gibi bu yıl da Brüksel'de mezarı başındayız. Birçok dostuyla ve sanatçı arkadaşlarımızla Aram Tîgran'ı unutmadık, yaşatacağız, anısına saygı duyacağız ve sahip çıkacağız" dedi.</p>

<p>Hozan Şemdîn, Aram Tîgran'ın vasiyetinin Amed'de defnedilmek olduğunu da hatırlatarak, "Buna izin verilmedi. Bir gün topraklarımızı özgürleştirdiğimizde, mezarını onun istediği toprağa ve özlemiyle yaşadığı topraklara taşıyacağız" diye kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anma töreni, yapılan konuşmaların ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ali Abbas YILMAZ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/brukselde-aram-tigran-anmasi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/08/aram-tigran-anma.PNG" type="image/jpeg" length="92846"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[10. Geleneksel Kurmeş Festivali’nde panel]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/10-geleneksel-kurmes-festivalinde-panel</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/10-geleneksel-kurmes-festivalinde-panel" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Sağlık ve ekolojik denge” konulu panelde yapılan konuşmalarda, doğanın dengesinin insan eliyle bozulduğuna dikkat çekilerek, ilk adım sağlık kuruluşlarının önemi vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>10. Geleneksel Kurmeş Festivali kapsamında “Sağlık ve ekolojik denge” konulu panel düzenlendi. Ağbaba Türbesi’nde yapılan panele Dr. Özge Gürbüz, Dr. Diren Gürbüz, Veteriner Hekim Ali Ekber Öz, Tıbbi Patolog Haşim İmak ve Prof. Dr. Kenan İltimur konuşmacı olarak katılırken, panelin moderatörlüğünü Nurettin Banguş yaptı.</p>

<p><img alt="Geleneksel Kurmes Festivali Panel Saglik Ekoloji" height="750" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/08/geleneksel-kurmes-festivali-panel-saglik-ekoloji.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“AŞIRI TÜKETİM KÜLTÜRÜ DOĞANIN YOK OLMASINA NEDEN OLMAKTADIR”</strong></p>

<p>Dr. Özge Gürbüz, ağız ve diş sağlığı hakkında bilgilendirmede bulunurken, Veteriner Hekim Ali Ekber Öz, ekolojik dengeye dair konuştu. Çevrenin bir çok unsur barındığını ifade eden Öz, “İnsan en belirleyici konumda yer alıyor. Hayvanların doğada bıraktığı sadece ayak izleridir. İnsanlar çok büyük tahribat yaratıyor. Toprak, hava, su kirleniyor. Bunlar hastalıklar aneden oluyor. Sağlıklı gıdaya ulaşmada sıkıntılar yaşanıyor. Bunlar kapitalist sistemin sonuçlarıdır. Doğa nesne haline getirildi. Aşırı tüketim kültürü doğanın yok olmasına neden olmaktadır” dedi.</p>

<p><strong>“ÖNCELİK KORUYUCU HEKİMLİK OLMALI”</strong></p>

<p>Dr. Diren Gürbüz, aile hekimliğinde koruyucu hekimliğin önemli olduğunun altını çizerek, “Türkiye’de ve köyümüzde kanser vakaları ne yazık ki fazla. Tedavi edici alanda var ama öncelik koruyucu hekimlik. Hastalanmadan sağlıklı yaşamı kurmak önemli” diye belirtti.</p>

<p>Tıbbi Patolog Haşim İmak ve Prof. Dr. Kenan İltimur da, hastalıkların tedavisindeki gelişime dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PİRHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/10-geleneksel-kurmes-festivalinde-panel</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/08/panel-festival.jpg" type="image/jpeg" length="44069"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tatvan festivalinde Kürt dilinin önemi vurgulandı]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/tatvan-festivalinde-kurt-dilinin-onemi-vurgulandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/tatvan-festivalinde-kurt-dilinin-onemi-vurgulandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tatvan'da düzenlenen 58'inci Kültür ve Sanat Festivali'nin 7’nci günü, “Wêje û ziman” paneli ile başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bitlis’in Tatvan ilçesinde “Tatvan’da kültür var, sanat var, biz varız” şiarıyla 58’incisi düzenlenen Tatvan Kültür ve Sanat Festivali, 7’nci gününde devam ediyor.</p>

<p>Festival bugün “Wêje û ziman” paneli ile başladı. Festival alanında gerçekleşen panele, Kürt Yazarlar Miraz Roni ve Mehmet Can Demir panelist olarak yer alırken panelin moderatörlüğünü ise Van’ın Erciş ilçesinde faaliyet yürüten ARSİSA Kültür, Dil Sanat Derneği yöneticisi Keziban Çelebi yaptı. Panele kentte bulunan siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Panelistlerin tanıtımıyla başlayan panel Kürt Dili ve Edebiyatı üzerine tartışmalarla başladı.</p>

<p><strong>'DİL BİR İNSANIN VÜCUDUNDAKİ KAN GİBİDİR'</strong></p>

<p>Kürtçenin hala baskı ve asimilasyon politikaları sebebiyle engellerle karşı karşıya olduğunu belirten yazar Mehmet Can Demir, dilin varlığına ve mücadelesine dikkat çekti. Demir, “Dilin kendine özgü bir alanı var. Dil sadece iletişim aracı değil, varlığı ortaya koyan bir semboldür" dedi. Dilin konuşulmadığı sürece unutulmaya yüz tuttuğunu belirten Demir, "Her dilin bir kökü var. Ve bu kök yaşamın sonuna kadar devam ediyor. Dil bizim kültürümüzdür, hiçbir kültür dilsiz değildir. Yaşadığımız ülkede çeşitli kültürler var ve bizler de Kürt kültürü içinde yaşıyoruz. Eğer bir halk kendi dili ile konuşursa, başta kültürü olmak üzere birçok temel hakkı için ilerleme kaydeder. Dilin kudreti sadece kelime ve harfte değil, kullanımı ile ilgilidir. Dilimizi sadece eve ve sokağa değil bütün dünyaya yaymamız gerek. Herkes Kürtçeyi tanımalıdır. Halkın aydınları eğer çalışmalarını kendi dilinde yaparsa dil daha çok güçlenir ve varlığını herkese tanıtır. Dil bir insanın vücudundaki kan gibidir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'KÜRT EDEBİYATI KÖKLÜ BİR GEÇMİŞE SAHİPTİR'</strong></p>

<p>Arından Kürt edebiyatı ve edebiyatçılarına değinen yazar Miraz Ronî, “Kürt Edebiyatı deyince, Kürtlerin asırlar önceki durumlarını görüyoruz. Kürt Edebiyatı köklü bir tarihe sahiptir. Kürt edebiyatı toprak, ideoloji ve siyaset üzerine şekillenmiştir. Hala bile birçok Kürt yazar ve sanatçı ülkeden sürgün edilmiş ya da sanatını icra edemiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Panel soru ve cevaplar ile son buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/tatvan-festivalinde-kurt-dilinin-onemi-vurgulandi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 19:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/08/tatwan-festival-panel.jpg" type="image/jpeg" length="39668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Raperin: 16 yılımı Kürtçe müziğe adadım]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/raperin-16-yilimi-kurtce-muzige-adadim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/raperin-16-yilimi-kurtce-muzige-adadim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Kürtçe müziği bırakıyorum" açıklamasıyla gündem olan Kürt sanatçı Raperin, yayımladığı uzun videoda kararının nedenlerini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Raperin, 16 yıllık müzik kariyeri boyunca linç kültürü, kurumsal engellemeler, destek eksikliği ve ekonomik zorluklarla karşı karşıya kaldığını söyledi.</p>

<p>Sosyal medyada kendisine yönelik hakaret ve linç kampanyalarını eleştiren Raperin, eleştiriye açık olduğunu ancak hakaret ve küfürün kabul edilemez olduğunu belirtti.</p>

<p>"Daha birkaç ay önce aynı şey Mem Ararat'a yapıldı" diyen sanatçı, Kürt müzik camiasında sanatçılara yönelik linç kültürünün sona ermesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>"16 YILIMI KÜRTÇE MÜZİĞE ADADIM"</strong></p>

<p>Raperin, akademisyenlik ve öğretmenlik görevlerini bırakıp tamamen Kürtçe müziğe yöneldiğini belirterek, bunu hiçbir maddi beklentiyle yapmadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzmir'de büyüdüğünü ve Kürtçeyi sonradan öğrendiğini anlatan sanatçı, "Ana dilimi bilmeden başladım. Sırf Kürtçe müzik yapabilmek için bu dili öğrendim ve 16 yılımı buna verdim" dedi.</p>

<p>Üç tamamen Kürtçe albüm hazırladığını, şarkılarının büyük bölümünün söz ve müziğinin kendisine ait olduğunu belirten Raperin, buna rağmen kendi bestelerinin yeterince dinlenmediğini, yalnızca seslendirdiği cover çalışmalarının ilgi gördüğünü dile getirdi.</p>

<p><strong>"MODERN MÜZİK YAPTIĞIM İÇİN AMBARGO UYGULANDI"</strong></p>

<p>Raperin, Kürt müzik alanındaki bir kurumla yıllar önce yaşadığı anlaşmazlığı da ilk kez ayrıntılarıyla anlattı.</p>

<p>Kurumun kendisine "modern müzik yapmaması" yönünde baskı yaptığını öne süren sanatçı, gitar, saksafon ve farklı enstrümanlar kullanmasının "Kürt müziğini yozlaştırmak" olarak değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle yıllardır konserlerine ambargo uygulandığını iddia eden Raperin, geçen yıl kurum yetkilileriyle yeniden görüştüğünü ancak olumlu bir sonuç alamadığını belirtti.</p>

<p><strong>"SANATÇIYA DEĞER VERİLMİYOR"</strong></p>

<p>Kürt toplumunda sanatçılara yeterince değer verilmediğini savunan Raperin, çok sayıda sanatçının emek vermesine rağmen yalnızca birkaç ismin destek gördüğünü söyledi.</p>

<p>Son yıllarda yayımladığı eserlerin geniş kitlelere ulaşmadığını ifade eden sanatçı, "Ne kurumlar destek oluyor ne halk. Biz bu müziği kime yapıyoruz?" diye konuştu.</p>

<p><strong>"MENAJERLER BENİ DOLANDIRDI"</strong></p>

<p>Kariyeri boyunca birlikte çalıştığı Kürt menajerlerin kendisini maddi olarak zarara uğrattığını öne süren Raperin, milliyetçi duygularının suistimal edildiğini söyledi.</p>

<p>Kürtçe müzikten geçimini sağlamadığını da vurgulayan sanatçı, "Bu alandan yıllardır para kazanmıyorum. Zengin oldun da bırakıyorsun diyenler gerçeği bilmiyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"MÜZİĞİ DEĞİL, KÜRTÇE MÜZİĞİ BIRAKIYORUM"</strong></p>

<p>Raperin, müziği tamamen bırakmadığını belirterek, bundan sonra istediği dilde üretim yapacağını söyledi.</p>

<p>"Kürtçe müziği bırakıyorum ama müziği bırakmıyorum. Türkçe, İngilizce, Farsça ya da başka bir dilde üretmeye devam edeceğim" diyen sanatçı, kendisine hakaret edenler hakkında ise hukuki süreç başlatacaklarını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RUDAW</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/raperin-16-yilimi-kurtce-muzige-adadim</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 23:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/08/raperin-kurtce.jpg" type="image/jpeg" length="46222"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kültür Bakanı: Tralleis'te 2 bin yıllık antik havuzu gün yüzüne çıkardık]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/kultur-bakani-tralleiste-2-bin-yillik-antik-havuzu-gun-yuzune-cikardik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/kultur-bakani-tralleiste-2-bin-yillik-antik-havuzu-gun-yuzune-cikardik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın'daki Tralleis Antik Kenti'nde yürütülen "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında, yaklaşık 2 bin yıllık geçmişe sahip 300 kişilik antik havuzun kazı ve restorasyon çalışmalarının tamamlandığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın’ın ilk yerleşim yerlerinden olduğu düşünülen Tralleis Antik Kenti’nde 2026 yılı kazı çalışmaları devam ederken, yürütülen çalışmalarla 2 bin yıllık antik havuz gün yüzüne çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Tralleis Antik Kenti'nde önemli bir çalışmanın daha tamamlandığını duyurdu. Bakan Ersoy, Hamam Gymnasium kompleksinin frigidarium bölümünde yer alan 37 metre uzunluğunda, 12 metre genişliğindeki ve yaklaşık 300 kişi kapasiteli antik havuzun kazı ve restorasyon çalışmalarının tamamlanarak gün yüzüne çıkarıldığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık 2 bin yıllık geçmişe sahip antik havuzun, yürütülen bilimsel çalışmaların ardından yeniden görünür hale getirildiğini belirten Bakan Ersoy, projede emeği geçenlere teşekkür ederek "Medeniyetimizin izlerini bilimsel çalışmalarla koruyacak, geçmişin mirasını geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/kultur-bakani-tralleiste-2-bin-yillik-antik-havuzu-gun-yuzune-cikardik</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/08/kultur-bakan-ersoy.jpg" type="image/jpeg" length="96189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Munzur Gözeleri’nde ekoloji ve ana dil konuşuldu]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/munzur-gozelerinde-ekoloji-ve-ana-dil-konusuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/munzur-gozelerinde-ekoloji-ve-ana-dil-konusuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Munzur Gözeleri’nde çerağlar uyandırılıp semah dönülürken, Ovacık’ta yapılan panelde, Alevi inancı üzerindeki asimilasyon politikalarına dikkat çekildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Hafıza ve Özgür Yaşam için Doğamıza, Dilimize, Kültürümüze ve İnancımıza Sahip Çıkıyoruz” şiarıyla düzenlenen 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali sürüyor.</p>

<p>Festival kapsamında Munzur Gözeleri’nde çerağlar uyandırılıp semah dönüldü.</p>

<p>Ovacık’ta da “Dil, Kültür, İnanç, Ekoloji, Dersim ve Ovacık’ın Temel Sorunları, Yozlaşma, Çeteleşme, Göç ve Bağımlılık” başlıklı panel düzenlendi. Moderatörlüğünü Ali Kandil‘in yaptığı panele Eğitimci Hıdır Eren, Araştırmacı-Yazar Nesimi Aday, ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, Munzur Koruma Kurulu aktivisti Gülender Batmaz ve yerine kayyım atanan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül konuşmacı olarak katıldı.</p>

<p><strong>ANA DİLİN ÖNEMİ</strong></p>

<p>Panelde ilk sözü yerine kayyım atanan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül aldı. Sarıgül, konuşmasında ana dilin toplumsal hafızanın korunmasındaki rolüne dikkat çekerek, dilin kimlik, kültür ve toplumsal yaşam açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı.</p>

<p>Ardından konuşan Eğitimci-Yazar Hıdır Eren, ana dilin önemine dikkat çekerek, “Türk Devleti, 1921’de çıkardığı kanunla bu memleketin dilini Türkçe yaptı. Sonra tek dil (Türkçe), tek millet (Türk milleti), tek inanç (Hanefi Müslümanlığı) anlayışıyla bu memleketi inşa ettiler. Diğer halkları ise asimile ettiler. Asimilasyonun yanı sıra çoğumuzu katlettiler, sürgün ettiler, memleketlerinden uzaklaştırdılar. Bunu da dilleri, inançları ve yaşam biçimleri ortadan kalksın diye yaptılar” dedi.</p>

<p><strong>“HER ŞEYİMİZ ASİMİLE EDİLDİ”</strong></p>

<p>Araştırmacı-Yazar Nesimi Aday ise Alevi inancı üzerindeki asimilasyon politikalarına dikkat çekerek, “Dilimiz, kültürümüz ve inancımız yüz yıldır asimile ediliyor, yok edilmeye çalışılıyor. Kavramların ayrıştırılması son 50 yılda özel bir politika olarak uygulandı. Katliamlar hiç durmadı. Bu yüzden dilimize ve kültürümüze sahip çıkmamız gerekiyor. Einstein’a ‘Bir tanrıya inanıyor musunuz?’ diye sorduklarında, ‘Spinoza’nın tanrısına inanıyorum’ diyor. Keşke Spinoza burada bu doğayı görebilseydi. Her şeyimiz asimile edildi” diye konuştu.</p>

<p>Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, tarih boyunca asimilasyon ve katliamlarla karşı karşıya kaldıklarını ancak inanç ve kültürlerinden vazgeçmediklerini belirterek, “Asimilasyon sadece sizi kendinize yabancılaştırmıyor. Önce dilinizden, toprağınızdan ve kültürünüzden uzaklaştırırlar, ardından geçmişinizi unuttururlar. Dünden bugüne Aleviliği inkar edilen toplum, gittiği her yerde yeniden filizlendi. Dersimlilerin gittiği her yerde bu inanç yaşamaya devam etti” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“ALEVİ TOPLUMU MÜCADELESİNİ BÜYÜTMELİDİR”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Devletin Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının yöntem değiştirdiğini vurgulayan Aslan, “Onca katliama ve inkara rağmen inancımızı yok edemediler. Hepiniz Türkiye’nin farklı kentlerinden geliyorsunuz. Yaşadığımız her yerde bu kültüre ve inanca sahip çıkmaya ihtiyacımız var. İnanç, sadece birkaç derneğe bırakılmayacak kadar değerli ve kıymetlidir. Alevi toplumu, inancı ve kültürü için verdiği mücadeleyi büyütmelidir” dedi.</p>

<p><strong>“YERELLE BERABER MÜCADELEMİZİ BÜYÜTMELİYİZ”</strong></p>

<p>Munzur Koruma Kurulu aktivisti Gülender Batmaz ise Dersim’deki ekoloji mücadelesine dikkat çekti. Batmaz, “Ekoloji yaşamdır, ekoloji örgütleri de yaşam savunucularıdır. Doğamız talan ediliyor. Bölgede 94 alan için ruhsat verilmiş durumda. Munzur Koruma Kurulu olarak yıllardır yaşamı savunuyoruz. Emperyalist talana karşı mücadelemizi sürdürüyoruz. Dersim coğrafyasının birçok bölgesi milli park ilan edildi. Çok sayıda endemik bitki türüne ev sahipliği yapan bu coğrafyanın korunması büyük önem taşıyor. Yerel halkın da bu talana karşı mücadele etmesi gerekiyor. Aksi halde nefes alamayacak hale geleceğiz. Bu nedenle yerel halkla birlikte mücadelemizi büyütmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PİRHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/munzur-gozelerinde-ekoloji-ve-ana-dil-konusuldu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 23:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/07/ovacik-festival-gozeler.jpg" type="image/jpeg" length="10466"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Munzur Festivali çağrısı: Dil, inanç, kültür ve doğaya sahip çıkalım]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/munzur-festivali-cagrisi-dil-inanc-kultur-ve-dogaya-sahip-cikalim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/munzur-festivali-cagrisi-dil-inanc-kultur-ve-dogaya-sahip-cikalim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dersim'de 24'üncüsü düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında gerçekleştirilen panelde konuşmacılar, kültürel yozlaşmaya karşı dilin, inancın, kültürün ve doğanın birlikte savunulması çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl, “Hafıza ve Özgür Yaşam için Doğamıza, Dilimize, Kültürümüze ve İnancımıza Sahip Çıkıyoruz” şiarıyla 24’ncüsü düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa festivali büyük bir coşku ile devam ediyor. Dersim merkezde yapılan program ve etkinlikler sonrası Ovacık ilçesinde bulunan Munzur gözelerine ziyaret yapıldı, burada çerağlar yakılarak lokmalar pay edildi. Ardından Yapılan semahlar ile buradaki program sona erdi.</p>

<p>Munzur gözelerindeki programdan sonra ilçe merkezine dönen kitle burada, “Dil, Kültür, inanç, ekoloji, Dêrsim ve Ovacık’ın temel sorunları; Yozlaşma, çeteleşme, göç ve bağımlılık” başlığıyla düzenledi. Moderatörlüğünü Ali Kandil’in yaptığı panelde konuşmacı olarak Hıdır Eren, Araştırmacı-Yazar Nesimi Aday, DAD Eşbaşkanı Zeynel Kete, ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, Munzur Koruma Kurulu Gülender Batmaz, Yerine Kayyım atanan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül katıldı.</p>

<p><strong>‘ÇOĞUMUZU KATLETTİLER’</strong></p>

<p>İlk olarak söz alan Sarıgül, dilin anlam ve önemine ilişkin kısa bir konuşma gerçekleştirdi. Ardından söz alan Hıdır Eren, 1921 Anayasıyla bu memleketin dilinin Türkçe yapıldığını hatılatarak, “Sonra siz de biliyorsunuz; tek dil, tek millet, tek inançla bu memleketi kurdular. Diğer halkları da bir araya toplayıp asimile ettiler. Asimilasyonun yanı sıra zaten çoğumuzu katlettiler. Sürgün ettiler, memleketlerinden uzağa yolladılar; öyle yaptılar ki hem dilleri, hem inançları, hem yaşamları ortadan kalksın” dedi. Ardından söz alam Araştırmacı-Yazar Nesimi Aday da Alevi inancıyla bağlantısı olan kavramların nasıl değiştirilip lanse edildiğine dikkat çekti. Aday, buna örnek olarak Araştırmacı Hüseyin Ayrılmaz’ın Ovacık raporunda yer alan bilgilerine dair aktarımlarda bulundu. Aday, “Dilimiz kültürümüz inancımız burada yüz yıldır asimile ediliyor, yok edilmeye çalışılıyor. Kavramları ayrıştırmak son 50 yılda özel bir politika ile yapıldı, katliam silsilesi hiç durmadı. O yüzden dilimize kültürümüze sahip çıkmamız gerekiyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>İNANÇLARA YÖNELİK ASİMİLASYON</strong></p>

<p>ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, Dêrsimlilerin yıllarca asimilasyon ve katliamlarla yüz yüze bırakıldığını ancak buna rağmen inanç ve kültürlerinin yok edilemediğini kaydetti. Asimilasyon politikalarının bizi kendimize yabancılaştırmadığını, halkları toprağından ve kültüründen de uzaklaştırdığını aktaran Aslan, “Dünden bugüne inkar edilen toplum, gittikleri her yerde yeniden filizlendi. Dersimlilerin gittiği her yerde bu inanç devam etti. Devlet Alevilere karşı asimilasyonun yollarını değiştiriyorlar, onca katliama ve inkara rağmen inancımız yok edemiyor” şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'TALANA KARŞI MÜCADELE ETMEK GEREK’</strong></p>

<p>Son olarak Munzur Koruma Kurulu aktivisti olan Gülender Batmaz, “Doğamız talan ediliyor, 94 yer için ruhsat verilmiş. Munzur Koruma kurulu olarak yıllardır yaşam savunucusu olmaya devam ediyoruz. Emperyalist talana karşı hep mücadele ettik. Dersim coğrafyasının bir çok yeri, zamanında milli park alanı olarak ilan edildi. Burada çok sayıda endemik bitkiler vardır bu açıdan çok önemlidir. Yerel halkın da talana karşı mücadele etmesi gerekir, aksi halde nefes alamayacak hale geliriz. Dolayısıyla yerelle beraber mücadelemizi büyütmemiz gerekiyor” diyerek konuşmasını sonlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/munzur-festivali-cagrisi-dil-inanc-kultur-ve-dogaya-sahip-cikalim</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/07/dersim-festivali-ovacik-gozeler-panel.jpg" type="image/jpeg" length="82227"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Reyhan Alkar Karlıdağ, yeni kitabını okurlarına anlattı]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/reyhan-alkar-karlidag-yeni-kitabini-okurlarina-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/reyhan-alkar-karlidag-yeni-kitabini-okurlarina-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araştırmacı-yazar Reyhan Alkar Karlıdağ, dokuz kısa öyküden oluşan “Uzak Neresi” adlı kitabının söyleşi ve imza gününde okurlarıyla buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HABER-Güneş OCAĞA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacı-yazar Reyhan Alkar Karlıdağ, “Uzak Neresi” adlı kitabının söyleşi ve imza gününde okurlarıyla bir araya geldi.</p>

<p><img alt="Kitap-2" height="500" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/07/kitap-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Red Yayınevi’nin organizasyonuyla gerçekleştirilen etkinlikte, dokuz kısa öyküden oluşan Uzak Neresi kitabı edebiyatseverlerin beğenisine sunuldu. Söyleşide eserin yazım süreci, öykülerin çıkış noktaları ve ele aldığı temalar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.</p>

<p><strong>FARKLI TEMALAR VE GÜÇLÜ ANLATIM DİKKAT ÇEKİYOR</strong></p>

<p>Kitapta Diyarbakır’ın kültürel dokusuna ilişkin anekdotların yanı sıra, 6 Şubat depremlerinin izlerini taşıyan bir öykü, ruhsal bunalım içinde yaşamı sorgulayan bir karakterin iç dünyasını anlatan hikaye ve 1990’lı yıllarda yaşanan köy yangınlarından esinlenerek kaleme alınan öyküler yer alıyor. Farklı temaları ve güçlü anlatımıyla dikkat çeken eser, okurlardan ilgi gördü.</p>

<p><strong>SÖYLEYİŞİYE BİRÇOK KİŞİ KATILDI</strong></p>

<p>Moderatörlüğünü Avukat Serdar Özer’in üstlendiği programa DİYŞAD yöneticileri, yazarın ailesi ve dostları, çok sayıda yazar, şair ve edebiyatsever katıldı. Katılımcılar söyleşi boyunca yazarla kitap üzerine görüş alışverişinde bulunma fırsatı yakaladı.</p>

<p><strong>OKURLARI İÇİN KİTABINI İMZALADI</strong></p>

<p>Program, Reyhan Alkar Karlıdağ’ın okurları için kitaplarını imzalamasının ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güneş Ocağa</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/reyhan-alkar-karlidag-yeni-kitabini-okurlarina-anlatti</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 21:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/07/kitap-tanitim.jpg" type="image/jpeg" length="78646"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göbeklitepe'yi dünyaya tanıtan Prof. Dr. Klaus Schmidt için saygı turu]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/gobeklitepeyi-dunyaya-tanitan-prof-dr-klaus-schmidt-icin-saygi-turu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/gobeklitepeyi-dunyaya-tanitan-prof-dr-klaus-schmidt-icin-saygi-turu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Göbeklitepe'nin keşif ve kazı çalışmalarına öncülük eden Prof. Dr. Klaus Schmidt, vefatının 12. yılında düzenlenen bisiklet etkinliğiyle anıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda Şanlıurfa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Urfa Bisiklet Topluluğu Spor Kulübü ve Göbeklitepe Bisiklet Kulübü destekleriyle “Klaus Schmidt’in İzinde Göbeklitepe’ye Pedallıyoruz” etkinliği düzenlendi.<br />
Bu yıl 7’incisi düzenlenen anma etkinliği kapsamında bisiklet tutkunları Schmidt’in yaşadığı evde bir araya geldi. Daha sonra kent merkezinden yola çıkan 100 kişilik bisikletli grup, yaklaşık 20 kilometre boyunca pedal çevirerek Göbeklitepe’ye ulaşıp ören yerini gezdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Gobeklitepe2-2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/07/gobeklitepe2-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Urfa Bisiklet Topluluğu Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Mustafa Aslan, AA muhabirine, Türkiye’nin farklı kentlerinden bisiklet turuna katılanların bulunduğunu belirterek “Ritüel haline getirdiğimiz turumuzu yıllarca sürdürmek istiyoruz.” dedi.<br />
Bisiklet tutkunu Hüseyin Acar, etkinliğe katılmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek “Her yıl olduğu gibi bu yılda renkli ve güzel geçti.” diye konuştu.<br />
Göbeklitepe’de yürüttüğü kazı çalışmaları ve elde ettiği bulgularla tarihe ışık tutan Prof. Dr. Klaus Schmidt, 2014 yılında hayatını kaybetmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/gobeklitepeyi-dunyaya-tanitan-prof-dr-klaus-schmidt-icin-saygi-turu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/07/gobeklitepe-2.jpg" type="image/jpeg" length="82084"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kürtçe tiyatroya yasak]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/kurtce-tiyatroya-yasak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/kurtce-tiyatroya-yasak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürt tiyatrocu Bahoz Özsunar’ın sahnelediği “Mamoste Stand Up” adlı Kürtçe oyunun, Dilovası Kültür Merkezi’nde sahnelenmesi, oyuna saatler kala engellendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kürt tiyatrocu Bahoz Özsunar’ın sahnelediği “Mamoste Stand Up” adlı Kürtçe oyunun, Kocaeli’nin Dilovası ilçesindeki Dilovası Kültür Merkezi’nde sahnelenmesi, oyuna saatler kala engellendi. AKP yönetimindeki Dilovası Belediyesi’nden kiralanan kültür merkezinde sahnelenmesi planlanan oyun öncesinde organizasyon yetkilileri, salon görevlileri tarafından “gerekli izinlerin alınmadığı” gerekçesiyle Dilovası Kaymakamlığı’na yönlendirildi. Kaymakamlığın ardından emniyet yetkilileriyle görüşen organizasyon ekibine ilk etapta hazırlıklara devam etmeleri yönünde bilgi verildi. Ancak oyunun başlamasına saatler kala emniyet tarafından oyunun sahnelenmesine izin verilmeyeceği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DAYANIŞMA ÇAĞRISI</strong></p>

<p>Karara tepki gösteren tiyatrocu Bahoz Özsunar, şu açıklamayı yaptı: “Bugün Dilovası Kültür Merkezi’nde oynayacağımız Kürtçe oyunun Dilovası Kaymakamlığı, belediye ve emniyet tarafından engellendiğini öğrendik. Yasağın, devlet ile DEM Parti arasında yürütülen demokratik toplum sürecinin bu aşamasında ne kadar doğru olduğu tartışmalıdır. Kürtlerin devletle barışmak istediği bu süreçte yaşanan yasaklamalar bizi derinden üzmektedir. Bu sürece destek veren tüm siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını, sosyalistleri ve bize gönül veren dostlarımızı bu yasağa karşı dayanışmaya çağırıyoruz.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/kurtce-tiyatroya-yasak</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/07/bahoz-ozsunar-kurtce-oyun-yasak.jpg" type="image/jpeg" length="34608"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Serpil ve Zeynel Özen çiftinin bir döneme tanıklık eden anıları: “Taş Yastık” çıktı]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/serpil-ve-zeynel-ozen-ciftinin-bir-doneme-taniklik-eden-anilari-tas-yastik-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/serpil-ve-zeynel-ozen-ciftinin-bir-doneme-taniklik-eden-anilari-tas-yastik-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Serpil ve Zeynel Özen çiftinin zorlu ve bir o kadar da onurlu yaşam öyküsü “Taş Yastık” Phoneix Yayınlarında okuyucuyla buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kibar Özkan Bektaş’ın yaptığı söyleşi, anı-anlatı kategorisinde soluksuz okunacak bir kitap olarak Mayıs 2026’da baskıya girdi.</p>

<p><img alt="Tas Yastik 3-1" height="600" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/07/tas-yastik-3-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1024" /></p>

<p>Tüm gelirleri kimsesiz kız çocuklarının eğitimi için kullanılacak olan kitap 240 sayfa olarak okurun ilgisine sunuldu.</p>

<p>Biri İzmir’den diğeri Maraş’tan akmaya başlayan iki nehir 18 Haziran 77’de birleştiğinde engin denizlere akmak için onları o güne kadar yaşadıklarından çok daha zor günler bekliyordu.</p>

<p>Kamu emekçisi iki can Maraş’ın karanlık günlerinden kurtulmaya çalışırken, 12 Eylül askeri darbesinin insanları öğüten cenderesi içinde bulmuşlardı kendilerini. Serpil ve Zeynel çiftçinin 2 çocukla yürüdükleri sarp yollarda karşılaştıkları zorluklar her yeni gün birbiriyle yarışıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘Taş Yastık’ta biriken anılar Serpil ve Zeynel çiftinin yürüdükleri zorlu yolun sonunda kazandıkları bir zafer nişanı olarak tarihe not düşüyordu...</p>

<p>Maraşlı Alevi bir çiftin hem ayrı ayrı hem de birlikte geçirdikleri zaman diliminde yaşadıkları türlü zorluklara inat yere düşürmedikleri insani değerlerin, her koşulda savundukları ideallerin ve umuda yolculukta asla pes etmeyen direngenliklerinin cisimleştiği “Taş Yastık” kitabı gelecek kuşaklara yol gösteren bir kutup yıldızı gibi başı dik, okurlarını bekliyor.</p>

<p>Maraş Katliamının yaşandığı o karanlık günlerin Alevi yurttaşlarda açtığı derin yaraların ve bıraktığı izlerin sayısız örneğinin aktarıldığı anılar “Taş Yastık” ile kayıt altına alınıyor.</p>

<p>Bu topraklarda Serpil ve Zeynel Özen çiftinin yaşam öyküsündeki acıların benzerini yaşayan sayısız can var ve her okuyanın kendinde bir parça bulacağı kitap bu açıdan yabancısı olmadığımız acıları yaşayan canlarla duygudaşlığı besleyen bir işleve sahip.</p>

<p>12 Eylül 1958 doğumlu Serpil Özen ile 1956 doğumlu Zeynel Özen’in yaşamındaki zorluklar 12 Eylül’ün baskıcı ortamında daha da içinden çıkılmaz bir hal alıyor.</p>

<p>Kitaba adını veren (Taş Yastık) mağaraya Serpil ve Zeynel Özen çiftçi 6 aylık bebekleri Ahmet ile zar zor sığabiliyorlardı. Serpil 12 Eylül’ün o zor günlerini şöyle anlatıyor: “Mağaranın girişi o kadar dardı ki, tek başına bile sürünerek girebiliyordun. “Burada nasıl yatacağız Zeynel” dedim. Zeynel de “burada kalmazsak başka yerlerde bizi bulurlar” dedi. Mağaranın içine önce Zeynel girip orayı temizledi, keçeyi serip biraz düzeltti. Ondan sonra sen de sürünerek gir dedi. Yan yan sürünerek girdim. Zeynel taştan yastık yaptı. Çocuğumuzun battaniyesini düzelttik. Onu ortamıza aldık. Ben yan tarafıma yatıyordum. Zeynel de sürünerek arkamıza geçip mağaranın girişini bir ağaç dalı ile örttü. Sağa ya da sola dönebilmemiz mümkün değildi. İkimiz birlikte ancak yan yatarak sığabiliyordu. Bir de çocuk var. O kadar yüksek bir kayanın arasındaydı ki, mağara sanki tabut gibi bir yerdi.”</p>

<p>Aylarca süren mağara yaşamı, sonrasında işkenceli sorgular, cezaevi günleri ve mültecilik yılları derken yaşanan acılar daha da katmerli bir hal alıyordu.</p>

<p>Yurtdışında geçen zamanlarda hayata tutunma çabaları, yeni yerlere ve koşullara adaptasyon ve çekilen çilelerden sonra ekonomik olarak toparlanma süreçleri derken Serpil ve Zeynel çiftinin ömründen ömür gitmişti. Yaşları artık yoğun iş temposunu ve çalışma yaşamını kaldırabilecek yıllardan bir hayli uzaklaşmaya başlamıştı.</p>

<p>Zeynel için Maraş’ta başlayan yaşam mücadelesi, yurtdışında türlü duraktan sonra İsveç’te Alevi bir iş insanı olarak sürüp giderken, artık yılların yorgunluğu iyiden iyiye hissediliyordu. Yüreğindeki ateşi yorgun bedenine sığmayan Zeynel için eşi Serpil ile dinlenmeye geçecekleri bir zaman siyaset gelir çalar kapılarını. Zeynel’in milletvekilliği yıllarında yeni bir alanda başlar yeni bir mücadele…</p>

<p>Yaşamın her anını bir mücadele alanına çeviren Serpil ve Zeynel çifti için zaman yeni yollarda çeşitlenen engebeleri aşma kararlılığında akıp gidiyordu…</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/serpil-ve-zeynel-ozen-ciftinin-bir-doneme-taniklik-eden-anilari-tas-yastik-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 18:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/07/tas-yastik-3.jpg" type="image/jpeg" length="68215"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Bocheska: Kürt dilinin gelişimi siyasilerin inisiyatifine bırakılamaz]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/prof-bocheska-kurt-dilinin-gelisimi-siyasilerin-inisiyatifine-birakilamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/prof-bocheska-kurt-dilinin-gelisimi-siyasilerin-inisiyatifine-birakilamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Joanna Bocheska, Kürlerin haklı mücadelesinin yanında Kürtçe için çalışmalar yürüttüğünü belirterek, Kürt dili, kültürü ve kimliğinin gelişimin siyasilerin inisiyatifine bırakılmayacak kadar önemli olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kürt Toplum Bilimleri Araştırma Derneği ile Amargi Kültür ve Sanat Derneği tarafından “Dil çalışmaları” konulu söyleyişi dernek bahçesinde gerçekleştirildi. Söyleyişinin konuşmacılığını Prof. Joanna Bocheska yaptı. Söyleşiye sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Kürt halkının haklı direnişi ile tanışarak Kürtçe için çalışma yürüttüğünü belirten Joanna Bocheska “Burada olmaktan çok mutluyum. Bugün Amed’de Kürtçe konuşmak benim için çok önemli. Polonya’da dünyaya geldim. Kürtler ile tanışmam Bazid’e gelmem ile oldu. Ben Bazid yani Serhedliyim. Kürtlerin haklı mücadelesinde birçok yerde bulundum. Bunu yaparken de Kürtçeyi yavaş yavaş öğrendim. 2013’ün Haziran’ında Kürtlerin yaşamını konu bir proje başlattık. Proje kapsamında Başûr, Bakûr ve Rojava’da bulunduk. Kürt dili ve edebiyatı, kadınların direnişini, Kürt halkının kültürünü konu alan konularda çalışma yürüttük. Bunları kitap haline getirdik. Çok dili kitaplardı bunlar. Bunu hazırlarken Kürtlerin yaşamının direnişler ile dolu olduğunu gördüm” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>‘KÜRT KÜLTÜRÜ ENTERNASYOL HAL ALDI’</strong></p>

<p>Popülizm çağında Kürtlerin kültürünü korumasının önemli bir yer tuttuğunu kaydeden Joanna Bocheska, “Biz insanlara baktığımızda siyah veya beyaz olarak bakmıyoruz. İnsanlar kimliği, dili ve kültürü ile vardır. Popülist insanlar tamamen inkar üzerine bir kültür oluşturmaya çalışıyor. Kürtlere de bu dayatılıyor. Ancak Kürtler buna karşı dilini, kimliğini ve kültürünü her zaman korumuştur. Kürt kültürü zengin bir kültüre sahip. Dilleri canlı ve gelişen bir boyutadır. Zenginliğini sürekli ileriye götüren bir aşamada. Siyaset kültürün önüne geçmek istiyor ancak bunu yapamıyor. Çünkü kültürü, edebiyatı zengin bir dil var ortada. Kürtlerin komşusu olan halklar, kültürlerine hayran kalmıştır ve sürekli etkisi altında kalmıştır. Bu kültür enternasyonalist bir hal aldı. Kültürün gelişiminde kadının öncü rolü etkili oldu. Özellikle mücadelenin içinde yer alan kadınlar direniş ruhunu kültür ile birleştirip geliştirmiştir. Devletlerin inkarcı politikalarını sürekli boşa çıkarmıştır. Var olan durumu koruyup daha da ileriye götürmeliyiz. Bunu siyasilerin inisyatifine bırakamayız. Kendimizi bunu geliştirmeliyiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/prof-bocheska-kurt-dilinin-gelisimi-siyasilerin-inisiyatifine-birakilamaz</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 18:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/07/amargi-dil-calismalari-paneli.jpg" type="image/jpeg" length="93547"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mikail Aslan'dan JES nöbetine dayanışma konseri]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/mikail-aslandan-jes-nobetine-dayanisma-konseri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/mikail-aslandan-jes-nobetine-dayanisma-konseri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Varto’nun Xwarik köyünde JES projesine karşı devam eden nöbetin 77'nci gününde çadırda dayanışma konseri veren Sanatçı Mikail Aslan, "Diliyorum ki bu santral burada yapılmaz. Xizir'in izniyle izin vermeyeceğiz. Bize santral lazım değil. Yakamızdan düşsünler" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muş'un Varto ilçesine bağlı Xwarik köyünde, Amerika merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş., tarafından planlanan Jeotermal Enerji Santraline (JES) projesine karşı, Gimgim Ekoloji Platformu Gençlik Meclisi'nin başlattığı çadır nöbeti eylemi devam ediyor.</p>

<p>77'nci gününe giren nöbette, alana "Dest bi pîrozîya min, awa min û hardê meke! Lı duştê rasanayîşe komelkî,kulturî ekolojik yê Gimgimî, wayire xoverdayîşî vêjîye", "Dest li pîrozîya min, awa min û axa min neke! Li dijî tinekirina cîvakî, çandi û ekolojik li Gimgimî, Xwedî li berxwedanê derkeve" pankartları asıldı.</p>

<p>Nöbette, "Varto'nun doğası ve jeotermal tehdidi" konulu panel düzenlendi. Panelde, Çevre Bilimci Deniz Mine Öztürk ve Akademisyen Dr. Mehmet Fırat konuşmacı olarak yer aldı. Nöbette sık sık "Direne direne kazanacağız" sloganı atıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SANTRALİN ZARARLARI</strong></p>

<p>Panelde ilk olarak konuşan Çevre Bilimci Deniz Mine Öztürk, jeotermal enerjinin teknik bilgilerini anlatarak, enerji üretim yöntemi hakkında bilgi verdi. Enerji üretiminde farklı kaynakların kullanıldığını söyleyen Deniz Mine Öztürk, sondajla yerin 3 km altına inileceğini kaydetti. Deniz Mine Öztürk, "Türkiye'de şuan toplam 71 jeotermal santral var ve sadece 41 Aydın'da. Zaten sadece Türkiye'nin elektrik ihtiyacının sadece yüzde 3'ünü üretebiliyor. Şirketler gelip, topraklara el koyarak artı değer birikim elde ediyorlar. Bütün zararları da bölge halkına kalıyor. Ekolojik zararları, maliyeti bölge halkı üstleniyor. Yerelde yaşayan insanlar ekonomik zarar görüyorlar. İnsan ve insan dışı bütün canlılara zarar veriyor. Mikro iklimi değiştiriyor. Daha nemli, buharlı bir iklim meydana geliyor. Bitki ve hayvanların büyümesinin şartlarını değiştiriyor. Burası deprem bölgesi. Kendileri sondaj yaparken ya da yerin altına akışkanı geri baskılarken depremi tetikliyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gimgim'deki bitkileri incelemek için binin üzerinden örnek aldığından bahseden Dr. Mehmet Fırat, Gimgim'in önemli endemik bitkilere ev sahipliği yaptığının altını çizdi.</p>

<p><strong>'SANTRAL LAZIM DEĞİL, YAKAMIZDAN DÜŞSÜNLER'</strong></p>

<p>Panelin ardından Mikail Aslan en sevilen kilamlarını seslendirdi. Aslan, Gimgim halkının direnişini selamlayarak, "Sizden rica ve minnet ediyorum bu projeye destur vermeyin. Göç eden halkımız çocuklarıyla buraya gelsin. Çocuklarımız köyünü, toprağını tanısın. Atalarının mezarlarını tanısınlar. 77 gündür direniştesiniz. Diliyorum ki bu santral burada yapılmaz. Xizir'in izniyle izin vermeyeceğiz. Bize santral lazım değil. Yakamızdan düşsünler" diye konuştu.</p>

<p>Yurttaşlar, çadırdaki nöbet eylemine devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/mikail-aslandan-jes-nobetine-dayanisma-konseri</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 22:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/07/jes-nobeti-mikail-aslan-destek.jpg" type="image/jpeg" length="10923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mustafa Aydoğan ile dile dair çıktı]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/mustafa-aydogan-ile-dile-dair-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/mustafa-aydogan-ile-dile-dair-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Ali Abbas Yılmaz’ın dilbilimci Mustafa Aydoğan ile yaptığı söyleşi dizisi kitaplaştırıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>RED Yayınlarında okuyucu ile buluşan “Mustafa Aydoğan’la Dile Dair” kitabı; “ölüler ikinci kez ölmesin” diye dil üzerindeki asimislayona karşı mücadelenin önemine vurgu yapıyor.</p>

<p>Pola Yayın Grubu’ndan RED Yayınları’nda çıkan söyleşi kitabının arka kapağında dillerin yaşatılmasının önemine dair şu vurgu yer alıyor:</p>

<p>“İsveçli yazar ve edebiyat tarihçisi Kjell Espmark’ın “Bir dil öldüğünde / Ölüler ikinci kez ölürler” sözü bir dilin yaşatılmasının önemine yapılan çok güçlü bir vurgu olarak söyleşinin üzerinde yürüdüğü hattı âdeta özetliyor. Ana Dilin yazgısının Tam da bu sebeple dillerin yaşama tutunmasına katkı sunan her çabanın çok değerli olduğu günümüzde; dil, Kürtçenin içinde bulunduğu durum, çevirinin dile katkısı ve Ana Diline mesafeli yazarlar üzerine yapılmış bu söyleşiler kuşkusuz adresini bulacaktır. Bir dilin ancak ana dilini konuşan çocuklarla yaşatılacağını ve ölümün kıyısından çevrilen dillerin insanlık ailesinin zenginliğini korumada paha biçilmez bir değere sahip durduğu gerçeğine sıkı sıkıya bağlı kalan bir söyleşiyle okurun karşısına çıkarak dillerin korunmasına ufakta olsa bir katkı sunabilmiş olmak bizim açımızdan büyük kıvançtır.”</p>

<p><img alt="Ali Abbas Yilmaz-1" height="807" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/07/ali-abbas-yilmaz-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>“DİLİN VARLIĞI İNSANIN KENDİ ÖZVARLIĞI İLE KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME İRADESİDİR”</strong></p>

<p>“Dile Dair” yapılan söyleşi kitabının giriş bölümünde gazeteci yazar Ali Abbas Yılmaz, dillerin yaşatılmasının önemine dair şunları dile getiriyor:</p>

<p>“Yeryüzünde var olan ve varlığını günümüze kadar devam ettiren bütün toplumlarda dil kuşkusuz başat bir faktördür. Toplumlar tarihinde bir zamanlar var olan ve ne hazindir ki, sürekliliğini sağlama gücü gösteremeyen birçok topluluk fiziksel varlıklarını şöyle ya da böyle başka topluluklar içinde eriyerek devam ettirseler de aslında dillerini kaybederek özyitimi yaşamaktan kurtulamadılar. İnsanın insan olma sürecinde dilin oluşumu, gelişimi ne kadar önemliyse, yitimi de o kadar acı vericidir. Dilini yitiren aslında onu var eden özden de yoksun kalır. Dili sadece bir iletişim aracı değildir. Dil aynı zamanda insanın özvarlığını gerçekleştiren, geliştiren ve geleceğe taşıyan can damarıdır. Dilin varlığı insanın kendi özvarlığı ile kendini gerçekleştirme iradesidir ve haliyle yokluğu da insanın özyitmidir. Kuşkusuz dilin önemine dair söylenecek çok şey var ve günümüz dünyasında her şeyin çok kolay ve çabuk tüketildiği bir ortamda dillerin yaşatılması her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır.”</p>

<p><strong>DİL ÜZERİNE SÖYLEŞİ DİZİSİ KİTAPLAŞTIRILDI</strong></p>

<p>“Dile Dair” yapılan söyleşilere ilişkin de kitabın giriş bölümünde şu ifadeler yer alıyor:</p>

<p>“Bir insanın olmakla ölmek arasında öz varlığını koruma mücadelesinin can damarı olan dile dair bir söyleşiye başlarken açıkçası bu yolculuğun bir kitapla noktalanacağı aklımın ucundan dahi geçmiyordu. Her şey şair, yazar Metin Aydın’ın yazdığı Lalistan’ın Kürtçeye çevirisine dostane bir katkı sunmak ile başladı. Ve iyi ki de başladı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dil bilimci, yazar ve çevirmen Mustafa Aydoğan ile genel anlamda dil, ana dili ve çeviri üzerine yaptığımız söyleşi dizisinin ilk bölümünde şiir ve şiir çevirisinin incelikleri, şair ve yazar Metin Aydın’ın şiirlerinin çevrildiği Lalistan’ın çeviri aşamaları ve Kürt yazın dünyasına etkilerini değerlendirdik. Ancak daha sonra söyleşi kendi doğal akışında dilin önemi, Kürtçe üzerine uygulanan asimilasyon politikası ve Kürtçenin karşı karşıya bulunduğu tehlikeler gibi konularda yoğunlaştı. Hâl böyle olunca altı bölümü daha önce Sur Ajans’ta yayınlanan, yedinci bölümü ise henüz yayınlanmamış olan bu keyifli ve sorgulayıcı söyleşi dizisini kronolojik sıra yerine; genel anlamda dil ve Kürtçe üzerine bütünlük oluşturacak biçimde kitaplaştırarak yeniden yayınlamayı gerekli ve yararlı bulduk.</p>

<p>Yazdığı birçok kitabın yanı sıra, Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Orhan Pamuk, Ahmet Altan gibi Türkçe edebiyatının önemli yazarlarının kitaplarını da Kürtçeye çeviren dil bilimci, yazar ve çevirmen Mustafa Aydoğan, Metin Aydın'ın "Üryan" şiir kitabı ve "Kaydedilmiş Şiirler" isimli şiir dosyasındaki şiirlerini de "Lalistan" adıyla Kürtçeye çevirdi.</p>

<p>Söyleşi sırasında birçok kere Türkçe yazan Kürt yazarlara Kürtçeye duyarlılık çağrısında bulunan Aydoğan ile “dillerin ölümü”, “tehlike altındaki/tehdit edilen/can çekişen diller”, “Küresel dil”, “yapay zekâ”, ana dilinde yazmanın önemini, başka dillerde yazan “misafir” yazarları ve ana diline mesafeli yazarların durumunu, Kürtçenin, Kürt toplumunun gereksinim duyduğu her alana ilişkin dilsel üretimi gerçekleştirebilecek bir kapasiteye sahip olup olmadığını, sadece Kürtçeyi değil tehlike altında olan her dili savunmanın zorunluluğunu, genel anlamda çevirinin bir dilin gelişmesindeki önemi, incelikleri, zorluklarını ve çevirdiği kitapları konuştuk. Ayrıca sözünü ettiğimiz keyifli ve hacimli söyleşilerin bir bütün hâlinde bir araya geldiği bu kitabın son dönemlerde ana dili üzerine yürütülen tartışmaların daha bilimsel ve adil bir zeminde yürütülmesine katkı sunacağına inanıyoruz.</p>

<p>Dil çalışmalarına bunca katkı sunmuş ve ömrünü bu çalışmalara adamış olan Aydoğan ile bir gazeteci olarak “dil”e dair söyleşi yapmak benim için çok önemli bir deneyim oldu.”</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/mustafa-aydogan-ile-dile-dair-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 19:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/07/dil-mustafa-aydogan.jpg" type="image/jpeg" length="87926"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[FilmAmed başvuruları 20 Temmuz'da sona eriyor]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/filmamed-basvurulari-20-temmuzda-sona-eriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/filmamed-basvurulari-20-temmuzda-sona-eriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Festivalin gelişim sürecine ilişkin konuşan Festival Koordinatörü Rojhilat Aksoy, başvuru için çağrıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2011 yılında Amed Film Günleri olarak yola çıktıklarını belirten Aksoy, ilk etkinliklerinin Cigerxwîn Kültür Merkezi ile Peyas Belediyesi'nin katkılarıyla düzenlendiğini hatırlattı. 2016 sonrası kayyım atamaları nedeniyle festival çalışmalarının sekteye uğradığını anımsatan Aksoy, bu yıl 10'uncu kez izleyiciyle buluşacaklarını belirterek, festivalin umut veren, geleceğe dönük ve giderek daha fazla kurumsallaşan bir festivale dönüştüğünü söyledi.<br />
<br />
<strong>'GEÇMİŞ İLE GELECEK ARASINDA KÖPRÜ KURULUYOR'</strong><br />
<br />
Festivalin kültürel hafızanın korunmasında önemli bir rol üstlendiğini dile getiren Aksoy, "Kişisel hafıza, bir film ya da sanat üretimi aracılığıyla kültürel hafızaya dönüşüyor. FilmAmed, bu üretimlerin seyirciyle buluşmasını sağlıyor. Böylece muhalif sinemacıların kendilerini ifade edebildikleri önemli bir alana dönüşüyor. Bu durum hem ulaştığımız seyirci hem de festivale katılan sinemacılar açısından büyük önem taşıyor” dedi.<br />
<br />
<strong>'TOPLUMSAL HAFIZANIN TAŞIYICISI'</strong><br />
<br />
Kürt sineması ve belgesel üretimlerinde toplumsal hafızanın belirleyici olduğunu vurgulayan Aksoy, festivallerin bireysel çabaları kolektif bir hafıza mücadelesine dönüştürdüğünün altını çizdi. Aksoy, "Hakikat arayışından gerçeğin görünür kılınmasına, kalıcılaşmasına ve unutulmamasına kadar sanatçının verdiği bireysel mücadele festivaller aracılığıyla toplumsallaşıyor. Film üretenlerle festivallerde bir araya gelen sinemacılar, dil, kültür, toplumsal sorunlar ve hak ihlalleri üzerine ortak bir üretim ve tartışma zemini oluşturuyor. FilmAmed, bu hafızanın köprüsünü hem Kürdistan'da hem de Türkiye'de kuruyor" diye belirtti.<br />
<br />
Batıda düzenlenen Documentary festivalleri ile birlikte FilmAmed'in uzun yıllardır varlığını sürdürebilen az sayıdaki festivalden biri olduğuna dikkati çeken Aksoy, "FilmAmed'in dört parça Kürdistan, Türkiye ve uluslararası katılımla kişisel hafızayı kolektif hafızaya dönüştürme görevini yerine getirdiğini görüyoruz" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>'CEVİZ AĞACININ NÖBETİNDEYİZ'</strong><br />
<br />
Festivalin sloganının şair Goran Haco'nun dizelerinden ilham aldığını belirten Aksoy, sloganın uzun yıllardır sürdürülen var olma mücadelesini simgelediğini dile getirdi. Aksoy, şöyle devam etti: "Burada olmak, ceviz ağacının nöbetinde olmak; burada büyümek, burada filizlenmek demektir. Bizler kurumlarımızın varlığının sürdürülmesi için mücadele eden insanlarız. Birçok zorluğu birlikte yaşadık. Tıpkı ceviz ağacının nöbetini tutar gibi kurumlarımızın nöbetini tuttuk. 10’uncu festivale ulaşmanın duygusuyla bu sloganı belirledik. Bu dizeler birçok sanatçıya ve mücadele eden insana ilham verdi. Büyümeyi, gelişmeyi ve yeniden inşa etmeyi anlatıyor. İçinden geçtiğimiz barış ve demokratik toplum tartışmalarıyla birlikte demokratikleşme ve varlığını sürdürme iradesini de ifade ediyor. Bu nedenle slogan bizim için güçlü bir anlam taşıyor.<br />
<br />
<strong>BAŞVURULAR 20 TEMMUZ'DA SON BULUYOR</strong><br />
<br />
Festival kapsamında film ve proje başvuruları FilmAmed.org üzerinden kabul ediliyor. 12 Haziran'da başlayan başvurular, 20 Temmuz'da sona erecek. Üç projeye teknik, yapım ve prodüksiyon desteği sağlanacak. Filmler için çeşitli tematik ödüller verilecek. Festivalin programı panel, seminer ve atölyelerle zenginleştirildi. 10’uncu yıl programımız oldukça kapsamlı olacak. Genç sinemacılar, sinemaseverler ve halkımızla birlikte bu heyecanı paylaşmak istiyoruz. Başta Amed olmak üzere çevre illerde yaşayan tüm genç sinemaseverleri festivalimizi birlikte kutlamaya davet ediyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyarbakır Haberleri, Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/filmamed-basvurulari-20-temmuzda-sona-eriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/07/filmamed-2.png" type="image/jpeg" length="12877"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahmet Telli son yolculuğuna uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/ahmet-telli-son-yolculuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/ahmet-telli-son-yolculuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şair ve yazar Ahmet Telli, Ankara'da düzenlenen cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Sevenleri Telli'yi alkışlar, karanfiller ve şiirlerle uğurlarken, törene çok sayıda siyasetçi, sanatçı ve yurttaş katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tedavi gördüğü hastanede 10 Temmuz'da yaşamını yitiren yazar ve şair Ahmet Telli için Ankara'da İnşaat Mühendisleri Odasının Necatibey binasında anma töreni düzenlendi. Telli, alkışlar, karanfiller ve Enternasyonal Marşı eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı.<br />
Ahmet Telli'nin tabutu alkışlar eşliğinde salona getirilirken, törene katılanlar usta şairi uzun süre ayakta alkışladı. Yoğun katılım nedeniyle çok sayıda kişi anma programını bina dışından takip etti.</p>

<p>Anma törenine Telli'nin ailesi, yakınları, dostları, edebiyat ve sanat dünyasından çok sayıda isim ile siyasetçiler katıldı. Programda Grup Yorum, Ahmet Telli'nin sözlerini yazdığı "Sıyrılıp Gelen" adlı eseri seslendirdi.</p>

<p><strong>"Mücadele ruhuyla aramızda olmaya devam edecek"</strong></p>

<p>Törende konuşan Ahmet Telli'nin kızı Eylül Telli, babasını şu sözlerle anlattı:<br />
"Babam yalnızca kelimeleri yan yana dizen bir şair değildi. O acıyı umutla, yalnızlığı dayanışmayla, karanlığı insanın içindeki iyiliğe olan inançla karşılayan bir yürekti. Gerçek şairler yalnızca yaşadıkları yıllarda değil, onları okuyan her yürekte yaşamaya devam ederler. Babam da şiirleriyle, düşünceleriyle ve mücadele ruhuyla aramızda olmaya devam edecek. Şimdi gözyaşlarımız kadar umutlarımızı da yanımıza alarak Ahmet Telli'yi, onun sevdiği gibi şiirlerle, dostlukla ve dayanışmayla uğurluyoruz."</p>

<p><br />
<strong>"Toplumsal hafızanın kendisiydi"</strong></p>

<p>78'liler Federasyonu adına konuşan Hüseyin Esentürk ise Ahmet Telli'ye veda etmenin zorluğunu dile getirerek, yaşamı boyunca sürdürdüğü mücadeleye vurgu yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Esentürk, "Bir devrimciye, bir yoldaşa, bir babaya ve iyi bir insana veda etmek, inanın hiç kolay değil. Ben isterdim ki Ahmet ağabey, biz 'Şunu yapalım' dediğimizde bizi yönlendirsin, hayata kör baktığımızda bizi doğru yöne çevirsin. Ahmet Telli, toplumsal hafızanın dili, ifadesi, şiiri, müziği ve hafıza kaydıdır; bir anlamda toplumsal hafızanın kendisidir. Ahmet ağabey bize çok şey öğretti; dayanışma ruhunu, mücadele azmini ve birlikte hareket etmeyi öğretti. Bize, eğer birlikte mücadele edersek daha dirençli, daha güçlü olacağımızı gösterdi" dedi.</p>

<p>Ahmet Telli'nin naaşı, anma töreninin ardından ikindi vakti kılınacak cenaze namazı sonrası Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>EVRENSEL</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/ahmet-telli-son-yolculuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-12-at-155715.jpeg" type="image/jpeg" length="70007"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
