<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>| Güneydoğu Ekspres – Diyarbakır Haber</title>
    <link>https://www.guneydoguekspres.com</link>
    <description>Diyarbakır son dakika haberleri ve güncel gelişmeler anında Guneydoguekspres.com'da! Diyarbakır haber, hava durumu, namaz vakitleri, Amed ve Amedspor ile ilgili daha fazlası için tıklayın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.guneydoguekspres.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Guneydoguekspres.com | Tüm hakları saklıdır. Diyarbakır'ın güvenilir haber kaynağı.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 11:45:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[KYK yurdunda zehirlenme: 55 öğrenci hastaneye başvurdu]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/kyk-yurdunda-zehirlenme-55-ogrenci-hastaneye-basvurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/kyk-yurdunda-zehirlenme-55-ogrenci-hastaneye-basvurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KYK yurdunda yemek yedikten sonra rahatsızlanan 55 üniversite öğrencisi hastanede tedavi altında.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çorum'un Sungurlu ilçesinde öğrenci yurdunda yemek yedikten sonra rahatsızlanan 55 üniversite öğrencisi, zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgiye göre, Sungurlu Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Kız Öğrenci Yurdu'nda kalan bazı öğrenciler, akşam yurtta yemek yedikten sonra zehirlenme belirtileri yaşamaya başladı. Kusma ve mide bulantısı yaşayan 55 öğrenci, Sungurlu Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne başvurdu. Tedavileri yapılan öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/kyk-yurdunda-zehirlenme-55-ogrenci-hastaneye-basvurdu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/05/kyk-yurt.jpg" type="image/jpeg" length="25100"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gıda zehirlenmesi: Çok sayıda öğrenci hastaneye kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/gida-zehirlenmesi-cok-sayida-ogrenci-hastaneye-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/gida-zehirlenmesi-cok-sayida-ogrenci-hastaneye-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okul kantininden tavuk döner yedikleri öne sürülen öğrenciler ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'un Ataşehir ilçesinde bir ortaokulda okul kantininden tavuk döner yedikleri öne sürülen öğrencilerin zehirlendiği iddiası paniğe neden oldu. Olay yerine çok sayıda ambulans sevk edilirken, öğrenciler hastaneye kaldırıldı.</p>

<p><img alt="Okul Zehirlenme" height="563" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/okul-zehirlenme.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Ataşehir ilçesinde bulunan Piri Reis Ortaokulu'nda zehirlenme vakası yaşandığı iddia edildi. Edinilen bilgilere göre, Mevlânâ Mahallesi'nde bulunan okulda, okul kantininden tavuk döner yedikleri öne sürülen bazı öğrenciler bir süre sonra rahatsızlandı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine çok sayıda ambulans ve UMKE sevk edildi. Rahatsızlanan öğrencilere ilk müdahale okulda yapılırken, ardından çevredeki hastanelere kaldırıldıkları öğrenildi. Olayın ardından endişelenen veliler okula akın etti. Okul çevresinde yoğunluk oluşurken, ekiplerin müdahalesi devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Gida Zehirlenmesi-1" height="563" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/gida-zehirlenmesi-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Zehirlenme iddiasına ilişkin inceleme başlatıldığı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/gida-zehirlenmesi-cok-sayida-ogrenci-hastaneye-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/son-dak-12.jpg" type="image/jpeg" length="71204"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlaç fiyatlarına Euro kuru zammı]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/ilac-fiyatlarina-euro-kuru-zammi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/ilac-fiyatlarina-euro-kuru-zammi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İlaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan Euro kuru bugün itibarıyla 29,11 TL'ye çıkarılmasıyla ilaçlara zam geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan Euro kuru 12 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete kararına göre ilaç fiyat hesaplamasında kullanılan referans Euro kurunda artışa gidildi. Mevcut durumda 26,8767 lira olarak uygulanan Euro kuru bugün itibarıyla 29,1164 liraya yükseltildi. Artış yüzde 8,33 lira oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlaç fiyatlarına 13 Mart 2026 Cuma günü yüzde 6,08 oranında zam gelmişti. Yapılan düzenlemeyle birlikte 12 Mart’a göre toplam artış oranı yüzde 14,92 oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/ilac-fiyatlarina-euro-kuru-zammi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/ilac-euro-kuru-zam-geldi.jpeg" type="image/jpeg" length="85611"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sessiz ilerleyen tehlike: Kolon Kanseri]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/sessiz-ilerleyen-tehlike-kolon-kanseri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/sessiz-ilerleyen-tehlike-kolon-kanseri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern yaşamın getirdiği alışkanlıklar, bazı hastalıkları fark edilmeden büyüyen birer risk haline getiriyor. Bunlardan biri de Kolon Kanseri.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>ÖZEL HABER - Mehmet Rumet SOYLU</strong></em></p>

<p>Erken teşhis edildiğinde büyük oranda tedavi edilebilen bu hastalık, ne yazık ki çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebiliyor. Bu yüzden bilgi, farkındalık ve önlem hayati önem taşıyor.</p>

<p>Mart ayı, dünya genelinde ve Türkiye'de Kolon ‘Kanseri Farkındalık Ayı’ olarak kabul edilmektedir. Kolon kanseri, kalın bağırsağın (kolonun) iç yüzeyinde gelişen bir kanser türüdür. Genellikle bağırsak duvarında oluşan küçük iyi huylu poliplerin zamanla kansere dönüşmesiyle ortaya çıkar. Bu süreç yıllar sürebilir, bu da aslında erken müdahale için büyük bir fırsat anlamına gelir.</p>

<p><img alt="Sessiz Ilerleyen Tehlike Kolon Kanseri" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/sessiz-ilerleyen-tehlike-kolon-kanseri.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>Her bireyde görülebilse de bazı faktörler riski artırır:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>*50 yaş ve üzeri olmak<br />
*Ailede kolon kanseri öyküsü bulunması<br />
*Hareketsiz yaşam tarzı<br />
*Liften fakir, yağdan zengin beslenme<br />
*Sigara ve alkol kullanımı<br />
*Obezite<br />
Kolon kanseri çoğu zaman erken evrede belirti vermez. Ancak ilerledikçe görülebilir işaretler verir. Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik (kabızlık/ishal), dışkıda kan görülmesi, karın ağrısı ve şişkinlik, nedensiz kilo kaybı ve sürekli yorgunluk. Bu belirtiler başka hastalıklarda da görülebilir. Ancak uzun süre devam ediyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.<br />
Kolon kanserinden korunmak büyük ölçüde mümkündür. Günlük yaşamda yapılacak küçük değişiklikler büyük farklar yaratabilir.<br />
*Sağlıklı Beslenme çok önemlidir. Lifli gıdalar (sebze, meyve, tam tahıllar) tüketmek, kırmızı et ve işlenmiş gıdaları sınırlamak ve bol su içmek.</p>

<p>*Hareketli bir yaşama geçip, düzenli egzersiz yapmak, bağırsak hareketlerini düzenler ve kanser riskini azaltır.<br />
*Sigara ve alkolden uzak durmak, yalnızca kolon değil birçok kanser türüne yakalanmamak için önemli bir durumdur.<br />
*Düzenli tarama testleri yapmak çok önemlidir. 50 yaşından sonra kolonoskopi gibi tarama testleri hayat kurtarır. Hele aile öyküsü varsa bu yaş daha erkene çekilebilir.</p>

<p>Kolon kanserinin tedavisi hastalığın evresine göre planlanır ama ciddi umut var. Cerrahi müdahale yoluyla kanserli bölgenin çıkarılması en yaygın yöntemdir. Bunun la birlikte, anser hücrelerini yok etmek için kemoterapi de uygulanır. Özellikle rektum bölgesindeki kanserlerde, Radyoterapi kullanılır ve son yıllarda geliştirilen modern yöntemlerle hedefe yönelik tedaviler de uygulanıyor.</p>

<p>Erken evrede yakalanan kolon kanserinde tedavi başarı oranı oldukça yüksektir. Kolon kanseri çoğu zaman sessiz ilerler ama tamamen çaresiz değildir. Düzenli kontroller, sağlıklı yaşam ve bilinçli davranışlar sayesinde bu hastalığın önüne geçmek mümkündür. Unutmayın; ihmal edilen her belirti, kaçırılmış bir fırsat olabilir.<br />
Sağlığınızı ertelemeyin. Çünkü erken fark etmek hayat kurtarır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mehmet Rumet SOYLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/sessiz-ilerleyen-tehlike-kolon-kanseri</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/04/sessiz-ilerleyen-tehlike-kolon-kanseri2.jpg" type="image/jpeg" length="38892"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılmıştı: Hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/zehirlenme-suphesiyle-hastaneye-kaldirilmisti-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/zehirlenme-suphesiyle-hastaneye-kaldirilmisti-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya'da zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılan 39 yaşındaki Emrah Erol hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, saat 20.00 sıralarında Battalgazi ilçesi Toptaş Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Keskinler Sokak'ta bulunan evinin bahçesinde bir arkadaşıyla ateş yakan Emrah Erol (39), aldığı bir madde sonrası fenalaştı. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan şahıs kurtarılamadı. Emrah Erol'un cenazesi hastanedeki işlemlerin ardından adli tıp kurumuna kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/zehirlenme-suphesiyle-hastaneye-kaldirilmisti-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 23:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2026/02/zehirlenme-7.jpg" type="image/jpeg" length="67507"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SAĞLIK BAKANLIĞI PERSONEL ALIMI | Sağlık Bakanlığı personel alımı başvurusu nasıl yapılır, kontenjanlar açıklandı mı?]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/saglik-bakanligi-personel-alimi-saglik-bakanligi-personel-alimi-basvurusu-nasil-yapilir-kontenjanlar-aciklandi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/saglik-bakanligi-personel-alimi-saglik-bakanligi-personel-alimi-basvurusu-nasil-yapilir-kontenjanlar-aciklandi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’nın 2. etap 18 bin personel alımıyla ilgili detaylar merak konusu oldu. Adaylar, başvuru süreci ve takvime dair gelişmeleri yakından takip ediyor. Peki, Sağlık Bakanlığı 18 bin personel alımı başvurusu nasıl yapılır, kontenjanlar ve alanlar açıklandı mı? İşte, detaylar…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı’nın gerçekleştireceği 18 bin personel alımıyla ilgili ayrıntılar, binlerce adayın gündeminde ilk sıralarda yer alıyor. Başvuru sürecinin hangi tarihlerde başlayacağı, kadro dağılımlarının nasıl olacağı ve adaylardan hangi belgelerin talep edileceği büyük bir merak konusu haline geldi. Peki, Sağlık Bakanlığı 18 bin personel alımı başvurusu nasıl yapılır, kontenjanlar ve alanlar açıklandı mı? İşte, Bakan Memişoğlu’nun personel alım sürecine dair dikkat çeken açıklamaları ve tüm detaylar…</p>

<h2>SAĞLIK BAKANLIĞI 18 BİN PERSONEL ALIMI KONTENJANLAR AÇIKLANDI MI?</h2>

<p>Sağlık Bakanlığı’nın 18 bin personel alımı için kontenjan dağılımları henüz açıklanmadı. Kadroların hangi illerde ve hangi branşlarda açılacağı, ÖSYM tarafından yayımlanacak tercih kılavuzu ile netleşecek. Bakan Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun duyurduğu 18 bin kişilik yeni alım sürecinde; hemşire, sağlık teknisyeni, diyetisyen, tıbbi sekreter, psikolog ve büro personeli gibi birçok farklı branşta kadro açılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Bakan Prof. Dr. Kemal Memişoğlu Sağlık Bakanlığı personel alımı" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2025/08/adsiz-tasarim-68-3.jpg" width="1280" /></h2>

<h2>SAĞLIK BAKANLIĞI 18 BİN PERSONEL ALIMI BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?</h2>

<p>Başvurular, ÖSYM’nin resmi internet sitesi üzerinden yapılacak. Adaylar, T.C. Kimlik Numarası ve ÖSYM şifreleriyle ais.osym.gov.tr adresinden tercihlerini gerçekleştirebilecek. İşçi kadroları için ise başvurular İŞKUR’un e-Şube platformu üzerinden alınacak ve kura yöntemi uygulanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyarbakır Haberleri, Ekonomi, Güncel, Resmi İlanlar, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/saglik-bakanligi-personel-alimi-saglik-bakanligi-personel-alimi-basvurusu-nasil-yapilir-kontenjanlar-aciklandi-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 Aug 2025 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2025/08/4-48.jpg" type="image/jpeg" length="27102"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapalı ortam hasta ediyor]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/kapali-ortam-hasta-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/kapali-ortam-hasta-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kış mevsimine girilmesi ile birlikte grip vakalarında geçen yıla göre artış meydana geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gribin kapalı ortamlarda daha hızlı bulaştığını ifade eden Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Tahir Gökdemir, soğukların erken gelmesi ile birlikte geçen seneye oranla bu sene gribal enfeksiyon hastalıklarının çoğaldığını söyledi.<br />
Artan grip vakaları ile ilgili bilgi veren Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Tahir Gökdemir, "Bu sene hastalarda artış olduğunu görüyoruz. Hastaneye gelen hastaların sayısal olarak artış gösterdiğini gözlemledik. Kış biraz erken de başladı, yağmurlar yağdı ve don etkisi var. Kovid kaynaklı olduğunu da düşünüyoruz. Bu kovidin varyantlarından kaynaklı olabilir" ifadelerini kullandı.<br />
Klinik olarak en sık gelen yaş grubunun yaşlı hastalar olduğunu dile getiren Prof. Dr. Gökdemir şöyle konuştu:<br />
"Yaşlı ve küçük çocuklar özellikle KOAH, tansiyon, kalp yetmezliği ya da diyabet gibi rahatsızlıkları olan hastalarda ölümcül sonuçlara kadar varabiliyor. Hastayı öldüren virüsün kendisi değildir, ama önceden olan kronik rahatsızlıkla beraber ölüm oranlarının artmasına neden olur."<br />
Korunma ve tedavi yöntemlerine değinen Prof. Dr. Gökdemir, "Korumanın yollarından en basit olanı cerrahi maske kullanmak. İkincisi de kapalı ortamdan uzak durmak lazım. Kapalı ortamda virüs daha kolay bulaşır. Ev ziyaretlerinde temas etmemek çok önemli bir faktördür. El yıkama da önemli bir diğer faktördür. Gribal enfeksiyonlara virüs neden oluyor. Bunun için antibiyotik tedavisi yok. Tedavide, yaşlılarda komorbite varsa hastanede tedavi etmek lazım. Öbür türlü, vitamin içerikli yiyecekler, sebze meyve tüketmek, bol sıvı ve sulu yiyecekleri yemek lazım. Dengeli beslenmek de en önemli faktörlerden birisidir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>(İHA)</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/kapali-ortam-hasta-ediyor</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Dec 2023 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/hastane-4.jpg" type="image/jpeg" length="13070"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kış aylarında cildimizi nasıl koruyabiliriz ?]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/kis-aylarinda-cilt-sagligini-korumanin-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/kis-aylarinda-cilt-sagligini-korumanin-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kış aylarında düşen hava sıcaklıkları ile cilt problemlerinin görülme sıklığı artıyor. Yağlı ciltler soğukta daha az yağlanırken, normal ciltler kuruyor; kuru olan ciltlerse ağrı hissettirecek kadar hassaslaşabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kış aylarında düşen hava sıcaklıkları ile cilt problemlerinin görülme sıklığı artıyor. Yağlı ciltler soğukta daha az yağlanırken, normal ciltler kuruyor; kuru olan ciltlerse ağrı hissettirecek kadar hassaslaşabiliyor. Bu nedenle kış aylarında cilt sağlığını korumanın önemli olduğunu söyleyen Medicana Sağlık Grubu Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Ayşegül Alpay, kış aylarında cilt sağlığını korumanın yolları hakkında bilgi verdi.<br />
Soğuk hava, ciltteki koruyucu bariyerinin zayıflamasına ve nem kaybetmesine sebep olabiliyor. Bu da ciltte kurumayı beraberinde getirebiliyor. Kış aylarında ciltte kuruma ve buna benzer sorunların oluşmaması için önlem almak gerektiğini söyleyen Medicana Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Ayşegül Alpay, kış aylarında cilt sağlığını korumanın ipuçlarını sıraladı.<br />
Cildin ihtiyaç duyduğu nemin muhafaza edilmesi gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Ayşegül Alpay, “Cilt tipine uygun nemlendiriciler yardımı ile cildin ihtiyaç duyduğu nemi muhafaza etmesi sağlanmalıdır. Yaz mevsiminde yağsız ve su bazlı nemlendiriciler kullanılması daha uygunken; kış aylarında daha yoğun ve yağlı nemlendiriciler kuruyan cildi korumada daha faydalı olacaktır. Gün içerisinde tüketilen su miktarı oldukça önemlidir. Yaz ve kış yeterli miktarda su içmek yalnızca cilt için değil tüm vücut sağlığı için hayati derecede önemlidir. Kış mevsiminde havanın nem oranı azaldığı için nemlendiriciler kullanmak yanında bol su içmek cildin nem oranını artırmada çok önemlidir. Kahve, çay ve meyve suyu gibi farklı sıvı gıdalar tüketmek cildin su ihtiyacını karşılayamazken ve su kaybına neden olurlar. Yaş artışıyla birlikte de deri giderek nem oranını ve esnekliğini de kaybeder. Bu süreçleri tersine çevirebilmek için tek yapılması gereken bol su içmektir. Bol su içmek sayesinde derinin hem nem oranı artmış olur ve çok sayıda toksin atılarak cilt parlak görünümü sağlanmış olacaktır. Günde an az iki litre su içerek hücreleri temizlemek ve sağlıklı kalmak mümkündür” dedi.<br />
Ayşegül Alpay ayrıca diğer önerilerini ise şu şekilde sıraladı;<br />
“Sağlıklı beslenin”<br />
“Cilt sağlığı ve güzelliğinin sağlıklı beslenmeyle yakından ilgilidir; bol su içmek, taze meyve ve sebze yemek, ceviz, fıstık, fındık, gibi kuruyemişler ve balık tüketmek cildin ekstra nemlendirilmesini sağlayacaktır. Portakal, mandalina, greyfurt, kivi gibi meyveler, bol bol C vitamini içeriği sayesinde cildin daha genç kalmasını sağlarken tüm vücut için de doğal bir antioksidan işlevi görür. Çiğ sebze ve meyvelerin ağırlıklı olduğu bir beslenme düzeni; cildi korur, yeniler, esnekliğini sağlar ve sağlıklı bir ışıltı verir.”<br />
“Güneş kremini kışın da kullanın”<br />
“Kış mevsimlerinde güneş kremi kullanımı da önemlidir. Güneş daha az görünse de yaz aylarında olduğu gibi kış aylarında da cilt tipine uygun güneş koruyucu kullanımı çok önem arz etmektedir.”<br />
“Stresten uzak durun”<br />
“Stres ve ruhsal durumlar cildi olumsuz etkilemektedir. Kış mevsiminde havaların soğuması, rüzgar, hava kirliliği, kapalı ortamlarda daha çok zaman geçirme, daha az su içilmesi ciltte kuruluğun artmasına, güneşin daha az görünmesi depresif duyguların doğal olarak stresin artmasına bağlı olarak özellikle stresin tetiklediği cilt hastalıklarının gelişmesine veya alevlenmesine neden olmaktadır. Egzama, sedef, pernio ve seboreik dermatit stresle tetiklenen hastalıklardır. Ayrıca kış mevsiminde bu hastalıklar daha da fazla görülebilmektedir. Artan hastalık durumlarında cilt hekimlerine görünmek ve tedavi almak dolaşım bozukluğuna neden olmamak için önemlidir.”<br />
“Dudaklarınızı nemlendirin”<br />
“Dudaklar da soğuk havalardan etkilenmektedir. Soğuktan etkilenen dudaklar, kuruyup çatlamaya meyilli hale gelmektedir. Bu nedenle dudaklar da nemlendirilmelidir. Özellikle de dışarı çıkmadan önce bu bir rutin olmalıdır.”<br />
“Saçlar da soğuktan etkilenir”<br />
“Kuru ve soğuk kış ayları saçlar için zararlı olabilir. Kış aylarında sıcak iç mekanlar ve soğuk dış mekanlardan dolayı saçlar kolaylıkla kuruyup yıpranabilir. Saçların zarar görmemesi için kış aylarında koruyucu önlemler alınmalı ve buna uygun saç bakım kürleri uygulanmalıdır. Kış aylarında bakımlı saçlar için saçlar ıslakken dışarı çıkılmamalıdır. Dışarı çıkarken bere ya da şapka kullanmak saçların kuru ve kirli havadan korunmasına yardımcı olur. Saçlarını nemlendirmede ve daha dolgun görünmesinde ılık su kullanılmasının faydası olacaktır. Ilık su, nemi saçlara hapseder ve saçlara fazladan parlaklık verir. Kış ayları, saç dökülmelerinin de yoğun olarak görüldüğü bir dönemdir. Saç sağlığımız ruh sağlığımızdan birebir etkilendiği için saç dökülmeleri de bu mevsimde artar. Normalde de saç sağlığına zararlı olan fön makinesi ve saç düzleştirici gibi saç şekillendirici aletlerin kullanımı özellikle kış aylarında daha da zararlı hale gelebilmektedir”.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>(İHA)</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/kis-aylarinda-cilt-sagligini-korumanin-yollari</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Dec 2023 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/kis-cilt.jpg" type="image/jpeg" length="94275"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da akran zorbalığına karşı öneriler]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-akran-zorbaligina-karsi-oneriler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-akran-zorbaligina-karsi-oneriler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okul öncesi dönemden başlayıp toplumun her kademesinde etkisini sürdüren akran zorbalığı üzerine Psikolog Şilan Akdemir’den öneriler geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Özel Haber- Hülya Aslan</b></p>

<p>Diyarbakır Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Derneği Basın Yayın Temsilciliği de yapan psikolog Şilan Akdemir, son dönemde artan akran zorbalığı ile ilgili gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuştu. Akdemir, şunları söyledi:</p>

<p>“Akran zorbalığı biraz çaba ve emekle durdurulabilir bir şey. Tutarlı ve özverili davranışlarla ise daha sağlıklı, nitelikli bir yaşam sunulabilir. Bununla birlikte zorba olan kişiler neden zorba? Diye sorduğumuzda da şunu görürüz, sürekli şiddete uğrayan çocuk yaşadığı durumu normalleştirir ve uygulayıcı olur. Dolayısıyla şiddete maruz kalan kişi bir risk faktörüdür ve o da bir gün zorba olabilir. Bu noktada ailenin etkisi çok önemlidir ve çocuk ailede gördüğünü yansıtır. Çocuk ailesi ile olumlu bir ilişki kurduğunda ve ilgi, şefkat, merhamet ile büyüdüğü zaman onu akran grubuna da yansıtır.”</p>

<p><b>AKRAN ZORBALIĞI NEDİR?</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akran zorbalığının güç dengesizliği sonucu ile oluştuğunu söyleyen Akdemir, “Akran zorbalığı bir tarafın karşı tarafa sürekli ve tekrarlayan şekilde saldırı düzenlemesidir. Zarar verme amacı ile yapılan bu saldırgan davranışlar dört kategoride yer alır. Bunlar fiziksel, sosyal, siber ve sözel zorbalıklardır. En kolay anlaşılır olanı ise fiziksel zorbalıktır ve dışarıdan rahat bir şekilde anlaşılabiliyor. Birinin bedenine kasıtlı bir şekilde zarar verme davranışı aslında fiziksel zorbalığa giriyor. Vurma, itme, kavga etme gibi davranışlar söz konusu. Sözel zorbalık dediğimiz şeyse kişinin psikolojisinde daha derin yaraların oluşturduğu bir zorbalık türüdür. Küfür etme, lakap takma, grup içerisinde küçük düşürücü davranışlarda bulunmak zorbalıktır” dedi.</p>

<p><b>SİBER ZORBALIĞA DİKKAT!</b></p>

<p>Siber zorbalığın son dönemlerde en popüler zorbalık türü olduğunu söyleyen Akdemir, şunları kaydetti:</p>

<p>“Medyanın ve teknolojinin fazlaca kullanılmasının etkisiyle zorbalık oluşur. Siber zorbalıkta kişinin izni olmadan fotoğrafın paylaşılması veya kötü yorum yapılmasıdır. Ya da sosyal medya üzerinde sürekli rahatsız edici mesajlar atmak. Bu zorbalık türünü diğer zorbalık türünden ayıran önemli bir faktör var ise anonim olmasıdır. Bizler fiziksel, sosyal ve sözel zorbalıkta kimin yaptığını görebiliyoruz. Siber zorbalık ise öyle değil ve biraz anonimde kalıyor. Anonimde kalması ise aslında zorba dediğimiz kişiye biraz güç ve cesaret vererek şiddeti daha fazla artırabiliyor. Bunun yanında zorbalık yapan ve maruz kalanı sürekli konuşuyoruz ama izleyici grupta var ve zorbalar gücünü aslında izleyici grubundan da alırlar.”</p>

<p><b>“TOPLUMDA KALIPLAŞMIŞ DÜŞÜNCELER VAR”</b></p>

<p>Erkeklere atfedilen şiddet rolleri ile akran zorbalığının bağlantılı olduğunu söyleyen Akdemir, “Toplumun bıraktığı etki fazladır ve erkeklere atfedilen şiddet rolleri akran zorbalığını normalleştirir yapıdadır. Yapılan araştırmalarda bize bunu gösteriyor ve erkeklerde kadınlara oranla 3’te 2 oranında daha fazladır. Yarattığı olumsuz tahribat ise kaygının artırması, depresyon, suçluluk hissetme, anlaşılmama hissi, akademik başarı ve özgüven düşüklüğü gibi sonuçlardır. Zorbalık yapan grubun genel özelliği ise çabuk öfkelenip, hızlı kızarlar. Genellikle empati seviyeleri ve akademik seviyeleri düşük, sorumluluk bilinçleri ise pek fazla yoktur” diye konuştu.</p>

<p>Bütüncül bir yaklaşımla zorbalığın önlenebileceğine belirten Akdemir, son olarak şunları söyledi:</p>

<p>“Okul çapında bütüncül bir yaklaşım belirlememiz gerekiyor. Dolayısıyla akran zorbalığı ne sadece öğretmen ne öğrenci ne de sadece idareyle halledilebilecek şeydir. Dolayısıyla kolektif ve bütüncül bir yaklaşımla beraber zorbalık ile baş edebiliriz. Bunun için aile çalışmaları ise ayrıca önemlidir. Aile okul iletişimi ve bilinçlendirme yöntemi ile şiddet önlenebilir. Bunun yanında sınıf ortamında resim, poster, drama, şiir gibi etkinlikler yapılabilir. Sınıf ve okulun kuralları da çok net bir şekilde belirlenmelidir. Teknoloji ve sosyal medya kullanımına ise dikkat edilmelidir. Bununla birlikte okulun çalışanına dahi şiddetin bir çözüm yolu olmadığı ve herkesin tutarlı bir davranış sergilemesi gerektiğiyle ilgili bir çalışma yapılabilir. Öğrencilerin sadece akademik başarılarını değil aynı zamanda ilgilerini ve yeteneklerini ortaya çıkabilecek çalışmalar yapılabilir. Tüm bunlarla beraber ilgi, sevgi, şefkat, hoşgörü ve bireysel özelliklere saygı gibi konularda çalışmalar yapılarak akran zorbalığını azaltılabilir. Dolayısıyla zorbalığı durdurma hareketi başlatıp, okulun bütün paydaşlarını içine alabiliriz.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>User 40</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyarbakır Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-akran-zorbaligina-karsi-oneriler</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Dec 2023 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/adsiz-tasarim-23-2.jpg" type="image/jpeg" length="14352"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Kovid'in yeni varyantı hızla yayılıyor’]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/kovidin-yeni-varyanti-hizla-yayiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/kovidin-yeni-varyanti-hizla-yayiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (WHO), dünyanın birçok ülkesinde görülen koronavirüsün (Kovid-19) bir alt varyantı JN.1'i, hızla yayılması nedeniyle “dikkate alınması gereken varyant” kategorisine aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kovid varyantı Omicron’un alt varyantı JN.1, dünyada nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu ülkeler arasında yer alan Hindistan, Çin ve ABD’de de görüldü.</p>

<p>&nbsp;JN.1, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne (CDC) göre şu anda ülkede en hızlı yayılan varyant ve enfeksiyonların yüze 15 ila 29'unu oluşturuyor.</p>

<p>İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı, JN.1'in şu anda laboratuvarda analiz edilen pozitif Covid vakalarının yaklaşık yüzde 7'sini oluşturduğunu ve bu ve diğer varyantlarla ilgili tüm verileri izlemeye devam edeceğini söyledi.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>WHO söz konusu varyanta karşı şunları öneriyor:&nbsp;&nbsp;</p>

<p>* Kalabalık ve kapalı alanlarda maske takılmalı.</p>

<p>* Öksürdüğünüzde ve hapşırdığınızda ağzınızı kapatın.&nbsp;</p>

<p>* Ellerinizi düzenli olarak temizleyin.</p>

<p>* Riskli kategorideyseniz, güncel Kovid ve grip aşılarını yaptırın.</p>

<p>* Kovid belirtileriniz varsa test yaptırın.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/kovidin-yeni-varyanti-hizla-yayiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Dec 2023 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/sokak.jpg" type="image/jpeg" length="49395"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da kışın mutsuz hissedenlere öneriler]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-kisin-mutsuz-olanlar-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-kisin-mutsuz-olanlar-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da kışın mutsuz olanları uyaran Uzman Psikolog Tülinay Seçkin, "Mevsimsel depresyon yaşayan kişilerin melatonin ve serotonin seviyelerinde değişiklik oluyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarında kapalı havalarda ortaya çıkan olumsuz duygu değişikliklerinin mevsimsel depresyonun belirtisi olduğu uzmanlar tarafından açıklandı. Soğuk ve kapalı havalarda uyku sorunları, iştahı kontrol altına alamama, endişe, kaygı ve sosyal ilişkilerde sorun yaşanması gibi şikayetlerin kış depresyonuna işaret ettiği belirtildi.<br />
Uzman Psikolog Tülinay Seçkin, kış depresyonunu yenmek için ışık terapisinin melatonin ve serotonin seviyelerini dengeleyeceğini söyledi. Kadınların erkeklere oranla kış depresyonunu daha yoğun yaşadığını dile getiren Seçkin, "Kış depresyonu diğer adıyla mevsimsel depresyon, genelde sonbaharın sonlarına doğru başlayıp, ilkbaharda havaların ısınmasıyla birlikte azaldığını görüyoruz. Genelde havaların soğuması, gün ışığının giderek azalması, günlerin kısalması, özellikle dışarı ortam şartlarının değişmesiyle birlikte kişilerde bazı belirtiler görülmeye başlıyor. Bu belirtiler özellikle; uyku sorunları, enerji düşüklüğü, duygu değişiminde olan değişimler, iştah artışı ve günlük aktivitelerde düşüş gözlemleyebiliyoruz. Özellikle kuzey bölgelerde yaşayan insanlar risk grubunda. Araştırmalara göre bu durumdan kadınlar erkeklerden daha çok etkileniyor. Aile öyküsü olanlar ise risk grubunda" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Haftada 3 gün 30’ar dakika yürüyüş"</h3>

<p>Fiziksel aktivitelerle güneş ışınlarına maruz kalarak kişinin enerjisinde artış olacağına dikkat çeken Seçkin, "Mevsimsel depresyon yaşayan kişilerin melatonin ve serotonin seviyelerinde değişiklik oluyor. Bu duruma karşı da ışık terapisi öneriyoruz. Işık terapisinde; özellikle sabah saatlerinde uzun bir süre parlak ışığa maruz kalmak. Bu melatonin ve serotonin seviyelerinde artışa sebep oluyor ve enerjiyi artıyor. Bunu yapamayanlar ise muhakkak gün ışığına maruz kalmalıdır. Güneşli günlerde özellikle dışarıda daha çok vakit geçirilmelidir. Fiziksel aktiviteler, haftada 3 gün 30 dakikalık yürüyüşler yapılabilir ya da kişi güneşi gördüğünde balkona çıkıp direkt güneş ışığına maruz kalabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><b>Sosyal izolasyona dikkat</b></h3>

<p>Kış aylarında özellikle eve kapanmaktan dolayı sosyal anlamda izole olunduğunu ifade eden Psikolog Seçkin, şunları kaydetti:<br />
"Kış aylarında genelde evlere kapandığımız için sosyal anlamda da izole oluyoruz. Bu sosyal izolasyonun önüne geçmek için de aktivitelere ve sosyalleşmeye devam edilmelidir. Bu da kış depresyonunun önüne geçmek için önemli etkenlerden bir tanesidir. İzolasyon depresif duygu durumunu arttıran bir durum. Kişi kış aylarında yalnız kalmak yerine sosyal aktivitelerini artırarak izolasyonun önüne geçebilir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>(İHA)</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyarbakır Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-kisin-mutsuz-olanlar-dikkat</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Dec 2023 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/adsiz-tasarim-22-2.jpg" type="image/jpeg" length="49719"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da çocuklarda ‘Filistin Sendromu’ tespit edildi]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-cocuklarda-filistin-sendromu-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-cocuklarda-filistin-sendromu-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’in Gazze’ye gerçekleştirdiği saldırılar nedeniyle Diyarbakır’da çocuklarda “Filistin Sendromu” tespit edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Mehmet Fuat Gürkan, “Ailelerin kesinlikle çocukları bu görüntülerden uzak tutmak suretiyle önlem alması lazım” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail’in son zamanlarda Filistin topraklarına yönelik gerçekleştirdiği saldırılarda 10 bini çocuk, 6 bini kadın olmak üzere 20 binden fazla insan yaşamını yitirdi. Kitle iletişim araçları aracılığıyla bu görüntüleri izleyen çocuklar korku, panik ve ölüm endişesi yaşayarak ağır bir travmanın etkisine giriyor. Uzmanlar ortaya çıkan bu yeni travmaya “Filistin Sendromu” adını verirken, çocukları bu görüntülerden uzak tutmaları için aileleri uyarıyor. Uzmanlara göre şimdiden önlem alınmaması halinde çocuklardaki bu tehlike ilerleyen dönemlerde çok daha büyük rahatsızlıklara evirilebilecek.</p>

<h3>“ÇOCUKLARIN GELECEĞİ BÜYÜK RİSK ALTINDA”</h3>

<p>Çocuklardaki “Filistin Sendromu’nun ilk tespiti Diyarbakır’da yapıldı. Prof. Dr. Mehmet Fuat Gürkan, hastaneye solunum sıkıntısı, göğüs daralması, göğüs sıkışması ve göğüs ağrısı gibi şikayetlerle gelen okul çağındaki iki çocuk hastaya uzun süre teşhis koymakta zorlandıklarını ancak yapılan geniş çaplı araştırma ve inceleme ile Filistin’de yaşanan mezalimin görüntülerinden etkilenerek bu rahatsızlıkları yaşadıklarının tespit edildiğini söyledi. Gürkan, “Yaptığımız araştırma ve inceleme sonucu aslında fiziki bir kalp rahatsızlığı yaşamadıklarını, Filistin’de yaşanan bilhassa korkunç çocuk ölümleri görüntülerinden etkilenerek bu hale geldikleri kanısına vardık. Biz buna Filistin Sendromu diyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Filistin’deki katliam görüntülerinin çocukların ruh dünyasında derin izler bıraktığını anlatan Gürkan, “Özellikle görsel ve sosyal medyada bu zulme tanıklık eden çocuklar gizli bir tehlike ile karşı karşıya. İsrail zulmü ile öldürülen çocuk görüntülerini izleyen çocuklar farklı semptomlarla çocuk göğüs hastalıkları polikliniğimize gelmeye başladı. Bunlar arasında il dışından gelen hastamız da var. Farklı semptomlarla tanı konamayan, acil servislere ve polikliniklere giderek doktor doktor gezen hastalarda, Filistin’deki zulmün görüntülerinden etkilenmeye bağlı kaygı ve stres bozukluğu tespit edildi. Okul çağı ve ergenlik öncesi yaşta olan bu hastalar ani başlayan göğüs ağrısı, solunum sıkıntısı hissi, göğüste sıkışma nedeniyle aileler tarafından acil polikliniğine götürüldüğünde kalp hastalığı veya astım atağı zannedilerek tetkikler yapılıyor. Yapılan tetkiklerde tanı konamayan hastalar ayrıntılı sorgulandığında çocukların ruhsal olarak çok duyarlı oldukları görsel ve sosyal medyada gösterilen Filistin’deki çocuk ölümlerinden etkilendikleri anlaşıldı. İsrail, çocukları öldürerek tüm dünya çocuklarına da kötülük yapıyor. Ailelerin sosyal medyada ve görsel medyada çıkan çocuk ölümleri haber ve görüntülerinden çocukların etkileneceğinin idrakinde olarak daha tedbirli olmaları gerekiyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>(HABER MERKEZİ)</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyarbakır Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-cocuklarda-filistin-sendromu-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Dec 2023 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/adsiz-tasarim-21-2.jpg" type="image/jpeg" length="37817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da uzmanından uyarı geldi]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-uzmanindan-uyari-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-uzmanindan-uyari-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı olan Prof. Dr. Hakan Çoksüer, hamile kadınların bebeklerinin kaybetmemeleri için ilk 3 ayda dikkat edilmesi ve tüketilmemesi gereken gıdaları sıraladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gebeliğin uzun süreli bir yolculuk olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Hakan Çoksüer, gebeliğin ilk 3 ayında beslenmenin çok önemli olduğunu söyledi. Nelerden beslenilmesi ve nelerden kaçınılması gerektiğin iyi bilmek gerektiğinin altını çizen Çoksüer, ilk 3 ay, gelişimin en fazla olduğu dönemde bebeğin organ gelişimi bu dönemde gelişmekte olduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
“Bu dönemde yaptığımız en ufak bir yanlış, bebeğin engelli doğmasına neden olabilmektedir” diyen Çoksüer, “Gebeliğin ilk 3 ayında doktor kontrolü dışında kesinlikle ilaç kullanımı olmaması gerekiyor. Özelikle antibiyotik kullanımından uzak durmak lazım. Ya da nezle, grip gibi çok sık görülen hastalılar nedeniyle çok sık ilaç kullanmaktan kesinlikle bunlardan uzak durmak lazım. Kadınlarımız mümkün olduğu kadar saç boyalar ve makyaj malzemelerinden gebeliğin ilk 3 ayında bunlardan uzak durması gerekiyor. Çünkü bunlardaki bazı kimyevi maddeler bebeğin etkilenmesine neden olabilmektedir.”<br />
Gerek sebzelerde, gerek meyvelerde çok aşırı olarak tarım ilacı kullanabilmekte olduğuna dikkat çeken Prof. Çoksüer, “Tarım ilacı kullanıldığı için bu dönemde çocuklar üzerinde olumsuz etki göstermekte. Meyve ve sebzeleri çok iyi bir şekilde yıkamak gerekiyor. Nasıl yıkamaları gerekiyor? Bir litre suya bir kaşık karbonat koymaları lazım. Sonra meyve sebzeler iyi bir şekilde yıkamak gerekiyor. Ya da bir litre suyun içerisine bir kaşık elma sirkesi koyup o şekilde de temizlenebilmekte. Bu dönemde vücudun tarım ilacını almasını engellemek. Bu, önemli bir detay, vurgulamak isterim” dedi.</p>

<h3><br />
“Bebeğimizi korumak istiyorsak bu gıdalardan mümkün olduğu kadar uzak durmamız gerek”</h3>

<p><br />
Gebeliğin ilk 3 aylık sürecinde yeşil sebzeleri çok önerdiklerini ifade eden Dr. Çoksüer, “Diğer bir nokta hazır gıdalar. Artık evde yemek pişirme işlemleri biraz azaldığı için fastfood türevi, hamburger, pizza ya da konserve türü gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Bebeğimizi korumak istiyorsak bu gıdalardan mümkün olduğu kadar uzak durmamız gerek. Sigaranın içerisinde çok toksik maddeler var. Gebelik esnasında toksik maddelere maruz kalmaması gerekiyor. Bunun içerisinde en az 250’ye yakın toksik maddeler var. Bu toksik maddelerin içerisinde fare zehrinden tutun, tuvalet temizliğinde kullanılan deterjanlara kadar kimyevi bileşenleri söz konusu” diye konuştu.<br />
Özelikle Doğu ve Güneydoğu bölgesinde pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri tüketilmekte olduğunu dikkat çeken Prof. Dr. Çoksüer, “Bunlardan mutlaka ve mutlaka uzak durulması gerekiyor. Yine aynı şekilde sakatat türü çok fazla tüketmemelerini öneriyoruz. Midye, karides gibi gıdalardan da uzak durması gerekiyor. Annelerin, anne adaylarının gazlı içeceklerden uzak durması gerekiyor. Çünkü gazlı içeceklerin içerisindeki glikoz yükü yüksek olduğu için gebeliğe aşırı derece de zarar verebilmektedir. Mümkün olduğu kadar uzak durulması lazım” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>(İHA)</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Diyarbakır Haberleri</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-uzmanindan-uyari-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Dec 2023 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/uzman.jpg" type="image/jpeg" length="71848"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyabeti önlemek mümkün]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/diyabeti-onlemek-mumkun-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/diyabeti-onlemek-mumkun-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enfeksiyonların dışında kronik hastalıklardan diyabet de tıpkı koronavirüs gibi bir pandemi halini aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Enfeksiyonların dışında kronik hastalıklardan diyabet de tıpkı koronavirüs gibi bir pandemi halini aldı. Uzm. Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, “20 yaş üzeri her yedi kişiden birinin diyabetli olduğu bilinmektedir. Yapılan çalışmalara göre, yaklaşık son 15 yılda diyabet sıklığı ülkemizde yüzde 90, obezite (şişmanlık) oranı ise yüzde 44 artmıştır” İfadelerini kullandı.<br />
Tip 2 diyabetin genetik bir hastalık olduğunu söyleyen Medicana Ataşehir Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, “Ancak bu genetik özelliği taşıyarak doğan yani ailesinde diyabet öyküsü olan herkes yaşamı süresince diyabet hastası olmaz. Hatta ikiz kardeşlerden birinde diyabet ortaya çıkarken diğerinde gelişmeyebilir. Genetik faktörlere rağmen diyabeti tetikleyen faktörler çevre faktörleridir. Bunların başında da hareketsiz yaşam, karbonhidrat ağırlıklı beslenme ve kilo fazlası gelmektedir” dedi.<br />
<br />
Pre-diyabet sinsi ilerliyor<br />
“Kişinin kan şekeri düzeyi normalden yüksek olmasına karşın, diyabet hastalığı olarak adlandırılacak yükseklikte olmadığı durumlarda kişi pre-diyabetik yani şeker hastalığına aday olarak tanımlanır. Pre-diyabetik olan kişilerin çoğunda 10 yıl içinde Tip 2 diyabet geliştiği bilinmektedir” diyen Uzm. Dr. Meriçliler, “Pre-diyabet bulgu vermeden sinsi seyreder. Diyabetin ilk dönemlerinde de kişide hiçbir bulgu olmayabilir. Kan şekerleri ciddi derecede yükselmeye başlayınca halsizlik, aşırı iştah, aşırı susama ve su içme, sık idrara çıkma, kilo kaybı, bulanık görme, cilt enfeksiyonları, iyileşmeyen yaralar ortaya çıkabilir” şeklinde konuştu.<br />
Çeşitli tetkiklerle tanı konulabiliyor<br />
Diyabet tanısının kolaylıkla konulabildiğine değinen Uzm. Dr. Meriçliler, “10-12 saatlik açlık sonrası kan şekerine bakılır. Açlık kan şekerinin 100-125 arasında, yemekten 2 saat sonra bakılan kan şekerinin 141-199 arasında olması kişinin pre-diyabet yani diyabete aday dönemde olduğunu gösterebilir. Açlık kan şekeri 126 mg/dl'den yüksek, rastgele ölçülen kan şekeri düzeyi 200mg/dl'den yüksek, şeker yükleme testi sırasında kan şekeri düzeyi 200mg/dl veya üzerinde ise diyabet tanısı koyulur” dedi.<br />
Uzm. Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, diyabet gelişimini önlemek için dikkat edilmesi gereken 4 kuralı ise şöyle sıraladı:<br />
"Hareketli bir yaşam sürmek: Her gün en az 30 dakika, her gün vakit ayrılamıyorsa en az haftada 3 kez tempolu yürüyüş veya kişinin yapmak istediği her tür spor faydalı olacaktır. Masa başında çalışanlarda dahi sandalyede otururken yapılabilecek kol-bacak hareketlerinin metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını artırdığı gösterilmiştir.<br />
Karbonhidrat alımını azaltmak: Özellikle unlu ve şekerli gıdaları azaltmak, şeker içeren içeceklerden uzak durmak diyabetten korunmanın birinci kuralıdır. Kan şekerini hızlı yükselten gıdaların başında doğal olmasına rağmen bal, ayrıca reçel, pekmez, şekerli içecekler (kola, meyve suyu, limonata gibi) ve beyaz unlu gıdalar (simit, poğaça, börek ve beyaz ekmek gibi) gelmektedir.<br />
Kilo vermek: Özellikle vücut yağ oranının azalması, kas kitlesinin artması diyabetten korunmak için önemli bir adımdır. Bilinçsiz yapılan diyetlerle kas kaybı olması istenmeyen bir durumdur. Sağlıklı ve istikrarlı bir diyetle vücut yağ oranının azalması ve verilen kiloların korunması önemli bir korunma yöntemidir.<br />
İlaç tedavisi: Diyabet açısından risk altında olduğu bilinen bireylerde kan şekerini düşürmeyen ancak şeker metabolizmasının bozulmasını önleyen ilaç tedavileri doktor kontrolünde uygulanabilir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>(İHA)</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/diyabeti-onlemek-mumkun-olabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Dec 2023 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/saglik-2.jpg" type="image/jpeg" length="55642"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İdrardaki kırmızılık hangi hastalığın belirtisi ?]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/idrardaki-kirmizilik-hangi-hastaligin-belirtisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/idrardaki-kirmizilik-hangi-hastaligin-belirtisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Erol Çakmak, safra kesesi hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Erol Çakmak, safra taşlarının birçoğunun belirti vermediğini söyleyerek, “ Safra kesesi ve kanalı, karnın sağ üst bölgesinde karaciğerin altında bulunan armut şeklinde ve safra kanalı ile yardımıyla safrayı bağırsaklara akışını gerçekleşir. Safra kesesi içindeki taşlar safra kesesi çıkışını tıkayıp boşalmasını engellediğinde veya safra kanalına düştüğü durumunda belirtiler veriri. Belirtiler; karın ağrısı, vücutta sarılık, idrar renginin kırmızı veya kahverengi olması, ateş, üşüme, titreme, bulantı ve kusma gibi belirtiler verir. Safra kanalına düşen taş pankreasın iltihabi, hastalığı olan akut pankreatite neden olarak ciddi hayati tehlikeye neden olabilir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Kolanjioskop cihazı sayesinde, zorlu taşlar lazerle kırılıp çıkarılabiliyor</h3>

<p>Çakmak, kolanjioskop cihazı ile karaciğerin safra kanalındaki zorlu taşları lazerle kırılıp çıkarıldığına değinerek, “ Hastalığın tanısı; muayene bulguları ile beraber kan, idrar, ultrasonografi (USG) ve gerekirse bilgisayarlı tomografi, MRI ile tanısı konulur. Hastalığın ve komplikasyonların tedavilerinde çeşitli yöntemler vardır. En sık kullanılan yöntem laparoskopik ameliyatlardır. Safra kesesi ameliyatların yüzde 5’ten daha azı açık ameliyat ile gerçekleşir. Safra kanalına taş düştüğünde ERCP yöntemi ile ağızdan endoskopik yöntemle giriş yapılarak taş çıkarılmaya çalışılır. Ancak bazen zor taşlar ERCP yöntemi ile çıkarılamaz ve tekrarlayan stent uygulamaları veya zorlu açık ameliyat süreci yaşanır. Son yıllarda geliştirilen ucunda 1 milimetre çapında kamera bulunan Spyglass kolanjioskop sayesinde ERCP’de kullanılan duodenoskopi cihazının içinden geçilerek karaciğerin safra yollarını direkt görmemize sağlar. Bu kolanjioskop cihazı ile karaciğerin safra kanalındaki zorlu taşları lazerle kırılıp çıkarılır. Bu sayede hasta ciddi bir ameliyat sürecinden kurtulur” diye konuştu.</p>

<h3>Türkiye’de birkaç merkezde bulunuyor</h3>

<p>Kolanjioskop cihazının Türkiye’de bir kaç merkezde bulunduğunun belirten Çakmak, “ Türkiye’ de sadece birkaç merkez bulunan bu yöntemi kullanarak Kayseri, Tokat ve Yozgat gibi çevre illerimizden gelen hastalarımıza başarı ile uyguladık. Ayrıca Spyglass kolanjioskop ile safra kanalı ve pankreas kanalı darlıkları, şüpheli lezyonlar, tümörler direkt görüntülemekte ve teşhis amaçlı biyopsi almaktayız” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>(İHA)</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/idrardaki-kirmizilik-hangi-hastaligin-belirtisi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Dec 2023 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/safra-tasi.jpg" type="image/jpeg" length="27020"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obezitede birinci sıradayız]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/obezitede-birinci-siradayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/obezitede-birinci-siradayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü’nün açıkladığı verilere göre Türkiye, obezite de Avrupa’da birinci sırada yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Obezite Raporu’na göre Türkiye’de yetişkinlerin yaklaşık yüzde 59’u aşırı kilo ve obezite ile karşı karşıya kalıyor. Obezite görülme oranı erkeklere oranla kadınlarda daha yüksek. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Endokrin ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Barış Sarıakçalı, Türkiye’de ki obezite durumunu değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Obezitenin bir çok sağlık sorununa yol açtığını söyleyen Sarıakçalı, “Özellikle Tip 2 diyabetin sebeplerinden biri obezitedir. Hipertansiyon, Hiperlipidemi, Kalp Damar Hastalıkları, Uyku Apne Sendromu, Osteoartroz (Eklem kireçlenmesi) ve bazı kanserler yine obezitenin getirdiği sağlık sorunlarından biridir. Obezitede genetik önemli bir faktördür. Bunun dışında kilonun artmasının en önemli sebeplerinden bir tanesi, aşırı kalorili yiyecekler tüketilmesi ve hareketin azalmasıdır. Kişilerin vücut kitle indeksini ölçerek obezite tanısını koymaktayız. Hastaların vücut kitle indeksi 30 ve üzerindeyse obezite tanısı koyuyoruz. Türkiye’de 2011 yılında yapılan bir çalışmada obezite sıklığı, kadınlarda erişkin nüfusta yüzde 44, erkeklerde yüzde 27 olarak bulunmuştur. Türkiye’de her erişkin 3 bireyden birinin obez olduğu bilinmektedir. Avrupa’da obezite de Türkiye’nin birinci sırada yer aldığı bilinmektedir." dedi.</p>

<h3>“Obezite, kadınlarda daha sık görülmekte”</h3>

<p>Erkeklere oranla kadınların daha az hareket etmesinden dolayı obezitenin kadınlarda daha sık görüldüğünü söyleyen Dr. Sarıakçalı, ”Obezite, kadınlarda hareketlerin daha az olması, beslenmenin kötü olması, hamur işi gıdalar ve ekmeğin fazla tüketilmesi, teknolojik araçların kullanımının yaygınlaşması sonucu hareketin azalması nedeniyle daha fazla görülmektedir. Beslenme konusunda biz diyetimiz de karbonhidrat yağ ve proteinleri belirli oranlarda almalıyız. Aldığımız yiyecekler yüzde 50 karbonhidratlardan, yüzde 20-25 proteinlerden, yüzde 20-25 de yağlardan oluşmalıdır. Basit karbonhidratlar dediğimiz, reçel, çikolata, bal gibi gıdalar yerine, kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Ekmek bunun örneği, tahıllar bunun bir örneği. Bunlardan yeterli ve dengeli düzeyde almayı öneriyoruz. Yağlar konusunda da doymuş yağlar değil de doymamış yağlar olan, zeytinyağı, ayçiçek yağının tüketilmesini öneriyoruz. Protein konusunda ise hastalarımıza imkanları dahilinde balık, yağsız et tüketmesini önermekteyiz” ifadelerini kullandı. (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>(İHA)</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/obezitede-birinci-siradayiz</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Dec 2023 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/whatsapp-image-2023-12-15-at-114226.jpeg" type="image/jpeg" length="70399"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuz deyip geçmeyin!]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/tuz-deyip-gecmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/tuz-deyip-gecmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Köz, aşırı tuz kullanımının birçok sağlık riskini artırdığı söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı tuz kullanımının birçok sağlık riskini artırdığı söyleyen Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Köz, “Bunlar arasında hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarını (kalp yetmezliği, felç ve bacak damarlarında tıkanma gibi) başta saymak gerekir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tuz, yemeklerin ve sofralarımızın olmazsa olmazlarından biri olarak kabul edilir. Ancak tuzun fazla kullanılması, kan basıncının yükselmesi ve kalp-damar hastalıkları (kalp yetmezliği, felç ve bacak damarlarında tıkanma) gibi çeşitli sağlık problemlerine yol açabiliyor. Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Köz, tuz tüketimi hakkında bilgiler verdi.</p>

<h3><b>“Su ve sodyum dengesi hastalık durumunda bozulur”</b></h3>

<p>Sofra tuzunun sodyum ve klorürün kimyasal etkileşimi sonucu meydana gelen bir madde olduğunu aktaran Köz, “Sodyum ve klor olmadan mevcut hücre yapılarının olması mümkün olmazdı. Sodyumun rol aldığı sadece birkaç olayı hatırlatmak bile durumu kavramamız için yeterlidir. Hücrelerin hacminin düzenlenmesi, sinirlerimizin sinyal üretmesi ve kaslarımızın kasılması, kalbimizin düzenli çalışması hep sodyum ve klorla ilişkilidir. Sodyumun (ve klorun) belli bir dengede olması biyolojik sistemlerin fonksiyonları için hayati önemdedir; bu hassas dengeyi tutturmak için birçok fizyolojik mekanizma gelişmiştir. İnsan vücudunda su ve sodyum arasında neredeyse sabit bir denge vardır; bu denge sadece hastalık durumunda bozulur” diye konuştu.</p>

<h3><b>“Birçok sağlık riskini artırdığı biliniyor”</b></h3>

<p>Aşırı tuz kullanımının birçok sağlık riskini arttırdığının bilindiğini kaydeden Doç. Dr. Köz, “Bunlar arasında kan basıncı yüksekliği (hipertansiyon) ve kalp-damar hastalıklarını (kalp yetmezliği, felç ve bacak damarlarında tıkanma gibi) başta saymak gerekir. Bunun dışında, aşırı tuz içeren beslenme tarzının obezite, osteoporoz, böbrek hastalıkları, mide kanseri (gastrik kanser) ve menier hastalığı ile ilişkili olduğu bildirilmiştir. Aşırı tuz tüketimiyle ilgili birkaç pratik konuya değinmek istiyoruz. Bunlarda birincisi vücudunda ödem (vücutta aşırı sıvı birikimi) olanlarla ilgilidir. Bu insanlar tuz ve su alımlarını azalttığında pratik faydasını kısa sürede görürler. Tansiyonu yüksek olanların tansiyonu düşmeye başlar, nefes darlığı olanların nefesi rahatlamaya başlar. Ayak ve bacaklardaki şişlik azalmaya başlar ve her yönden bir rahatlama gözlenir” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>User 20</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/tuz-deyip-gecmeyin</guid>
      <pubDate>Thu, 14 Dec 2023 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2023/09/tuz-2.jpg" type="image/jpeg" length="24385"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DİYARBAKIR’DA SAĞLIK SKANDALI!]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-saglik-skandali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-saglik-skandali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Sağlık Müdürlüğü’nde görevli bir memurun yazışma hatası nedeniyle 20 kelebek hastasının boğaz ameliyatı ertelendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’a 20 kelebek hastasının boğaz ameliyatı için geçici görevle gelen Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesinde Çocuk Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Uygun, onay aldığını öne sürdüğü ameliyatların Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü’nde bir memurun yazışma hatasından dolayı iptal edildiğini ileri sürdü.</p>

<p>Kelebek hastası çocukların ameliyatı için geçici görevle Diyarbakır’a gelen Prof. Dr. İbrahim Uygun, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde çalıştığını ve daha önce de Diyarbakır’da görev yaptığını söyledi. Diyarbakır’da özelikle bu çevrede çok fazla kelebek hastası olduğunu belirten Dr. Uygun, kelebek hastalarının başlarının tacı olduğunu, onların tedavisiyle ilgili her türlü hizmeti vermeye hazır olduklarını dile getirdi.</p>

<h3>HASTALARIN AYAĞINA GELDİ AMA…</h3>

<p>“Özelikle yemek borusu daraldığında elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışıyoruz” diyen Dr. Uygun, şöyle konuştu: “Kütahya’ya gittikten sonra bu hastalarımız Kütahya’ya gelmeye başladılar. Ancak Kütahya maalesef çok uzak bir yer. 1200 kilometre ve araçla ulaşım çok pahalı. Ondan dolayı hastalarımızın buraya gelemediğini öğrendim. Ben kalkıp buraya geldim. Tüm yazışmalarımız 3 ay öncesinden yapıldı. Hem Sağlık Bakanlığı’yla, İl Sağlık Müdürlüğü’yle ve kendi üniversitemle ilgili yazışmalarda herhangi bir problem gözükmüyor. Ancak Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü’ndeki bir memurun yazışmalarındaki bir hatadan dolayı buraya bir hafta önce gelmeme rağmen başlayışımın iptal edildiğine dair bir yazı bana tebliğ edildi. Bu yazıya istinaden de bugün maalesef tekrar Kütahya’ya dönmek zorundayım.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="DİYARBAKIR’DA SAĞLIK SKANDALI!2" class="img-fluid detail-photo" src="https://guneydogueksprescom.teimg.com/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/diyarbakirda-saglik-skandali2.jpg" style="width: 100%" / width="800" height="600"></p>

<h3>‘MEMURUN YAZIŞMA HATASI VAR’</h3>

<p>Ortada çok büyük bir yanlışlık olmadığını aktaran Dr. Uygun, “Sadece bir memurun yazışma hatasından kaynaklanan bir durum. Bununla ilgili özelikle Sağlık Bakanlığımıza buradan sesleniyorum. Bu konuyla ilgili ivedilikle bir düzeltme yapılmasını kendisinden rica ediyoruz. Kadın Doğum Hastanesinde bir haftadır çalışıyorum. Bir hafta boyunca bütün planlarımızı imkanlarımızı zorlayarak yaptık. Yarın itibariyle bu hastalarımızın yemek borusunu genişletme ameliyatlarına başlayacaktık. Doktor arkadaşlarla beraber böyle bir çalışma planı yapmıştık. Maalesef şu anda hepsini erteleme zorunda kaldık” diye konuştu.<br />
Gerçekler Dünyası Araştırma Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Şenay Çalışır, Diyarbakır’da toplamda 48 hastaları olduğunu, bu hastaların, hastalıklarından kaynaklı yemek yeme yetisini yitirdiğini ifade etti.</p>

<h3>AMELİYATI GEREKEN 20 HASTA VAR</h3>

<p>Ameliyatı gönüllü olarak yapan, çocuklardan herhangi bir ücret talep etmeden Prof. Dr. İbrahim Uygun’un yapacağını kaydeden Çalışır, “Kütahya’dan geçici görevle çocuklarımız için Diyarbakır’a geldi. Bu, bir yazışma hatasından kaynaklı hocamızın görevi durduruldu. Gerçekler Dünyası Derneği olarak kelebek hastalarımızın sesini duyurmak için buralardayız. Artık yeter diyoruz. Şu anda Diyarbakır’da boğazı açılması gereken 20 hastamız var. Acil durumda olanlar. Bunun yanı sıra bütün hastaların arada bir dilatasyon yapılması gerekiyor ki rahat yutkuna bilsinler diye. Çünkü hastalıklarından dolayı boğazlarında oluşan lezyonlardan kaynaklı yemek borularında daralma oluşuyor” şeklinde konuştu.<br />
Hasta annesi Kadriye Kurt, 9 yıldır bu hastalıkla mücadele ettiklerini belirterek, kızının da aynı rahatsızlıktan dolayı şu an aileler olarak toplandıklarını söyledi.</p>

<h3>‘ÇOCUKLARIMIZ SIKINTI İÇİNDE’</h3>

<p>Dün haberi duyduklarında beri gece yatmadıklarını söyleyen Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çok üzüntülüyüz. Çocuklarımız çok büyük sıkıntılar içerisinde. Bu şekilde ertelenmesi, bizi görmemezlikten gelinmesi bizi boğdu. Şu anda Diyarbakır’da ameliyat olması gereken 40’a yakın hasta var. İbrahim hoca sağ olsun bizler için fedakarlık edip buraya kadar geldi, aileler sevinç içinde. Hocamız gelmiş, çocuklarımız beslenmeye başlayacak diye mutluyken bu kırık hayalimizle durduk.</p>

<p>Sağlık Bakanımızdan rica ediyoruz, İbrahim hocamızı istiyoruz. ”Kelebek hastası Mikail Yaşar ise yemek yeme sıkıntısı çektiğini aktararak, “Yemek yerken hep boğazımda kalıyor. O yüzden bazen açım, bazen de tokum. Hep yemek yiyemiyorum. Ameliyat olmak istiyorum” ifadelerinde bulundu. Öte yandan, Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü, konunun kendileriyle ilgili bir durum olmadığını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Sağlık, Diyarbakır Haberleri</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/diyarbakirda-saglik-skandali</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Dec 2023 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/diyarbakirda-saglik-skandali.jpg" type="image/jpeg" length="48816"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Peynirde taklit ve hile var]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/peynirde-taklit-ve-hile-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/peynirde-taklit-ve-hile-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, peynir üretiminde dünyada 9’ncu sırada yer alan Türkiye’deki peynir üretimince ciddi sorunların bulunduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Haksız kazanç sağlamak ve birim maliyetleri düşürmek için peynir yapımında değişik yöntemlere başvuruluyor" dedi.<br />
Peynirde çok fazla çeşidin bulunmasının, taklit ve tağşiş yapmanın boyutlarını artırdığını vurgusu yapan Bayraktar, son 2 yılda peynir fiyatlarında 4 kata varan artışların olması tüketicinin alım gücünü azalttığını ve bu durumun sahtecilik oranlarını artırdığını söyledi. Bayraktar şu ifadeleri kulandı:</p>

<h3>KİMYASAL MADDE KARIŞTIRILIYOR</h3>

<p>"Haksız kazanç sağlamak ve birim maliyetleri düşürmek için peynir yapımında; süt yağı haricinde yağ kullanımı, koyun ve keçi peynirlerine inek sütü karıştırılması, ürün yapısını sertleştirmek için nişasta kullanımı, küf ve maya oluşumunu engellemek amacıyla izin verilen miktardan fazla natamisin kullanımı gibi değişik yöntemlere başvuruluyor. Özellikle piyasada tost peyniri, üçgen peynir ve kahvaltılık peynir gibi eritme peynirler sorunu çok daha önemli hale getiriyor. Bu peynirler birçok peynir çeşidinin süt tozu ve tereyağı bazlı süt ürünlerinin ve homojenliği sağlayıcı kimyasal maddelerin karıştırılması ile yüksek sıcaklıklarda işlenerek elde edildiği için tağşişe en açık ürünlerdir."</p>

<h3>YILLIK ÜRETİM MİKTARI 723 BİN TON</h3>

<p>Dünyada yaklaşık 22 milyon ton peynir üretildiğini ve 39,3 milyar dolarlık ihracat yapıldığına dikkati çeken Bayraktar, “Türkiye 723 bin ton üretim ile dünyanın 9’uncu, Avrupa Birliği ülkeleri arasında 6’ncı sırada yer alıyor. Dünya peynir üretiminde ABD 6,4 milyon ton ile ilk sırayı alırken, ABD’yi 2,5 milyon tonla Almanya, 1,7 milyon tonla Fransa, 1,2 milyon tonla İtalya, 1,1 milyon tonla Rusya takip ediyor. Türkiye gerçekleştirilen üretim ile dünyanın en büyük peynir üreticilerindendir. Ülkemizin yöresel zenginliği peynirde çeşit sayısını artırıyor. Üretimi yapılan peynir çeşidinin 200’e ulaştığı biliniyor. Türkiye'de tüketimi en yaygın olan peynirler; beyaz peynir, deri peyniri ve kaşar peyniri olmakla birlikte, yöresel peynirler yönünden de ciddi bir çeşitlilik bulunuyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>MARKALAŞMA VE TANITIM TALEBİ</h3>

<p>Türkiye’nin çeşitli yörelerinde üretilen zengin bir peynir kültürü bulunduğunu söyleyen Bayraktar, "Her çeşit peynirimizin kendine özgü üretim yöntemi, benzersiz bir lezzet profili var. Bu peynirlerden 40’ı coğrafi işaret alarak tescillenmiş, 18’i için de tescil başvurusu yapılmıştır. Ezine peynirimiz ise Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili alan ilk Türk peyniri olmuştur. Ancak ülkemiz tüm bu zenginliğe rağmen dünya peynir ihracatından binde 5 oranında pay alıyor. Bu durum markalaşmanın ve tanıtımın ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Ülkemizdeki peynir çeşitlerinin her biri AB tescili alabilecek kalitededir. Amacımız bu lezzetleri dünya tüketicisiyle buluşturmak, Türk mutfağının vazgeçilmez bir parçası olan bu peynirleri bir marka haline getirerek sınırlarımızın dışına çıkarmak olmalıdır" diye konuştu.</p>

<p>"Üretimde yaşanan sorunların çözülememesi halinde dış pazarlarda rekabet etmenin mümkün olmayacağını da sözlerine ekleyen Bayraktar, “Hedefimiz 200’e yakın çeşit peynirimizi dünya tüketicisiyle buluşturmak olmalıdır. Önceliğimiz; yem başta olmak üzere girdilerdeki fiyat artışlarına yönelik etkili tedbirler almak, üreticilerimize sürdürülebilir gelir, tüketiciye ulaşılabilir fiyattan gıda sağlayacak politikaları hayata geçirmek olmalıdır. Çiğ süt fiyatları değişen piyasa koşullarına göre güncellenmeli, süt üreticilerimiz mağdur edilmemelidir. Ülkemizde üretilen sütün büyük bir kısmı, çiftçilerimizi kırsalda tutan, küçük aile işletmeleri tarafından üretiliyor. Bu sektörü ayakta tutan aile işletmeleridir. Bu işletmeler üretime küstürülmemeli, ayakta kalması sağlanmalıdır" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>User 39</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/peynirde-taklit-ve-hile-var</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Dec 2023 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/peynirde-taklit-ve-hile-var.jpg" type="image/jpeg" length="35455"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser hastalarına müjde; Hücreleri yok eden buluş]]></title>
      <link>https://www.guneydoguekspres.com/kanser-hastalarina-mujde-hucreleri-yok-eden-bulus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneydoguekspres.com/kanser-hastalarina-mujde-hucreleri-yok-eden-bulus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim adamı, hayvanlar üzerinde test ettiği projeyle sağlıklı hücrelere toksik etki oluşturmadan kanser hücrelerini yok etmeyi başardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde görevli bilim adamı Prof. Dr. Nizami Duran, deprem sürecinde geliştirdiği projeyle sağlıklı hücreler üzerinde toksik etki oluşturmadan kanser hücrelerini yok etmeyi başardı.</p>

<p>Kahramanmaraş merkezli depremlerde en büyük yıkım Hatay’da yaşanmıştı. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesinde asrın felaketinden olumsuz etkilendi. Üniversitenin Tıp Fakültesi’nde görevli Prof. Dr. Nizami Duran, tüm olumsuzluklara rağmen kansere karşı önemli bir tedavi yöntemi geliştirdi. Bilim adamı Duran, kanser hastalığında yeni tedavi yöntemi içeren ‘Akciğer, Meme ve Melanoma Kanserleri Kemoterapisinde Düşük Toksisite, Yüksek Etkinlik Hedefli Yeni Yaklaşımlar’ isimli çalışmasıyla sağlıklı hücrelerde toksik etki oluşturmadan kanser hücrelerini yok etmeyi başardı. Zor şartlarda geliştirilen çalışma, Türkiye’de düzenlenen ve 20'nin üzerinde ülkeden, 500'e yakın projenin katıldığı yarışmada en iyi patentler arasında yer alarak patent ödülüne layık görüldü. Öte yandan kanser tedavisinde çığır açacak tedavi yöntemi, 8. İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı’nda kanser tedavisinde solid tümörlere karşı, yeni tedavi üzerine çalışmasıyla altın madalya kazandı. Dünyada kanserin tedavisinde kullanılan birçok ilaç toksik etkileri sebebiyle yasaklanırken Hatay'da bilim adamı Duran tarafından geliştirilen çalışmada herhangi bir toksik etki meydana gelmedi.</p>

<p>"Hayvanlarda deneysel olarak oluşturduğumuz tümörlerin bu yolla yok edildiğini tespit ettik"</p>

<p>Duran, projenin hayvanlar üzerinde test edildiğini dile getirerek “Solid tümörlere karşı yeni tedavi yöntemlerini içeren çalışmamız, 8. İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı'nda madalyaya layık görüldü. Bu çalışma kanser tedavisinde selektif etkinin hedeflendiği bir çalışmadır. Çalışmamızda, sağlıklı hücreler üzerinde toksik etki oluşturmadan sadece kanser hücrelerini yok edilmesi amaçlandı. Hayvanlarda deneysel olarak oluşturduğumuz tümörlerin bu yolla yok edildiğini tespit ettik. Elde ettiğimiz sonuçları patentini aldığımız bu çalışmanın, 27 Nisan-01 Mayıs 2023 tarihleri arasında İstanbul'da düzenlenen '8. İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı (ISIF23)’da uluslararası jüri tarafından en iyi patentler arasında gösterilerek ödüle layık görülmesi üniversitemiz ve ülkemiz adına bizi gururlandırdı" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Duran şöyle devam etti: "Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların tamamının yüksek toksisiteleri sebebiyle hastalar üzerinde hayati derecede yan etkiler oluşturmakta hatta hastaların ölümüne bile yol açabilmektedir. Geliştirdiğimiz projeyle sağlıklı hücre ve dokular üzerinde yan etki oluşturmaksızın ya da minimal düzeyde bir yan etkiyle kanser hücrelerini yok etmeyi başardık. Kanser ilaçları çok fazla düzeyde toksik etki oluşturduğunda, insan vücudunda kanserli dokuların tedavisi yanında da sağlıklı dokular üzerinde de şiddetli yan etki meydana getirmektedir. Dolayısıyla hastanın tedavisi sırasında hastada ciddi zararlar meydana gelebilmektedir. Bu sebeple birçok kanser ilacının kullanımı sınırlandırılmakta ya da hastanın tedavisi tamamlanamadan tedavi yarıda kesilmektedir. Çünkü oluşan ciddi toksisite, çoğu hastanın ölümüne dahi yol açabilmektedir. Biz bu patentimizle bu sorunun üstesinden gelmeyi hedefledik. Çalışmalarımızda aldığımız sonuçlar çok çarpıcıydı. En yakın zamanda bunu, ulusal prestij ve ekonomiye katkı anlamında faydalı hale getirmeye çalışacağız. İnşallah kısa zamanda önemli mesafeler kat edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.guneydoguekspres.com/kanser-hastalarina-mujde-hucreleri-yok-eden-bulus</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneydogueksprescom.teimg.com/crop/1280x720/guneydoguekspres-com/uploads/2023/12/kanser-doktor.jpg" type="image/jpeg" length="70351"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
