
Sabah saat 06.00’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda, 32 şüpheligözaltına alındı. Operasyon kapsamında gerçekleştirilen aramalarda 1 adet AK-47 uzun namlulu tüfek, 11 adet ruhsatsız tabanca ve 673 adet farklı çap ve ebatta fişek ele geçirildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 10’u çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 16 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilirken, 3 şüpheli serbest bırakıldı. Firari durumda bulunan 3 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Diyarbakır Valiliğinden yapılan açıklamada, halkın huzur ve güvenliğini tehdit eden suç örgütlerine karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.
Amedspor’un sahasında Manisaspor’u 2-0 mağlup ettiği karşılaşmada hakem kararları tartışma yarattı. Mücadelede Manisasporlu Vargas kırmızı kart görerek oyun dışında kalırken, ilk yarıda yaşanan bir pozisyonun cezasız kalması dikkat çekti.
Amedspor maçında skandal karar; Murat’ın ayağı kırılabilirdi!https://t.co/imT7s34hLL pic.twitter.com/hPvxJsEqjE
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) March 16, 2026
Karşılaşmanın 35. dakikasında Amedspor’un sağ kanattan geliştirdiği atakta Murat Uçar ceza sahası önünde sert bir müdahaleyle yere indirildi. Pozisyonun tekrar görüntülerinde Manisasporlu Yasin’in, Murat Uçar’ın ayağına kramponunun tabanıyla sert bir şekilde bastığı net biçimde görüldü.
Futbol yorumcuları ve taraftarlar tarafından “ayak kırmaya yönelik tehlikeli müdahale” olarak değerlendirilen bu pozisyonda, hakemin kart göstermemesi büyük tepki çekti. Birçok futbol otoritesine göre bu müdahalenin kırmızı kartla cezalandırılması gerektiği ifade edildi.
Maçın ilerleyen dakikalarında Manisasporlu Vargas’ın gördüğü kırmızı karta rağmen, özellikle ilk yarıdaki bu kritik pozisyonun hem orta hakem hem de VAR tarafından değerlendirilmemesi tartışmaları daha da büyüttü.
Amedspor cephesinde ise sezon boyunca benzer hakem kararlarının sıkça yaşandığına dikkat çekilirken, Manisaspor maçındaki bu pozisyonun da adil yönetim tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığı belirtildi.
16 Mart, Kürt halkının hafızasında sadece bir tarih değil; aynı zamanda insanlığın vicdanına kazınmış büyük bir acının adıdır. 16 Mart 1988’de Irak’ın Kürdistan bölgesindeki Halepçe kentinde yaşananlar, modern tarihin en korkunç kimyasal saldırılarından biri olarak kayıtlara geçti.
O gün, Saddam Hüseyin rejimine bağlı güçler, İran-Irak Savaşı’nın gölgesinde kalan bir kente ölüm yağdırdı. Uçaklardan bırakılan kimyasal gazlar birkaç dakika içinde sokakları, evleri, bahçeleri ve insanları sessizliğe boğdu.
Hardal gazı ve sinir gazlarının etkisiyle yaklaşık 5 bin insan hayatını kaybetti, binlercesi ise ağır yaralandı. Ölenlerin çoğu kadın, çocuk ve yaşlıydı. Kaçacak yer yoktu, saklanacak bir zaman da…

Halepçe’de hayat bir anda dondu. Sokaklarda çocuklarını kucaklamış anneler, kapı eşiğinde yere yığılmış babalar, sığınacak yer ararken nefesi kesilen yaşlılar…
Dünya kamuoyu bu görüntülerle sarsıldı ama ne yazık ki bu sarsıntı, gerçek bir hesaplaşmaya dönüşmekte uzun yıllar gecikti. Bu katliam, Enfal Operasyonu adı verilen ve Kürtlere karşı yürütülen geniş çaplı askeri operasyonların en kanlı halkalarından biriydi. On binlerce insanın kaybolduğu, köylerin yerle bir edildiği bu süreç, sadece bir savaş stratejisi değil; aynı zamanda bir halkın varlığına yönelik sistematik bir yok etme politikasının parçasıydı.
Halepçe’nin acısı yalnızca geçmişte kalmış bir trajedi değildir. Bugün hâlâ o günün tanıkları hastalıklarla, sakatlıklarla ve kayıpların bıraktığı derin yaralarla yaşamaya devam ediyor. Kimyasal gazların etkisi sadece o günkü ölümlerle sınırlı kalmadı; sonraki nesillerde bile sağlık sorunları olarak kendini gösterdi.

Bu yüzden Halepçe’yi anmak, sadece geçmişi hatırlamak değildir. Halepçe’yi anmak, insanlığın kimyasal silahlara karşı verdiği sözleri hatırlatmaktır. Çünkü tarih bize şunu gösterdi: Unutulan acılar tekrar yaşanma riskini taşır.
Halepçe katliamı, II. Dünya Savaşı’ndan sonra sivillere karşı gerçekleştirilen en büyük kimyasal saldırılardan biri olarak kabul ediliyor. Dünya kamuoyu saldırının görüntüleri ortaya çıktığında büyük bir şok yaşadı. Ancak uluslararası toplumun tepkisi, yeterli düzeyde olmadı.

Dünya bugün savaşlardan, kimyasal silahlardan ve sivillerin hedef alındığı saldırılardan söz ederken, Halepçe hâlâ bir uyarı olarak önümüzde duruyor. İnsanlık eğer gerçekten ders almak istiyorsa, Halepçe’yi sadece bir anma günü olarak değil, bir vicdan sınavı olarak görmelidir.
Aradan geçen onca yıla rağmen, Halepçe’nin sokaklarında yükselen sessizlik hâlâ konuşuyor. Ve o sessizlik bize şunu fısıldıyor:
Bir halkın acısı unutulduğunda, insanlık biraz daha eksilir.
Karşılaşma sonrası kulübün resmi sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, tribünleri doldurarak 90 dakika boyunca takımı yalnız bırakmayan taraftarların desteğinin galibiyette büyük pay sahibi olduğu vurgulandı.
Açıklamada, Amedspor taraftarının maç boyunca ortaya koyduğu coşku ve desteğin takımın motivasyonunu artırdığı belirtilerek şu ifadeler yer aldı:
“90 dakika boyunca yanımızda olan, desteğini bir an olsun esirgemeyen büyük taraftarımıza teşekkür ederiz.”

Manisaspor karşısında alınan 2-0’lık galibiyetle kritik bir üç puanı hanesine yazdıran Amedspor, taraftarının desteğiyle şampiyonluk yolunda önemli bir adım daha atarken, kulüp yönetimi de bu birlikteliğin sezonun geri kalanında da sürmesi temennisinde bulundu.
Diyarbakır Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü (Milli Emlak Daire Başkanlığı) tarafından verilen resmi ilana; Kamu konutu ve arsa satış ilanı bağlamında 16 adet gayrimenkul için 25 Mart tarihinde Açık İhale Usulü ile ihaleye çıkılacak. Konuyla ilgili yapılan duyuruda, gayrimenkullerin muhammen bedeli 950 bin ila 1 milyon 250 bin TL olarak belirtildi.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün resmi ilanında ihale şartları arasında şunlar yer alıyor:
“1-Yukarıda tapu bilgileri ile taşınmaz özellikleri belirtilen mülkiyeti Hazineye ait kat mülkiyeti/kat irtifakı tipindeki (türündeki) kamu konutları (lojman) ile bir adet taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte yer alan hükümler ile 4706 sayılı Kanunun 4. maddesinin 5 ila 11. fıkralarına göre satış ihaleleri yapılacaktır.
2-İhalesi yapılacak taşınmazlar 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 45. maddesine göre açık teklif usulü ile hizalarında gösterilen gün ve saatte Diyarbakır İli, Bağlar İlçesi, Turgut Özal Bulvarı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Hizmet Binası Kat:6 Fesih Barut Toplantı Salonunda teşekkül edecek komisyon huzurunda yapılacaktır.
3- İhalelere ilişkin şartname, mesai saatleri dahilinde Diyarbakır Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünde (Milli Emlak Daire Başkanlığı) bedelsiz olarak görülebilir.
4.1- Kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulan kamu konutlarından ihalenin yapıldığı tarihte; adlarına görev, sıra ve hizmet tahsisli kamu konutu tahsis edilen (şartlı tahsisler dahil) ve fiilen konutta oturanlar öncelikli alım hakkına sahiptir. (adlarına görev, sıra ve hizmet tahsisli olanların aynı zamanda konutta fiilen oturması gerekmektedir.)
İhale bedeli öncelikli alım hakkı sahibi tarafından; peşin olarak ödenmesi durumunda ihale bedeline yüzde on indirim uygulanır, taksitle ödenmesi halinde ise indirim uygulanmaksızın;
a) En az yüzde yirmisi peşin, kalanı beş yılda ve altmış taksitle,
b) En az yüzde yirmi beşi peşin, kalanı yedi yılda ve seksen dört taksitle,
c) En az yüzde otuzu peşin, kalanı on yılda ve yüz yirmi taksitle, ödenebilir. Öncelikli alım hakkı sahibi bu ödeme seçeneklerinden herhangi birini tercih edebilir. Bu durumda borç bakiyesi ve aylık taksitler, her yılın Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere yılda iki kez Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) aylık değişim oranında artırılarak hesaplanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda aylık değişim oranları toplamının yıllık yüzde on ikiyi (en fazla %12) geçmesi halinde geçen kısım hesaba katılmaz.
4.2-Öncelikli alım hakkı sahibinin kamu konutunu satın almak istemediğini bildirmesi, süresi içerisinde herhangi bir bildirimde bulunmaması ya da yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, en yüksek teklifi veren istekli tarafından satış bedeli peşin veya 4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şekilde en az dörtte biri peşin, kalanı en fazla iki yılda ve taksitlerle kanunî faizi ile birlikte ödenebilir.
4.3- Öncelikli alım hakkı sahibinin; kamu konutunu satın almak istemesi ve süresi içerisinde satış bedelini peşin olarak ödemesi veya peşinatı ödeyerek taksitli satış sözleşmesini imzalaması halinde bu durum ihalede en yüksek teklifi veren isteklisine bildirilir.
4.4- Bedelin yetkili kredi kuruluşlarından kredi temin edilerek ödenmek istenilmesi halinde, alıcı tarafından kredi kuruluşu ile yapılan kredi sözleşmesi veya kredi açıldığına dair kredi kuruluşunun resmî yazısı verilir ve kredi kuruluşu tarafından bedel ilgili muhasebe biriminde açılacak emanet hesabına aktarılması halinde İdarece, tapu müdürlüklerine kredi kuruluşu lehine ipotek tesis edilmesi ve alıcı adına tescil işleminin yapılması hususu yazıyla bildirilir.
17,5 yıl cezaevinde yatan ve sivil toplum örgütü temsilciliği de yapan Araştırma-Yazar Cafer Solgun, yeni çıkan resmi ve Öteki Cumhuriyet’ başlıklı kitabı üzerine Güneydoğu Ekspres’e konuştu. Gazetemizin sorduğu sorulara Solgun’un verdiği yanıtlar şöyle:
Kitabınızın adı neden ‘Resmi ve Öteki Cumhuriyet’?
Çünkü gerçekten de bir ‘resmi’ bir de ‘öteki’ cumhuriyet gerçeğimiz var. Cumhuriyetin ‘resmi’ olanında ‘Türk’ iseniz, mutlusunuz! Hem Türk hem Sünni inancına mensup da olabilirsiniz, önceliğiniz ‘Türk’ olmaksa, sorun yoktur. Ama en ‘makbul’ olanı, Türk, Sünni ve Kemalist olmaktır. Egemen devlet zihniyeti açısından böyledir. ‘Türkiye Türklerindir’ zihniyeti hakimdir (Biliyorsunuz bu, uzun yıllar boyunca çok satan bir gazetenin sloganıydı). ‘Türkçe konuş çok konuş’ dayatması vardır ve bu coğrafyada Kürtler başta olmak üzere diğer etnik kimlikler ve diller aslında yoktur. Sağcı olabilirsiniz, solcu olabilirsiniz, dinci veya dinsiz olabilirsiniz, ama önce Kemalist olacaksınız. Halen tam manasıyla aşılamamış olan egemen devlet zihniyeti ve şekillendirmeye çalıştığı tek tip toplum modeli ile Türkiye’nin toplumsal, etnik, kültürel ve dinsel çeşitliliği arasında doğal olarak büyük farklılıklar vardı ve vardır. Sorunu her iki bağlam etrafında mercek altına alınca kitabın adı da kendiliğinden ortaya çıkmış oldu.

Cumhuriyet ‘ötekilerin’ de Cumhuriyeti olabilir mi?
Tabii ki. Bu coğrafyayı ‘yurt’ bilmiş herkesin varlığını tanıyan, dili başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerinin güvencesi olan, herkesin inancını, inançsızlığını birbirine dayatmadan özgürce yaşayabildiği bir eşit yurttaşlar cumhuriyeti olur. Olabilir, olmalıdır. İkinci yüzyılında cumhuriyetin demokratikleştirilmesi, siyasilerin çokça lafını ettikleri sahici bir ‘birlik-beraberliğin’ gereğidir. Cumhuriyetin ilk yüzyılı Kürtler başta olmak üzere Türkiye halkları için, ‘öteki’ görülen herkes için kanlı ve çileli bir yüzyıl olarak yaşandı. Kendisini bu coğrafyanın gerçeklerini inkar üzerinden kurgulamış ‘resmi ideoloji’ cumhuriyetini ve zihniyetini aşmak, cumhuriyeti herkesin sahipleneceği bir demokratik cumhuriyet olarak yeniden yapılandırmak, bu ülkenin geleceği adına her birimizin ortak sorunu ve sorumluluğudur.
Kitabınızın mantığı ve mesajı da budur diyebilir miyiz?
Elbette. ‘Resmi ideoloji cumhuriyeti’ gerçekleriyle yüzleşmek, hem cumhuriyetin demokratikleştirilmesi hem de güncel ve yakıcı bir sorunumuz olması nedeniyle Kürt sorununun barışçıl çözümü açısından, kaçınılmazdır. Bu yüzleşmeyi yok sayarak daha iyi, daha özgür bir gelecek inşa etmenin mümkün olmadığını düşünüyorum.
Bu kitabı ne kadar zamanda yazdınız ve kimlerden-nelerden yararlandınız?
Öncesi de var elbette ama bu kitabı şekillendirmek, ortaya çıkarmak için aralıklarla üç yılı aşkın bir araştırma, çalışma sürecim oldu. Cumhuriyetin 100. Yıldönümüne yetişsin isterdim ama basılması biraz uzun sürdü; benim dışımdaki nedenlerle. Kitapta ele aldığım konularla ilgili çok sayıda kitap okudum, çevrim içi kaynakları gözden geçirdim. Yakın tarih ve cumhuriyet tarihi, geçmişle yüzleşme, zaten araştırmacı-yazar kimliğimle temel ilgi ve çalışma alanlarımın başında yer alıyor. Ama bu vesileyle bilgilerimi tekrar gözden geçirme imkanı da buldum. Kitabın sonunda yararlandığım kaynakları paylaştığım bir ‘kaynakça’ da var.
Bu kaçıncı kitabınız?
Yazılarımla katkıda bulunduğum derleme kitapları saymazsak, adımı ve imzamı taşıyan yayınlanmış 15 kitabım var. Bunlardan biri hapishane yıllarındaki karikatürlerimi topladığım bir karikatür kitabı, bazıları da öykü ve bir de roman. Çoğunlukla araştırma-inceleme kitabı ama doğrusunu isterseniz bundan sonraki yazı hayatımda daha çok edebiyat alanında yoğunlaşmak istiyorum.
Yeşil kırmızılı ekibin orta sahadaki beyni Sinan Kurt, Amedspor’un Manisaspor karşısında aldığı galibiyetin ardından dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Maç sonrası kucağındaki küçük kızıyla konuşan tecrübeli oyuncu, takımın son haftalardaki performansına vurgu yaparak sezon sonu için umut dolu mesajlar verdi.
Ligin artık son virajına girildiğini belirten Kurt, her karşılaşmanın giderek daha zor geçtiğini ancak takımın buna göre hazırlandığını söyledi. Son üç haftadır sahada çok iyi bir mücadele ortaya koyduklarını dile getiren Kurt, takım arkadaşlarının sahada her şeyini verdiğini ifade etti.
Karşılaşmanın ilk yarısında da iyi oynadıklarını belirten tecrübeli futbolcu, golü bulamasalar da soyunma odasında umutlarını koruduklarını vurguladı.
Sinan Kurt, “Artık ligin son dönemlerine geldik. Her maçın zor geçeceğini biliyoruz ve buna göre hazırlanıyoruz. Ama takım olarak üç haftadır harika mücadele ediyoruz. Herkes elinden geleni yapıyor. İlk yarıda yine çok güzel oynadık. Golü bulamadık ama içerde de konuştuk; böyle devam ettiğimiz sürece mutlaka golü bulacağımıza inanıyorduk” dedi.
Takımın birlik ve mücadele ruhuna dikkat çeken Kurt, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Ben inanıyorum, böyle devam edersek, bu şekilde mücadele ettiğimiz ve takım gibi hareket ettiğimiz sürece inşallah sezon sonunda gülen taraf biz olacağız."
Amedspor’un tecrübeli oyuncusunun kucağındaki küçük kızıyla verdiği bu anlamlı mesaj, taraftarlar tarafından da büyük ilgi gördü.
Amedspor’un 2-0’lık galibiyetle sahadan ayrıldığı maçın ardından takım kaptanı Erce Kardeşler, hem kritik galibiyeti hem de sezon hedeflerini değerlendirdi. Kardeşler, ligin son düzlüğüne girildiğini vurgulayarak her puanın artık çok daha değerli olduğunu söyledi.
Karşılaşmanın önemine dikkat çeken Kardeşler, rakiplerin puan kaybettiği bir haftada kazanmanın büyük avantaj sağladığını belirterek, “Kritik bir maçtı. Geçen hafta içi maçlarında rakiplerimiz puan kaybetti. Biz de kazanınca onlara yaklaştık. Şu an maç fazlasıyla da ilk ikiye yerleştik. Bu yüzden üç puan bizim için çok değerliydi" dedi.
Rakip takımların Diyarbakır’da daha temkinli oynadığını ifade eden deneyimli kaleci, “Buraya gelen takımlar genelde kapanıp hızlı hücumla geçiş yakalamaya çalışıyor. Ama bugün çok fazla geçiş de vermedik. Takım olarak iyi savunduk" diye konuştu.

Son haftalarda savunma performansının yükseldiğini söyleyen Kardeşler, üç maçtır gol yememelerinin takım adına önemli bir gelişme olduğunu belirterek, “Uzun zamandır bu yönde eksiklerimiz vardı. Üç maçtır gol yemiyoruz. Bu takım savunması adına çok önemli ve bunun üzerine çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
Taraftar desteğinin önemine de değinen kaptan, “Taraftarımız bize muazzam bir destek veriyor. Bu saatte bile yanımızdalar. Onları mutlu etmek istiyoruz" diye kaydetti.
Şehrin Süper Lig’i hak ettiğini vurgulayan Kardeşler, “Bu şehir Süper Lig’e çok yakışacak. Bazı önyargıların insanların gelip görmesiyle kırılması gerekiyor. Biz de bunun için mücadele ediyoruz" şeklinde konuştu.
Sezon hedeflerinin net olduğunu dile getiren tecrübeli kaleci, kalan maçları kazanmak istediklerini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“İnşallah sezon sonunda şampiyon olmak istiyoruz. Hedefimiz ilk ikiye girmek. Olmazsa üçüncü olup play-off finaliyle çıkma şansımız var. Ama önceliğimiz ilk iki. Önümüzde Hatayspor maçı var, onu da kazanıp zirve yarışını son ana kadar sürdürmek istiyoruz.
Amedspor'un Kolombiyalı sağ kanat oyuncusu Daniel Moreno, Manisaspor karşısında attığı iki golle takımının galibiyetinde başrol oynadı. Karşılaşmanın kahramanı olan 31 yaşındaki futbolcu, maç sonrası yaptığı açıklamada bireysel performansından çok takımın kazandığı 3 puanın önemine vurgu yaptı.
Moreno, maçın ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Öncelikle iyi akşamlar diliyorum. Çok mutluyuz, bu durumdan çok memnunum. Takıma iki golle katkı sağladım ama bizim için önemli olan benim kaç gol attığım değil, takımımızın 3 puanı kazanmış olması. Bu maç bizim için gerçekten çok önemliydi.ö
Yeşil-kırmızılı forma ile bu sezon istikrarlı bir performans ortaya koyan Kolombiyalı futbolcu, ligde çıktığı 29 maçta 5 gol ve 7 asistlik katkı sağladı. Moreno ayrıca sezon içinde bir karşılaşmada ikinci sarı karttan gördüğü kırmızı kartla oyun dışında kalmıştı.

Manisaspor karşısında attığı iki golle galibiyetin mimarı olan deneyimli kanat oyuncusu, kritik haftalara girilen ligde takımının hedefi için mücadele etmeye devam edeceklerini aktardı.
Merkez Bağlar ilçesine bağlı Kaynartepe Mahallesi’nde yaşayan Yusuf Keten, 82 yaşında olduğunu ve iki yıldır evde berberlik hizmetinden yararlandığını ifade etti. Saç tıraşına ihtiyaç duyduğu zaman ilgili birimi aradığını ve berberin kısa sürede evine geldiğini belirten Keten, kendi başlarına dışarı çıkıp tıraş olmanın zor olduğunu, bu hizmet sayesinde önemli bir yükten kurtulduklarını söyledi.

Yaşı ilerlemiş yurttaşlara berberlik hizmeti veren Rıdvan Çelik, evde bakım kapsamında saç tıraşı hizmetini iki yıldır sürdürdüklerini söyledi. Çelik, yaklaşık 40 yurttaşa berberlik hizmeti verdiklerini belirterek, şöyle konuştu: “Özellikle yaşlılıktan ve hastalıktan dolayı dışarıya çıkamayacak durumda olan yurttaşlara gidiyoruz. Ortalama 20 günde bir ya da ayda bir ziyaret ediyoruz. Tıraş zamanları geldiğinde onlar da bizi arayabiliyor.”
Amedspor, 16 Mart 1988’de gerçekleşen Halepçe Katliamı’nın yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı. Kulüp, kimyasal silahlarla gerçekleştirilen saldırıda yaşamını yitiren binlerce insanı saygı ve rahmetle andığını duyurdu.
Amedspor tarafından yapılan açıklamada, Halepçe’de yaşananların insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
“16 Mart 1988’de gerçekleşen Halepçe katliamında yaşamını yitiren insanlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz. Kimyasal silahların hedef aldığı Halepçe’de kaybedilen hayatları unutmuyor, insanlığa karşı işlenen bu suçu hafızamızda yaşatıyoruz. Halepçe’yi unutmadık, unutmayacağız.”
Yüzde 68’e 32 topa sahip olma oranıyla oynayan Amedspor, rakibine büyük üstünlük kurmasına rağmen bu baskıyı skora yansıtmakta uzun süre zorlandı. Yeşil-kırmızılı ekip, tribünleri ve ekran başındaki taraftarları adeta “öldü öldü dirildi" dedirten bir mücadele sonunda sahadan 2-0’lık galibiyetle ayrıldı.
Karşılaşmanın kader anları ise son dakikalarda geldi. Dakikalar 81’i gösterdiğinde, sahneye çıkan Daniel Moreno Amedspor’u rahatlatan golü kaydetti. Ancak bu gol bile tribünlerin yüreğine su serpmeye yetmedi. Çünkü dakikalar ilerledikçe oyun başka bir hikayeye dönüşmeye başladı.

76. dakikada Vargas’ın kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kalan Manisaspor, beklenenin aksine Amedspor kalesinde daha fazla görünmeye başladı. Bu anlarda yeşil-kırmızılı ekip sahada şaşkın bir görüntü verdi.
Tam bu noktada takımın yaratıcı ayağı Dia Saba devreye girdi. Attığı akıl dolu ara pas, Moreno’nun sahneye çıkmasını sağladı. Dakikalar 90+4’ü gösterdiğinde gelişen atakta, son haftaların formda ismi Felix'in hırsı ve takibiyle başlayan pozisyonda savunmadan seken topu önünde bulan maçın kahramanı Moreno, topu ağlara göndererek hem kendisinin hem de takımının ikinci golünü attı. Bu gol aynı zamanda tribünlerdeki büyük gerginliğin de sonu oldu.

Ancak galibiyete rağmen bazı sorular hala cevap bekliyor. Orta sahadan derin paslar atabilen iki önemli isim olan Dia Saba ve Çekdar Orhan neden ilk yarıda sahada yoktu? İki hafta sahalardan uzak kalan Traore ise fiziksel olarak beklenen seviyeden oldukça uzaktı. Bunun sonucunda Manisaspor, orta alanı fazlasıyla rahat geçti. Teknik direktör Mesut Bakkal’ın orta saha hamlesi ise biraz geç geldi. Belki de hocanın aklında farklı bir plan vardı. Belki de risk almak istemedi. Ama görünen o ki bu maçta oyunun kaderi son bölümde yapılan dokunuşlarla değişti.
Bu galibiyetle birlikte Amedspor, Trendyol 1. Lig’de puanını 64’e yükseltti ve maç eksiği bulunan Esenler Erokspor’un önüne geçerek lig ikinciliğine yerleşti.

Zirvede ise 66 puanla Erzurumspor bulunuyor. Artık şampiyonluk hedefi için Amedspor’un puan kaybetme lüksü yok. Bu noktadan sonra gözler hem Amedspor’un maçlarında, hem de rakiplerin alacağı sonuçlarda olacak.
Diyarbakır’da bu günlerde gündem oldukça yoğun. Bir yanda 21 Mart’ta kutlanacak Newroz, diğer yanda siyasi gelişmeler ve tartışmalar…Ancak şehirde bütün bu gündemlerin üzerinde yükselen bir başka heyecan daha var:
Amedspor’un şampiyonluk yürüyüşü. Çünkü Diyarbakır’da bugünlerde tek bir soru soruluyor:
Bu şehir şampiyonluğu görebilecek mi?
Ve dünkü maç bir gerçeği daha gösterdi:
Amedspor taraftarı bu yola baş koydu; Diyarbakırspor’dan sonra şampiyonluk yolunda 16 yılık hasret ve özleme son vermek adına yeşil kırmızılı taraftarlar, her şeye hazır…
EM TÊN…
Valilik açıklamasında özellikle Baykan ilçesinde riskin yüksek olduğu belirtilerek bazı yapıların tahliye edilmesi için işlem başlatıldığı kaydedildi.
Açıklamada, yapılan değerlendirmeler sonucunda riskli olduğu belirlenen yapıların sahipleriyle görüşüldüğü ve gerekli yasal uyarıların yapıldığı ifade edildi. Baykan Belediyesi tarafından yapı sahiplerine tahliye tebligatlarının iletildiği, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için de geçici konaklama imkanlarının sağlandığı bildirildi.
Valilik ayrıca Meteoroloji Genel Müdürlüğü 15. Bölge Müdürlüğü’nden alınan bilgilere göre yağışların gece saatlerinde etkisini artırmasının beklendiğini açıkladı. Açıklamada, gece 03.00 ile sabah 06.00 saatleri arasında kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiği belirtilerek vatandaşların dikkatli olması istendi.
Yetkililer, ulaşımda aksamalar, sel, su baskını, heyelan ve yıldırım düşmesi gibi olumsuzluklara karşı tedbirli olunması çağrısında bulundu.
IDF, kilit hedeflere yönelik hedefli kara operasyonunun ileri savunma alanını genişletmeyi amaçladığını ifade ederken, Ordu açıklamasında ise, “Bu operasyon; terör altyapısının imhası ve bölgede faaliyet gösteren militanların ortadan kaldırılması da dahil olmak üzere ileri savunmayı tesis etme çabasının bir parçasıdır. Amaç tehditleri ortadan kaldırmak ve kuzeydeki sakinler için ek bir güvenlik katmanı oluşturmaktır,” denildi.
İsraik birlikler bölgeye girmeden önce “tehditleri ortadan kaldırmak için” geniş çaplı hava saldırıları ve topçu atışları gerçekleştirdiği belirtildi.
Gece ve sabah saatlerinde bölge genelinde buzlanma ve don olayının beklendiği belirtilen açıklamada, ulaşımda yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması istendi.
Açıklamada ayrıca, yüksek kar örtüsünün bulunduğu eğimli ve dik yamaçlarda çığ tehlikesi bulunduğu vurgulanarak, yetkililer ve vatandaşların dikkatli olmaları gerektiği kaydedildi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Meclisi Kültür Komisyonu’nun katkılarıyla gerçekleştirilen programa, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, yerine kayyım atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Neslihan Şedal, ilçe belediye eşbaşkanları, DBB Meclis üyeleri, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Diyarbakır İl Eşbaşkanı Gülşen Özer, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Rojin Kabaiş’in ailesi, sivil toplum örgütü temsilcileri ve yurttaşlar katıldı.
Belgesel gösteriminin ardından Avukat Mehmet Emin Aktar’ın moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide Avukat Medine Turantaylak Özkaçmaz, Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Neslihan Şedal, Uzman Klinik Psikolog Hülya Konak, gazeteci Ruşen Takva ve yönetmen Gökhan Çetin konuşmacı olarak yer aldı.
Söyleşide konuşan Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, Rojin için yürütülen mücadelenin kendilerine güç verdiğini belirterek dosyada delil karartma pratiklerine tepki gösterdi. Kabaiş, intihar iddialarını kabul etmediklerini ifade ederek mücadelelerinin süreceğini vurguladı.
Diğer konuşmacılar da dosyanın hukuki, psikolojik ve toplumsal etkilerine değindi.
Rojin Kabaiş cinayetinin toplumun ses çıkarma ve mücadeleyi büyütme noktasında bir araya gelmesine vesile olduğunu belirten Eşbaşkan Bucak, belgeselin önemli bir hafıza çalışması olduğunu sözlerine ekledi.
Diyarbakır’a geldiklerinden itibaren misafirperver ve hoşgörülü bir şekilde maça hazırlandıklarını ifade eden Ahmet Pektaş, “ Maç içinde bir iki kez tatsızlık oldu ama çok da önemli değil bunlar maçın içinde olan şeyler. Maça gelecek olursak Amedspor'u iyi analiz etmiştik, dersimize de iyi çalışmıştık. 75. dakikaya kadar bunu gösterdik. Oyunu kontrol etmeye çalıştık. Bence kırmızı kart kararı tamamen doğru, 10 kişi kalınca Amedspor gibi bir deplasmanda mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Oyunun içinde kalmaya çalışacağız, sürekli oyunu konuşmaya çalışacağız ama hakem performansından da memnun değiliz" diye konuştu.
Bakkal, “Bugün ben şampiyon olduğumuz sezonun oyununu gördüm. Maçın başından itibaren isteyen bir Amedspor takımı vardı. Bu beni mutlu etti. Galibiyet daha önce golü bulsaydık daha farklı atmosfer olabilirdi. Böyle maçlarda önemli olan kazanmaktır. Bir aile ortamın oluşturduğumuzu düşünüyorum. Kazanmamız gereken maçı kazandık. Hedefim belirlemiştim. 67 demiştik, inşallah onu gerçekleştiririz. Hatay'a da hazırlanacağız, büyük bir avantaj yakaladık. Bugün oynanan oyun oyuncuların karakterini uygularsak sene sonu şampiyon olacağız. Bu takım yapabilecek güçte camiye layık. İnşallah hep beraber bir üste lige çıkacağız. İyi yoldayız. Biraz sakin olmak lazım. Taraftara teşekkür ederim” dedi.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Diyarbakır’da galibiyet sonrası kutlama
🔗https://t.co/aCxMWzDh65 pic.twitter.com/XbgjYIgYQ6
HABER - Güneş OCAĞA / Mehmet Rumet SOYLU
Amedspor, sahasında konuk ettiği Manisaspor’u ikinci yarıda bulduğu gollerle 2-0 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından taraftarlar stadyum önünde galibiyeti kutladı.
Maça etkili başlayan Amedspor, ilk yarı boyunca rakip kalede baskı kurmasına rağmen aradığı golü bulamadı. Ev sahibi ekibin ataklarına rağmen ilk 45 dakika golsüz eşitlikle tamamlandı.

İkinci yarıda oyunun kontrolünü yeniden eline alan Amedspor, Moreno’nun attığı gollerle skoru 2-0’a taşıdı. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca mücadele Amedspor’un üstünlüğüyle sona erdi.

Karşılaşmanın ardından Diyarbakır Stadyumu önünde toplanan taraftarlar galibiyeti kutladı. Bazı vatandaşlar davul zurna eşliğinde halay çekerken, araçlarıyla stadyum çevresine gelen taraftarlar ise korna çalıp sloganlar atarak ve müzik açarak kutlamalara katıldı.
ÖZEL HABER / Mehmet Rumet SOYLU - Veli BALTACİ
Haber-GÜNEŞ OCAĞA-VELİ BALTACİ
ÖZEL HABER/Veli BALTACİ
Diyarbakır’da kızıl gün batımıhttps://t.co/VwwYSQ7rKC pic.twitter.com/fBjjZho7nv
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) March 5, 2026
Diyarbakır’da kadınlar Kırklar Dağında uçurtma uçurduhttps://t.co/SdVFrTC9jP pic.twitter.com/4ituZrsdvw
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) March 5, 2026