Trendyol 1. Lig’de Hatayspor deplasmanına hazırlanan Amedspor, kritik karşılaşma öncesi dikkat çeken bir paylaşıma imza attı. Yeşil-kırmızılı kulüp, teknik direktörü Mesut Bakkal’ın doğum gününü resmi sosyal medya hesaplarından yaptığı özel bir mesajla kutladı.
Kulübün paylaşımında, “Bugün Teknik Direktörümüz Mesut Bakkal’ın doğum günü. Mutlu yıllar hocam!" ifadelerine yer verilirken, Kürtçe olarak da “Rojbûna te pîroz be mamoste!" mesajının kullanılması dikkat çekti.

Zorlu Hatayspor mücadelesi öncesinde gelen bu anlamlı kutlama, taraftarlar tarafından da büyük ilgi gördü. Hem Türkçe hem Kürtçe yapılan paylaşım, sosyal medyada kısa sürede etkileşim alırken, Amedspor’un birlik ve kültürel hassasiyet vurgusu bir kez daha öne çıktı.
Trendyol 1. Lig’de sezonun bitimine 7 hafta kala şampiyonluk yarışı üçlü bir düelloya dönüştü. Lider Erzurumspor, takipçisi Amedspor ve üçüncü sıradaki Esenler Erokspor, Süper Lig bileti için nefes kesen bir mücadele veriyor. Ancak kalan fikstürler incelendiğinde, zirvede yer alan Erzurumspor’un yolunun rakiplerine göre daha engebeli olduğu dikkat çekiyor.
Lider Erzurumspor, kaderini doğrudan etkileyecek kritik virajlara giriyor. Mavi-beyazlı ekip, bu hafta sonu sahasında en yakın rakiplerinden Esenler Erokspor’u ağırlayacak. Bu maç, sadece 3 puandan fazlasını ifade ediyor; zirvenin yeni sahibini belirleyebilecek bir dönüm noktası niteliğinde. Erzurum temsilcisi ayrıca son haftada yine şampiyonluk iddiasını sürdüren Çorumspor ile karşı karşıya gelecek. Aradaki haftalarda ise Iğdır, İstanbul, Boluspor, Bodrum ve Bandırma gibi zorlu deplasman ve iç saha maçları Erzurumspor’u bekliyor.

Zirvenin en formda adaylarından biri olan Amedspor ise fikstür avantajıyla öne çıkıyor. Yeşil-kırmızılı ekip, bu hafta küme düşmesi kesinleşen Hatayspor deplasmanına giderek kritik bir fırsat yakalayacak. Amedspor’un en çetin sınavı ise iki hafta sonra deplasmanda Esenler Erokspor karşısında olacak. Bunun dışında Boluspor, Ümraniye, Bandırma, Bodrum ve son hafta Iğdırspor maçlarıyla sezonu tamamlayacak olan Diyarbakır temsilcisi, puan kaybı yaşamazsa ipi göğüsleyebilecek konumda.

Üçüncü sıradaki Esenler Erokspor ise adeta final haftalarına giriyor. İstanbul temsilcisi, hafta sonu lider Erzurumspor ile oynayacağı maçla şampiyonluk yarışının seyrini değiştirme fırsatını yakalayacak. Ardından Sivasspor, Amedspor, Sakaryaspor, Keçiörengücü, Sarıyer ve Pendikspor maçlarıyla zorlu bir maratona çıkacak.

Kalan haftalar, sadece puan tablosunu değil, psikolojik üstünlüğü de belirleyecek. Özellikle Erzurumspor’un hem Erokspor hem de Çorumspor ile oynayacak olması, zirve yarışında avantajın el değiştirebileceğini gösteriyor. Amedspor ise nispeten daha dengeli fikstürüyle hata yapmaması halinde en güçlü şampiyonluk adayı olarak öne çıkıyor.
Şampiyonluk yolunda artık her maç bir final. Zirvede ipi kimin göğüsleyeceğini ise sadece puanlar değil, fikstürün zorluk derecesi ve takımların bu baskıyı nasıl yöneteceği belirleyecek.
Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde yaşayan gazeteci ve yazar İhsan Yılmaz, edebiyat dünyasına güçlü bir giriş yaparak iki romanını aynı anda okuyucularla buluşturdu. “Suskun Bir Yasak" ve “Öteki Hayatlar" adlı eserler, Kalan Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alırken, kısa sürede dikkat çeken kitaplar arasına girmeyi başardı.
Uzun yıllardır gazetecilik yapan ve kalemiyle birçok toplumsal olaya ışık tutan İhsan Yılmaz, bu kez edebi yönünü ön plana çıktı. Yılmaz, iki farklı temayı derinlikli bir anlatımla okuyucusuna sunuyor.
Yılmaz’ın ilk romanı “Suskun Bir Yasak" Mezopotamya coğrafyasında geçen, imkansızlıklar ve toplumsal baskılar arasında sıkışmış bir aşk hikayesini konu alıyor. Roman, yasak bir ilişkinin dramatik yönünü romantize etmeden, duyguların en saf haliyle yaşanmasını ele alıyor.
Eserde, aşkın yalnızca kavuşmak değil; bazen susarak, uzak durarak ve içe gömerek yaşanabileceğini gözler önüne seriyor. Yazar, karakterlerin iç dünyasını ustalıkla işleyerek okuyucuya derin bir empati alanı sunuyor.

İhsan Yılmaz’ın ikinci romanı “Öteki Hayatlar" ise toplumsal dışlanmışlık, kimlik arayışı ve var olma mücadelesi üzerine kurulu güçlü bir anlatı sunuyor. Roman; Sarı Mehtap, Elif, Cansel ve diğer karakterler üzerinden toplum yaşamının, kenarda bırakılmış hayatlarına ışık tutuyor.
Yazar, bu eserinde yalnızca bireysel hikâyeleri anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda bir direniş, bir varoluş ve umut çağrısı ortaya koyuyor. Okuyucuya “öteki" olarak görülen insanların aslında ne kadar derin ve gerçek hikayelere sahip olduğunu hatırlatıyor.

İhsan Yılmaz’ın gazetecilikten gelen gözlem gücü, romanlarına da güçlü bir şekilde yansıyor. Gerçek yaşamdan izler taşıyan karakterler ve olaylar, okuyucuya samimi ve etkileyici bir deneyim sunuyor.
Yılmaz, eserlerinde yalnızca hikâye anlatmakla kalmayıp; aynı zamanda toplumsal meseleleri sorgulayan, düşündüren ve duygulandıran bir dil kullanıyor.

Yazar İhsan Yılmaz, eserleriyle ilgili okuyucularına şu mesajı verdi:
“Her iki kitap da benim iç dünyamın ve toplumun farklı yüzlerinin bir yansıması. Suskun Bir Yasak kalbin sessizliğini, Öteki Hayatlar ise görmezden gelinen hayatların çığlığını anlatıyor. Okuyucuların bu hikâyelerde kendilerinden bir parça bulacağına inanıyorum."
Farklı coğrafyalardan gelen öğrencilerin Batman'da yalnız olmadığını ifade eden Kaya, "Bizler aynı insanlık ailesinin fertleriyiz. Coğrafyalarımız farklı olsa da gönüllerimiz birdir. Soframızı paylaşmak ve sizleri misafir etmek bizim için mutluluktur.

Ramazan ayının bereketiyle kurulan bu sofralar, aramızdaki dostluğu daha da güçlendirecektir." diye konuştu.
Kaya, Türkiye'nin tarih boyunca mazlumlara kapılarını açtığını ve Batman halkının da misafirperverliğiyle öne çıktığını vurguladı.
Ramazan ayının son gününe doğru Diyarbakır’da bayram hazırlıkları hız kazanırken, Key Ma Kadın Kooperatifi’nde de yoğunluk dikkat çekiyor. Kadın emeğini üretime dönüştüren kooperatifte, özellikle yöresel tatlılar ve geleneksel ürünlere olan ilgi artarken, üretim kapasitesi de bu talebe paralel olarak yükseldi. Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuşan Key MA Kooperatif Başkanı Meryem Özdemir Ok, Ramazan ayı yoğunluğu dolayısıyla bayram siparişlerinin de bu süreçte arttığını belirterek daha fazla kadına istihdam sağladıklarını ifade etti.

Ok, Ramazan ayı boyunca yöresel lezzetlerin yer aldığı menüler ile iftar yemeklerine ev sahipliği yaptıklarını ifade ederek, bayram hazırlıklarına ise devam ettiklerini söyledi. Ok, “Bayram için genellikle cevizli ev baklavası, Sütlü Nuriye tatlısı (bademli), Diyarbakır Çöreği ve Süryani Çöreği siparişleri alıyoruz. Bu ürünler için daha önce tanıtımlar yapmıştık. Bu tanıtımlar sonucu insanlar bize telefonla veya sosyal medya üzerinden ulaşarak siparişlerini veriyor. Aldığımız siparişlere göre de kişiye özel istediği şekilde hazırlayıp teslim ediyoruz” dedi.

Bugüne kadar ağırlıklı olarak yerel pazara odaklandıklarını ve siparişlerin büyük kısmı da bu yerel pazardan geldiğini belirten Ok, şöyle devam etti:
“Yöresel ürünlerimiz için İzmir ve İstanbul gibi şehirlerden de sipariş alıp gönderim sağlıyoruz; ancak diğer illerin toplam üretim ve satış içindeki payı henüz sınırlı. Bu durum aslında bilinçli bir tercihti; önceliğimiz yerel pazara ürün ve hizmet sunmaktı. Ramazan ve Bayram sürecinde ise kış hazırlıklarımızı değerlendirirken yöresel tatlılara ağırlık verdik. Bu dönemde üretim kapasitemiz önceki aya göre iki katına çıktı ve kadınlar yoğun bir mesaiyle üretimi sürdürdü.”

Ok, Kooperatifte birlikte çalıştıkları kadınların sayısının 15’in altına düşmediğini fakat Ramazan ayı yoğunluğu dolayısıyla ortalama 25 kadın ile çalıştıklarını kaydeden Ok, “Sabit ve esnek zamanlı çalıştığımız bir ekibimiz var. Yine normal çalışma saatlerinin üzerine çıktık ve ekstra mesai yaptık. Siparişlerimiz devam ediyor ve arife günü sonuna kadar da bu tempo ile gideceğimizi umuyoruz.

Geleneklerimiz gittikçe kaybolsa da henüz bazı geleneklerimizi sürdürmemiz ve eski bayramlardaki tatları ve lezzetleri aramamız çok önemli. Biz de bu geleneklerin ve yöresel lezzetlerin ürünlerin sürdürülmesi için çalışıyoruz” diye konuştu.

Bölgede ekiplerin çalışmaları sürüyor.
Trendyol 1. Lig’de sezonun en dikkat çeken karşılaşmalarından biri Pazar günü oynanacak. Küme düşmesi kesinleşmesine rağmen mücadeleden vazgeçmeyen Hatayspor, sahasında zirve takibini sürdüren Amedspor’u ağırlayacak.

Ligde zor günler geçiren ve 7 puanla 19. sırada yer alan Hatayspor, taraftar desteğini arkasına almak için bilet fiyatlarını sembolik olarak 1 TL’ye indirdi. Bu karar, kulübün “her şeye rağmen mücadele" mesajı olarak yorumlandı.

Öte yandan 64 puanla ligde 2. sırada bulunan Amedspor ise Süper Lig hedefi doğrultusunda kritik bir viraja çıkıyor. Şampiyonluk yarışında hata yapmak istemeyen yeşil-kırmızılı ekip, deplasmandan 3 puanla dönerek zirve iddiasını sürdürmenin peşinde.

Bir yanda küme düşmesine rağmen onur mücadelesi veren Hatayspor, diğer yanda şampiyonluk hayali kuran Amedspor. Pazar günü oynanacak bu karşılaşma; futbolun direniş ve umut hikayesine sahne olacak.

Kulüp tesislerinde gerçekleşen ziyarette yönetim kurulu üyeleri, teknik ekip ve futbolcular, minik misafirle yakından ilgilenerek moral verdi. Sıcak ve samimi anların yaşandığı buluşmada hatıra fotoğrafları çekildi, küçük misafirin yüzünde tebessüm oluşturan anlar dikkat çekti.

Amedspor Kulübü tarafından yapılan açıklamada, minik evlada geçmiş olsun dilekleri iletilerek, tedavi sürecini en güçlü şekilde atlatması temenni edildi.

Futbolun sadece sahada değil, hayatın her alanında umut ve dayanışma anlamı taşıdığını bir kez daha gösteren bu ziyaret, taraftarların da büyük takdirini topladı.

Uzmanlar bu tür durumların yer altı su seviyesinin yükselmesiyle ilgili olduğunu ve yoğun yağışların ardından bu tür doğal kaynakların yüzeye çıkabileceğini dile getiriyor.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Beykoz Göksü Mahallesi Kurabiye Sokak üzerinde 34 NCV 021 plakalı İETT otobüsü yokuşlu yolda seyir halindeyken şoförünün kontrolü kaybetmesi sonucu yol kenarındaki kaldırıma çarparak elektrik direğine çarptı. Kaza sonucu otobüs içinde bulunan 4 yolcu yaralandı. Yapılan ihbarlar üzerine olay yerine ambulans, itfaiye, polis ve UMKE ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri yaralanan vatandaşların ilk müdahalesini olay yerinde yaptıktan sonra ambulansla hastaneye götürdü. Yaralıların hayati tehlikesinin olmadığı öğrenilirken, polis ekipleri kaza ile ilgili inceleme başlattı.
Ras Laffan sanayi kenti, büyük petrol işleme tesislerinin yanı sıra dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) üretim tesislerinden birine ev sahipliği yapıyor.
Katar İçişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, yangının büyük ölçüde kontrol altına alındığını ve olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadığını duyurdu.
KATAR'DAN TEPKİ
Katar, İran’ın devam eden saldırıların ardından diplomatik bir hamle yaptı. Katar Dışişleri Bakanlığı, İran'ın Doha Büyükelçiliğinde görevli güvenlik ve askeri ataşeler ile personellerini "istenmeyen kişi" ilan ederek, 24 saat içinde ülkeyi terk etmelerini istedi. Bakanlık, söz konusu kararın İran’ın devam eden saldırıları sonucunda alındığını belirtti.
İskenderun İlçe Spor Güvenlik Kurulu tarafından Amedspor taraftarına deplasman yasağı getirildiği yönündeki bilgiler kamuoyuna yansımıştı. Ancak kulübün girişimleri sonrası önemli bir gelişme yaşandı.
Amedspor’un talebi üzerine Diyarbakır Milletvekilleri ve İl Valiliği devreye girdi. Yapılan görüşmeler sonucunda Hatay Valisi, söz konusu yasağın kaldırılacağı bilgisini paylaştı.
Öte yandan Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Spor Şube Müdürlüğü yetkilileri de kulüple iletişime geçerek yasağın uygulanmayacağını resmi olarak bildirdi.
Bu gelişmeyle birlikte Amedspor taraftarları, deplasmanda takımlarını yalnız bırakmayacak. Hatayspor karşılaşmasının biletlerinin yarın satışa çıkacağı ve taraftarların stadyumda yerlerini alabileceği duyuruldu.
Kulüp, süreçte destek veren Diyarbakır Valisi ve milletvekillerine teşekkür etti.
Kritik mücadele öncesi gelen bu karar, hem Amedspor camiasında hem de taraftarlar arasında büyük sevinç yarattı.
Gabbard, oturum için hazırladığı açılış konuşmasının yazılı versiyonunda İran’ın nükleer zenginleştirme programının 2025 yılındaki saldırılarda yok edildiğini ve rejimin zenginleştirme faaliyetlerine yeniden başlamadığını söyledi. Gabbard, ABD Başkanı Trump’ın İran’a saldırı gerekçeleriyle çelişen bu açıklamasını, oturumda yaptığı açılış konuşmasında kullanmadı. Sözlü ifadesinde bu kısma değinmemesinin sebebini ise "zamandan tasarruf etmek istemesi" olarak açıkladı.
"REJİM, BÜYÜK ÖLÇÜDE ZAYIFLATILMIŞ DURUMDA"
Amerikan istihbaratının İran rejiminin durumuna ilişkin değerlendirmesini sunan Gabbard, "İran’daki rejim, liderliğine ve askeri kabiliyetlerine yönelik saldırılar nedeniyle görünürde ayakta olmasına rağmen, büyük ölçüde zayıflatılmış durumda" dedi.
Gabbard, "İran’ın stratejik konumu, ciddi bir şekilde zayıflatıldı. Buna rağmen İran ve vekil güçleri, Orta Doğu’da ABD ve müttefik çıkarlarına saldırma kapasitesini muhafaza ediyor ve saldırmaya devam ediyor. İstihbarat topluluğunun değerlendirmesine göre, düşman rejim ayakta kalması halinde füze ve insansız hava aracı güçlerini yeniden inşa etmek için yıllar sürecek bir çalışma başlatacaktır" ifadelerini kullandı.
Demokrat Partili Oregon temsilcisi Senatör Ron Wyden, İran’a saldırının Hürmüz Boğazı’nın kapatılması gibi sonuçları konusunda Gabbard’ı sıkıştırarak, "Şu anda gördüğümüz her sorun, yalnızca öngörülebilir değil aynı zamanda istihbarat ajansları tarafından tahmin de edilmişti" dedi.
Wyden, istihbarat ajanslarının savaş öncesinde İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma kapasitesine sahip olduğu yönündeki değerlendirmelerde ısrar edip etmediğini sordu. Gabbard ise, "İstihbarat topluluğu, İran’daki bu operasyonla ilgili istihbaratı başkana ve ekibine operasyon öncesinde de sunmuştur, sürekli bir şekilde sunmaya da devam etmektedir" karşılığını verdi.
Gabbard, İran’ın ABD güçlerine karşılık verme kapasitesini değerlendirip değerlendirmedikleri sorusuna ise, "İstihbarat topluluğunun değerlendirmesi, İran rejiminin füze kabiliyetlerinden kaynaklanan tehdidi ve bölgedeki Amerikan askerlerinin nasıl risk altına girebileceğini her zaman son derece ciddiye almıştır" dedi.
ARTAN PETROL FİYATLARINDAN RUSYA’NIN FAYDA SAĞLADIĞINA DİKKAT ÇEKİLDİ
Oturumda Arizona’yı temsil eden Demokrat Senatör Mark Kelly, Gabbard ve Ratcliffe’e İran ile savaşın küresel petrol arzında neden olduğu şoka dikkat çekerek, Rusya’nın yükselen petrol fiyatları ve askıya alınan yaptırımlar nedeniyle milyarlarca dolar kar elde edip etmediğini sordu. Bu soruya cevabında Rusya’nın ABD’nin başlıca stratejik rakiplerinden biri olduğunu kabul eden Gabbard, bu sorunun Hazine ve Enerji bakanları tarafından yanıtlanabileceğini söyledi.
İRAN’IN URANYUM ZENGİNLEŞTİRME KAPASİTESİNİ YENİDEN İNŞA ETME GİRİŞİMİNDE BULUNMADIĞI TEYİT EDİLDİ
Georgia’yı temsil eden Demokrat Senatör Jon Ossoff, soruları sırasında İran’ın nükleer zenginleştirme programının geçtiğimiz yıl yapılan hava saldırılarında yok edildiği yönündeki istihbari değerlendirmelerin doğru olup olmadığını sordu. Gabbard bu soruya, "Evet" diye cevap verdi. Senatörün o tarihten bu yana uranyum zenginleştirme kapasitesini yeniden inşa etmeye yönelik herhangi bir girişim olmadığının da teyit edilmesini istemesinin ardından Gabbard, "Doğrudur" diye yanıtladı.
Senatör Ossoff’un istihbarat topluluğunun rejimin yakın bir nükleer tehdit oluşturup oluşturmadığı değerlendirmesinin ne olduğu sorusuna Gabbard, İran’ın nükleer zenginleştirmeyi yeniden inşa etme ve sürdürme niyetini koruduğu cevabını verdi. Gabbard, "Neyin yakın tehdit olup olmadığına karar verme yetkisi, yalnızca başkana aittir" dedi.
Gabbard, "Yakın bir tehdidin mevcut olup olmadığını belirlemek, istihbarat topluluğunun sorumluluğu değildir. Bu, kendisine sunulan kapsamlı bilgilere dayanarak, başkanın vereceği bir karardır" ifadelerini kullandı.
CIA BAŞKANI, İRAN’A SALDIRILAR ÖNCESİNDE TRUMP’LA SAYISIZ GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİRDİ
CIA Başkanı Ratcliffe, Maine temsilcisi Senatör Angus King’in "İran’a saldırı kararı alındığında Başkan ile aynı odada bulunup bulunmadıkları" sorusuna cevabında, "Başkanla yaptığımız onlarca brifingde, tek bir toplantı veya tek bir anda karar alındığını söyleyebileceğim bir durum hatırlamıyorum" dedi.
İran’a saldırılar öncesinde Başkan Trump ile "sayısız toplantı" yaptıklarını söyleyen Ratcliffe, Başkan’ın istihbari konularda sürekli brifing aldığını ifade etti. Ratcliffe, başkana haftada ortalama 10 ila 15 kez brifing verdiğini belirtti.
"İSTİHBARAT, BUNLARIN AKSİNİ ORTAYA KOYUYOR"
Ratcliffe, dün İran savaşını protesto ederek istifasını açıklayan Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) Direktörü Joe Kent’in görüşlerine katılmadığını söyledi. İran’ın ABD için doğrudan tehdit oluşturmadığı ve İran ile savaş kararının İsrail’in etkisiyle alındığını savunarak istifa eden Kent’e ilişkin açıklamalarında Ratcliffe, "İstihbarat, bunların aksini ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. Kent’in görüşlerine katılıp katılmadığı sorusuna Ratcliffe, "Katılmıyorum" şeklinde cevap verdi.
Rusya’nın yükselen petrol fiyatları ve askıya alınan yaptırımlar nedeniyle milyarlarca dolar kar elde edip etmediği sorusuna CIA Başkanı Ratcliffe, "Ben ekonomist değilim. Bu hesaplamaları yapmaya çalışmayacağım. Ancak, bazen politika yapıcılar Amerikan halkına fayda sağlayacağını düşünürken, alınan kararlar aynı zamanda rakiplere de fayda sağlayabilir" dedi.
ŞERİFE MUHAMMEDİ KİMDİR?
Şerife Muhammedi, 14 Aralık 2023’de evinden İstihbarat Bakanlığı görevlileri tarafından gözaltına alınarak 30 Aralık’ta Lakan Cezaevi’nden Senendec Cezaevi’ne sevk edildi. Bir süre sonra yeniden Lakan Cezaevine geri getirildi. Şerife Muhammedi, 3 Temmuz 2024 tarihinde Reşt Devrim Mahkemesi 1’nci Şubesi tarafından “silahlı ayaklanma” suçlamasıyla idam cezasına çarptırıldı. Bu karar, aynı yılın Ağustos ayında Yargıtay 39’ncu Dairesi tarafından onandı.
Daha sonra, 2024’un Kasım ayında, Yargı erki başkanının talimatı üzerine cezası bir derece indirilerek 30 yıl hapis cezasına çevrildi. Daha önce, Şerife Muhammedi’nin ailesine yakın bir kaynak HRANA’ya şunları söylemişti: “Şerife, 2013 yılına kadar işçi sendikaları derneğinin üyesiydi ve bu derneğin Komala grubu ile hiçbir bağlantısı yoktur. Buna rağmen kendisi bu gruba üyelik gerekçesiyle ‘bağı’ (silahlı ayaklanma) ile suçlandı.”

"RAMAZAN BAYRAMININ BURADAKİ TÜM KARDEŞLERİME, ÜLKEMİZE, MİLLETİMİZE VE İSLAM DÜNYASINA HAYIRLAR GETİRMESİNİ RABBİMDEN NİYAZ EDİYORUM"
Bir taraftan Ramazan ayını uğurlamanın burukluğunu yaşarken diğer taraftan da Ramazan Bayramı'na kavuşmanın sevincini yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bildiğiniz gibi Ramazan'a girerken duamız hep şuydu; Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif'e kavuşturduğun gibi Ramazan Bayramı'na da kavuştur. Ve şimdi Ramazan-ı Şerif'i geride bırakırken hoş geldin Ramazan diyorduk, şimdi elveda Ramazan diyoruz. Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.
"ÇANAKKALE, DÜNYA DURDUKÇA TÜRK MİLLETİNİN HÜRRİYET TUTKUSUNUN, YIKILMAZ İRADESİNİN, VAROLUŞ MÜCADELESİNİN EN PARLAK NİŞANESİ OLACAKTIR"
Günün bir değer anlamının Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yıldönümünü olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale destanının üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun, tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferinin 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle şükranla iade ediyorum. Muhterem hatıralarını gönlümüzün en mutena köşesinde yaşatacağımız o serden geçtikleri merhum Mehmet Akif'in şu muhteşem mısralarıyla bugün bir kez daha selamlamak istiyorum; ‘Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker, gökten ecdad dinerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i, Bedr'in aslanları ancak bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.’ Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin. Merhum Akif İstiklal Marşımızda ‘sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı’ diyerek milletimizin neredeyse her ferdenin şehit ahfadı, şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor. Anadolu her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin Anadolu, Babadolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahfadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı'dır, Gelibolu'dur, Çanakkale'dir ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır" diye konuştu.

"SON NEFESİMİZE KADAR ÇANAKKALE RUHUNA SAHİP ÇIKACAK, BU TOPRAKLARI BİZE VATAN EYLEYENLERİN FEDAKARLIKLARINI ASLA UNUTMAYACAĞIZ"
Türkiye'nin sadece 783 bin kilometre kareden ibaret olmadığının en büyük şahidinin Çanakkale olduğunu belirten Erdoğan, "Çanakkale'yi geçilmez kılan iradedir, ittihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale'de Anadolu'nun her ili bir ilçesi vardır, Çanakkale'de Saraybosna vardır, Çanakkale'de Balkanlar vardır, Çanakkale'de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale'de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Burada milletimizin seciyesini anlatan şu gerçeği de belirtmek isterim; Çanakkale, Bedir'in aslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif'in ‘Asımın nesli’ diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır, bir destandır. Zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir. Çanakkale Savaşı epik bir kahramanlık hikayesi olduğu kadar aynı zamanda dramatik bir hikayedir. ‘Çanakkale içinde Aynalı Çarşı, anne ben gidiyorum düşmana karşı’ türküsü henüz bıyığı terlememiş delikanlıların lise ve Darülfünun talebelerinin türküsüdür. Bakınız 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi talebelerinin tamamı Çanakkale'de şehit olduğu için mezun verememiştir. Milli şairimiz Akif, ‘şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda’ derken işte bu acı hakikati dile getiriyor. ‘Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor’ derken sadece Türk şiirinin en güzel mısralarından birini terennüm etmiyor. Bununla birlikte aziz ve asil milletimizin umut güneşi olan gençlerin sönen ocakların destanını da haykırıyor. İnşallah son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız. Çanakkale Zaferimizin 111. Sene-i devriyesinde bizlere bu cennet vatanı miras bırakan bu büyük Cumhuriyeti emanet eden bütün İstiklal kahramanlarımızı bütün şehitlerimizi gazilerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıralarını bir kez daha kemali hürmetle yad ediyorum" ifadelerine yer verdi.
"TÜRKİYE'Yİ MUASIR MEDENİYETLER SEVİYESİNİN ÜZERİNE TAŞIYACAK KALDIRAÇ ŞÜPHESİZ NİTELİKLİ MİLLİ VE ZAMANIN RUHUNU YAKALAMIŞ BİR EĞİTİM SİSTEMİDİR"
Güçlü toplum olmanın en önemli etkenlerinden birinin güçlü eğitim sistemine sahip olmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir milleti büyük yapan sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değildir. Aynı zamanda eğitimli özgüven sahibi iyi yetişmiş fertleridir. Göreve geldiğimiz günden beri bu hassasiyetle çalışıyor eğitime önem ve öncelik vermeyi imal etmiyoruz. Güçlü toplum güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı iyi eğitim almış, güçlü bir içtimai bünyeyle gerçekleştirebileceğimizin farkındayız. Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin kalkınmanın her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir. Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikli reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayı vari adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık. ‘Köklerden Geleceğe’ şiarıyla hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Atamaların yanı sıra öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdik. Daha burada saymaya kalksak belki de saatlerimizi alacak nice hizmeti öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin istifadesine sunduk" diye konuştu.
"DEVLETLERİ VE MEDENİYETLERİ YAPAN DA YIKAN DA MUALLİMLERDİR"
Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde önemli bir mesafe aldığını ve bunun mimarlarının da öğretmenler olduğunu dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:
"Merhum Nurettin Topçu'nun öğretmenin ne manaya geldiğini anlatan şu veciz ifadelerini burada altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Merhum Topçu şöyle diyor; ‘Ademoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir. Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur. Fertler gibi nesiller de onun eseridir. Farkında olsun olmasın her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur. Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir. Evet, muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir."
"ÖĞRETMENE KALKAN EL BU MİLLETİN İSTİKLALİNE VURULMUŞ BİR HANÇERDİR"
Öğretmenlere saygının bir gelenek olduğunu ve onlara yönelik şiddetin her daim karşısında olacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde anne babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük. Öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarının lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır; Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye'nin aydınlık yarınlarını, kızıl elmamız olan Türkiye Yüzyılını inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz" dedi.
Diyarbakır’da 15 bölgenin Kürt kıyafetleri defilesi
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) March 18, 2026
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde düzenlenen Newroz kutlamasında, KASED öncülüğünde 15 bölgeye ait Kürt kıyafetleri defilesi gerçekleştirildi. Etkinlikte bu yıl özellikle Serhat bölgesinin geleneksel kıyafetleri öne çıkarıldı pic.twitter.com/3Oz5TlNwIT
HABER-Güneş OCAĞA/Veli BALTACİ
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, Kadın Kültür Sanat ve Edebiyat Derneği (KASED) tarafından düzenlenen Newroz kutlamasında 15 farklı bölgeye ait Kürt kıyafetlerinin sergilendiği bir defile gerçekleştirildi.

BU YIL, ÖNEMLİ ETKİNLİĞİN ÜÇÜNCÜSÜ DÜZENLENDİ
Programın açılış konuşmasını yapan KASED Başkanı Saliha Ayat, Kürt halkının sanat, kültür, dil ve tarih ile varlığını sürdürdüğünü vurguladı.

Ayat, geçmiş yıllarda ulusal kıyafetlerle Newroz alanına girişin engellendiğini hatırlatarak şunları söyledi:
“Kürtler yıllardır sanatıyla, kültürüyle, diliyle ve tarihiyle ayakta duruyor. Özellikle dört yıl önce ulusal kıyafetlerimizle Newroz alanına girmemize izin verilmedi. Bunun ardından kültür alanında bir karar aldık ve ne olursa olsun kendi kıyafetlerimizle Newroz’u kutlayacağız dedik. Üç yıldır ulusal kıyafetlerimizle Newroz’u kutluyor ve gerçekleştirdiğimiz defilelerle yöresel kıyafetlerimizi tanıtıyoruz.”

BU YIL SERHAT BÖLGESİNE AİT KIYAFETLER ÖNE ÇIKARILDI
Bu yılki etkinlikte özellikle Serhat bölgesine ait kıyafetlerin öne çıkarıldığını belirten Ayat, katılımcılara teşekkür etti.

Konuşmanın ardından, 15 farklı bölgeyi temsil eden Kürt kıyafetlerinin yer aldığı defile sahnelendi.


Programda konuşan Vali Akkoyun, Ramazan ayı boyunca kentin 10 ilçesinde kardeşlik sofraları kurduklarını belirterek, Artuklu'da yaklaşık 7 bin kişinin katılımıyla birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birinin sergilendiğini söyledi. Mardin'in farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşadığı özel şehirlerden biri olduğunu vurgulayan Akkoyun, bu tür buluşmaların toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti. Vali Akkoyun, "Önemli olan bir araya gelmek ve farklılıklarımızı zenginlik olarak görmektir. Farklı inançlara mensup vatandaşlarımızın temsilcilerinin aynı sofrada buluşması bizleri memnun etti. Birliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirmek için çalışmalarımız sürecek" dedi.
AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç da iftar programında oluşan tablonun birlik ve beraberliğin en güzel göstergesi olduğunu belirterek, "Farklı dil ve inançlara mensup vatandaşların aynı sofrada huzur içinde buluşması, Mardin'in örnek yapısını ortaya koymaktadır. Bu tabloyu tüm dünyaya örnek olarak sunuyoruz" diye konuştu.
Metropolit Saliba Özmen ise Mardin'de farklı inançların bir arada barış içinde yaşadığına dikkat çekerek, "Ramazan ve Paskalya öncesi oruçların aynı döneme denk gelmesi, Mardin'deki kardeşliğin en güzel göstergelerindendir" ifadelerini kullandı.
İl Müftüsü Enver Türkmen de Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu pekiştirdiğini belirterek, "Bu mübarek ayın ve Ramazan Bayramı'nın İslam dünyasındaki acıların sona ermesine vesile olmasını diliyorum" dedi.
Programda, Mardin Büyükşehir Belediyesi Sanat Akademisi korosu ile çocuklardan oluşan Mardin Diller ve Dinler Korosu tarafından 3 dilde ilahi ve türküler seslendirildi. Programa çok sayıda kurum temsilcisi, sivil toplum kuruluşu üyesi ve vatandaş katıldı.
ÖZEL HABER-Mehmet TÜRK
ÖZEL HABER/Veli BALTACİ
Diyarbakır’da kızıl gün batımıhttps://t.co/VwwYSQ7rKC pic.twitter.com/fBjjZho7nv
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) March 5, 2026
Diyarbakır’da kadınlar Kırklar Dağında uçurtma uçurduhttps://t.co/SdVFrTC9jP pic.twitter.com/4ituZrsdvw
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) March 5, 2026